Harika bir kitap, harika! İntihar yolunda olan genç ateist bir adam. Bir dağ yamacındaki yaşlı adam. Ve masanın altındaki taş...
Spoiler vermemek için detayları yazmıyorum. Ama gerçekten böyle bir kitap beklemiyordum. Yıllarca kütüphanemde durmasına rağmen neden okumamışım ki?
Allah'ın varlığını bir ateiste çok güzel sorularla anlatan bir eser... İsteyen olursa PDF olarak da yollayabilirim.
Okuyun. Okutun.
Çıkmaza giren hayatin anlamını yitiren bir genç intihar etmek kendini uçurumdan atmak için veda tepesi adını verdiği yere giderken tepenin yakınında bir ihtiyar görür. Onunla konuşurken hayatındaki eksikliği, cevapsız sorularına cevap ve ateist düşüncesinin ne kadar mantıksız olduğunu görür. Kitap kısa bir kitap olmasına rağmen anlattıkları değerli bilimsel şeyler. Olunması gereken insanı düşündüren bir kitap okunası bir kitap ...
TaşMehmed Alagaş · İnsan Dergisi Yayınları · 2013862 okunma
Lise de Öğretmeninden ödünç alıp okuduğum ve hayran kaldığım bir kitap. Bana okumayı sevdiren eserlerden biri. Hatta aradan onca yıl geçmesine rağmen ,kitabin ismi ve içeri aklımda yer etmiş ama yazarının ismini unutmuştum.Kİtaplarımın arasında olması gerekiyor deyip araştırarak bulduğum ve satın alıp tekrar okuduğu ve yine aynı zevki veren başucu eseri.
Hayat koşturmasında yaşamın anlamını yitiren İntihar etmek isteyin yani kaybolmuş biri. Karşısına çıkan yaşlı amcanın ona yaşamın gayesini dini yollarla anlatıp onu var olmanın nedenlerini açıkladığı bir kitap. Okunması gereken bir kitap. Çok kalın değil. Kısa ve öz anlatımıyla çok etkilendim. Eminim okuyanlar pişman olmamıştır.
TaşMehmed Alagaş · İnsan Dergisi Yayınları · 2013862 okunma
Bu yamaç öylesine yüksek,
Öylesine heybetliydi ki, dünyanın ucu, en uç noktası
olarak geliyordu gözüne.
Okul ve gençlik yıllarında dünyanın en yüksek dağı
olarak Everest'in öğretilmesi de, onun bu yamaca
olan bakışını hiç ama hiç değiştirmemişti.
Everest ne kadar yüksek olursa olsun,
bir Everesti milyarlarca insanla paylaşacak
birisi değildi. Hem Everesti bütün insanlarla paylaştığı zaman, kendi hissesine kaç santim düşerdi ki?
Oysa insanların geneliyle bir dağa sahip
olmaktansa, tek başına bir tepeye sahip olmak çok daha önemli, çok daha anlamlıydı onun için.
Evet, onun Everesti bu yamaç idi.
Yıllar geçerek kendisi büyümüş,
fakat iç dünyasındaki bu görkemli yamaç,
hiç mi hiç küçülmemişti.
Ve şimdi o, dünyadan ayrılmak için gelmişti.
Nitekim dudaklarından gayriihtiyari dökülen sözler, bu bilincin, bu isteğin, bu sevginin bir ifadesidi..
Dünyada bir amacı gayesi ve varlığının bir nedenin bulamayan yada anlayamayan bir gencin Veda yamacı hikayesi.
İnsanlardan ve insanların hayat psikolojisinden nefret eden bir genç.İman, bir yaratıcı olduğuna inanmayan biri.
Genç yaşamını sonlandırmak için en uygun olan yerin veda yamacı adını verdiği dağın olmasını konusunda fikir sahidir.
Her şeye son vermek için evinden çıkıp veda yamacına doğru yolculuk yapıp tepeye yakın yerlerde bir ihtiyar ile karşılaşır.
Ve asıl hikaye ihtiyarla beraber o geçen geceden sonra başlayactır...
TaşMehmed Alagaş · İnsan Dergisi Yayınları · 2013862 okunma
Kalabalıklar içinde kendi benliğini kaybettiğini düşünen, kendini toplumdan soyutladığında da aradığını bulamayıp boşluğa düşen,
Allah inancı olmayan dolayısıyla kadere de inanmayan genç bir adamın, hayatına dair aldığı son bir karar ile sevdiği bir dağa Veda Yamacı adını verip 'dünyadan ayrılmak' istemesini konu olan bir kitap. Merak etmeyin sözlerimin hiçbiri spoiler içermiyor, tanıtım yazısını okursanız zaten tam da bu kısma dikkat çekecek. Yalnızca varlık - yokluk kavramlarına ve din felsefesine değil aynı zamanda psikolojik tahlillere de yer veren bu kısacık hikaye kitabını mutlaka okuyun okutun derim :)
Önce selam, sonra kelam...
2020'nin 100. kitabında bir ihtida öyküsü bana eşlik etti. Ateizm'e sürüklenmiş ve hayata karşı tüm gücünü, inancını yitirmiş bir gencin intihara doğru yol alan bir hikayenin içinde buldum kendimi. Daha doğrusu bu bir hikaye değil, hakikatin ta kendisiydi. İnsanda inanç olmayınca bu dünya içinde nasılda sürüklendiğinin, hayattan zerrece bir zevk alamadığının göstergesi gibiydi bu ihtida öyküsü.
Ama her şey o ihtiyar çoban adam ile karşılaştığında değişti. Bir insan bir insanı hayatının kıyısından döndürebilir mi? Döndürebiliyormuş ama Allah'ın verdiği hidayetle, yoksa bizler yalnızca sebebiz. Sebepleri çıkar aradan zahir olsun Yaradan diye boşuna dememişler. Hatta Kur'an der ki ''Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin ancak Allah, O'na hidayet dilerse hidayete erebilir.''
Velhasıl kelam; elhamdülillahi ala nimeti'l iman...
Ortaokuldayken öğretmenim okumam icin ödünç olarak vermişti. Kitapta konu neydi nasıl anlaşılmıştı hatırlamıyorum ama kitabı çok beğenerek okuduğum hâlâ aklımda. Ve bende güzel izler bırakmıştı. Şimdi 1k kitapları arasında tevafüken bunu görünce mutlu oldum ve inşallah en kısa zamanda temin edip yeniden okuyacağım.
Kitap günümüz insanlarının özellikle gençlerin neredeyse hepsinin kendini içinde hissettikleri boşluğu hisseden, bundan bıkmış ve intihara giden gencin başına gelenleri anlatıyor kısaca. Durup kendimizi göremediğimiz, tanıyamadığımız günümüz hayat hızında, bu kısa kitabı okuyarak en azından bir farkındalık oluşturabiliriz kendimizde.
TaşMehmed Alagaş · İnsan Dergisi Yayınları · 2013862 okunma
Taş kitabında, toplumun monotonlaşmış hayat stilinden sıkılan bir gencin aklında oluşturmuş olduğu cevap ve düşüncelerle bir intihar yoluna adım atmasını anlatıyor.
Genç adam küçüklüğünden beri gördüğü bir tepeyi kendisine veda tepesi olarak seçiyor ve oradan intihar etmeyi düşünüyor.
İntihar girişimine kendisini iten bir sürü halinde yaşayan insanlar ve insanların davranışları oluyor.
Kendisinin iç alemine hayata dair hiçbir mana katamadığı için özel bir son hazırlamak istiyor kendince.
Veda tepesine çıkarken orada küçük bir kulübe, kulübenin önüne de yaşlı bir adamla karşılaşıyor.
Kitabın olay akışı burada başlıyor diyebiliriz yaşlı adam ve gencin arasında geçen soru cevaba dayalı diyaloglar beni çok etkiledi. Evrenden tutun, manevi hayata ve inanca kadar birçok sorunun farklı yöntemlerle cevabını veriyor ihtiyar adam.
Benim en çok hoşuma giden ihtiyar adamın sergilemiş olduğu davranışlardı.
Karşısındaki kişi kendi inancına ortak olsun veya olmasın soru cevap içindeyken her zaman karşısındakine sergilediği saygılı tutum, insanı doyuran has cevaplar ve bu cevabı uygun örneklendirmeler vermesiydi.
Bir kişinin bir bilgiyi bilmesi çok da önemli değilmiş aslında. O bilgiyi karşısındakine nasıl aktardığı önemliymiş.
Mehmet Alagaş,güzel bir müslüman olmak için nasıl düşünülmesi ve nasıl yaşanılması gerektiği sorusunu Kuran-ı Kerimde arayan ve bulduğu Kurani gerçekleri insanlarla paylaşmaya çalışan Allahın bir kuludur.