Taş Bina ve Diğerleri

7,3/10  (33 Oy) · 
88 okunma  · 
20 beğeni  · 
1.031 gösterim
Dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasına seçilen tek Türk yazarı:
Aslı Erdoğan ve 10 yıl aradan sonra ilk öykü kitabı
Taş Bina ve Diğerleri...
Listelerden düşmeyecek.
Derin edebiyatı özleyenler için kaçırılmaz bir fırsat.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789752895935
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muzaffer Akar 
12 Tem 14:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Günümüzde çoğu okuyucu okuduğu kitabı anlatılan olayın gizemi, temposu, gerilimi ve çarpıcı sonu için okuyor. Bir de bilgilenme amacıyla okunan tarih ve akademik çalışmalar var tabi. Bunlar güzel ancak bu durum bana eksik gibi geliyor. Eksikliği yukarıda bahsettiğim nedenlerden ötürü okuyucunun edebi hazzı ıskalaması olarak tanımlayabilirim. Burada bahsettiğim edebi haz, okuyucunun kendini okuduğu metindeki kelimeler ve cümlelerin akışına bırakmasıyla, yazar ve kitapla boğuşmadan çıktığı okuma yolculuğunun keyfine varmasıyla olur. Nasıl ki çok iyi bir klasik müzik dinletisinde dinleyicinin kendini müziğin notalarına bırakması gibi okuyucunun da kendini harflerin büyülü birleşimlerine bırakması mümkün. Son zamanlarda öykü kitaplarını okumaya ağırlık verdim ve okumalarımda bu durum aklımı çok meşgul etti.

Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış öyküler ayrıca dikkatimi çekiyor ve bendeki etkisi daha kuvvetli oluyor. Türk edebiyatında da bu teknikle yazılmış harika öyküler bulmak mümkün.

Aslı Erdoğan’ın bu kitabında her ne kadar dört hikaye var denilse de ben anlatının tek bir bütün oluşturduğu kanatindeyim. Anlatının teması işkence ve işkenceci üstüne olmakla beraber bu kavramlar direkt verilmiyor, kişiler ve düşünceler okuyucuya verilirken olaylar ve sonlar açık bırakılarak sonuç okuyucunun çıkarımlarına bırakılıyor. Kitabın her cümlesinde edebi zerafet görmek beni şaşırtmadı zira yazarın kalemi çok güçlü ve bir aksilik olmazsa dünya edebiyatına çok iyi yapıtlar bırakacak gibi görünüyor.

Edebi hazzın farkında okuyucuların bu ve diğer iyi öykü yazarlarımızı ıskalamamalarını temenni ederim.

Melek kapilar 
07 Mar 23:32 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

"Hayat ; iliğine,kemiğine kadar sömürülmüş bir sözcük,iç sızısını andıran bir uğultu,okyanuslar dolusu uğultu." yazıyordu bir paragrafta.Aslı Erdoğan'ın hayat tanımı bu...Zira 2009 da bir röportajında ; Ben yaralı biriyim.çok açıktırdır ki Benim bilinçaltım yara bere içinde diyor.
Kitap 4 Ana öyküden oluşuyor.En belirgin metafor taş bina.Bir yerlere kapatılmışlık,terkedilip unutulmuşluk,kopkoyu yalnızlık (içsel çığlıklar ) diğer öykülerinin de ortak paydası.Sonu gelmeyen bir bunaltı,bir devir daim...
Öfkeli bir mahkûmun günlüğü gibi uc uca ekleniyor ilk iki öykü.
Tahta kuşlar adlı öyküde,Hayatla nasıl mücadele edilmesi gerektiğini bilemeyen kadınlar var.En başarılı bulduğum öyküsü de bu oldu.Neresi ve anlatılan öykülerin kimlere ait olduğu belli.Filiz, hikâyesinde şu soruyla irdeliyordu hayatı :
"Hayat ile mücadelenin tek yolu,doludizgin sevmek mi,yoksa hiçbir şey istemezsem,bana zararı dokunmaz mı ?"

Herkesin hayatında bir taş binası vardır diyor Yazar.Heskesin var mıdır bilemem ama,Benim çocukluğumun taş binası,Dedemin Foça'daki,denize 20 metre mesafede,pencerelerinden rengarenk çiçeklerin göz kırptığı,yüksek,ahşap pervazlı pencerelerinden,güneşi cömertçe içeri buyur ettiği,Rumlardan kalma,şirin bir kasaba eviydi.Oysa Yazar'ın taş evi'nin,bilinçaltına acı bir hatıra olarak yuvalanmış,çocukluğundan kalma metruk bir bina olduğunu öğrendim.Tımarhane'ye ya da dayakçı polislerin olduğu bir Karakol binası canlanıyor gözünüzde taş bina'yı anlatırken.içeri girip çıkamayanlar,işkence görenler v.s...
Ruhsal ve tensel yalnızlığının,iç dünyasına açtığı yaraların serkeşliğiyle epey bocalamış yazarımız.Bazı imgeler,betimlemeler abartılı.(iki öykü hariç)
Kahveyi sade içmeyi sevenlere,bol şekerli ve sütlü kahve ikram etmeye benziyor biraz da...
Oysa yazarımız Sait faik ve Çehov'dan etkilebdiğini söylüyor.Nitekim Edebi eserlerin,berrak nehirler gibi akması gerektiğine inanırım.özellikle öykücülükte ararım bunu.
Fizikçi kafasıyla,okuyucunun kafasını karıştırmak bencillik olur ki,buna da hiç takılmıyor zaten Aslı Erdoğan.Yaralıyım,Ben yazarsam böyle yazarım diyerek kestirip atıyor.Eserlerini okuyup okumamak,sizin tercihinize kalıyor
Bir öyküsü,hazımsızlık yapan gazlı bir yemek etkisi yapabilir.Bir mide hapı ya da bir bardak limonlu soda yoksa elinizin altında,yandığınızın resmidir.
Ağdalı diliyle,tren vagonu gibi bitmeyen betimlemeleriyle,depresif paragrafların içinde ağır aksak ilerlerken,Yazar'ın taş binasının,soğuk ve karanlık delhizlerine ürkekçe dalışlar yapabilirsiniz,öykülere adapte olma zorluğu çekmezseniz.
Yazar'ın Hayat'a baktığı yer tam da uçurumun kenarı.Bedeni, bir rüzgârın alıp gideceği kadar hafifken, ruhsal varlığı koca bir kaya kadar ağır ..
Terkedilmiş hamile kadını okurken içim daraldı hatta karardı gece oldu.Eve gidip, odanın tavanından,orta yerine bir ip sarkıtıp kendini asacak,ya da bir jilet alıp bileklerini hunharca doğrayacak,ya da en iyi ihtimalle bir kaç antidepresan alarak,yatakta bir cenin gibi dertop olup,günlerce başını kaldırmayacak sandım.Ama öyle olmadı.Yazar,şizofrence anlattı da anlattı kendi canını bağışlayarak.O bölüm daha çok bir şizofrenin günlüğüne benziyordu.
En beğendiğim öyküsü "Tahta kuşlar" Deutsche welle ödülünü kazanmış ve eserleri dokuz dile çevrilmiş.

"Yeter artık bunca keder !"
Ahh evet,tam da şu anda intihar etmelisin.Hadi ne duruyorsun.? Taş binanın en tepesinden boşluğa bırak kendini!" diye bağıran insanlar belirebilir paragraf aralarına gizlenmiş...dikkatli olun.görmezden,duymazdan gelin !
Yazar,acının dozunu artırarak,altın vuruşa hazırlık yapıyor izlenimi veriyor.neyse ki intihar etmiyor.
Dipnot: Depresyonlu yakınlarınıza hediye etmeyin,depresyondaysanız,elinize dahi almayın.
(Bir iki gün rapor alıp açık havada dolaşsam iyi olacak)

şerife sena kodaş 
28 Kas 2016 · Kitabı okudu · 27 günde

Bu kitabın ise ruh hali beni oldukça daralttı diyebilirim. Edebi yönüne diyebilecek bir lafım yok fakat bir Kafkaesk üslubu kitabın az yapraklı olmasına rağmen ilerlemesinin önüne geçti. Sözcüklerin de kendini yinelediği, hayal kırıklığına uğradığım bir kitap oldu. (Kabuk Adam'dan sonra) Tavsiyem yalnız, karanlıkta okumayın. Özellikle yüksekk katlı apartmanlarda oturan okurlar bu kitabı okurken bahçede, ya da zemin katta ikame ederek okusunlar. Bir zamanlar Murat Kekili akımı vardı "Bu akşam ölürüm"le yıldızı parlayan bir adam ve insanların ruh dengesini bozarak yüksek katlardan intihar eden adamlar, hıh işte bu da kitap hali. İlaçla birlikte de kullanmayın yan etkisi var. Diyeceklerim bu kadar. Prospektüs gibi oldu incelemem ama yeni kitabı bitirmemden mütevellit olumlu düşünemiyorum, sürç-ü lisan ettimse affola. Saygılar.

esraaltunerrr 
 25 Kas 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Aslı Erdoğan kitaplarının hepsini kitaplığımın en güzel köşesine dizdim. Bu okuduğum 3.kitabı ve Aslı Erdoğan'ın yapısına, yazma karakterini melankolik, karamsar, aşktan, sevgiden yana karamsar tavır takınmış bir havası var. Bütün kitaplarını almama sebep olan kitabı "Kabuk Adam" oldu.


Bu kitabın ise ruh hali beni oldukça daralttı diyebilirim. Edebi yönüne diyebilecek bir lafım yok fakat bir Kafkaesk üslubu kitabın az yapraklı olmasına rağmen ilerlemesinin önüne geçti. Sözcüklerin de kendini yinelediği, hayal kırıklığına uğradığım bir kitap oldu. (Kabuk Adam'dan sonra) Tavsiyem yalnız, karanlıkta okumayın. Özellikle yüksekk katlı apartmanlarda oturan okurlar bu kitabı okurken bahçede, ya da zemin katta ikame ederek okusunlar. Bir zamanlar Murat Kekili akımı vardı "Bu akşam ölürüm"le yıldızı parlayan bir adam ve insanların ruh dengesini bozarak yüksek katlardan intihar eden adamlar, hıh işte bu da kitap hali. İlaçla birlikte de kullanmayın yan etkisi var. Diyeceklerim bu kadar. Prospektüs gibi oldu incelemem ama yeni kitabı bitirmemden mütevellit olumlu düşünemiyorum, sürç-ü lisan ettimse affola. Saygılar.

Merve Sert 
07 Eyl 16:30 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

Aslı Erdoğan, Taş Bina ve Diğerleri
Kitabın kesinlikle büyük bir depresif havası vardı. Fazla uzun olmamasına rağmen başına oturup uzun uzun okuyarak bitirikmiyordu. Arada başından kalkıp bir nefes almayı gerektiriyordu. Benim için taş binayı sadece maddesel olarak kullanmıyordu. Kötü durumlardaki  bulunan bir nevi işkenceyi, olabilecek en güzel tasvirlerle anlatmış yazar. Birden fazla öykü bulunmasına rağmen öyküler birbirleriyle bağlantılı olarak kullanılmıştı. Edebi açıdan eleştirmeyi kendime kulvar bile bulamıyorum.

Ece 
 16 Eyl 17:12 · Kitabı yarım bıraktı · 1/10 puan

Bu kadar bitirmek için okuduğum bir kitap daha olmamıştır heralde. Kendimi çok zorlayarak yarısına kadar okuyabildim. Kitabın aşırı depresif, karamsar hali beni çok yordu. Okumakta olduğum bir kitabı yarım bırakmayı sevmediğim halde üzülerek bıraktım ve daha sonra da baştan veya kaldığım yerden okumayı düşünmüyorum.

Mr.Mert 
 10 Mar 16:54 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

Asli ERDOĞAN bana öyküyü sevdiren nadir insanlardan..Ona ve yazılarına hayran olmamak elde değil..Neden mi ? çünkü ne olursa olsun okuduğunuzda size bir şeyler katacaktır.' Emin olabilirsiniz'!

Söylenti Dergi 
06 May 18:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

”Hiçbir şey korktuğun kadar kötü değildir, derlerdi, insan soyunu tanımayanlar, acının bir başlangıcı bir de sonucu olduğuna inananlar… Hep aşina uçurumların tepesinde dolandıklarından, Korkunç’un sonsuz çemberine yakalanmayanlar… ‘Eninde sonunda şafak söker’ derlerdi. Hem geceden başka nerede bekleyebilirdik ki şafağı?”

Doğru söyleyip, enfes de güzel betimliyordu felaketlerin, ifadelerini bana armağan ettiği güçlü kalem Aslı Erdoğan. ‘Geleceğe kalacak 50 yazar arasında’ ifadesini görünce heyecanlanmıştım. Daha ilk cümleden itibaren o duygularım yerini keskin bir hayranlığa bıraktı.

Ne yazık ki bizler nisyandan mamül varlıklarız ne geçmişten ders alan ne de geleceğe yatırım yapan. Yazarın ifadesiyle ”Akrebi düşmüş, yelkovanınsa sürekli aynı çemberde dönüp durduğu yekpâre, bitimsiz bir ‘Şimdi’de kıstırılmış” canlılarız. ‘Bütün zamanlar’ yorgun, umarsız, yer yer arsız edasında bitmişken; olanca gücümüzle sarılıp, savunup yücelttiğimiz ‘Şimdi’de…

Medine Gazi

https://www.soylentidergi.com/tas-bina-ve-digerleri/

Bilal Kılıçarslan 
10 Şub 00:20 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Melankolik anlatımını yoğun betimlemelerle süslemesi bilen yazar kendi iç savaşını tezatliklar ve git-geller üzerinden anlattığı her satırı doyurucu ve düşündürücü bir özelliğe sahip 4 farklı öyküsüyle tamamladığı bir kitap. Kitabın tek bir cümlesinde okur kendisine onlarca soru sorabilir

GÖKSEL ÖNGENLİ 
01 Eyl 20:54 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İşkence, ele veren, ele verilen. Tabi açıkça dile getirilmiyor bu. Birde çığlık, uzun bir çığlık. Hikayelerde anlatılan biziz. Aslı Erdoğan hayatı kutsuyor...

Kitaptan 76 Alıntı

Yarın düşüncesi olmayan biri, hangi yöne bakarsa baksın, bilinmeyeni değil, yalnızca tanıdık olanı arar.

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 40 - Everest Yayınları)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 40 - Everest Yayınları)

Hiçbir şey korktuğun kadar kötü değildir, derlerdi, insan soyunu tanımayanlar...

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 83 - Everest Yayınları)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 83 - Everest Yayınları)

Hayat böyle bir şey işte, basit ve yalın. Soluk al, ver, al... Basit ve yalın.

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 13 - Everest Yayınları)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 13 - Everest Yayınları)
Muzaffer Akar 
09 Tem 11:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bir zamanlar birini sevmiştim. Gözlerini bende bırakıp gitti. Bırakacak başka kimsesi olmadığı için. Sevmek... Yüreğin döküp saçtıklarını, bunca karanlığı eşeleye eşeleye bulduğum bir sözcük. Kimse bana "Herkes sevdiğini öldürür" dememişti ki!

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı ErdoğanTaş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan
Muzaffer Akar 
 08 Tem 12:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Elimle odamı gösterdim.
" Görüyorsun, sanki hep aynı üçboyutlu tabloyu yapıyor, kendimi içine kapatıyorum. Hayatım tek bir resmin sayısız taşbaskısı. Ağaçlar, ufuk gökyüzü...Nereye baksam, içeriye ya da geleceğe, üzerime bir taş duvar geliyor. Belki de boşluğa dayanamadığım için duvarların arasına saklanıyorum. Boşluğun dipsizliğine. Gürültüsüne.."

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 14)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 14)
mısra 
24 Ara 2016 · Kitabı okudu

Beni duymuyorsunuz, değil mi? Belki de geçmiş zamanda anlatmamalıydım. Şarkıya gene yanlış yerden, yanlış perdeden girdim.

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 60)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 60)
Muzaffer Akar 
 09 Tem 20:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan üzerine uzun, upuzun bir şiirdir A. Uzun, anlaşılmaz, duraksız bir şiir. Belki tek bir dize, vaktinden önce konmuş bir virgülle yarıda kesilen... Hiçkimsenin, çok şükür, kendisinin bile anlamadığı, işitmediği bir şiir.

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 107)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 107)
Muzaffer Akar 
09 Tem 09:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan bedeniyle yazmalı, tenin altındaki çıplak, savunmasız bedenle... Oysa sözcükler yalnızca başka sözcüklere seslenir. Bir "H" harfi alırsın, iki tane "A","Y" ve "T":HAYAT diye yazarsın. Tek satır, harflerin yerini şaşırmamak. Efsanedeki gibi, bir harfi düşürüp canlanan çamuru saf ölüme çevirmemek... Hayat, diye yazıyorum, bir soluktan çok derin bir iç çekmeye, onu koparıp alabilenlerin. Dalında bir meyveyi, topraktan bir kökü koparırcasına... Sana kalansa, boş bir kabuğa kulağını dayandığında duyduğun uğultu. Hayat:İliğine kemiğine dek emilmiş bir sözcük, iç sızısını andıran bir uğultu,okyanuslar dolusu uğultu.

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 60)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 60)
Çağla 
 02 Haz 19:56 · Beğendi · 9/10 puan

Mahpus
Yüzünü gözyaşı izlerinden arındır, gündelik katılık maskeni tak ki, insan içine çıkmaya hazır olsun. Pudralarla, farlarla, kat kat boyalarla kapat ölüm solgunluğunu, yoksa insanların dünyasına sızamazsın.

Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 42 - Everest Yayınları 10. Baskı)Taş Bina ve Diğerleri, Aslı Erdoğan (Sayfa 42 - Everest Yayınları 10. Baskı)