Geri Bildirim

Taşları Yemek Yasakİsmet Özel

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.103
Gösterim
Adı:
Taşları Yemek Yasak
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
320
ISBN:
9786056323997
Kitabın türü:
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Tiyo Yayıncılığın dokuzuncu kitabı Taşları Yemek Yasak'ın yeni baskısı, daha önce bağımsız kitaplar olarak yayınlanmış "Bakanlar ve Görenler" ve "Surat Asmak Hakkımız" kitaplarının içindeki yazıları da ihtiva etmektedir.

"İşte Allah'ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler böyledir. İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir. Eğer Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabii karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez. Ama bazı izleri takip edip emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir.

İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o "şey" olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak."
(Tanıtım Bülteninden)
"İnsanın taş yeme ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler içinde böyle. Bilgi içinde böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar "o şey" olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar."
(Alıntı)
İnsandan, onu çevreleyen dünyadan ve insanın kendi özünden öylesine güzel bahisler açmıştır ki yazar, gönül istikametinde şekillenecek türden.
En son 'Taşları Yemek Yasak' bölümünde "Eğer söylediklerimi anladıysan aramızda hakikatin bir parçası tecelli etti." dediği kısım ise özettir.

Benzer kitaplar

"Ey iman edenler! Gerek kendilerinizi, gerek çoluk çocuğunuzu öyle bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taştır."
(Tahrim;6)

2017'nin benim için en özel en güzel en sıradışı isimli kitabıydı. Bana kitap önerir misin diye sorduklarında ismini başta verdiğim eserlerin listesine dahil oldu. (Sezai Karakoç, Tarık Tufan, Mustafa Kutlu gibi çok sevdiğim yazarlardan sonra) İyi ki de dahil oldu. Hatta bu zamana kadar neden İsmet Özel okumadım hadi İsmet Özel'i geçtim diyelim (geçmeyelimde) kitabı neden okumadın diye kendime hayıflanıp durdum.

Felsefe ve Kur'an. Bunları yan yana getirerek karşısındaki insanı ne güzel silkelemiş Sayın Özel. Kaleminden dava akıyor. Net. Allayıp pullamamış. Meal, hadis, tefsir kitaplarının yanına böylesi kitaplarda eklenmeli. Çerez niyetine elbetteki değil. Ama ne okuyoruz nasıl okuyoruz hayatımıza nasıl etki ediyor diye bize kesinlikle geri bildirim sağlar.
" insanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: insanın ihtiyacı olmadan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet,şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesne açıksa ancak istifade edildiği kadar o "şey" olur. O şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak."
Okumanızı tavsiye ettiğim başarılı bir çalışma.
bir şiiri sayesinde tanıştım İsmet Özel ile. hayranlık beslemenize yatkın bir karakteri var. şiirlerini sevdiğim kadar kitaplarını da beğeniyorum. geç keşfetmiş olmanın utancı ve cümlelerin ağırlığı üzerimde okuyorum her satırı.
Bu kitabın her sabah bir bölümünü okuyup tahlil ederdik arkadaşlarla. 3 sene önce okuduk bu kitabı. İlk o zaman tanıdım kendisini daha sonra şiirlerini okudum, dinledim. Çok iyi kullanıyor kelimeleri. Günümüz sorunlarını ele alıp yorumlamış.İnsanları ve yaptıklarını irdeleyen bir kitap. (Tabi İslami olarak incelemiş yorumlamış) Herkese tavsiye ederim.
İşte Allah'ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler böyledir. İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir. Eğer Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabii karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez. Ama bazı izleri takip edip emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir. İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o "şey" olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak." Her Müslüman'ın Okuması Gereken Kitaplar listesinde yer almalı bence.
İslami düşünce açısından kesinlikle okunması gereken bir eser.Günümüz meselelerini çok güzel yansıtıyor. Sonundaki hikaye kitabın ana düşüncesini çok iyi toparlamış
Çok iyi bir kitap kesinlikle herkesin ve özellikle her müslümanın özüne donmesi için okumasi gerekiyor. Bu cagin ve getirdiklerinin bize unutturduklarini hatirlatmasi acisindan cok faydali. Birçok kavram zihninizde tekrar şekillenecektir okudukca.
Kitabın yazılış gayesini nedir diye bir soru soracak olursak, yazarın önsözde yer verdiği şu paragrafta buluruz cevabı.
"İslami sorumluluklarımızın merkezden muhite yerine getirilmesi inancıyla yazılmış bir metindir elinizdeki kitap. Gücümüzün yettiğinin ötesinde hedefleri önümüze koymadan, ama gücümüzün yettiğini de ifa etmekten geri durmaksızın ve sorumluluklarımızı siyaset şemalarına hapsederek onları ahlaki özlerinden koparmadan görevlerimizi yerine getirebilirsel bundan Allah’ın rızası umulur. "
2-3 sayfalık yazılardan oluşuyor kitap.Özgürlük, düşünce, yönetim,insanlığın temel sorunları ve duyarsızlığı, iman ,inanç gibi konular öne çıkıyor yazılarında. Yazıları o kadar kaliteli ve aydınlatıcı ki! Bir o kadar doyurucu.
Kitabın ismine gelinecek olursa kitabın sonunda yer alan hikayeyle ne demek istendiği anlaşıyor. Bu da başka bir vurgun. Aslında kitabın kısa bir özeti gibi anlatılmak istenen,kıssadan çıkarılan mana.
Tekrar tekrar okumak isteyeceğim nadir kitaplar arasında yerini almış bulunmakta.
Vesselam.
(...)O halde ilk yapacağımız iş, İslâm'ın gerçek hedeflerini yani yaradılışımızın, insan oluşumuzun sebeplerine matuf hedefleri tanımak olacaktır. Kulluk konusunda bize düşenin ne olduğunu anladığımız zaman İslâm'ın hedeflerini de açık seçik görebileceğiz.
Eskiden "Durmayalım, düşeriz." derlerdi. Şimdi düştüğümüz, her tarafımızın çürükler içinde oluşundan belli. Ama düşünmeye hâlâ niyetimiz yok gibi.
Elleri ve beyni hesaba katılmazsa insan zavallı, çaresiz bir hayvandır.
Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir.
"Eğer bilmek için kullandığım araç bilinmeye muhtaçsa bildiğimi nerden bilebilirim?"
... İslâm'ın hayattan bir istifade yolu değil, hayata bir anlam verme yolu olduğunu bilmek gerekir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taşları Yemek Yasak
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
320
ISBN:
9786056323997
Kitabın türü:
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Tiyo Yayıncılığın dokuzuncu kitabı Taşları Yemek Yasak'ın yeni baskısı, daha önce bağımsız kitaplar olarak yayınlanmış "Bakanlar ve Görenler" ve "Surat Asmak Hakkımız" kitaplarının içindeki yazıları da ihtiva etmektedir.

"İşte Allah'ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler böyledir. İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir. Eğer Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabii karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez. Ama bazı izleri takip edip emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir.

İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o "şey" olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 209 okur

  • Şamil
  • Gül
  • Uğur Demircan
  • sana ne oluyor tolstoyevski
  • Ahmed Gökay
  • Nisa Nisa
  • Hüseyin Sabuncu
  • Beyza Turan
  • Büşra
  • Merve

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.5
14-17 Yaş
%1.1
18-24 Yaş
%23.7
25-34 Yaş
%34.4
35-44 Yaş
%17.2
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.2
Erkek
%43.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.8 (32)
9
%25.4 (16)
8
%17.5 (11)
7
%4.8 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%1.6 (1)
2
%0
1
%0