Taşları Yemek Yasak

·
Okunma
·
Beğeni
·
9993
Gösterim
Adı:
Taşları Yemek Yasak
Baskı tarihi:
Aralık 1990
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çıdam Yayınları
Baskılar:
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
317 syf.
·9/10
Es Selam Dostlar!
Eserimiz yine bir İsmet Özel şaheseri…
Kendine has uslübu ile aykırı bir kitap.
Kavramlar ve düşünceler arasında adeta tepetaklak oluyorsunuz...
''İslam kitaplarda ve Müslümanlar mezarlarda.'' Sözüne istinaden yazılmış bir eser de diyebiliriz.
Özelllikle İslamın yeni bir düşünme ürünü olmayıp bizatihi doğru düşünme ürünü olduğunu ve Kur’an-Sünnet çerçevesinde hareket ettiğimizde sağlam bir kimlik/karakter inşasında bulunabileceğimizi net ifade ediyor.


En çok dikkate şayan veya olması elzem olan ise şu söz diyebilirim Muamelata dair;
Helal ve haram bize sadece azgınlığımızı zaptetmek için değil;
yeryüzünde yaşadığımız hayatın anlamını kavrayalım diye ,
mevcudiyetimizin sebebine yaklaşalım diye vardır…

Hasılı;
Kitabın özeti mahiyetinde olan genel bir çerçeve ile net mesaj veren son bölümü TAŞLARI YEMEK YASAK yazısı ile sizleri başbaşa bırakıyorum..
Ve İsmet ÖZEL...
Son zamanların en nitelikli mütefekkirlerinden olup takip edilesi bir yazar derim...

''Ormanın derinliklerinde yürümekte olan bir avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş.
Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: “Taşları Yemek Yasaktır !”
Bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış.
Levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş.
Mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış: -Zihnine takılan soruyu biliyorum.
Şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin, çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok. İnsanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye ?
İnsanlar arasında taş yeme adeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var ? Ancak şuna dikkat et: İnsanlar arasında adet haline gelmiş öyle davranışlar, öyle alışkanlıklar vardır ki, bunlar insan için tıpkı taş yemek gibidir. Eğer zararı bakımından düşünürsen taş yemekten daha çok zarar veren işlerdir bunlar.
Bunlar taş yemek kadar budalaca, insanın öz niteliklerine yabancı tutum ve davranışlardır.
Eğer insanlar acınacak haldeyse,insanlar arasında zulüm,haksızlık,merhametsizlik,yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi; insanların sanki yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil ( benzeyen) tavırlardan doğmaktadır.
Senin levhayı gördüğün yerde bir pınar olmuş olsaydı ve ben oraya “Su Zehirlidir” yazsaydım sen bunu manalı bir söz sayacak, yerinde bir uyarı kabul edecektin. Büyük bir ihtimalle de benim ayak izlerimi takip edip buraya gelmeyecektin. Çünkü yasaklanan şey aklına uygun gelecekti.
Gerçekte suyun zehirli olduğunu yazan insanın emrine uymuş olacaktın.
Kendi aklına uyduğunu sanarak benim keyfime uygun davranmış olacaktın.
Ama orada taş yemeyi yasaklayan bir levha gördün ve acaba bunun hikmeti nedir diye kendine bir yol açtın. Ben de sana gerçekte insanların yaptıkları birçok işte taş yemeye benzer davranışlar gösterdiğini ve aslına bakılırsa taş yediklerini söyledim.
Eğer söylediklerimi anladıysan aramızda hakikatin bir parçası tecelli etti.
İşte Allah’ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler (yasaklar) böyledir. İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir.
Eğer Allah’ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabî karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez.
Ama bazı izleri takip edip bu emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir.
İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun.
Öyleyse şunu düşün:
İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir.
Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle.
Bilgi için de böyle.
Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o “şey” olur.
O şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar.
Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın.
Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir.
Taşları yeme, taşları yemek yasak…''

''Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; artık kalpleriniz taş gibi, hatta daha da katıdır. Taşın öylesi vardır ki ondan ırmaklar kaynar; öylesi de vardır ki, çatlayıp bağrından su fışkırır; bazı taşlar da vardır ki, Allah korkusuyla yerinden düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.''
Bakara; 74

''Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır.''
Tahrim;6

Bunu yapamazsanız –ki asla yapamayacaksınız– yakıtı insanlar ve taş olan ateşten sakının; o, inkârcılar için hazırlanmıştır.
Bakara,24

Baki Selamlar..!
317 syf.
·9 günde·8/10
Yaklaşık bir ay evvel "Müslümanlar Teröristtir.." söylemi ile tanıdım İsmet Özel'i. Bir konuşmada söylediği ve açıkladığı bu sözler hem ilgimi çekti hemde küçük çapta bir ön yargıya sebebiyet verdi.. Nihayet bitirdiğim bu kitabı ile kedisine olan tüm şüphelerim bertaraf oldu. Hatta yavaştan onun fikirlerini benimsemeye bile başlamış olabilirim :) İncelemeye evvela İsmet Beyin seslendirdiği "Amentü" şiirini paylaşarak başlamak istedim:

Sene 1974, İnsan eşref-i mahlukattır derdi babam...
https://youtu.be/wiW2xwh57oA
-Uzun zamandır bir şairin kendi şiirini bu derece güzel okuduğunu ne görmüştüm ne de duymuştum. Kitabı gibi şaşırttı beni...

Kitap öncelikle esrarengiz ismi ile karşılıyor bizleri. Bu sözüyle hem ilgi çekiyor hem de oldukça güzel bir mesaj veriyor. İnsanoğlu kusursuz bir nizamdır bu nizama uygun davranışlar yaraşır. Uygunsuz her türlü fiiliyatı taş olarak kabul edebiliriz. Ben daha fazla açmadan bunun ince detayını üstada bırakayım. Esrarengiz bulduğum ikinci unsur ise her anlattığı konuya koyduğu başlıklardı. Sadece İsmet Özel'in yaptığı bu başlıklar ile bir kitap yazılırdı desek yeridir. Bunu Muhammed İkbal'in Kulluk Kitabı'nda da görmüştüm.. O başlık altında yazdığı metinlerin ne derece değerli olduğuna değinmeme bile gerek yok diye düşünüyorum.

Velhasıl kelam, İsmet Özel'i bir başkasından değil buyrun kendisinden dinleyin.. Eminim pişman olmayacağınız bir deneyim olacak..
317 syf.
·Puan vermedi
İsmet Özel'i okumadan geçirdiğiniz günleri bir kenara bırakın, hala vaktiniz varken ve o hayatta iken okumaya başlayın derim.. Çünkü okudukça onun sözünün eri, doğru bildiğini haykırmaktan gocunmayan ve yeri geldiğinde tüm insanlığı kucaklayabilecek bir yüreğe sahip oluşunu farkedeceksiniz. Okudukça anlarsınız hayat nedir, siz neresindesiniz, ne için varsınız.. Fazla söze gerek yok aslında, her eseri gibi bu da eksiksiz bir başyapıt. Üstadın kalemine, yüreğine sağlık.
Ömrüne bereket. :)
320 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
İnsandan, onu çevreleyen dünyadan ve insanın kendi özünden öylesine güzel bahisler açmıştır ki yazar, gönül istikametinde şekillenecek türden.
En son 'Taşları Yemek Yasak' bölümünde "Eğer söylediklerimi anladıysan aramızda hakikatin bir parçası tecelli etti." dediği kısım ise özettir.
317 syf.
·20 günde·Puan vermedi
İlk defa İsmet Özel'in bir eserini okudum.Okuduğum bu eser bana çok şey kattı.Kendimi sorguladım kitabı okurken.Dinimin gerektirdiği hükümleri yerine getiriyor muyum?Kur 'an-ı Kerim'i ve Peygamberimizin sünnetini hayatıma uygulayabiliyor muyum?Ne yazık ki bu sorulara yanıtım hayırdı.Ama bu kitabı okuduktan sonra daha da bilinçlendiğimi söyleyebilirim.
Kitabın bir yerinde "Eğer Müslümanlar Allah'ın Kitab'ına ve Peygamberin Sünnet'ine sıkıca sarılmış olsalardı acaba insanlığın başına bugün yaşanılan felâketler gelir miydi ? sorusu vardı.Eğer dinimize uygun yaşarsak her şeyin güzel olacağına inanıyorum.
317 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
İslam'ın hayata çizdiği sınırları günümüzün sisi,çağımızın dumanı altında hâla görebilen ve bu sınırların görülebilir sınırlar olduğunu, İslam'ın şuuruna varmak gayretinde olan her Müslümana göstermek isteyen; başta piyasa dini olmak üzere insanı hakikate vardırmayan, gerçek ile hakikat arasına mesafe sokan dinlerin putlarının işlevsizliklerini gösterek kalemiyle onları yıkmaya çalışan; helal-haram dengesi içerisinden çıkacak hürlüğün "Batı Özgürlüğü"nden ne kadar uzak ne kadar özü gürleştiren bir sonsuzluk olduğunu idrak etmiş; zihnimize,kalbimize, ruhumuza teknoloji fırınında pişmiş, batı tabağındademokrasi,özgürlük, kapitalizm,sosyalizm,liberalizm,laiklik,bireycilik, toplumculuk ve çağdaşlık diye sunulan Medeniyet yemeklerinin yemek değil "Yem" olduğunu ve hepsinin "Tek Dişi Kalmış Canavar" lığını kokusundan anlayıp "Ne varsa dinimizde, İslâm'da var." hakikatini yıllardır il il,kitap kitap haykıran samimi bir dava adamının güzel kitaplarından biri.

Allah gayretini,mücahedesini,mücadelesini kabul etsin. İhlaslı kılsın. Bizi de bu güzel amellere dahil eylesin.Geçirdiği rahatsızlıktan dolayı Allah şifa versin.

İsmet'i Özel'i bolca okumak ve okutmak duasıyla...
317 syf.
·10/10
" insanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: insanın ihtiyacı olmadan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet,şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesne açıksa ancak istifade edildiği kadar o "şey" olur. O şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak."
Okumanızı tavsiye ettiğim başarılı bir çalışma.
317 syf.
İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun kitabı ele aldığında bir merak uyandırıyor “ neden ? Zaten insan taş yer mi ? “ halbuki 3 öğün yemek yer gibi yediğini farkediyorsun çünkü İsmet özel diyor ki ; “insanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: insanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi icin taş gibidir. Bu yalnız mallar,Servet,güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet,şefkat,tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle... Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme,taşları yemek yasak,”
Ama kitapları okumak serbest. Hele ki bu şekilde penceremizi değiştirecek kitaplara ihtiyacımız var.
126 syf.
·4 günde·10/10
“İşte Allah’ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler böyledir. İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir. Eğer Allah’ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabii karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez. Ama bazı izleri takip edip emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir.

İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tut¬ması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o “şey” olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taş¬tır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak.”
320 syf.
·Beğendi·10/10
bir şiiri sayesinde tanıştım İsmet Özel ile. hayranlık beslemenize yatkın bir karakteri var. şiirlerini sevdiğim kadar kitaplarını da beğeniyorum. geç keşfetmiş olmanın utancı ve cümlelerin ağırlığı üzerimde okuyorum her satırı.
317 syf.
·9/10
Bu kitabın her sabah bir bölümünü okuyup tahlil ederdik arkadaşlarla. 3 sene önce okuduk bu kitabı. İlk o zaman tanıdım kendisini daha sonra şiirlerini okudum, dinledim. Çok iyi kullanıyor kelimeleri. Günümüz sorunlarını ele alıp yorumlamış.İnsanları ve yaptıklarını irdeleyen bir kitap. (Tabi İslami olarak incelemiş yorumlamış) Herkese tavsiye ederim.
317 syf.
·51 günde
Bu kitabın yazılmasındaki ihtiyaç nedir?

Kitapta yer alan her bir deneme gerek Müslümanlar için gerekse yaşadığı toprağı seven, ülkesi içinde belirlenen hedefleri kabul etmeyen insanların, her okuduğu satırda kendine bir pay çıkaracağı bir baş ucu kitabı olma niteliğindedir.
Kısaca, günümüz ve gün ötesi sorunları ele alıp çözümler sunan efsane bir denemeler bütünüdür.

Taşları yemek yasak!

Çünkü alışılagelmiş bir yasak herkes tarafından, sorgulamadan kabul edilirdi. Kimse kendisini yoracak olan düşünme eylemine girişmezdi, sorgulamazdı.
Sorgulamak önemli, çünkü sorgulamayan insan gerçek bilgiye ulaşamaz.

İncelemeyi İsmet Özel'in kitap arkası, şu sözleriyle bitireyim,

"bana bu kitabı bendeki bendeki esaslı bir gösteri sunma hevesi değil, Türkiye'de yaşayan Müslümanların gönüllerinde böyle bir kitabı hazır bulundurdukları zannı içinde olmam yazdırdı. Beşerin gönlü tutturduğu istikametle şekil alır, itikadımca..."
Çünkü ırkçılık doğuştan gelme özellikleri yüzünden iyi bir başlangıç yapmaya müsait olanların, yine doğuştan getirdikleri noksanlıklar sebebiyle kötü bir başlangıç yapmaya mahkum olanlar üzerinde hükümranlık hakkı bulunduğunu öne sürer.
Ruh yapılarının harab olduğunu söyleseniz aldırmazlar, ama karaciğerleri zedelenmişşe "vay başlarına gelenler."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taşları Yemek Yasak
Baskı tarihi:
Aralık 1990
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çıdam Yayınları
Baskılar:
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak

Kitabı okuyanlar 678 okur

  • Yusuf Kayan
  • Meraklı Okur
  • Büşra yardım
  • D. B.
  • Bedii Furkan Keleş
  • Yusuf Çelik
  • saydam turp

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.6 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları