Taşra ve Gezgin

·
Okunma
·
Beğeni
·
22
Gösterim
Adı:
Taşra ve Gezgin
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
171
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758867554
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitabevi Yayınları
Taşra Ve Gezgin / Beldeleri, Yaylarıyla Konya Türk kültürünün temelinde göçerlik, yaylacılık var. Ta ota Asya yıllarına dayanıyor bu. Anadolu''ya gelince bir kısmı yerleşik durumageçmiş, bir kısmı ise göçerliği hala sürdürüyor. Hatta Anadolu''ya gelir gelmez yerleşik duruma geçmiş ama bir yanıyla göçerliği sürdüren dağ köylerimiz var. Kendilerine yörük demeseler bile yörük geleneklerini hala sürdürüyor bu köylülerimiz. Temel geçim kaynağı hayvancılık olan bu köylüler yoğun kış olmadığı sürece mallarına kış ağıllarında bakıyor, kuzular, oğlaklar burada doğup büyüyor, Hıdırellezden sonra sıcaklar artmaya başlayınca daha yükseklerde bulunan yaylalara göçüyorlar. Eylül sonuna doğru havalar soğumaya başlayınca, yalada alınan kayıtlar köyü götürülüyor. Güz seçimi ve koç katımından sonra sürü kış ağılına geri getiriliyor. "İlk bahar yelleri esmeye başlayınca bizim keçiler dağlara doğru meleşmeye başlar" diyor, yaşlı bir yörük. damarlarımıza işlemiş öyle köklü geleneklerimiz var ki hiç malı olmayan bile bahar ayları gelince yaylaya göçmek istiyor. Yayla, onlar için özgürlüğün, yaşamlarındaki bütün güzelliklerin simgesi oluyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taşra ve Gezgin
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
171
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758867554
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitabevi Yayınları
Taşra Ve Gezgin / Beldeleri, Yaylarıyla Konya Türk kültürünün temelinde göçerlik, yaylacılık var. Ta ota Asya yıllarına dayanıyor bu. Anadolu''ya gelince bir kısmı yerleşik durumageçmiş, bir kısmı ise göçerliği hala sürdürüyor. Hatta Anadolu''ya gelir gelmez yerleşik duruma geçmiş ama bir yanıyla göçerliği sürdüren dağ köylerimiz var. Kendilerine yörük demeseler bile yörük geleneklerini hala sürdürüyor bu köylülerimiz. Temel geçim kaynağı hayvancılık olan bu köylüler yoğun kış olmadığı sürece mallarına kış ağıllarında bakıyor, kuzular, oğlaklar burada doğup büyüyor, Hıdırellezden sonra sıcaklar artmaya başlayınca daha yükseklerde bulunan yaylalara göçüyorlar. Eylül sonuna doğru havalar soğumaya başlayınca, yalada alınan kayıtlar köyü götürülüyor. Güz seçimi ve koç katımından sonra sürü kış ağılına geri getiriliyor. "İlk bahar yelleri esmeye başlayınca bizim keçiler dağlara doğru meleşmeye başlar" diyor, yaşlı bir yörük. damarlarımıza işlemiş öyle köklü geleneklerimiz var ki hiç malı olmayan bile bahar ayları gelince yaylaya göçmek istiyor. Yayla, onlar için özgürlüğün, yaşamlarındaki bütün güzelliklerin simgesi oluyor.