Heycanla her sayfada her yeni bölümde ne olacak acaba diye bekleyip, huZurla son bulan inceliklerle dolu bir kitap.
İnsan düşünmeden edemiyor , dostluk gerçek arkadaşlık mıdır bizim yaşadığımız gerçek hayatta?
Tatlı PerşembeJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19891,800 okunma
"Kalbimiz temiz, kötülük bizden korksun. Hepimiz krallar gibi mutlu olacağız."
Yine Steinbeck'e yakışır bir son cümle. Üstad her zaman aynı tadı veriyor.
Sardalye Sokağı'nın devamı niteliğinde olan roman; okurları, 2. Dünya Savaşı'ndan çıkmış sokak sakinlerinin yeni maceralarına davet ediyor. Yazar burada, 2. Dünya Savaşı sonrası, yıkık ve
John Steinbeck in Tatlı Perşembe adlı eseri yazarın ünlü romanı Sardalye Sokağının devamı niteliğindedir. Savaş sonrası Amerika’sında Monterey kasabasında geçen roman bir yandan mizahi ve sıcak
Yukarı Mahalle ile bu iki kitabın nitelik bakımından bir ilişkisi yoktur ama yine de benzer bir mahallede benzer dertlerin peşine düşmüş küçük ve mutlu insanları
Tatlı Perşembe, John Steinbeck’in, toplumsal ayrımcılığı, yalnızlık duygusunu ve bireyin varoluşsal arayışını ele alırken aynı zamanda insan ruhunun karanlık köşelerine dair derin bir keşfe çıktığı
Neredeyse her eseri başyapıt sayılan ve dünya edebiyatına katkılarından dolayı 1962 yılında Nobel Edebiyat Ödülü ile onurlandırılan John Steinbeck Tatlı Perşembe romanında Sardalye Sokağı ve sakinlerini anlatır.
Üçlemenin son kitabı olan Tatlı Perşembe ; Yoksul Palas'ta kalan Mack, Hazel ve diğerlerinin, Ayı Sancağı'nın yeni sahibi Flora yeni ismiyle Fauna ve yanında çalışan kızlarının, Lee Chong' un bakkal dükkanının yeni sahibi Joseph And Mary 'nin ve Western Biyoloji' nin sahibi Doc ve sokağa yeni gelen evsiz barksız ve parasız Suzy'nin hikâyesini anlatır.
Savaşın değiştirdikleri ile yeni yaşamlarına devam etmeye çalışan balıkçıları, serserileri, göçmenleri, sevimli dolandırıcıları, sıradışı polisi ile gerçek yaşamın içinden insanların, samimi, içten sevgilerini gösterme şekilleri farklı olsa da ; arzuları, tutkuları, dayanışma ruhu ile varolma çabalarına "Berbat Çarşamba" ile "Bekleme Günü Cuma" arasında "Tatlı Perşembe" de kırılgan bir aşkın etkileyici öyküsüne de yer açarlar.
YUKARI MAHALLE
Birinci Dünya Savaşı sonrasında karşılaştığımız beş parasız aylak takımının hikayelerine konuk oluyoruz bu eserde. Danny ve dostlarının Yukarı Mahalle'de başlarına gelen olaylar
John Steinbeck her zaman severek okuduğum ve keyif aldığım bir yazar. Romanlarda yarattığı karakterler her zaman ilgimi çekmiştir.
Kitap küçük bir kasaba olan Montery'in sardalya sokağında geçmekte ve burada yaşayan bir grup insan hakkında.
Kendi halinde ve çok dostluk ilişkisi olan sokak sakinleri bir gün çok sevdikleri ve içlerinde en eğitimli Doc'un durumundan etkilenirler ve ona bir iyilik yapmak isterler; Doc hem yalnızdır hemde çalıştığı bir makaleyi yazmak için mikroskobu yoktur.
Doc için biri vardır fakat tanıştıktan sonra işler istedikleri gibi gitmez. İşte bu olay örgüsü üzerine kurulmuştur. Kitaptaki her bir kahramanın farklı özellikleri vardır. Ve her karakter çok güzel çizilmiştir.
Kitapta karakterler dışında sevgi var, dostluk var, dayanışma var, fedakarlık var.....
Yine sımsıcak bir kitap.
Tatlı PerşembeJohn Steinbeck · Altın Kalem Yayınları · 19761,800 okunma
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar.
27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı.
Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.