Tatsız Bir Olay

·
Okunma
·
Beğeni
·
4721
Gösterim
Adı:
Tatsız Bir Olay
Baskı tarihi:
Temmuz 1999
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753852678
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Bazı yazarların ustalığı bir kitabıyla da anlaşılır. Dünyanın en büyük yazarlarından olan Dostoyevski, Tatsız Bir Olay adlı romanında bu ustalığı kanıtlar. Bu romanda Dostoyevski, liberalizm rüzgarlarına kapılan bir Rus soylusunun bir geceye sığan serüvenini alaycı bir tarzla anlatır. Tatsız Bir Olay'ı okuyun seveceksiniz.
95 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Dostoyevski'den uzun öykü şeklinde yazılmış, harika bir kitap. Gayet akıcı ve sürükleyici bir şekilde yazıldığından kesinlikle sıkılmadan okunuyor.

Kitapta yazar, Çarlık Rusyasın'da, kendini beğenmiş bir generalin ,davet edilmemesine rağmen, maiyetinde çalışan yoksul bir elemanının düğününe biraz da deyim yerindeyse pohpohlanmak amacıyla gitmesi sonucunda ortaya çıkan olaylar anlatılmaktadır. Tabii ki ortaya çıkan durum hem kendini hem de düğündekileri etkileyecektir.

Dostoyevski bu kitabıyla, kendini erişilmez derecede yüksek gören insanlara adeta güzel ve acı bir ders vermektedir.

Büyük beğeniyle ve keyifle okuduğum bu kitabın, okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.
80 syf.
·2 günde·8/10
Aman Ali Rıza Bey tadımız kaçmasın!
Üzgünüm Hayriye Hanım tadımız epey kaçtı ve bunun tüm sorumlusu İvan İlyiç Pralinskiy!!!
Tutuklayın densizi, diyeceğim ancak kendisi general ve suçu da maalesef ahlaki bir suç bunun hukukta bir karşılığı yok..

Ah şu memurlar! Ya da Rusya’nın soğuğundan nasibini almış memurlar mı demeliyim(!)? Burada elbette sözü geçen memur amcaları bilmiş olmalısınız. Hani şu rütbesi yüksek olup alt rütbelerdeki memurlara ya da insan kardeşlere cama bir dergiyle çarpılıp ezilmesi gereken sinekmiş gibi bakan memurlar.( Of o nasıl tanım oldu öyle:/)
Aslında kamu spotunu şu noktada vermek istiyorum: mevkisi yüksek olanın düşük olanı ezmesi hadisesinin Rusya’sı, İngiltere’si şu şehri bu şehri yok yani bir yere özgü değil her yerde mevcut bir şey olması. En küçük çalışma alanından en geniş ve büyük yerlere ulaşmış olan iş yerine kadar her yerde aynı… Otorite her zaman olacak bu çok ayrı bir şey ancak şu küçük görüp ezme işi ahlaki bir boyut. Kişilik meselesi. Mevkiinin ve paranın sizi yüksek bir yere ve beraberinde saygı getirmesiyle( buradaki saygı azucuk tartışılır) kişinin mütevaziliğini kaybetmesi ve burnunun biraz gökyüzüne ulaşması hadisesidir bu. Ah ne kadar da üzücü bir şey aslında bu şekilde değişen insanların mutasyonuna birebir tanık olmak…

Olay tatsız bir olay. Evet biliyorum, bunun hangi kitabın incelemesi olduğunu en başta okudunuz. Bir daha söylemekten bir şey çıkmaz diye düşündüm. Olay tatsız bir olay (yine)!!!
Hele ki bir general için feci tatsız bir olay. Benim gibi sıradan bir okur için bile tatsızsa siz düşünün bir general için nasıl tatsız bir olay. (Özür dilerim, çok abarttım.)

Genaral Kendini Bir Şey Zanneden İvan İlyiç Pralinskiy, bir gün general saz arkadaşlarının yanından çakırkeyif ayrıldıktan sonra; basit, düşük rütbeli bir memur olan Pseldonimov'un düğünü olduğunu öğreniyor ve davet edilmiş olmamasına rağmen düğüne giriş yapıyor. Tek isteği biraz övgü almak… Bir de sert görünüşlü saygı değer Pralinskiy’nin MÜTEVAZİ bir insan(!) olduğunu gösterip; fakir düğünümüze geldi, diye haberlerin yayılmasını sağlamak…
Ah ne de iyi kalpli bir memur!
Tabii olaylar hiç de kafasında kurduğu gibi olmuyor ve çok rezil oluyor saygıdeğer generalimiz(!)... Hikayenin sonunda general çok güzel bir ders almış oluyor ve Dostoyevski tüm burnu gökyüzünü görmüş çalışan amcalarımıza da ayaklarına bağlamaları ve uçmamaları için ağır bir taş (evet taş, yanlış okumadınız) hediye ediyor:))

Dostoyevski’nin bu kitabında çokça Gogol esintileri gördüm ve bu çok keyif verdi… Gogol ve Dostoyevski yönetimi, memurları ve çalışma hayatını yerme konusunda ne kadar usta olduğunu söylememe gerek yok…( Ama yine de söyledim.)

Çok keyifli bir kitaptı benim için. Tam da bu kitabı okurken mevkiisi yüksek amcalarla ilgili bir olay yaşamam benim okuduğum kitapların içinde geçen olayların hayatımı şekillendirdiğine dair inancımı arttırdı:) Olayı bilenler biliyor zaten:)))

Kesinlikle sizin de yolunuz bu kitaptan geçmeli diyor ve sözü Barış Manço’ya bırakıyorum.
https://youtu.be/0ovxKYAfMVA

Esen kalın efenim...
80 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Yenilikçi hareket etmeye çalışan ancak bunu uygulamakta yetersiz bir generalin -Ivan Ilyiç- başarısızlığını anlatıyor. Kısacası general kaş yaparken göz çıkarıyor. Teorik düşüncenin pratikte falso verebileceğini Dostoyevski'nin psikolojik gözlemleriyle okuyorsunuz. Daha ne olsun? Ülkemizde pek popüler olmayan bu eser, Nihal Yalaza Taluy çevirisiyle tek seferde okunabilecek akıcılıkta. Tavsiye ederim, keyifli okumalar.
80 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Okuması oldukça keyifli bir kısa hikaye...

Rusya'da üç üst sınıf generalin sohbetiyle başlar. En gençlerinin toplumun değişmesi için o dönemki sosyal yapıya zıt fikirleri vardır. Hümanizm'den bahseder ve insanın alt sınıflara iyi davranmasından...Ancak kendisiyle dalga geçilir bu düşüncelerinden ötürü...

Ve sonra da.. Cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarıyla örülü olduğunu bir kez daha gösteren tatsız bir olay... Çünkü demir tavında dövülür...
80 syf.
Dostoyevski'nin bir solukta okunan son derece akıcı uzun öyküsü. Dönemin Rusyası'nın kalbur üstü denilen memurlarından birinin davet edilmediği bir düğüne egosunun okşanmasını istediğinden gitmesi ve burada işlerin pek düşündüğü gibi gitmemesi anlatılıyor. Aslında evdeki hesabın bazen çarşıya uymamasını kendine has üslubuyla yorumluyor Dostoyevski. Demem o ki her Dostoyevski kitabı gibi Tatsız Bir Olay'ı da mutlaka okuyun, okutturun.
80 syf.
gerçekten bazen kafamızda bi senaryo olur mantıksal olarak en muhtemel olacakların ince elenip sıkça dokunacağı şekilde işin eylemine geçildiğinde hiç beklenilmedik hayatın bize yaşattığı senaryolar oyunculuğumuzu alabildiğince zorlar. Tam bu tarzda bi kitap oldu benim için. Üstadı okumak çok zevkli yahu :)
80 syf.
·Beğendi·10/10
Bu novellasında Dostoyevski, liberalizm rüzgarlarına kapılan soylu bir Rus gencinin bir gecelik talihsiz serüvenini alaycı dille ve derin karakter analizleri ile yine mükemmel şekilde anlatır.

Dönem Rusya'da çarlığın sorgulanmaya başladığı, liberalizm rüzgarlarının estiği dönemdir. Sıradan halk ile soylular arasında yüzyıllar boyu oluşmuş statü farkının ve korkunç uçurumun "insanseverlik" ile aşılabileceğine inanan iyi niyetli ama saf ve tecrübesiz soylu Ivan Ilyic Pralinskiy, kendine inanmayan eski kuşak üstlerine bunu göstermek, aynı zamanda da kendi egosunu tatmin etmek ister. Tesadüfen rastgeldiği memuru Pşeldonimov'un düğününe davetsiz katılacak, gururlu ve kendine güvenli duruşu ile saygılarını kazanacak, onlardan biri olduğunu gösterecek, böylece kuşaklardır devam eden soylu-sıradan halk ayrımını bir kalemde silip atan kahraman olacaktır.
Ama işler istediği gibi gitmez. Sıradan halkı hiç tanımayan Pralinskiy -ortamın basitliği ve insanların cahilliğinden çok şaşırdığı için olacak- istediği kahramanca girişi yapamadığı gibi onun neden orada olduğunu anlayamayan misafirler de kendisine yardımcı olmazlar. Paniğe kapılan Pralinskiy rahatlamak için içtikçe kontrolü iyice elinden kaçırır, kahraman olmayı hedeflerken gecenin maskarası olur.

Pşeldonimov geride kalıyor görünse de bence hikayenin en temel ögesidir. Gogolvari bir kahramandır Pşeldonimov; yoksul, çaresiz, silik bir karakterdir. Tam işleri yoluna koyduğunu düşündüğü dönemde, en güzel gününde Pralinskiy'in saçma kahramanlık denemesi ile hayatında kapanması zor yaralar açılır; yeni eşinin sevgisizliği, parasızlığı, çaresizliği, işinden olma korkusu bir daha gitmezcesine yerleşir yüreğine.

Velhasıl gerçek hayat, romantik liberallerin hayal ettiğinden çok farklıdır. Kaybeden, her düzende, yine garibanlardır.

Hikaye her ne kadar Rusya'da Çarlık döneminde geçse de, evrenseldir, birçok millete uyarlanabilir. Bu güzel romanı okurken aklıma, - o yılları bilmem, ama romanlarda okudum, akrabalarımdan dinledim- 70'li yıllarda köylüler ile birlikte tarlalarda çalışmaya kalkan, böylece köylünün derdinden anlamayı ve onlarla arkadaş-yoldaş olmayı planlayan romantik Türk solcuları geldi. Bamya tarlasının ortasına giren, ama bamya toplamaktan haberi dahi olmayan iyi niyetli, cahil ve romantik gençleri görünce köylüler nasıl "eyvah, yandık" demişlerse Pralinskiy'i düğünde görenler de aynı tepkiyi vermişler.

Eeee, ne demiş atalarımız : Yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır...
80 syf.
·Puan vermedi
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski!.. Askeri mühendislik, tutukluluk, idamın kıyısından dönmek, sürgün, erlik, subaylık, sara nöbetleri, kumar bağımlılığı, borç batağı ve dahası on binler eşliğinde bir cenaze töreni… Çılgın yazarımızın dramatik ve bir roman kadar da inişli çıkışlı hayatını bu kelimelerle ifade edebiliriz.

Bu kitabı Elfida’nın kaleminden tanımak için :

http://www.1cay1kitap.com/tatsiz-bir-olay
95 syf.
·2 günde·9/10
Dostoyevski bu uzun öyküsünde idealindeki yeniliği kendi içinde bile içselleştirememiş sözde hümanist bir generallin kendini düşürdüğü trajikomik durumu anlatmış. General Ivan Ilyiç, emri altındaki bir subayının düğününe tesadüf eseri katılır. Böylelikle büyük bir lütuf (!) göstererek sınıf farkını kırabileceğini düşünür. Bunu yaparken bile içten içe pohpohlanacağını, büyük lütfu karşısında insanların kendine nasıl şükran duyacağını hayal edip mutlu olur. Olaylar pek de istediği gibi gitmez tabi. Öz aynı olduktan sonra lafta ister büyük bir devrimin hayali kurulsun, sistem değişmez diyor Dosto. Çok beğendim ben. Küçücük kitabında bile çok şey anlatmış.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
İyilik yapmasını becerebilmek de bir hünerdir.İyi niyetle bazı kötü şeylerde yapılabiliniyor,çoğu insanın başına buna benzer tatsız bir olay gelmiştir.
80 syf.
Dostoyevski'nin kısa ama öz eserlerinden biri daha kitap sayfa bakımı olarak az ama kitaba işlenen konu sınıflar arası farklılıklar ve insanların ruh halleri olunca okuma esnasında herşeyi tam anlamışken okuma isteği artmışken kitap bitiverdi. Sonuç olarak "Kaş yapayım derken Göz çıkarmak" deyimini birde Dostoyevski'nin kaleminden okumanızı tavsiye ederim.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Ne harika bir hikaye...
Kaş yaparken göz çıkarmak dedikleri bu olsa gerek. Yenilikler yapmaya çalışan bir generalin alt tabaka insanların gözünde düşüşünü anlatan bir hikaye.
"Dayanamayız" derken haklıydı)
"Ben, başkalarının karşı her zaman iyi olmak gerektiğine inanıyor, bu düşüncemi kendi yaşayışıma da uyguluyorum."
Bundan başka, orada, o anda, ne olursa olsun gideceğine, asla kalmıyacağına kendi kendine söz vermişti ve ... kaldı.
Karıncaların yuvasını bozarsınız, bir yenisini yaparlar. Tekrar bozarsanız, tekrar yapmaya koyulurlar. Kaç defa bozulursa bozulsun, yılmadan bir yenisini yaparlar.
Dostoyevski
Sayfa 59 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tatsız Bir Olay
Baskı tarihi:
Temmuz 1999
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753852678
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Bazı yazarların ustalığı bir kitabıyla da anlaşılır. Dünyanın en büyük yazarlarından olan Dostoyevski, Tatsız Bir Olay adlı romanında bu ustalığı kanıtlar. Bu romanda Dostoyevski, liberalizm rüzgarlarına kapılan bir Rus soylusunun bir geceye sığan serüvenini alaycı bir tarzla anlatır. Tatsız Bir Olay'ı okuyun seveceksiniz.

Kitabı okuyanlar 650 okur

  • Ahmet Fota
  • Mehmet Kızıltepe
  • zü'l cenâheyn
  • Seyyar Toner
  • FatmaErarslan
  • Volkeb
  • Pınar
  • Acetin
  • Büş
  • BB

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (2)
9
%1.4 (3)
8
%4.2 (9)
7
%1.4 (3)
6
%1.4 (3)
5
%1.9 (4)
4
%0.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0