Adı:
Tayga Sendromu
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
83
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056962103
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yüz Kitap
“Hepimiz içimizde bir orman taşırız, kilometrelerce uzanan kayınlar, köknarlar, sedirler.”

Türkçeye ilk kez çevrilen Meksikalı yazar Cristina Rivera Garza’nın Tayga Sendromu adlı romanı gerçekle hayal arasında salınan bir dedektif noir.

Aldatılan bir koca tarafından tutulan bir kadın dedektif, kaçak çiftin peşinden dünyanın öteki ucundaki tayga ormanlarına kadar gider. Kayıp çifti bulmaya çalışırken, dünya tekinsiz, öngörülemez bir yere dönüşür. Tayga ormanlarında yoluna kurtlar, kardaki izler, eski hikayeler ve vahşi bir genç çıkan dedektif tökezler ve her şeyin gerçekliğini sorgulamaya başlar.

Zamanın düz bir çizgide ilerlemediği, kullanılan puslu ve muğlak dilin gerçekliği büktüğü Tayga Sendromu, sanki başlangıçtan beri orada olan açıklanamayan bir dehşet hissinin, ruhtaki yabanın anlatısı.

Cristina Rivera Garza bir yazardan, bir romandan, bir dilden beklenenlere riayet etmiyor. Garza, kışkırtıcı, provoke eden bir yazar.

- Yuri Herrera

Tayga sendromu, geçmişin yankılarını taşıyan karanlık, korkusuz, çağdaş bir fabl.

- Sjon


(Tanıtım Bülteninden)
83 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
‘Hoşça kal dediğimizde,içeri buyur ettiğimiz nedir gerçekte?’
.
Hansel ve Gretel kaçıyor ve ilerledikçe ekmek kırıntıları değil telgraflar bırakıyorlar arkalarında..Modern bir masal mı sandınız?
Sanırım biraz daha farklı bu..
Bir adam,başka bir adamla kaçan eşini bulması için bir dedektifle anlaşıyor.
Dedektif ise uzaklara,tayga ormanlarına gidiyor..
Telgrafların peşinden. Evet, sonu baştan belli bir masalın içinde gibi. En nihayetinde : “Bazen görmek,bir gerçeğin teyit edilmesidir yalnızca”
Yolda dedektif düşünüyor, biz de.
Madem bir kadın bir adamla kaçmaya karar veriyor, neden izlerini gizlemiyor? Neden her durağında kaçtığı yere haber gönderiyor?
Kaçıyor mu sahiden?
Yoksa kaçma fikrini mi biz mi yaratıyoruz?
.
Cristina Rivera Garza, gergin bir ip üzerinde yürütüyor kullandığı dil sayesinde. Eş,dedektif ve arka planda ucu bucağı seçilmeyen orman.. Kısa ama etkili..
.
Banu Karakaş çevirisi ve Faruk Baydar kapak tasarımıyla~
83 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitabın kapak ve isminden anlaşılacağı üzere farklı tarz bir kitap olduğu gayet açık bir şekilde anlaşılıyor. Ben de zaten bunlara istinaden almıştım ama çoğu zaman olduğu gibi araştırmadan sipariş verdim.

Kitabı daha iyi anlamanız için, kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısından alıntı yapacağım. “Aldatılan bir koca tarafından tutulan dedektif, çiftin peşinden dünyanın öbür ucuna, Tayga Ormanlarına kadar gider.” Buraya kadar her şey güzel ve ilgi çekici değil mi?

Meksikalı yazar Cristina Rivera Garza, bu hikayeyi “Aynı Şey, Sözleşme, Ziyan Olmak” gibi yirmi üç başlık altında ayırmış. İlk okuduğumda anlayamadığım için tekrar baştan sesli okumaya karar verdim. - Anlamadığım kitapları bazen sesli okumak işe yarıyor.- Maalesef yine de tam olarak olayları kafamda toplayamadım. Bazen gelgitler yaşayıp, acaba bu hikayenin devamı mı yoksa ayrı mı diye sık sık ikilemde kaldım. Özet olarak benim tarzım bir kitap olmadığını bu sayede anlamış oldum. Tabii yine de kitaptan sevdiğim alıntılar oldu ve not aldım.
-
“Ama insanın en çok o nadir bulunan yeteneği, sabra ihtiyacı olur; ya da düşünecek başka şeylere gerek duyar insan, bir tür kendini oyalama becerisine. Kendi içinizde bir yere saklanmaya, içinde saklanabileceğiniz kendi lisanınıza ihtiyaç duyarsınız. Bir sığınak gerekir, evet. Herhangi bir sığınak olur.”
-
“Bazen, hüsran bizi gökyüzüne bakmaya zorlar.”
Ama insanın en çok o nadir bulunan yeteneği, sabra ihtiyacı olur; ya da düşünecek başka şeylere gerek duyar insan, bir tür kendini oyalama becerisine. Kendi içinizde bir yere saklanmaya, içinde saklanabileceğiniz kendi lisanınıza ihtiyaç duyarsınız. Bir sığınak gerekir, evet. Herhangi bir sığınak olur.
Cristina Rivera Garza
Sayfa 34 - Yüz Kitap, 1. Baskı
O kadar uzağa gidersen ziyan olursun, böyle diyordu birisi eski bir şarkıda. Hatırladığımı hatırlıyorum ya da hatırlamış olabileceğimi.
Cristina Rivera Garza
Sayfa 16 - Yüz Kitap, 1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tayga Sendromu
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
83
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056962103
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yüz Kitap
“Hepimiz içimizde bir orman taşırız, kilometrelerce uzanan kayınlar, köknarlar, sedirler.”

Türkçeye ilk kez çevrilen Meksikalı yazar Cristina Rivera Garza’nın Tayga Sendromu adlı romanı gerçekle hayal arasında salınan bir dedektif noir.

Aldatılan bir koca tarafından tutulan bir kadın dedektif, kaçak çiftin peşinden dünyanın öteki ucundaki tayga ormanlarına kadar gider. Kayıp çifti bulmaya çalışırken, dünya tekinsiz, öngörülemez bir yere dönüşür. Tayga ormanlarında yoluna kurtlar, kardaki izler, eski hikayeler ve vahşi bir genç çıkan dedektif tökezler ve her şeyin gerçekliğini sorgulamaya başlar.

Zamanın düz bir çizgide ilerlemediği, kullanılan puslu ve muğlak dilin gerçekliği büktüğü Tayga Sendromu, sanki başlangıçtan beri orada olan açıklanamayan bir dehşet hissinin, ruhtaki yabanın anlatısı.

Cristina Rivera Garza bir yazardan, bir romandan, bir dilden beklenenlere riayet etmiyor. Garza, kışkırtıcı, provoke eden bir yazar.

- Yuri Herrera

Tayga sendromu, geçmişin yankılarını taşıyan karanlık, korkusuz, çağdaş bir fabl.

- Sjon


(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Gökhan Toktamış
  • yurdu
  • Ahmet Yayık
  • Ayşe Sezer
  • tuba Kaplan
  • Celal Demir
  • ARZU ÖZDEMİR
  • Ezgi_kkk
  • Anıl Alacaoğlu
  • Özgür Çağlar Akçay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%33.3 (2)
6
%0
5
%33.3 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0