Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
480
Basım Tarihi:
1 Eylül 2024
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Orijinal Adı:
Der Untertan
ISBN:
9786256126107
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2024 131. kitabı
Tebaa / Heinrich Mann 19.yy II.Wilhem Almanya’sının toplumsal ve siyasal bir perspektifi niteliğinde olan “Tebaa”da Heinrich Mann yarattığı Diederich karakteriyle aşırı milliyetçiliğin beraberinde
TebaaHeinrich Mann · Ketebe Yayınları · 202442 okunma
kul
Puan vermedi·521 syf.··
2023 4. kitabı
Heinrich Mann'ın "Der Untertan" eseri, Wilhelmine toplumunu ve otoriter karakter tipini keskin ve hicivli bir şekilde ele alıyor. Diederich Heßling karakteri üzerinden, yazar döneminin zihniyetini ve güç ilişkilerini etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Bu eser, sadece tarihi öneme sahip olmakla kalmıyor, günümüzde de ilgili ve öğretici olmayı sürdürüyor. Mann'ın derin analizi, edebi zekasıyla birleştiğinde, bu kitabı Alman edebiyatının vazgeçilmez bir klasiği haline getiriyor. Heinrich MannHeinrich Mann
İnsan ve Toplum
KulHeinrich Mann · İmge Kitabevi Yayınları · 202342 okunma
7/10
·466 syf.·
2016 9. kitabı
İncelemeye kitap kapağından başlamak istiyorum. Bunu yapmaktaki amacım ise, kitabın kapağını cidden manidar ve yerinde bulmamdan dolayı. Hani eskiden yazılı ve görsel medyada, suçlu veya mağdur
Siyaset
TebaaHeinrich Mann · İthaki Yayınları · 201242 okunma

Yazar Hakkında

Heinrich MannYazar · 5 kitap
llk yıllarda yayımcılık faaliyetlerinde bulundu. Varlıklı bir hububat tüccarı olan babasının 1891’de ölümünün ardından mali bağımsızlığını elde etmesi üzerine Berlin'e taşındı. Bu arada başta Fransa olmak üzere sık sık ülke dışına çıkmaya başladı. Aralarında Im Schlaraffenland'ın da (1900; Tembeller Ülkesinde) bulunduğu ilk yapıtlarında, toplumun üst kesimlerinde gözlenen çöküşü anlattı. Daha sonraki eserlerinde Wilhelm Almanyası'ndaki para, mevki ve iktidar tutkusunu aktardı. Zalim bir taşra okul müdürünü amansızca eleştirdiği Professor Unrat (1905; Profesör Unrat) adlı romanı Der blaue Engel (1928; Mavi Melek, 1960) adıyla sinemaya uyarlandıktan sonra büyük ün kazandı. Der Untertan (1918; Uyruk), Die Armen (1917; Yoksullar) ve Der Kopf’tan (1925; Kafa) oluşan Das Kaiserreich (İmparatorluk) adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının ürünü olan toplumsal tiplerle ilgili eleştirilerini daha da geliştirdi. Ayrıca otorite sahiplerinin kibirliliğini ve halkın onursuz bir uyruk ruhu ile davranma eğilimini amansızca eleştirdiği denemeler yazdı. Turnede bulunan bir oyuncu grubunun bir İtalyan kasabası üzerindeki etkisini konu alan Die kleine Stadt (1909; Küçük Kent) adlı yapıtını yine bu dönemde yayımladı. 1918'den sonra yazar birliklerinin ve gelişkin demokrasi yanlılarının önde gelen sözcüleri arasına girdi. Bu dönemde yazdığı siyasal denemelerini Macht und Mensch (1919; Güç ve İnsan) ve Geist und Tat (1931; Ruh ve Eylem) adlı yapıtlarda topladı. 1933'te Nazilerin iktidara gelmesi üzerine ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. Ünlü 10 Mayıs 1933 kitap yakımı sırasında Nazi'ler Heinrich Mann'ın kitaplarını da "Alman ruhuna aykırı" olduğu için yaktılar. Yaşamının bundan sonraki bölümünü Fransa ve ABD’de geçirdi. 1930'lar ve sonrasındaki Amerika sürgünü sırasında edebiyat çevresindeki popülaritesi azaldı. Bu dönemde kaleme aldığı Die Jugend und die Vollendung des Königs Henri IV (iki bölüm, 1935 ve 1938; Kral IV. Henri'nin Gençliği ve Olgunluğu) adlı tarihsel romanıyla gücün nasıl insanlık yararına kullanılabileceğine ilişkin görüşlerini ele aldı. Mann Santa Monica, Kaliforniya'da yalnız, çok parası olmaksızın; Doğu Berlin'e Alman Sanat Akademisi başkanı olmak üzere taşınmadan birkaç ay evvel öldü. Külleri daha sonra Doğu Almanya'ya götürüldü. Yapıtlarında çağdaşlarına kıyasla çok fazla zamana bağlılık sergilemiştir. Bazı eleştirmenler, Heinrich Mann'ın yapıtlarının sanat gücünün yanı sıra içerdikleri çağ belgeseli yönüyle de önem taşıdıklarına işaret etmektedirler. Yazarın gençlik ürünlerinden itibaren iki belli başlı faktör gözlenir: Cumhuriyetçi demokrasi fikri bunlardan biridir. Diğeri ise yazarın uluslarüstü organizasyonlara olan inancıdır. Bu doğrultudaki düşünceleri romanlarında dolaylı yoldan dile gelmiş, denemelerinde ve makalelerinde ise daha belirgin şekilde kaleme alınmıştır.