1000Kitap Logosu
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli Oyunlar

Tehlikeli Oyunlar

Oğuz Atay Bütün Eserleri 2

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.2
5,6bin Kişi
18,8bin
Okunma
7,6bin
Beğeni
172bin
Gösterim
479 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 13 sa. 34 dk.
Adı
Tehlikeli Oyunlar (Oğuz Atay Bütün Eserleri 2)
Basım
Türkçe · Türkiye · İletişim Yayıncılık · Kasım 2020 · Karton kapak · 9789754702095
Diğer baskılar
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli Oyunlar
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve “oyun oynuyormuş gibi ilgilenme” yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.
4 mağazanın 3 ürününün ortalama fiyatı: ₺37,33

Puan ve İncelemeler

9.2
10 üzerinden
5,6bin Puan · 870 İnceleme
Umut
Tehlikeli Oyunlar'ı inceledi.
479 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Kendimi aramaya çıktım, ama yolu kaybettim hangi sokakta olmam gerekiyor bilemiyorum. Ve artık kendimi aramanın yolunu da kaybettim. Hangi caddeye çıkmam gerekiyor bilemiyorum. Bu minik paragraf kitabın ana hatlarıyla bana düşündürdüğü bir, iki kısımın özeti. Düşüncelerin özeti mi olur derseniz, evet her şeyde olduğu gibi düşüncelerin de özeti olur. Kitabı okumaya başladığım ilk andan son ana kadar içinde olan arayış kendini birçok yolla teşhir ediyor. Gerek diyaloglar, gerek iç düşünüşler ve karakterlerin tasvirinde de bu hava mevcut. Yalın olmayan bir dille anlatılsa da biraz kafa karıştırıcı olsa da bu havanın kokusunu her türlü alıyorsunuz kitap boyunca. Kitapta kullanılan üstkurgu ve zihin akışı teknikleri okuru karmaşa içine sokuyor, çok fazla olmamakla birlikte olayların idrakını güçleştiriyor. Küçük bir olayın tasviri yapılırken bir anda kendinizi bambaşka olaylar ve mekanlarda bulabiliyorsunuz. Bazı olayların bağlantısız akımlarına kapılabiliyorsunuz. Bu da doğal olarak okuru biraz sıkıyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken şeylerden biri ana sahnede yer alan karakterlerin isimleri oldu. Kurgu içinde karakterlerin hepsinin isimleriyle ters bir şekilde bağlantılı olduğunu seziyorsunuz ve bu da ortaya güzel bir ironik durum çıkarmış oluyor. Diğer bir yandan kitap, toplumun bir çok çatışmasını işliyor karakterler aracılığıyla. Doğu-Batı çatışmasının sağlam bir şekilde işlendiğini görüyoruz.Karakterlerin zaten isimlerine ters olan hallerine şahit oluyoruz ve toplumun bel kemiğini oluşturan birçok konuya ev sahipliği yaptıklarını görüyoruz çok yalın bir şekilde ortaya konulmasa da. Drım drım drım... Lafı yavaştan bitirecek olursak Oğuz Atay'ın ilk okuduğum kitabı Tehlikeli Oyunlar oldu. Pek meraklısı değildim aslında ama çok muhterem ve sevgili ve değerli ve kıymetli bir arkadaşımın kitabı hediye etmesiyle kitabı okumaya başladım. Açıkçası biraz ön yargılı olarak kitaba başladım. Çünkü Oğuz Atay popüler kültüre çoktan kurban edilmiş ve selasının da okunduğu bir yazar, eee doğal olarak her yerde aynı cümleleri aynı kelimeleri görünce hatta bunlar Tv dizilerine bile konu olunca ben de Oğuz Atay'a karşı kronik soğukluk hastalığı başlamış oldu. Lakin kitabı okudukça Oğuz Atay'ın popüler kültürden çok daha fazlası olduğunu da anlamaya başladım. Maruz bırakıldığımız şeylerden daha sağlam bir yapıya sahip olduğunu anladım. Hep gösterilen o melankolik havalardan ironilerle nasıl sıyrılıp geçildiğini anladım. Kısaca bir nebze de olsa ön yargılarımın bir kısmı çürümüş oldu bu kitapla. Eee zaten ön yargılar yıkılmaktan başka ne için vardır ki.
Tehlikeli Oyunlar
9.2/10
· 18,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
282
Hakan
Tehlikeli Oyunlar'ı inceledi.
479 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
1/10 puan
Çok mu işsizsin? Bu kitabı okuyacak kadar?
Albayım, 15 gündür Hikmet Benol'un etkisinden çıkmaya çalışıyorum. Derdi ne bu adamın albayım? Ne bu kadar tatava? Noldu, anlattın da noldu Hikmet? Senin yüzünden 15 gündür ne okuduğumdan zevk alabiliyorum ne de herhangi bir kitaba elim gidiyor. Ne vardı bu kadar sarsacak? Tanımadığım bilmediğim insansın, karakter olarak hayatıma girip beni bu kadar derin düşüncelere sokup, kendi düşüncelerim altında ezilmeme sebep olmana ne gerek var. Amacın ne? Noktalama işaretleri mi kullanmayayım ben de senin canını yakabilmek için? Fakat, Allah kahretsin insan okuyup anlamak da istiyor albayım, böyle budalaca bir isteğe kapılıyor. Bir yandan da öncekinin etkisi geçmesin istiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çapraşık duyguların altında eziliyor. Fakat benim de etkiden kurtulup, okumaya devam etmeye hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de bir köşemde oturup tavuklu pilavımı yerim, uzaktan derse de girmem spora da gitmem. Oturduğum kanepenin üzerinde birinin beni kurtarmasını beklerim; ama karantina var albayım. İnsanlar dışarı çıkamadan gelip beni nasıl bulsunlar? Ramazan'da teravihe gidenlerin dışarıdan beni görüp yardım etmelerini mi bekleyeyim? Bilmiyorum albayım, insan çok düşündüğünde deliriyor, özellikle de düşüncelerinin bir değeri olmadığında. Hayat ne bir film kadar güzel ne de bir dizi kadar klişe. Poyraz Karayel veya Leyla ile Mecnun'da belki bu kitabı gördün. Ve Poyraz gibi ezberden bu kitabı okuyup sen de sevdiğine açılmak istiyorsun ( Bu arada bu numarayla sizden elektrik alamazsa zaten üstüne Zeus düşse yine etki etmez). Güzel numara; ama Hikmet Benol ne çözülebilecek bir karakterdir ne de tatavası uzun zaman çekilebilecek bir insandır. Bu nedenle okurken dizideki akıcı cümleleri her sayfada beklemeyin. Oğuz Atay şu an okusa, kendisinin bile o anki durumda söylediği sözlerden ötürü "Burada ne demeye çalışmışım?" diyebileceği ve anlamayacağı yerler mevcut, bu benim fikrim. Zor kitap. Zorlukla yüzleşip az çok Hikmet'in serzenişlerine kulak verip, anlamaya başladıktan sonra da tadından geçilmiyor. Tehlikeli Oyunlar benim en sevdiğim kitaplarda ilk beşte yerini aldı. Aynı zamanda etkisinden kurtulamadığım en uzun kitap olarak da gönlümde taht kurdu. Tavsiye etmiyorum. Hikmet cümlelerine, ironine ve hayat felsefene o kadar alıştım ki, 1 puanın sebebi de bu. Sevgili okur, yaptıklarım, söylediklerim ve ironimle umarım beni anlamışsındır..
Tehlikeli Oyunlar
9.2/10
· 18,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
201
Akademik Amele
Tehlikeli Oyunlar'ı inceledi.
479 syf.
·
21 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Tehlikeli Oyunlar
Ne desem, söze nasıl giriş yapsam bilemiyorum. Yazdığım şeyler bir inceleme değil, kitabı okuduktan sonra hissettiklerimdir. Bu zamana kadar kaç tane yazar, kaç tane kitap okudum, kendimi ifade etmekte zorlanmadım; ama okuduğum her Oğuz Atay eserinde bitirdikten sonra boğazım düğümlenmiş gibi hissediyorum. ''Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.(s.318)'' Yaşarken dilediğin gibi anlaşılmadın belki ama ardından seni ve eserlerini çok seven, en çok alıntılar yapılan ve sanat dünyamızın en önde gelen fikir insanları arasındasın. ''Bir insanın, iyi kötü, ortaya bir eser koyması ne zor, ne kadar takdire şayan bir gayrettir bilemezsin.(s.280)'' Bize bu denli kıymetli eserler bıraktığın için kendi adıma çok teşekkür ederim. Kitaba gelince ise ana karakterin soyadı bile tek başına özetliyor gibi. Hikmet Benol, kişilik bölünmesi yaşayan bir türlü kendi aslını bulamayan baş karakter. Kimse tarafından anlaşılamayan, bu yüzden kendi iç dünyasına dönen ve kafasında kurguladığı oyunlarla hayatını sürdürmeye çalışan Hikmet Benol. Gecekonduya çekilip albayla tanışmış ve onu da kendi oyunlarına ortak etmiştir. Ailesinden beklediği ilgiyi göremeyerek büyüyen Hikmet, mutsuz evliliğinin ardından büyük aşkı Bilge'den de umduğunu bulamayınca inzivaya çekildiği gecekondusunda son akşam yemeğini yine oyunuyla beraber vermiş, sıkça kez albayına yorulduğundan bahsetmiştir. Yazarın bu eseri kaleme alırken kendi hayatından etkilendiği söylenmektedir. Tutunamayanlar da tüm insanları kucaklamak isteyen yazar Tehlikeli Oyunlar da sözlerine şöyle devam etmiştir: ''Bütün insanlığı kucaklamak isterken, neredeyse bu dünyanın altında eziliyordu..(s.231)''. Yorgunluğunun sebebini bu satırlarda çok nahif bir şekilde açıklamıştır. "İnsanları tanımıyorsun Hikmet oğlum." Hikmet, uzandığı yerde, gözleri kapalı, albayın sözünü kesti: "Daha önce hiç karşılaşmadım da bu ülkede, ondan albayım. Siz arada bana gösterseniz...(s.332)" Çokça kez ise insanlık adına bir şey kalmadığından söz etmiştir. Senden sonra daha kötü oldu Atay, insanlık kaç kere öldü bir bilsen... Oğuz Atay'ın son sözleri ''Sevinmeyin, daha ölmedim.'' olmuştu. Kendi yaşantısındaki mizahi kişiliğini eserlerine de yansıtmayı çok başarmıştır. Sen bu dünyadan göçmüş olsan da Olric bizimle, Albay da bizimle...
Tehlikeli Oyunlar
9.2/10
· 18,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
827