Tek Adam - Cilt 1 Mustafa Kemal / 1881-1919

8,8/10  (28 Oy) · 
90 okunma  · 
27 beğeni  · 
1.302 gösterim
Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam`da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel - geleneksel imparatorluktan ve Sevr`i imzalanmış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor. Tek Adam, sadece Türk Devrimi`ni değil, aynı zamanında, Mustafa Kemal Atatürk`ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen veokuyucuya aktaran bir başyapıt...

EMRE KONGAR
Hasan G. 
24 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mustafa adlı bir çocuğun Mustafa Kemal Paşa olduğu, Kurtuluş meşalesinin yakıldığı yıllara kadar olan dönemin detaylarıyla anlatıldığı, sanki Mustafa Kemal’in yanındaymış, yaşadıklarına o döneme tanık oluyormuş hissiyatı veren bir anlatımın olduğu kitaptır. Doğmadan önce ailesinin, Osmanlı İmparatorlu’ğunun içinde bulunduğu şartlara paralel yaşamına konuk olur, harbiye yıllarındaki ilk devrim tomurcuklarının filizlenmesine şahit olursunuz. Suriye’deki sürgün hayatında yaşadığı odasına göz atar, Enver Paşa ile husumetlerini, ihtilalleri analiz edersiniz. Çanakkale ve Balkan savaşlarını detaylarıyla olmasa da Tek Adam’ın gözünden yaşamaya çalışırsınız.
Tabi anlatım Tek Adam’a tek yönlü olarak her zaman olumludur, zaman zaman mübalağaları fazlasıyla hissedersiniz, objektiflik doğal olarak zordur, aslında çok da rahatsız etmez. Olayların, sürecin anlatımında sık sık dip notlara başvurulur ve başka kaynaklara da yönlendirmeler yaparak ayrıntılarıyla anlaşılmasını kovalar. Özetle, önemli bir üçlemenin, Mustafa Kemal’in ‘arkadaşı’ olarak bulunduğumuz ilk kitabıdır.

Meşrebi Kalender 
 24 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Demokrat Parti 1951 yılında ,yani iktidara geldikten hemen bir yıl sonra, Atatürk’ü koruma kanununu çıkardı. Bu kanunu çıkarmasında, hissettiği yoğun Atatürk sevgisinden daha çok, bot bağlamaya meraklı “netekim” paşaların sahaya inmesine karşı duyduğu korku ön plana çıkıyordu.

Yasa o kadar yoruma açık ki eleştirmeye kalktığınız anda, içinde temiz iç çamaşırı ve sigara olan küçük çantanızda yakınlarınızda olmalı. Ne kadar anti demokratik di mi? Birini eleştirme özgürlüğünüz elinizden alınmış…

Dur hemen gaza gelme fani, önce silkelenen ve kendine sor sen ne kadar demokratiksin ki “anti” sinden bahsediyoruz???

Eğer bu özgürlüğü elde edersen mahalle kahvelerinde yaptığın gibi ( fırsatını buldun ya ) ana avrat sövecek misin yoksa objektif bir şekilde eleştirecek misin)

Ben söyleyeyim, ne kadar okumuş olsan da, damarlarındaki asil kanda buram buram arabesklik mevcut olduğundan…Bir derdim var bin dermana değişmem türküsü yerine, bu gece ölürüm beni kimse tutamaz şarkısı, daha çok hoşuna gittiğinden…Genç Cumhuriyetin öksüz ve yetim bir şekilde doğumundan beri ,Batı’nın doğusunda Doğu’nun batısında yer almasından ( İllaki gözünde canlandırmak da ısrarcıysan İsmail YK nın ülke halini tahayyül edebilirsin)… Favori renginin ya siyah ya beyaz olduğundan ( coşma Çarşı konu başka…) griye hiç yüz vermediğinden; yatağa düşmüş babana saldırır gibi saldıracaksın. Zamanında sevmekten çok, babanın kodu mu oturtma korkusundan dolayı ortaya çıkan o samimiyetsiz saygıdan hemen kurtulacak, önce sinsi sinsi laf sokacak sonrada abartıkça abartacaksın,( yağı buldun ya Arap gibi…) kendini mazlum görüp yaptığı zulmü hak gören tüm önceki ve sonrakiler gibi…

Çok mu üstüne geldim ? Tüm suç sende mi ? Estapitipiti…. Başını bu kitabın yazarı Şevket Süreyya’nın çektiği Kadro hareketi ve türevleri gibi kaş yapayım derken göz çıkaranların bir süperman yaratma tutkuları yüzünden hak ettiği şekilde sevemedik Ata’mızı.

1923 sonrası yapılan tüm hatalara rağmen 1919-1923 arasında yaşananları okudukça sadece Mustafa Kemal ( Atatürk yerine Mustafa Kemal dediğinde hakaret etmiş oluyorsun. Daha da kötüsü Ata’ma hakaret etmek isteyen de bu şekilde ismini söylediğinde hakaret ettiğini sanıyor. Nasıl bir ülke bu ya….) değil tüm kurtuluş savaşının önderlerinin yaptıkları hataları hoş görmek zorundayız.

Keşke kendimizi daha iyi yetiştirebilseydik de, karşısına dikilip “Allah razı olsun bizi kurtardın da bu istiklal mahkemeleri zulmü nedir, Terakki Perver olayının gerçek yüzünü bir açıklar mısın, ya her şeyi anladım da, seni tutuklamayıp aslında zaferin gizli kahramanı olan, Karabekir’ e yapılanları nasıl reva gördün’ diye sorabilseydik. Olmuyor cancağızım bir şeyler eksik bizde….

Her ne kadar mürekkep yerine kitabı yağ ile bal ile yazmış olsa da Atatürk’ün hayatını derli toplu şekilde anlatan bence tek eser. Cebren okutunuz efenim….

failimuhtar 
17 Eyl 2016 · Beğendi · 10/10 puan

Kişilere olan hayranlığı/düşkünlüğü saçma bulurum hep, fakat söz konusu, yaşamıma yön veren üç adamdan biri olunca, hayranı olduğum bir diğer adamı, yani Atatürk'ü gördüğüm an, heyecanımı, coşkunluğumu, hayranlığımı güçlükle bastırabiliyorum.

Bugüne kadar Atatürk hakkında yarım yamalak birçok şey okudum, onu anlamaya çalıştım; hiçbir zaman abartılı bir biçimde sevmek istemedim kendisini ve bunu bir şekilde bastırdım da. Ama şimdi, Tek Adam'ın yalnızca bu birinci cildini okuduğumda bile, onun zaaflarını, güçlü duruşuyla insanı coşkun duygulara kaptıran bu adamın iç dünyasını keşfettiğimde, şu zamana kadar engel olmaya çalıştığım şey daha da bir anlam kazandı; artık onun kendi arzusu olana da uymayarak daha bir düşkünleştim ona.

Kitabı okurken, lisede gördüğümüz İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük'ün ders kitabı, keşke Tek Adam ve Nutuk'un belli bir düzen halinde dönüştürülmüş hali olsaydı, diye düşünmedim değil. Yazarın amacı, olabilecek en hafif şekilde Atatürk'ün hayatını anlatmak ve bunun yanında dönemin şartlarından da söz etmek, bunu kendisi yazıyor ön sözünde. Ve bence bu amacına da ulaşmış, her Türk vatandaşının bilmesi gerektiği ölçüde veriyor bilgileri Şevket Süreyya Aydemir. Mutlaka okumalısınız.

Süreyya Can 
27 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tek Adam'ın birinci cildini okurken hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Ben Atatürk üzerinden anlatılan bir tarih bekliyordum fakat tarih üzerinden anlatılan bir Atatürk ile karşılaştım. Gerçi 1. cilt balkan savaşları ile son buluyor. Yani Atatürk'ün tarih sahnesine henüz yeni çıktığı zamanlar.Kitapta doğumu, gençlik yılları ve Enver Paşa ile olan çekişmeleri anlatılmış. Daha doğrusu sanki M. Kemal Enver Paşa'yı kıskanıyormuş gibi bir izlenim uyandırdı kitap. Enver Paşa daha sonra çok aşağılanmış,Tabiri caizse yerden yere vurulmuş. Kısaca tarafsızlık korunamamış gibi hisssettim. Ama ne olursa olsun tarihe ışık tutan ve Atatürk!ü tanımak isteyenler için baş ucu niteliğinde bir kitap..

BERK ÜNAL 
05 Oca 02:40 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bu kitabı okuduktan sonra Mustafa Kemal hakkında çok az şey bildiğimi fark ettim.Çok ince ayrıntılarla,sanki o anı yaşıyormuş gibi kitabı bir çırpıda okuyuverdim.Mustafa Kemal'i bir kez daha anlayıp o zamanlarda neler yaşandığını iyice hissediyorsunuz.Şevket Süreyya çok iyi anlatıyor.Enver,Kemal çekişmesini ve Enver'e karşı biraz ön yargı ve Mustafa Kemale karşı bir mübalağa,yazarın biraz subjektif olması sizin bilincinizde farklı düşünceler yaratabilir.Siz objektif okumaya bakınız.Ama emin olun kitabı okumayı bitirdiğinizde geçmişte olaylara farklı bir bakış açısı kazandığınızı fark edeceksiniz.

seher 
21 Nis 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Tek Adam’ın birinci cildinde, Atatürk’ün doğuşudan, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışına kadar olan devir ayrıntılı olarak anlatılmıştır

Kitaptan 26 Alıntı

Yavuz Kestane 
13 May 00:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Bilirsin,ben askerliğin her şeyden ziyade sanâtkarlığını severim.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 181 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 181 - Remzi Kitabevi)
Yavuz Kestane 
13 May 00:50 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Onun lügatında işi oluruna bırakmak ve resmî şekillerin arkasına sığınıp gününü gün etmek yoktur.Taşkınlıklardan da uzaktır.Heyecandan ziyade aklın,mantığın ölçülerine dayanan muvazeneli davranışları her hareketinde göze çarpmaktadır.Günü değil,ileriyi düşünerek hareketlerini düzenler.Günün adamı değil,geleceğin adamı olmak ihtirasındadır.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 138 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 138 - Remzi Kitabevi)
Yavuz Kestane 
 13 May 00:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Önce Enver'in,tıpkı ikinci bir fatih gibi Edirne'ye girişini düşünürdü.Öyle ki,bir aralık Enver her şey olmuştu.Herkes gölgede kalmıştı.Edirne'nin kurtuluşu bir mucize ve bu mucizenin sırrı Enver sayılmıştı.(II.Balkan harbinde osmanlı ordusu,balkan devletlerinin kendi içinde yaşadığı anlaşmazlıklardan faydalanarak Edirne'yi geri almıştı)Halbuki Edirne'ye ilk giren kıta kendi kolordusunun öncüleriydi.Bu kolordunun kurmayı da oydu.Sonra Enver'in etrafını görmeyişi,kimseyi tanımayışı,hatta yalnız Balkanlar'a da değil,bütün Avrupa devletlerine,bütün dünyaya meydan okurmuşcasına aldığı pozlar onu şaşırtıyordu.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 171 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 171 - Remzi Kitabevi)
Yavuz Kestane 
14 May 18:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Bütün felaketlere rağmen ben,Türk'ün sesini işittirebileceği kanaatindeyim.Bu yolda işe başladım."

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 309 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 309 - Remzi Kitabevi)
Yavuz Kestane 
 14 May 18:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

13 Ekim 1918 günü,Adana treninden inip de Haydarpaşa rıhtımına ayak basınca karşılaştığı manzara şudur:55 düşman gemisi,zafer bayraklarını açarak İstanbul limanına girmektedirler.Bütün karşı sahiller Rumların,Yahudilerin,levantenlerin sarhoş çığlıkları ve palikarya naraları ile çınlar.Ama bu manzara karşısında,bu hava içinde,kılı bile kıpırdamadan:
-Geldikleri gibi giderler!
diyebilen adam işte bu Tek Adam'dı.Nitekim bir gün geldi,bütün bu gemiler geldikleri gibi gittiler.Hem de onun gönderdiği askerleri selamlayarak.Sarhoş çığlıkları ise ebediyen sustu!

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 309 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 309 - Remzi Kitabevi)
Yavuz Kestane 
13 May 22:41 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Winston Churchill
Türkler öyle bir savunmaya girişmişlerdi ki,canlarını veriyorlar,ama vatan topraklarından bir karış yer bile vermiyorlardı.(Çanakkale Muharebesi için)

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 223 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 223 - Remzi Kitabevi)

Niçin hürriyet, niçin vatan?
Mustafa Kemal bu sorulara şöyle cevap verir:
"-Ancak hür fikirli insanlardır ki vatanlarına faydalı olabilirler. Onlardır ki vatanlarını kurtarıp muhafaza etmek kudretine malik olurlar."

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir
Yavuz Kestane 
13 May 22:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

O genç ve dahi Türk şefinin o esnada orada(Çanakkale Muharebesi'nde) bulunması,müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 243 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 243 - Remzi Kitabevi)
Yavuz Kestane 
16 May 22:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

...O gecenin en önemli konuşması sadrazamın konağından çıkıldıktan sonra Mustafa Kemal'le Cevat Paşa arasında geçer.Paşalar gecenin o saatinde yan yana yürümektedirler.
İkisi de dalgındır.Düşüncelidirler.Sonra bir aralık Cevat Paşa başını kaldırır.Yanında yürüyen arkadaşını bir müddet süzer ve sorar:
-Bir şey mi yapacaksın Kemal?
+Evet paşam, bir şey yapacağım...
-Allah muvaffak etsin...
+Mutlaka muvaffak olacağız.

(19 Mayıs 1919 günü Samsun'a ayak bastığı Bandırma vapuruna binmeden önce)

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 369 - Remzi Kitabevi)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 369 - Remzi Kitabevi)
3 /