Son dönemlerde en çok beğendiğim yapıtlardan biri oldu. Teknolojinin bir adım sonrasında insanlığı nasıl bir dünya bekliyor'un gayet anlaşılır bir dille izahı...
Bu kitap sizi ilk sayfadan rahatsız ediyor; ve bunu bir kusur olarak söylemiyorum.
Başlangıçta basit bir teknoloji eleştirisi gibi görünen metin, sayfalar ilerledikçe kaçınılmaz biçimde netleşiyor:
Bence her türden insanın okuması gereken bir eser. Harika bir düşünce fırtınası yaşamaktadır. Açıkçası daha önce olaylara hiç bu şekilde bakmamıştım özellikle de hayatımıza giren yeni kavramların, teknolojilerin, nesneler vb. gibi şeylerin bizden neler değiştirip götürdüklerini anlatan muazzam bir bakış açısı.
Sosyolojide doktora yapan bir arkadaşımın tavsiyesiyle okudum. Gerçekten beğendim. Özellikle son bölümdeki müfredat ve ders önerilerini not aldım. Eğitimcilere tavsiye ederim..
Neil Postman şu an'ı nasıl değerlendirirdi bilmiyorum.Tahlil edeceği pek çok mesele olacağı kesindi.Teknolojinin Kültür'ü nasıl yok ettiğini,manadan yoksun bir dünya düzeninin,eğitim sisteminin ve kültürün olduğu muhakkak ve bu sadece Amerika özelinde de değil.
Tavsiye ederim muhakkak okuyun.
Teknolojinin toplum hayatına etkisi. İlerleyen ve geleceğin teknolojisinden bahsediyor. Güzel ve akıcı kitap. Teknolojinin insanı esir alışını anlatıyor.
Teknolojiyle birlikte gelişen hayatımızın her evresinde, her bir noktasına giren radyasyonun; bizleri geliştirmesi gerekirken tembelleşmemizi göremediğimizi anlatan ve bu evre de sadece teknoloji
Teknopoli, teknokrasiden farklı olarak, derin anlamlarını, kutsallarını, sembollerini ve yönünü kaybetmiş bir dünyada teknolojinin tüm araçlarına alternatif bir din misali tapınmakla şekillenen otoriterlermiş yeni bir düzeni işaret ediyor. Teknopoli, teknolojik icat/kurum/yöntem severliğin ulaştığı aşırılıkların ve içi boşalmışlığın bir tezahürü. Neilman'a göre "Neden teknoloji", sorusuna verdiğiniz yanıt, "daha verimli, daha etkili, daha hızlı biçimde bilgiye ulaşmak" ise teknopolinin bir kurbanısınız ve bir anlatının içerisine oturtulmamış, tarihsel dayanakları olmayan, bugüne dair ve yarın için bir vaadi bulunmayan bir anlamsızlığın üretimine katkı sunuyorsunuz. Ludistlik anlamında teknoloji karşıtlığına işaret etmeyen bir teknoloji eleştirisine dayanan Teknopoli kavramı, etrafımızdaki en temel ve kanıksanmış kurumların (aile/medya/okul/din) temel aksiyomlarını kökünden değiştiren ve temas ettiği her şeye başka anlamlar giydiren bir radikal dönüşümün de ismi aynı zamanda...Neil Postman'ın dili, retoriği, nüktedanlığı ve toplumsal eleştirelliğinin birleşimiyle ortaya çıkan müthiş bir çağdaş toplum iğnelemesi; eski ancak eskimeyen tespit, teşhis ve önerilerden oluşan bir tür "teknoloji, medya ve toplum" felsefesi okuması.