Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Teleandregenos Ütopyasında Evlilik Hayatı

Alâeddin Şenel

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Ben, erkeklerin "araçları" olan kadınların bile yaşamlarından yakınmayıp, "hoşnutuz" dedikleri bir düzeni yıkılmaz buluyorum.
Sayfa 70 - İmge KitabeviKitabı okudu
Kafesin gene iki anahtarı vardır. Biri kamu yetkililerinde, biri kocadadır. Kadının eline anahtar verilmez. Kamu yetkilileri, kendilerince bilinen, neler olduğunu kimseye açıklanmayan toplumsal yarar, aile çıkarı nedenleriyle bu anahtarı istedikleri zaman kullanmaya yetkilidirler.
Sayfa 66 - İmge KitabeviKitabı okudu
Reklam
Bir insanın, sevdikleriyle birlikte olmaktan ne kadar hoşlanırsa hoşlansın; gene de bir başkasıyla paylaşmak zorunda olmadığı bir boş zamanı, bir başkasıyla uzlaşmak zorunda kalmadan yapabileceği işleri olmalı. Karı kocanın yapışık olmaları, bırakın bir başkasıyla baş başa olmayı, kendileriyle baş başa kalma hakkını bile tanımaz. Mutluluk, "bir orman gibi birlikte" ve "bir ağaç gibi tek ve özgür" yaşamaksa, Teleandregenos'ta mutluluğun bir boyutu noksan demektir.
Sayfa 77 - İmge KitabeviKitabı okudu
Ana babaların çocuklarını böylesine acımasızca dövmeleri, içlerindeki "çocuklarını öldürmek" isteğinin, bireysel ve toplumsal denetimin setlerini aşabilecek kadar birikip kabardığını gösteriyordu.
Teleandregenoslu çocuklar bir şeyi yaparak öğrenmezler. Hatta büyüklerine bakarak öğrenmezler. Çocuklar bir şey yapmaya kalkınca, " yanlış yapmasın" diye büyükleri o şeyi hemen yapıverir. Çocuklar o şeyi ikinci kez yapmaya kalkınca, "güçlük çekmesinler" diye büyükleri çatıverir. Onlara, bir şeyin en sağlam biçimde "yaparak" ve "yanlış yaparak" öğrenilebileceğini nasıl öğretebilirim ki?
Sayfa 38 - İmge KitabeviKitabı okudu
Adam
Doğduğunda, yazarın adını "Alaeddin" koymuşlar. Ama kendisi, aklı başına gelince, bu adı fazla dindarca bulmuş. Bundan sonrasını şöyle anlatıyor: "Ben insanca bir adım olsun istedim. İşte bunun için kendi adımı kendim koydum. Adım 'Adam' olsun istedim, Adam oldu. Var mı karşı çıkan?"
Reklam
"Çalışıyorum" ya da "kafamı dinliyorum" diye, çocuk­ların söz konusu gürültülü dünyalarının sesini kısmaya ya da tümüyle kesmeye çalışırlar. Çocuklarının oyun ve düş dünyalarına katılmadıkları gibi "dur", "sus", "yapma", "ayıp", "döverim" gibi sözlerle bu dünyalarını sık sık çiğner, başlarına yıkarlar.
100 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.