Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
30 Aralık 2010
İlk Yayın Tarihi:
2006
Yayınevi:
Fazilet Neşriyat
ISBN:
9789759018726
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2000 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Sual her vakit cevap almak için sorulmaz. -Yalanlamak için -Hakaret için -Kötülemek için -Hafife almak için -Alay etmek için -Cevap vermemek ve geciktirmek için de sual sorulur. İşte bu ayrımı anlayabilmek adına önce kelimenin yapısına daha sonra da manasının en yakınına bakılır. Hakikat, Kinaye ve mecaz burada devreye girer. Daha sonra neyi sorduğunuz aklınızı, nasıl sorduğunuz ise edebinizi belli edecektir.
Felsefe-Düşünce
TelhisHatip el-Kazvînî · Fazilet Neşriyat · 201054 okunma
Kur’an Kerim tefsiri ile meşgul olan illa illa okusun
10/10
·168 syf.··
2024 18. kitabı
·
680 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2024 17:57
İkinci kez okuma lezzetine vardığım KUR’AN’I Kerim’in Belağat ve fesahatini, hiç bir harfi öylesine konulmadığının ılmî mantığını kuralını, kur’anımızı Cenabu hakkın adeta ilmek ilmek işlediği o zevki, O ayetlerdeki nakışların sebeplerini Okudukça dünyada hiç bir şeyde alınamayacak olan o zevki ayetlerde ki sırları bir nebzede olsun anlamamızı sağlayan muhteşem bir ilim. Bazısı şiir kitabı der Telhıs’e .Asla!! Ayetlerle döşenmiştir O Kur’an Kerim’i hususen tefsiri ile meşgul olanın olmazsa olmaz okuması gerekli olan bir kitab’tır. Evet belki okuyanların tam anlayamadım diyebileceği ılmen ağır bir kitaptır ama ne yapalım zeki olan zekasını ,ılmi seven sabrını zorlasın.
TelhisHatip el-Kazvînî · Fazilet Neşriyat · 201054 okunma

Yazar Hakkında

Hatip el-KazvînîYazar · 2 kitap
22 Şâban 666’da (7 Mayıs 1268) Musul’da doğdu. Uzun yıllar Şam Emeviyye Camii’nde hatiplik yaptığı için “Hatîb” ve “Hatîbü Dımaşk” unvanıyla tanınır; soyu Abbâsî vali ve kumandanlarından, şair ve edip Ebû Dülef el-İclî’ye dayanır. Güney Irak’ta Hîre civarında yerleşmiş Benî İcl kabilesine mensuptur. Ailesi muhtemelen, Moğollar’ın 656 (1258) yılında Bağdat’ı işgal edip Abbâsî hilâfetine son vermelerinden sonra Musul’a göç etti. Kazvînî burada kültürlü bir ortamda yetişti. Başkadı olan babasından temel dinî bilgileri öğrendi, fıkıh ve özellikle Şâfiî fıkhı okudu. Moğollar’ın Suriye ve Musul’u da işgal etmesi üzerine babası Anadolu’ya göç ederek Tokat yöresine yerleşince öğrenimine burada devam etti. Henüz yirmi yaşında iken Tokat’ın Niksar kazasına kadı olarak tayin edildi. Babasının vefatı üzerine ağabeyi İmâdüddin ile birlikte 689’da (1290) Memlük Sultanı el-Melikü’l-Eşref’in hâkimiyeti altında bulunan Şam’a göç etti. İmâdüddin, aynı yıl Şam’daki Ümmü’s-Sâlih Medresesi’ne müderris olarak tayin edildi. Kazvînî burada İzzeddin el-Fârûsî’den hadis, Başkadı Şehâbeddin el-Erbîlî’den fıkıh, hadis, Arap dili ve belâgatı, Başkadı Süleyman b. Hamza el-Makdisî’den fıkıh ve hadis, Alemüddin el-Birzâlî’den hadis, Şemseddin el-Eykî’den aklî ilimleri tahsil etti. 690’dan (1291) 706 (1307) yılına kadar çeşitli medreselerde müderrisliğin yanında kadı nâibliği de yapan Kazvînî 706’da Şam Emeviyye Camii hatipliğine tayin edildi. 724 (1324) yılında Memlük Sultanı el-Melikü’n-Nâsır Muhammed b. Kalavun, onu Mısır’a davet ederek Şam başkadılığı görevine dair tayin yazısını bizzat kendisine teslim etti. Daha sonraki yıllarda Sultan Muhammed b. Kalavun’un yakın dostları arasına girdi. Sultanın, Kazvînî’nin oğlu Cemâleddin Abdullah’ın yolsuzluk ve suçlarını babasının hatırı için bağışladığı kaydedilmektedir. Başkadılığın yanında hatiplik, kazaskerlik, Âdiliyye ve Gazzâliyye medreselerinde müderrislik görevlerini de sürdüren Kazvînî’ye 727’de (1327) Mısır başkadılığı verildi. Mısır’da Nâsıriyye, Sâlihiyye ve Kâmiliyye medreselerinde müderris olarak görev yaptı. Çocuklarının davranışları yüzünden Muhammed b. Kalavun’a defalarca şikâyet edilen Kazvînî, 738 (1337-38) yılında Mısır başkadılığından alınıp Şam’a kadı olarak gönderildi. 230.000 dirhem tutarındaki borcunu ödemek için bütün mal varlığını satarak Şam’a döndü. Kısa bir süre sonra da felç oldu. 15 Cemâziyelevvel 739’da (29 Kasım 1338) vefat etti ve Emeviyye Camii’nin önündeki Mekābirü’s-sûfiyye’ye defnedildi.