·
Okunma
·
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Temiz Yürekle
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756525975
Kitabın türü:
Çeviri:
Kemal Özer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
"Attila Jözsef'in şiirinde ilk bakışta çarpan, içtenliği, hatta kabalığı, doğrudan tavrıdır. Aynı zamanda kesinliği. Ve gerçek tonu. Sanki o zorlu yaşantısının dışındaymış gibi imgelerinin nasıl patladıkları hemen fark edilir: Ülkesi tarafından belirlenmiş sefil, göçebe, militan deneyinden çıkmıştır bu imgeler. Ama, her şeyi, kişisel yenilginin mutsuzluk karşısında bir zafere dönüştüğü o yüceliğe çıkartma, övme yeteneği vardır onda. Hep işaret eder ve önceden benimsenmiş ilkeler adına olmaktan çok, şiirde ulaştığı o yücelik adına işaret eder. Aynı zamanda da söyler söyleyeceğini."
Eugene Guillevic
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
ÇOCUĞUNU ŞÖYLE EĞİTSEN, DİYORUM

"Umacılar" dedin mi çocuğum, aklına "insan" gelsin..
"Cadı" dedin mi, "balık satan yaşlı bir kadın"...
Ya "kurt" deyince? Havlayan kötü bir köpek...
Tüccarlara alimlere gelince, hepsi de para için
Umutlarını bile satarlar, bil çocuğum...
Kömür satarlar, duygu satarlar...
Ve şiir satar ozanlar...
Çocuğunu avutmak için bu arada, (hani yerse!):
"Aldırma çocuğum," dersin, "dünya hali böyle!"
Yada bir masalla uyutmaya çalışırsın onu:
Faşizme dönüştürdüler ya sosyalizmi, dersin,
Düzen bozulmasın diyedir bunun nedeni.
Bir çocuk da olsan şunu artık bilmelisin:
İstediğin her şeyi yapamazsın!..
ATTİLA JOZSEF

Neşeliydi, iyiydi, ısrarlıydı belki de
doğru bildiklerini yalanladıkları zaman.
Yemeği sevdi ve kimi bakımlardan
Tanrı'ya bile benzedi.
Bir yağmurluk armağan etti
musevi bir doktor ve akrabalar ona
Bir-Daha-Burda-Görmeyelim adını taktılar.
Hristiyanlıkta karşısına çıkan
papazlardı ancak, huzur değildi –
yıkımı bir ülke kadar kocaman.

Ama siz tasa etmeyin yine de.
FLORA


Şimdi iki milyarlar zincirlemek için beni
Benden bir çoban köpeği yapmak için kendilerine
Fakat iyilik, şefkat ve incelik duyguları
Göç ettiler onların dünyasından Güney’e.
Artık ışık içinde göremiyorum bu dünyayı
Göremiyorum, deney tüpüne bakan bir doktor rahatlığıyla
Diz çöküyorum, haykırıyorum yenilgimi
Sevgilim, bir an önce gelmezsen yardımıma.



Köylü nasıl toprağa muhtaçsa
Yağmura, güneşe nasıl muhtaçsa, muhtacım sana.
Bitki nasıl ışığa muhtaçsa
Ve klorofile, fışkırmak için topraktan;
Muhtacım sana, çalışan kalabalık
Nasıl işe, ekmeğe, özgürlüğe muhtaçsa
Ve nasıl avuntuya muhtaçlarsa kuşatıldıklarında
Çünkü gelecek doğmadı daha acılarından.



Bir köye nasıl okul, elektrik
Su, taştan evler gerekliyse
Çocuk nasıl gereksinirse oyuncaklara
Isıtan bir sevgiye;
İşçi için bilincin
Ve gözü pekliğin anlamı neyse
Yoksul için onurun;
Ve bulanık çocuklarına bu toplumun
Bir hayat çizgisi nasıl gerekliyse
Ve nasıl gerekliyse hepimize
Akıl, uyanıklık, yol gösteren bir ışık
Flora! Yüreğimde yerin işte öyle.
SEVGİLİM NE ZAMAN SOKAKTAN GEÇSE

Sevgilim ne zaman sokaktan geçse
serçeler barıştı güvercinlerle.

İncelikle basar basmaz kaldırıma
güzel ayak bileği ışıldadı usulca.

Efil efil titreşince omzu
baktırdı arkasından bir çocuğu.

Yürüdü salınarak - lâmbalar yanmaya
ve bakmaya başladılar hayranlıkla.

Ve güldü hepsi, umurlarında değildi
o benim doldurmuşsa yüreğimi.

Kollarımda salladığımı titizlikle
korktum elimden alacaklar diye!

Ama onların bu keyifli halleri
yok etti içimdeki kıskanç çiçeği.

Ve sevgilim yürümeyi neşeyle sürdürdü,
ardından incecik bir yel kıvrılıp büküldü!
YEDİNCİ ADAM

Şu dünyada düşeceksen yollara,
İyisi mi yedi kez doğmaya bak
Bir kez, yangın çıkan bir evde doğ,
Bir kez, buzdan soğuk sellerde,
Bir kez, azgın deliler arasında,
Bir kez, olgun bir buğday tarlasında,
Bir kez de kimsesiz bir manastırda,
Bir ağızdan ağlayan altı bebek, yetmez:
Sen kendin yedinci olmaya bak.

Canını kurtarmak için dövüşeceksen,
Karşısında yedi kişi görmeli düşmanın,
Biri, pazar günü dinlenen bir işçi olmalı,
Biri, pazartesi sabahı işe başlayan,
Biri, para düşünmeden bir şey öğreten,
Biri, boğularak yüzme öğrenen,
Biri, koca bir ormanın tohumu olan,
Biri de yiğit atalarının koruduğu bir torun,
Ama onların bu hünerleri de yetmez,
Sen kendin yedinci olmaya bak.

Bir kadın mı bulacaksın kendine,
Yedi erkek birden düşmeli o kadının peşine,
Biri, güzel sözlere kanan,
Biri, başının çaresine bakan,
Biri, kendini hayalci sanan,
Biri, eteğinin altından kadını okşayan,
Biri, hiçbir numarayı yutmayan,
Biri, kadının düşürdüğü mendile basan;
Sinek gibi vızıldasınlar kadının çevresinde,
Sen kendin yedinci olmaya bak.

Yazmak geliyorsa elinden,
Yedi kişi birden yazmalı şiirini,
Biri, mermerden bir köy kuran,
Biri, uykusundayken doğan,
Biri, göğün haritasını çizen,
Biri, adı sözcüklerle anılan,
Biri, ruhunu yetkinleştiren,
Biri, diri fareleri kesip biçen,
İkisi yiğit, dördü akıllı;
Sen kendin yedinci olmaya bak.

Ve her şey yazıldığı gibi olursa,
Yedi kişi için öleceksin,
Bir, beşiği sallanıp emzirilen,
Bir, diri genç bir memeyi kavrayan,
Bir, boş tabakları fırlatıp atan,
Bir, kazansın diye yoksula omuz veren,
Bir, yıkılıncaya kadar çalışan,
Bir sadece durup aya bakan kişi için.
Dünya mezar taşın olacak;
Sen kendin yedinci olmaya bak..
ANNE

Bütün bir hafta, aralıksız
Annemin görüntüsü geçti gözlerimden
Kolunda ağır çamaşır sepeti
Çatı katına tırmanırken.

Ve ben yaramaz, delişmen çocuk
Bağırır, tepinirdim yerimde
Bıraksın da koca sepeti
Çatıya beni taşısın diye.

O, söylenmeden, bana bakmadan
Çıkar, sererdi çamaşırları
Göz kamaştıran aklıkta çamaşırlar
Sallanır, döner, hışırdarlardı.

Ağlamak için çok geç şimdi;
Annemi uçuşan kır saçlarıyla
Görüyorum gökyüzü sonsuzluğunda
Göğün suyuna katarken çividini...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Temiz Yürekle
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756525975
Kitabın türü:
Çeviri:
Kemal Özer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
"Attila Jözsef'in şiirinde ilk bakışta çarpan, içtenliği, hatta kabalığı, doğrudan tavrıdır. Aynı zamanda kesinliği. Ve gerçek tonu. Sanki o zorlu yaşantısının dışındaymış gibi imgelerinin nasıl patladıkları hemen fark edilir: Ülkesi tarafından belirlenmiş sefil, göçebe, militan deneyinden çıkmıştır bu imgeler. Ama, her şeyi, kişisel yenilginin mutsuzluk karşısında bir zafere dönüştüğü o yüceliğe çıkartma, övme yeteneği vardır onda. Hep işaret eder ve önceden benimsenmiş ilkeler adına olmaktan çok, şiirde ulaştığı o yücelik adına işaret eder. Aynı zamanda da söyler söyleyeceğini."
Eugene Guillevic

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0