Ten Yükü

·
Okunma
·
Beğeni
·
608
Gösterim
Adı:
Ten Yükü
Baskı tarihi:
Haziran 2000
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758440788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Her şey, kitaba adını veren ilk öykünün yazılmasıyla başladı. Öyküyü tamamladığımda daha önce başıma gelmeyen garip bir huzursuzluk yaşadım. Öykü bitmişti, ama benim iç hesaplaşmam bitmemişti. Kahramanlarıma haksızlık ettiğimi, onları orta yerde bıraktığımı düşünüyor; Mine, Sedat ve Tamer'in yaşadıkları parçalanıştan sonra ne yaptıklarını, iki çocukluk arkadaşının aradan geçen yıllarda nasıl bu denli değişebildiğini merak ediyordum. Bir süre sonra, yeni bir öykü yazmak için masaya oturduğumda, kâğıdın üzerinde kahramanlarımın çocukluklarıyla karşılaştım. Beni, geçmişlerini araştırmaya onlar zorladı. Sedat ile Tamer arasında eşcinsel bir ilişki var mıydı, müsveddeye benzetilen bir yaşam temize çekilebilir miydi, Mine'nin inandığı gibi ihanetin ilacı karşı ihanet miydi gerçekten Bu sorulara yanıt ararken, kahramanlarımın değişik dönemlerini anlattığım bir dizi öykü çıktı ortaya. Her biri tek başına da okunabilen öyküler; tıpkı yap-boz parçaları gibi belli ipuçlarıyla birbirlerine bağlandılar. Bu açıdan, aslında bir öyküler toplamı olan Ten Yükü'ne, dikkatli okura karışık sunulmuş bir roman gözüyle de bakılabilir. Her ne kadar, parçaların yanlış yerleştirilmesinin, farklı okumalara açık bir kurguya sahip olan kitabın özünü zedelemeyeceğine inanıyorsam da, gönlüm, okurun Ten Yükü'ne kırılacak bir eşya duyarlılığıyla yaklaşmasından, doğru tabloyu oluşturabilmesinden yana.
88 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
'Her parça herkese uymaz '
der kitabın başı ne de olsa , birbirinden farklı hikayelerin buluştuğu bir kitap.
Hikayenin bir yerinde psikoloğa derdinizi anlatıyorsunuz, bir başka yerinde ise çok sevdiği birisinden ayrılan bir çocuk oluyorsunuz.
Bir diğer yerinde terkedilen bir erkek oluveriyorsunuz.
İşte kitap dediğiniz böyle bir şey zaten oradayken oradasınız.
88 syf.
·4/10
Kitap birbirleriyle bağlantılı birçok hikayeden oluşuyor. Yazarın deyimiyle " her şey ilk öyküyü yazmamla başladı. Bir süre sonra yazmak için masaya oturdugumda kahramanların çocukluklarıyla karşılaştım" dili oldukça güzel olmasına rağmen bana ayrı ayrı öykülerden ziyade karışık ve eksik yazılmış kısa bir roman gibi geldi. Çoğu bölümde kim hangisi anlayamadım. Sonundaki mektup kimden kime , hikayeyle ne ilgisi var anlamlandıramadım. Bir saatte yakın bir sürede bir solukta okunabilecek bir kitap ama bana fazlasıyla eksik ve detaysiz yazılar bütünü gibi geldi.
88 syf.
·1 günde·2/10
Kitap cidden gereksiz. Boş zamanlarda çerezlik olarak okumaya çalışırsanız zamanınızı çöpe atmış olursunuz. Edebi tat alamazsınız. Düz yazı ve biraz betimlemeler ile 4-5 öykünün birleşimi. Bir öyküde eşcinsel mi değil mi sorusu, diğer öyküde kocasının onu aldatması vb. olaylar... Tüm öyküler 100 sayfalık bir kitabı 25 sayfaya düşürmüş hissi yaratıyor. Yazarın dili sade. İlk defa kitabını okuyorum (kitapyurdu teslimat noktasının hediyesi olduğu için bende mevcut. Yoksa asla okumazdım yani)
“Kırılmıyorsun ya?”
“Kırılmak mı? Karıştırdın galiba. Her şeye kırılan cam çocuk sensin oğlum.”
“Eskidendi o. Yokluğunda değiştim, yenilendim ben.”
Attila Şenkon
Sayfa 20 - Can Yayınları - 2. Basım
Çoğumuz, midemiz ağrıdığında, gözümüz bozulduğunda rahatlıkla doktora gideriz de, ruhi bir açmaza düştüğümüz zaman psikologa gitmeye çekiniriz nedense. Utanırız bundan. Gitsek bile, bunun çevremizce bilinmesini istemeyiz.
Attila Şenkon
Sayfa 30 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ten Yükü
Baskı tarihi:
Haziran 2000
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758440788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Her şey, kitaba adını veren ilk öykünün yazılmasıyla başladı. Öyküyü tamamladığımda daha önce başıma gelmeyen garip bir huzursuzluk yaşadım. Öykü bitmişti, ama benim iç hesaplaşmam bitmemişti. Kahramanlarıma haksızlık ettiğimi, onları orta yerde bıraktığımı düşünüyor; Mine, Sedat ve Tamer'in yaşadıkları parçalanıştan sonra ne yaptıklarını, iki çocukluk arkadaşının aradan geçen yıllarda nasıl bu denli değişebildiğini merak ediyordum. Bir süre sonra, yeni bir öykü yazmak için masaya oturduğumda, kâğıdın üzerinde kahramanlarımın çocukluklarıyla karşılaştım. Beni, geçmişlerini araştırmaya onlar zorladı. Sedat ile Tamer arasında eşcinsel bir ilişki var mıydı, müsveddeye benzetilen bir yaşam temize çekilebilir miydi, Mine'nin inandığı gibi ihanetin ilacı karşı ihanet miydi gerçekten Bu sorulara yanıt ararken, kahramanlarımın değişik dönemlerini anlattığım bir dizi öykü çıktı ortaya. Her biri tek başına da okunabilen öyküler; tıpkı yap-boz parçaları gibi belli ipuçlarıyla birbirlerine bağlandılar. Bu açıdan, aslında bir öyküler toplamı olan Ten Yükü'ne, dikkatli okura karışık sunulmuş bir roman gözüyle de bakılabilir. Her ne kadar, parçaların yanlış yerleştirilmesinin, farklı okumalara açık bir kurguya sahip olan kitabın özünü zedelemeyeceğine inanıyorsam da, gönlüm, okurun Ten Yükü'ne kırılacak bir eşya duyarlılığıyla yaklaşmasından, doğru tabloyu oluşturabilmesinden yana.

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Özgür Yılmaz
  • Ömer GreenYaprak
  • Amatör Bir Fikir İşçisi
  • Abdulkadir tikici
  • Kürşat Akpınar
  • hüsnü çelik
  • Berçem Arslan
  • C
  • İpek aguslar
  • Ekrem Özkara

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.1 (3)
9
%7.7 (1)
8
%30.8 (4)
7
%15.4 (2)
6
%0
5
%0
4
%7.7 (1)
3
%7.7 (1)
2
%7.7 (1)
1
%0