Ten Yükü

9,0/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
2 beğeni  · 
448 gösterim
Her şey, kitaba adını veren ilk öykünün yazılmasıyla başladı. Öyküyü tamamladığımda daha önce başıma gelmeyen garip bir huzursuzluk yaşadım. Öykü bitmişti, ama benim iç hesaplaşmam bitmemişti. Kahramanlarıma haksızlık ettiğimi, onları orta yerde bıraktığımı düşünüyor; Mine, Sedat ve Tamer'in yaşadıkları parçalanıştan sonra ne yaptıklarını, iki çocukluk arkadaşının aradan geçen yıllarda nasıl bu denli değişebildiğini merak ediyordum. Bir süre sonra, yeni bir öykü yazmak için masaya oturduğumda, kâğıdın üzerinde kahramanlarımın çocukluklarıyla karşılaştım. Beni, geçmişlerini araştırmaya onlar zorladı. Sedat ile Tamer arasında eşcinsel bir ilişki var mıydı, müsveddeye benzetilen bir yaşam temize çekilebilir miydi, Mine'nin inandığı gibi ihanetin ilacı karşı ihanet miydi gerçekten Bu sorulara yanıt ararken, kahramanlarımın değişik dönemlerini anlattığım bir dizi öykü çıktı ortaya. Her biri tek başına da okunabilen öyküler; tıpkı yap-boz parçaları gibi belli ipuçlarıyla birbirlerine bağlandılar. Bu açıdan, aslında bir öyküler toplamı olan Ten Yükü'ne, dikkatli okura karışık sunulmuş bir roman gözüyle de bakılabilir. Her ne kadar, parçaların yanlış yerleştirilmesinin, farklı okumalara açık bir kurguya sahip olan kitabın özünü zedelemeyeceğine inanıyorsam da, gönlüm, okurun Ten Yükü'ne kırılacak bir eşya duyarlılığıyla yaklaşmasından, doğru tabloyu oluşturabilmesinden yana.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2000
  • Sayfa Sayısı:
    88
  • ISBN:
    9789758440788
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Penbegül Yılmaz 
26 Eki 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

'Her parça herkese uymaz '
der kitabın başı ne de olsa , birbirinden farklı hikayelerin buluştuğu bir kitap.
Hikayenin bir yerinde psikoloğa derdinizi anlatıyorsunuz, bir başka yerinde ise çok sevdiği birisinden ayrılan bir çocuk oluyorsunuz.
Bir diğer yerinde terkedilen bir erkek oluveriyorsunuz.
İşte kitap dediğiniz böyle bir şey zaten oradayken oradasınız.

Kitaptan 1 Alıntı

Zagor 
17 Eyl 23:53 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çoğumuz, midemiz ağrıdığında, gözümüz bozulduğunda rahatlıkla doktora gideriz de, ruhi bir açmaza düştüğümüz zaman psikologa gitmeye çekiniriz nedense. Utanırız bundan. Gitsek bile, bunun çevremizce bilinmesini istemeyiz.

Ten Yükü, Atilla Şenkon (Sayfa 30 - Can Yayınları)Ten Yükü, Atilla Şenkon (Sayfa 30 - Can Yayınları)