Tenin Gözleri (Mimarlık ve Duyular)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.299
Gösterim
Adı:
Tenin Gözleri
Alt başlık:
Mimarlık ve Duyular
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
90
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944757461
Kitabın türü:
Çeviri:
Aziz Ufuk Kılıç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yem Yayınları
Mimarlık esin verir, bağlanma yaratır, yaşamı berkitir. Peki, o halde kâğıt üzerinde ya da bilgisayar ekranında iyi görünen eskizler "ten"e büründüklerinde nasıl oluyor da bu kadar düş kırıcı olabiliyor?

Juhani Pallasmaa'ya göre sorun, mimarlık pratiği ve eğitimine nüfuz etmiş olan bugünün teknoloji eksenli tüketici kültüründe görsellik alanının başatlığından kaynaklanıyor. Dünya deneyimimiz beş duyunun bileşimiyle biçimlenir, oysa çağımızda mimarlık büyük ölçüde yalnızca bir duyu -görme- gözetilerek yapılıyor. Diğer duyu alanlarının bastırılması çevremizi yoksullaştırarak yalıtılmışlık ve yabancılaşma duygusu yaratıyor.

Tenin Gözleri'nin ilk yayımlanışından bu yana, hem mimarlık felsefesi hem de mimarlık öğretimi alanında bedenin ve duyuların rolüne yönelik ilgi gitgide büyüdü. Bunun üzerine yazar, çığır açan kitabını 2005'te gözden geçirip savlarını pekiştirdi. Elinizdeki bu geliştirilmiş basım, mimarlara ve öğrencilere bütüncül bir mimarlık arayışında esin kaynağı olmayı ve genel okurun dünyayı algılama biçimini zenginleştirmeyi bugün de sürdürüyor.
88 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Dersine girdiğim bir hoca şöyle demişti: "Herkes kitap okur; biz mimarlar ise çizimleri okuruz. Bu bizim diğer mesleklerden farkımızdır. Mimarlar içerisinde farklı olmak istiyorsanız, o zaman kitap da okumalısınız." Ve birkaç ay önce aynı hoca bu kitabı tavsiye etmişti. Okumaya hemen fırsat bulamadım; ancak okuduğum zaman hem hocanın ne kadar doğru bir tavsiyede bulunduğunu hem de kitabın içinin ne denli doldurulmuş olduğunu gördüm. Mimarlığın duyularla bağını ele almış olan bu kitabı, aynı fabrikadan çıkma binalar yapıp mimarlığı gerçek anlamından uzaklaştırmak gibi bir düşüncesi olmayan herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Pallasmaa'nın da dediği gibi: "Mimarlık soyu tükenme tehlikesi altındaki bir sanat haline gelmiş durumda."
90 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bu kitabı bitirdikten sonra mimarlığın boyutunu daha iyi gördüğümü ve anlayabildiğimi farkettim. Özellikle üniversite 1.sınıftaki bir mimarsanız birşeyler katacaktır. :)
Göz uzaklık ve ayrılığın organıdır, dokunma ise yakınlık, içtenlik ve sevecenliğin.
Juhani Pallasmaa
Sayfa 58 - YEM Yayın
Bedenlerimiz ve hareketlerimiz çevreyle sürekli etkileşim içindedir; dünya ve kendilik birbirine durmaksızın bilgi sağlar ve birbirini tanımlar. Bedene ilişkin algı ile dünyaya ilişkin imge tek bir sürekli deneyime dönüşür; mekandaki yerinden ayrı bir beden yoktur, algılayan kendiliğin bilinçdışı imgesiyle bağlantılı olmayan bir mekan yoktur.
Mimarlık, varoluşta temellenen plastik ve mekansal deneyim yerine reklamcılık ve anında ikna stratejisini benimsedi; binalar varoluşsal derinlik ve içtenlikten kopuk imge ürünlerine dönüştü..
Mimarlık sınırsız mekanı ve sonsuz zamanı evcilleştirerek insan için katlanır, yaşanılır ve anlaşılır kılar..
"kalp nasıl organizmadaysa, bedenimiz de öyle dünyadadır: Görünür görüntüyü daima hayatta tutar, ona hayat nefesi verir, onu içeriden destekler ve onunla birlikte sistem oluşturur."
Büyük mimari mekanlarda gölge ile ışığın sürekli bir derin soluklanması vardır; gölge soluk alır ve parlaklık ışığı soluk verir.
Mimarlığın asli zihinsel görevi barındırma ve bütünleştirmedir. Mimarlık bizi salt kurgu ve hayal dünyalarında iskan etmek için değil, dünyada-olmak deneyimimize tercüman olmak ve gerçeklik ve kendilik duygumuzu güçlendirmek içindir..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tenin Gözleri
Alt başlık:
Mimarlık ve Duyular
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
90
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944757461
Kitabın türü:
Çeviri:
Aziz Ufuk Kılıç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yem Yayınları
Mimarlık esin verir, bağlanma yaratır, yaşamı berkitir. Peki, o halde kâğıt üzerinde ya da bilgisayar ekranında iyi görünen eskizler "ten"e büründüklerinde nasıl oluyor da bu kadar düş kırıcı olabiliyor?

Juhani Pallasmaa'ya göre sorun, mimarlık pratiği ve eğitimine nüfuz etmiş olan bugünün teknoloji eksenli tüketici kültüründe görsellik alanının başatlığından kaynaklanıyor. Dünya deneyimimiz beş duyunun bileşimiyle biçimlenir, oysa çağımızda mimarlık büyük ölçüde yalnızca bir duyu -görme- gözetilerek yapılıyor. Diğer duyu alanlarının bastırılması çevremizi yoksullaştırarak yalıtılmışlık ve yabancılaşma duygusu yaratıyor.

Tenin Gözleri'nin ilk yayımlanışından bu yana, hem mimarlık felsefesi hem de mimarlık öğretimi alanında bedenin ve duyuların rolüne yönelik ilgi gitgide büyüdü. Bunun üzerine yazar, çığır açan kitabını 2005'te gözden geçirip savlarını pekiştirdi. Elinizdeki bu geliştirilmiş basım, mimarlara ve öğrencilere bütüncül bir mimarlık arayışında esin kaynağı olmayı ve genel okurun dünyayı algılama biçimini zenginleştirmeyi bugün de sürdürüyor.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Burak Öztürk
  • Gaye
  • Nilufer Bozkurtoglu
  • AgaCey
  • ermete gözay
  • yasemin yılmaz
  • serap
  • Zeynep Sena Acar
  • Yusuf Gül
  • Serdar Göktaşlar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%42.9 (3)
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0