Çizimleriyle ve hikayesiyle kesinlikle okunmayı hak ediyor. Yerli çizgi romanlardan mesnetsiz şikayetçi olanlar ya da burun kıvıranlar henüz Tepe ve daha nice güzel işi okumamış diyebilirim.
Okuyun, okutun.
Fevkalade bir anlatım, muhteşem çizimler. Anane en başta diyor ki, ''hayvanın ayağı toprağa değmeli''. Bu sahneyi gördüğüm an anladım harika birşeyle karşı karşıya olduğumu. Çok yaşa Fırat Yaşa!
harika bir taşlama.
çizimlere zaten ayrı bayıldım. özellikle yolculuğa çıkacaksanız, mükemmel bir yol arkadaşı olacaktır.
insanın içindeki o boşluğa kusulan nefret oldukça anlaşılabilir.
Kendini şımartmak istediğin bir gün al ve oku... ama çizimlere bir kaç kez göz gezdirmen gerekiyor... mağara duvarlarına çizilmiş o insanlar ve hayvanların can bulması çok hoş...
İnsanı, insanlığın ilk başladığı yerden anlatmak. Çok önemli bir noktayı, güzel bir hikaye ve çizimler ile desteklemek. Üzerine konuşulabilecek çok şey var. Fakat ben bana hissettirdikleri ve düşündürdükleri ile kitabı kapatıyorum ve bu kitabı rafa kaldırırken şunu her zaman hatırlamanızı dilerim ki;
“Bu gökyüzünde hepimiz varız.”
Türk bir yazar-çizerden grafik roman okumayı pek düşünmüyordum ama çalıştığım kitapçıda dikkatimi çektiği için bir şans vermeliyim diye düşündüm. İyi ki de yapmışım. Hikayesi çerezlik, çizimleri oldukça güzel. Fırat Yaşa, hem yazmış hem çizmiş. Çizimlerin tonlarına, renk paletine bayıldım doğrusu o kadar güzeldi ki. Fotoğraf ekleyebilsem birkaç çizimi özellikle eklemek isterdim.
İnsanların ilk yıllarını, hayvanlarla ilişkilerinin nasıl ilerlediğini temel alıp bir yavru geyiğin gelişen olaylar nedeniyle annesinden ayrı düşmesini, annesini aramasını anlatan kısa bir hikaye aslında. Başlangıcımız böyle ilerliyor ve görünürde çok basit bir hikayeye sahip gibiydi ama okudukça bazı şeylerle bağdaştırıp ister istemez kendi içimde derinleştirdim. Çerezlik ve anlamlı bir okuma oldu benim için.
çizim tarzından kullanılan renklere, kağıt seçiminden konunun anlatılış biçimine kadar gerçekten başarılı bi çizgi roman. empati duygusu güçlü olan biri olarak kitabın bi noktasında gözlerimin dolduğunu da itiraf etmeliyim.
1977'de İstanbul'da doğdum. Beşiktaş-Çarşı'da anneannemle büyüdüm. Mimarlık okudum. Okurken mimari büroda, reklam ajansında ve sonrasında mizah dergisinde çalıştım. Mizah dergilerinde renklendirme yaptım. KEMİK dergisinde çizdim.
İlk çizgi roman kitabım Çizgili Pijamayı 2007-2009'da yazdım, çizdim, boyadım. 2010'da UYKUSUZ'dan çıktı. 2013'de Yiğit Değer Bengi'nin kısa öyküsü Avcı Nunu uyarladım, çizdim, boyadım. 2013'de çıktı.
Beyza Akyüz'ün Uçan Fare öyküsüne çizimler yaptım. TRT Çocuk dergisinde yayınlandı. Uçan Fare ile Hayalet Hayri olarak YKY'den kitap olarak da yayınlandı.
En son, 2016 temmuzda TEPE çizgiroman kitabım Karakarga Yayınları'ndan çıktı. Karakarga dergisinde DKYH köşemi yazıp çizmeye devam ediyorum.