Tesirsiz Parçalar

·
Okunma
·
Beğeni
·
15.415
Gösterim
Adı:
Tesirsiz Parçalar
Yazar:
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059021050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınevi
Baskılar:
Tesirsiz Parçalar
Tesirsiz Parçalar
"Beni affetme... Anlama da... Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu... Beni daha fazla konuşturma... Ben susayım, sen ağla... Gusül abdesti alabileceğim kadar gözyaşı biriktir benim için... Sonra beraberce çayıma siyanür karıştıralım. Önce göm beni, sonra anla…"

Çocukluğa, büyümeye, Beşiktaş'a, bayramlık ayakkabılara, içinden oyuncak çıkan yumurtalara, coğrafi uzaklıklara, bakmak için ölünen gözlere bakamaya, âşık olmaya ve olamamaya; bazen Deep Purple'a, bazen Ferdi Tayfur'a, bazen Salinger'a, bazen Oğuz Atay'a; anneye, babaya, kardeşe, sevgiliye, insana; kısacası hayata dair tesirli bir bakış açısı...

Yanı başımızdaki insanların trajedilerine bir sigara içimi süresince üzülüp sonra unuttuğumuz bir dünyada Ali Lidar, yazdıklarıyla donmuş insanlığımıza ateşle yaklaşıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
240 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10
Edebiyatta "küfür" e karşıyım !!! :)
Ali Lidar da değil :)

"Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu" demiş zaten o kitabına .. edebi bir şaheser beklemeyin fekat :)
"Beni daha fazla konuşturma diyen bu adamı da "anlamadan _gömmeyin :)

#spoiler

Okuyan herkesin ortak noktası şudur ki her hikayesinden mutlak bir alıntı çıkabilen bir anlatı ..bütününde hiç bir işe yaramaz "adam kendini anlatmış yeaw" der gibi olurken o "satır arası cümleler " ile avlamış oluyor sizi :)

Hepimize benzeyen ama hiçbirimize benzemeyen hikayecikler ..oturup bu kitabı yazmam lazım diye değil de ,zaman içinde bunlar beni oluşturdu kalemlerim "donmadan" yazmalıyım demiş bence ..


Keşkelerinden bahsetmiş biraz ..
çok güzel susabildiginden..
gülümsemekle surat asmak arasındaki ruh hallerinden ...
Beşiktaş formasından ...
Bira ve sucuğun ahenginden ..
"Sakin evlenme sucuk bile yedirmiyorlar adama " diye uyarı koymuş mesela :)

Samimi acılarından,sahte mutluluklardan
Rakıdan ,abilerden_kardeşlerden ..
çocukluğundan ,bol bol da sevdiği kitaplardan, özlemeyi bilmeyen Hamingway den ...
pembe ojeli kadınlardan ,anne kelimesinin içindeki fırtınasından ,yavas yavas hayatın elinden kayıp gitmesinden..
Öğretmen olup atanamamaktan ..
yazarlardan ,şarkılardan deep purple ile güne başlayıp ferdi tayfur ,orhan gencebay ile biten gecelerde..... çözdüğü
Nihilizmin anlamı KT Kırmızı ve Fuzuliden ...
hiç sevmediği "kadınlara benzeyen kedilerden _kedilere benzeyen kadınlardan "Soslu nutuklar atılan vedalardan ,can sıkıntısından, çaresizlikten,tükenmekten, tüketmekten ,oyuncak takıtısından ...
ve daha bizden..
ve daha kendinden...
ve daha dünyadan anlatmış ...anlatmış.. anlatmış ...

Bir yürek duyguyu bir tek ..
"Özledim lan !
Cümlesine öyle güzel sığdırmış ki :) ben onu sevdim :)

HER HALTI BILEN ADAM :)

"O benim diyor ..
her haltı bilmek için uğraşırken insanlarla nasıl anlaşılır ,insanlar birbirlerini nasıl idare eder öğrenemedim...
TESİRSİZ ne kadar söz varsa
Ruh cebimde biriktirdim
Ki zaten ben
Küçükken de meraklıydım
Suya yazı yazmaya.. ..

Dip not :)
Biraz sustum , biraz güldüm ,galiba biraz da ağladım. .
Farkında olmadan bilgisayarı da açmışım Cengiz Kurtoģluna eşlik ederken yakaladım kendimi. . :) diyen sevgili
.........ALI LİDAR :) a .. sevgiyle :)

En son Tatar Ramazan gerçek mi ? diye aratırken ...

https://youtu.be/tDWcxt64KEE ...



.bitti :)
240 syf.
·5 günde·3/10
Küfür, kusmuk, alkol, sigara…Kitabın neredeyse yarısının oluştuğu tekrar. Vaktimi daha fazla israf etmeyi göze alıp yazılan küfürleri saysam çok rahatlıkla diyebilirim ki her sayfada küfür. Bazı arkadaşlar şirin göstermek ya da görmek için argo demiş ancak argo falan değil bu bildiğiniz en aşağı seviye kallavi küfür. Herkese- her şeye küfür… kediye küfür, balığa küfür, kendisiyle çorba içmek istemeyen kadına küfür…..????? Yani nezaket takıntım falan yok da … Ya bu kadar zor mu okura saygı duymak??? Ya da moda bir yazar olmak için illa gerek mi küfür?? Bel altı şakalarla gündemde olan komedi filmleri gibi mi mantık?? Ya da tepkilerimizi hakkını vererek taşıyabilecek zeka ürünü cümlelerden bu kadar mu yoksunuz??

Kitabın çoğunda tepkisini kusmak eylemi ile ilişkilendiriyor ya yazar. Afedersiniz ama gerçekten kusmak istedim kitap bitene kadar. Ben mi yaşlandım?? Yeni nesilin beyinlerindeki edebi bölüm mü farklı kodlanıyor artık bilmiyorum.. Zira artık bu tarz kitapları yeni nesil okurlar çok seviyor. Kabul ediyorum yazarın bazı cümleleleri takdir edilesi..Favori duvar yazısı albümü ama keşke küfürle öldürmeseydi o güzelim cümleleri. Ve her bölüm dram??. Dram da anlatılanlar çoğunun yaşadığı rutin hayat. Algıda hassasiyet bence, duygu eşiği fazlasıyla düşük yazarın. Kitapta belirttiği manik depresif hastalığının tesiri muhtemel.

Kitabın arka kapağında yazıyor ya’’ Donmuş insanlığımıza ateşle yaklaşıyor yazar ’’ diye…Elbet okuyana, yazana, sevene saygım ..Ancak benim düşüncem şu ki; kitabı okuduktan sonra (özellikle de -balığına yem vermeyip bir hafta içindeki ölümünü gözlemlediğini anlattığı bölüm ve çöp karıştıran komşusuna duyduğu ve diğer tüm insanların duyduğunu iddia ettiği kayıtsızlığı yazdığı bölüm- ) insanlığım donmasın diye okumayacağım yazarlar listesine ekledim üzülerek yazarı…
240 syf.
·Beğendi·10/10
Kitaba dün başladım ve dün bitirdim. Yazara olan hayranlığımdan dolayı uzun bir süredir bu kitabı merak ediyordum. Merak ettiğim kadar da varmış.

Sizde de kitabın böyle bir etkisi olur mu bilmem ama yazar sanki kulakları, beyni boş vermiş de direk ruhuma hitap ediyormuş gibi geldi. İnsanın içinde bir şeylere dokunduğu kesin.

Kitap farklı farklı konular üzerine deneme ve anılardan oluşmuş. Yazarın anılarının çoğu yürek burkan türden, beni çok etkiledi. Tabi ki birazda merak oluştu içimde. Keşke otobiyografi türünde bir şeyler yazsa da okusak. Kitapta yazarla ilgili bir çok bilgi mevcut; sevdiği şarkıcılar ve şarkılar, beğendiği yazarlar ve karakterler, ailesi...

Sade, içten, konuşma havasında, argolu bir üslupla yazılmış. Okurken bir duygudan diğer bir duyguya sürükleniyor insan. Ve o kadar akıcıydı ki okumaya başladım ve bir baktım kitabın sonuna gelmişim. 5 saat aralıksız okuyup bitirdiğim bir kitap. Tekrar okuyacağım.

İçindeki yazılardan en beğendiklerim " Neden Beşiktaşlıyım?" "Çok konuşma" "Canım insanlar" "Bazı kitaplar" "Değer Yüklemesi" "Mucizelere İnanır Mısınız?" "İyi Kitaplar Dışında" "Edebi ve Ebedi Sitem" "Yenilgi". Ama 'Neden Beşiktaşlı Oldum' başlıklı anısının yeri diğerlerinden de ayrı, uzun bir süre unutamam.

Elinizdeyse hemen okuyun benim başucu kitabım oldu.
Keyifli Okumalar..=))
240 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Birkaç saatte okuyabileceğiniz basit bir dil ile yazılmış bir kitap. Bir söyleşisinde "Etrafımızda çok sık gördüğümüz ama hikayelerini genelde dinlemeye çok zahmet etmediğimiz insanların hikayeleri beni çok etkiliyor." demiş. Yazdıklarını okuyunca gerçekten öyle olduğunu anlıyorsunuz. Neredeyse her sayfasını alıntı yapmak istedim. Bazı hikayelerinde gerçekten içim burkuldu. Kendisi mükemmel bir yazar olmayabilir ama mütevazı ve samimi olmasına hayran olup kitaplarını okumamak elde değil. Gerçekten çok özel bir adam.
240 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Nerdeyse her sayfasından rahatlıkla alıntı yapabileceğiniz bir kitap. Montaigne'nin denemelerini okurken bulduğum tadı ve samimiliği buldum diyebilirim. Hatta Ali Lidar daha içten ve daha sansürsüz olabilir. En acıklı yazılarında dahi gülümsetebilir sizi yazarın anlatım tarzı. Genel olarak sosyal mesaj vermeye çalışmamış da canı sıkıldıkça yazmış gibi, bir nevi tutmuş olduğu günlüğü bizimle paylaşmış gibi. Tavsiye edilir :)
Elimden geldiği kadarıyla hiçbir kitabı yarım bırakmam,istesemde yapamam bunu.Nekadar tarzımın ve beğenimin dışında da olsa başladıysan bitirmelisin derim ve biter.Ama bu kitap için yapamadım bunu,olmuyo kitaba bi türlü ısınamadım.Şöyle satırların tadın damağımda kaldı diyemedim.Hıı bu da böyleymiymiş,bunuda şimdi öğrendim,bak bunu ben böyle bilmiyodum dedirtecek satırlara raslayamadım malesef.
Daha çok kitap bana şu wattpad deki kitap olduğu idda edilen yazıları anımsattı.

Üzğünüm ama
* Ali Lidar da
*Kahraman Tazeoglu
*Ahmet Batman
*Muhsin Ünlü(bi dost tavsiyesi uymak gerek)
*Büşra Yılmaz' ın
da için de bulunduğu "okumak istemediğim yazarlar" listede yerini aldı.
240 syf.
·1 günde·6/10
Çaresizlik bu kadar tükenebilirmiş diye düşünüyorum bu kitap sayesinde. Bu kadar farkındalığı yüksek olabilirmiş bir insanın mutsuzluğu karşısında.
%2 (3/240)
·Beğendi·10/10
Uzun bir süre sustu. Sonra ciddi bir yudum aldı şaraptan. Sonra..

”Demedi abi. Bir kere bile seni istemiyorum demedi.”

”Ee. İstiyorum da demedi. Dedi mi? ”

”Yok. Onu da demedi. Gülümsedi hep.”

”O herkese gülümser oğlum. Mizacı öyle onun”

”Bana başka gülüyor be abi. Biliyorum beni sevdiğini, ben de seni sevecek gibiyim ama daha değil der gibi gülüyor. Bekle diyor sanki bana. Ben de bekliyorum..”
240 syf.
Ali Lidar'ın her yerde alıntılarını görür ve kitaplarını çok merak ederdim.
Merak ettiğim kadar varmış
Kendisiyle tanışma kitabı olarak tesirsiz parçalar kitabını seçtim.Kitap farklı farklı konular üzerine deneme ve anılardan oluşmuş.Sade,içten,konuşma havasında argolu bir üslupla yazılmış ama o argo rahatsız etmiyor insanı.
Okurken bir duygudan diğer bir duyguya sürükleniyorsunuz.
İçinden geçenleri bu kadar mı içten anlatır bir insan
Satırlarındaki içtenlik ve orijinallik hoşuma gitti.Emrah serbes sevenler ve Ali Lidar okumayanlar mutlaka sevecektir Yazar'ın uslubunu.Çünku bana tarzları çok yakın geldi.
En acıklı yazılarda dahi gülümseten bir kitaptı.Çok sevdim,mutlaka diğer eserlerini de okumalıyım.
240 syf.
·5 günde·8/10
Yalnızlığınızı hafifletecek bir kitap :)
''Beni affetme. Anlama da... Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu...''
240 syf.
"Gündüz çekilen acıları ertelemek kolay gibidir. Akıp giden hayata ve insanlara bakarak bile biraz olsun oyalanmak mümkündür gündüz.
Gecenin hüznü ise hafif megaloman bir hüzündür. Peki ya sabaha karşı... beş gibi..."

İlk defa kalemi ile tanıştığım bir yazar oldu Ali Lidar benim için.
Deneme ,günlük tarzı yazdıkları ilgimi çekti hatta diyebilirim ki oldukça beni etkiledi.
Süsten uzak, dobra , samimi biraz küfürlü ifadeler bence oldukça dikkat çekiciydi.
Bilemiyorum garip bir şekilde cümlelerine bağlandım. Severek ve satır altlarını çizerek sayfalarını çevirdim kitabın...
Özellikle annesi ve gösterilemeyen, ifade edilemeyen anne sevgisi hakkında yazdıkları beni derinden etkiledi.
240 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Alı Lidar ben yazarı çok sevdim. Sizi sikmadan akici dille bize birçok seyi anlatmaya calismis bence gayet iyi başarmış. Küçük anılardan oluşan anlamları büyük olan güzel bir kitaptı. Herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntısı içimdeki telaşı kat be kat artırıyor... Seni en çok ben seviyorum desem, en başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en... Ne en? İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını... Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki..
Söyleyecek şeyimiz olmadığından değil söyleyecek çok şeyimiz var aslında ama bugüne kadar anlattıklarımız hiçbir işe yaramadığından konuşmak istemiyoruz.
Anne...
Ben iyi değilim. Neyi tuttuysam elimde kaldı.
Atladığım her öğün için üzülen sen, ruhumdan akan kanı görsen, nasıl dayanırsın bilmem...
Kendimi tek bir cümleyle tanımlamam gerekse, tam olarak hiçbir şey ama her şeyden de birazcık, diye tarif ederim.
Yalnızlık, kişinin sahip olduğu kitap sayısıyla ölçülebilen, tercih edilmiş bir 'uzak durma' faaliyetidir..
Söyleyeceğimiz çok şey var aslında. Ama üşeniyoruz. Ve çok sıkıldık. Önceleri müthiş bir hevesle acılarımızı paylaşacak insan ararken etrafımızda, şimdi kimseler soru sormasın istiyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tesirsiz Parçalar
Yazar:
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059021050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınevi
Baskılar:
Tesirsiz Parçalar
Tesirsiz Parçalar
"Beni affetme... Anlama da... Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu... Beni daha fazla konuşturma... Ben susayım, sen ağla... Gusül abdesti alabileceğim kadar gözyaşı biriktir benim için... Sonra beraberce çayıma siyanür karıştıralım. Önce göm beni, sonra anla…"

Çocukluğa, büyümeye, Beşiktaş'a, bayramlık ayakkabılara, içinden oyuncak çıkan yumurtalara, coğrafi uzaklıklara, bakmak için ölünen gözlere bakamaya, âşık olmaya ve olamamaya; bazen Deep Purple'a, bazen Ferdi Tayfur'a, bazen Salinger'a, bazen Oğuz Atay'a; anneye, babaya, kardeşe, sevgiliye, insana; kısacası hayata dair tesirli bir bakış açısı...

Yanı başımızdaki insanların trajedilerine bir sigara içimi süresince üzülüp sonra unuttuğumuz bir dünyada Ali Lidar, yazdıklarıyla donmuş insanlığımıza ateşle yaklaşıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.431 okur

  • Nuyageva
  • Çağrı Ateş
  • Ayşe Öztürk
  • Kelamsever
  • çağla çekiç
  • Gülçin
  • Nurten sezgin
  • Mustafa Selvi
  • Ayşe Ay
  • Merve Güneş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.2
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%30.7
25-34 Yaş
%37.2
35-44 Yaş
%13.4
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.9
Erkek
%34

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.6 (130)
9
%16 (68)
8
%17.4 (74)
7
%12.2 (52)
6
%5.9 (25)
5
%2.8 (12)
4
%2.6 (11)
3
%2.1 (9)
2
%0
1
%1.6 (7)

Kitabın sıralamaları