Tespih Ağacının Gölgesinde (Bülbülü Öldürmek #2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.673
Gösterim
Adı:
Tespih Ağacının Gölgesinde
Alt başlık:
Bülbülü Öldürmek #2
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707600
Orijinal adı:
Go Set a Watchman
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Harper Lee 'den 55 yıl sonra unutulmaz bir roman daha...

Amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri olan, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek'in unutulmaz karakteri Jean-Louise "Scout" Finch, 20 yıl sonra New York'tan çocukluğunun geçtiği kasabaya, babası Atticus Finch'in yanına, eve dönüyor. Çocukluğunda eşitlik, doğruluk ve adalet kavramlarıyla kişiliğinin yapı taşlarını oluşturan babası Atticus'un hayal kırıklığı yaratan değişimi, artık 26 yaşında genç bir kadın olan Scout'u derinden etkiliyor. 

Harper Lee'nin bilge kaleminden çıkan ve daha yayınlanmadan son yılların en büyük edebiyat olayı haline gelen Tespih Ağacının Gölgesinde, bir tarihsel dönemi güçlü ve gerçekçi çağrışımlarla aktarmakla birlikte, güncelliğiyle de bir eserin kendi devrini aşabileceğinin en nadide kanıtlarından biri...
239 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Pulitzer ödüllü, Amerikan edebiyatının başında gelen kitaplardan biri olan Bülbülü Öldürmek kitabının devamı olan kitabımız ne yazık ki bana Bülbülü Öldürmek'i okurkenki hazzı vermedi. Harper Lee'nin güçlü bir edeyatı var. Ama sanırım birinci kitapta daha etkileyici bir kurgunun olması ikinci kitaba da aynı beklentiyle başlamanızı sağlıyor.  Hikaye, ilk kitapta küçük bir kız çocuğu olan Scout'un 20 yıl sonra babasının yanına dönmesiyle devam ediyor.

Küçüklüğünde babasının adaletine ve doğruluğuna olan sarsılmaz güveni, hayal kırıklığı yaşatacak bir değişimle artık genç bir kadın olan Finch'imizi derinden etkiliyor. Olayların bu ve bundan sonrası kitabı okunaklı kılıyor. Birinci kitabın bıraktığı etkinin devamını beklemeden okursanız hoşunuza gidecektir.

Bu kitapla beni tanıştırdığın için sana çok teşekkür ederim sevgili şirin kardeşim Sherlock Holmes/Duvar/ Hediyelerin en güzeliyle hayatıma dokunman fevkalade hoş bir duygu. Daha nice satırları beraber paylaşmayı umuyorum. Seviliyorsun tatlımm... :)
239 syf.
·19 günde·6/10
Çok sevdiğim ve 2 günde bitirdiğim Bülbülü Öldürmek kitabının ikinci kitabı olan bu kitabı malesef 18 gün kadar uzun bir sürede kendimi zorlayarak okudum. İlk kitabın 20 yıl sonrasını anlatan bu kitap çok fazla olay içermediği için ve gereksiz ayrıntılara boğulduğu için beni tatmin etmedi. Son 30 40 sayfası olmasaydı kesinlikle hiç okumamış olmayı dilerdim. Yine de çok sevdiğim bir yazarın kitabı olduğu için ve sonunda kitabı toparladığı için tavsiye edebilirim.
239 syf.
·10 günde·5/10
Kitaba dair beklentilerim cok yuksekti, ne de olsa beni cok etkilemis olan bir kitabin, "Bulbulu oldurmek"in devam romaniydi.
Ilk kitaptan yaklasik 50 yil sonra yazilmis olan ve ilk kitabin 20 yil sonrasini konu alan bu ikinci kitap beni ne yazik ki tatmin etmedi. Harper Lee'nin dili ve anlatimi kesinlikle ayni tada sahipti, ancak icerik biraz zayif kalmisti sanki. Yine irkcilik konusunu ele almasina ragmen, ilk kitaptaki mahkeme surecinin doyuruculugunu saglayacak somut bir hikaye unsurunu bu kitapta bulamadim ben. Olay romanindan cok, Jean-Louise'in tatil icin eve donusunden sonra kasabasinda ve hayran oldugu tek erkek olan babasinda gozlemledigi degisimlerin kendi ic dunyasinda yarattigi buhrani uzerinden irkciliga deginen bir tahlil romani bence.
239 syf.
·Puan vermedi
"Gelelim bugünkü kitabımız Tespih Ağacının Gölgesinde’ye. Tespih Ağacının Gölgesinde aslında Bülbülü Öldürmek‘ten önce yazılmış ama sonra editörün tavsiyesiyle Tespih Ağacının Gölgesinde bırakılıp Bülbülü Öldürmek ortaya çıkarılmış. Daha sonra Bübülü Öldürmek‘ten 55 yıl sonra ise Tespih Ağacının Gölgesinde nasıl olduysa tekrar yazılmaya başlanmış ve sonunda okuruyla buluşmuş."

⬇️ Kitapla ilgili yazımız ⬇️
http://1cay1kitap.com/...agacinin-golgesinde/
239 syf.
·Beğendi·6/10
Neden"ırkçılığın"önüne gecemiyoruz?İnsanları dilleriyle,dinleriyle,renkleriyle,sınıflandırmak ne demek,insani insan olduğu için sevmeyi ogretebilsek keşke...
239 syf.
·6/10
Gün olur devran döner! Bu kitap aslında fikirlerimizin çağın değişimi ile nasıl etkilendiği, yanlışların mutlak olmadığı gibi doğrularımızın da mutlak olmadığının yazıya vurulmuş hali. Amerika'da yaşanan siyahilere karşı ırkçılık saçmalığı ele alınmış. Ama öncesinde bülbülü öldürmek kitabı okunmalı ki devam niteliğinde olan bu kitap anlaşılabilsin.
239 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İlk kitabın heyecanıyla hemen okumaya başladığım ve ilkinin yanında yavan kalan bir kitap. Sanırım bu biraz da biz okuyucuların ilk kitap sonrası beklentisi. Son bir kaç bölümü gerçekten beğendim. Atticus ideal bir baba vizyonu sunuyor. Genel olarak detaylarla boğulsa da sona yaklaştıkça Jack Amca'nın konuşmaları için okunmaya değer :)
239 syf.
·5 günde·4/10
Bülbülü Öldürmek'in devam kitabı Tespih Ağacının Gölgesinde... Bülbülü Öldürmek başlarda sıkıcı gelmişti sonrasında gönlümü fethetmişti... Ancak bu kitapta hep sıkıldım... Hani belki biraz ilgimi çeker diye sonunu getirmeye çalıştım ama yok... Jean Louise (Scout) çocuk kalsaymış keşke dedim yani... Aslında anlatılmak istenen güzel de işte belki de çeviriden kaynaklı -ki çeviriyi de beğenmedim- bitse de gitsek modunda okudum...
239 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Harper Lee'den 55 yıl sonra etkileyici bir roman daha. Tespih Ağacının Gölgesinde aldığı yılın en iyi kitabı ödülünü sonuna kadar hak ediyor.
İlk kitap olan Bülbülü Öldürmek Pulitzer ödüllü olmasının yanında binlerce insanı etkilemiş bir baş yapıttı. Ben de çok etkilenmekle birlikte biraz zorlanmıştım da okurken. Karakterlerin küçük çocuklar olması nedeniyle diye tahmin ediyorum. Ama yazarın yeteneği, verdiği mesaj ve verme şekli inanılmazdı.
İkinci kitabı okuduğumda ise kesinlikle bayıldım. Devamı için...
https://expectokitabum.blogspot.com/...harper-lee.html#more
239 syf.
·2 günde·9/10
Şu dünyada en hassas olduğum, asla tahammül edemediğim konulardan biri de "Irkçılık"tır. Her şeyden önce insana insan olduğu için değer vermeyi, dilleri, dinleri, özellikle de ırkları üzerinden yargılamamayı bir türlü öğrenemedik. Oysa ne önemi var konuşulan dilin farklı olmasının, ten renginin farklı olmasının ne önemi var? Ya da birbirimizin inançlarına saygı duyabildikten sonra dinlerin farklı olmasının ne önemi var? Benim senden, senin benden ne üstünlüğün olabilir İNSAN OLMAK"tan öte şu hayatta? İnsanlar farklı dinlerden gelip, farklı ırktan olabilir ya da farklı bir dili konuşabiliriz eğer tüm farklılıkları bir kenara bırakıp karşımıza baktığımızda sadece bir İNSAN görmeyi kavrayabilirsek işte o zaman ortak bir noktada; İNSANLIKta buluşabiliriz diye düşünüyorum.
Geçmişten günümüze bir çok insan toplumsal yaşamında ağır baskılara maruz kaldı, birçok insan katledildi fakat hâlâ şu zehirli, pis zihniyeti katletmeyi başaramadık. Umarım bir gün insana insan olduğu için değer verebilmeyi., baktığımız zaman karşımızda sadece insan görebilmeyi öğrenebiliriz. Tüm bunları görmeye belki bu kuşağın ömrü yetmeyebilir ama yavaş yavaş yeni nesillerin yüreğine -insanlığımızı yitirdiğimiz bu kirli dünyada- insani duyguların tohumunu ekip filiz vermesini sağlayabiliriz. İyi yetiştirme, konu üzerine davranışlarımızla örnek olmak kadar okumalarını ve farkındalık sahibi olmalarını da sağlamak çok önemli. Bu nedenle Harper Lee'nin konu üzerine yazmış olduğu,başyapıt niteliğindeki bu iki eserin mutlaka okunması, okutulması ve ders çıkarılması gereken eserler arasında yer aldığını düşünüyorum.

Tespih Ağacının Gölgesinde, Harper Lee'nin bir çocuğun gözünden özgürlük, adalet, eşitlik ve ırk ayrımı gibi konuları çarpıcı bir dille ele aldığı Pulitzer ödüllü romanı Bülbülü Öldürmek'in 55 yıl sonra yayımlanan devam niteliğindeki kitabıdır. Bu kitapta Bülbülü Öldürmek'in haşarı kızı Scout'ın 20 yıl sonra 26 yaşında genç bir kadın olarak Maykomb'a dönüşünü ve karşılaştıkları karşısında yaşadığı hayal kırıklığını ve iç dünyasındaki çöküşü okuyoruz. Hatırlarsınız, yıllar önce tüm kasabanın baskılarına rağmen doğru bildiği yoldan asla dönmeyip, dürüstlüğünden ve dik duruşundan ödün vermeyen başarılı bir avukat, çocuklarına her zaman doğru bildiği şeyleri aktaran, okurunu karakteriyle kendisine hayran bırakan bir bir baba figürü vardı: Atticus Finch! O dönemde Atticus, Maycomb kasabasında kimsenin davasını üstlenmediği siyahi genç bir adamın davasını üstlenmiş ve beyazların karşısında siyahların -haklı veya haksız da olsa- her koşulda suçlu bulunduğu adalet sisteminin ve toplumun zehirli zihniyetinin karşısında durmuştu. Fakat o günkü Atticus ile 20 yıl sonrasının kaleme alındığı Tespih Ağacının Gölgesinde eserinde okuduğumuz Atticus arasında ciddi bir fark olduğuna tanık oluyoruz ve bir anda yıllar sonra zenci düşmanı olmuş bir Atticus beliriyor karşımızda. Scout kasabaya dönüşünde karşılaştığı bu manzara karşısında derinden etkileniyor. Belki de bir başkası olsa bu kadar etkilenmeyebilirdi ama ırkçılık yapan söz konusu kişinin babası olması onu çok büyük hayal kırıklığına uğratıyor. Onu büyüten, örnek aldığı, hayran olduğu, ağzından bir gün olsun "pis zenci" gibi bir kelime duymadığı Atticus'u ve geçmişini sorgulamaya başlıyor Scout.. Peki sonra ne oluyor dersiniz? işte orası kitabın sayfalarında gizli :)

İlk kitabın biraz gölgesinde kaldığı konusunda diğer okurların görüşlerine katıldığımı dile getirmeliyim ama bu kitabın kesinlikle kötü olduğu veya okunmaya değer olmadığı anlamına gelmiyor. Tespih Ağacının Gölgesinde'de ilk kitaba göre ırkçılık kavramı daha pasif kalmış ya da diğer bir deyişle ırkçılık kavramı ilk kitaptaki gibi çarpıcı bir biçimde, somut bir örnekle kitabın geneline yayılmamıştı. Belki de bu nedenle biraz ilk kitabın gölgesinde kalıyor diyebiliriz. Öte yandan ilk kitapta olmayan karakterlerin bu kitapta karşımıza çıkıyor olması okurken biraz karakterleri yadırgamamıza, geçmişten bir şeyler aramamıza neden oluyor. Kitapta yer yer geçmişe dönüşler, yeni karakterlere adapte olma açısından kitabı biraz daha dengelemiş.
Scout'ın haşarı hallerinden, çocuksu ruhundan, merhametinden, yazarın ise dilinin akıcılığından hiçbir şey kaybetmediği, okuruna olayları ilk kitapta öne çıkan iki karakter üzerinden farklı bir pencereden aktardığı bu güzel kitaba ön yargıyla yaklaşmadan ama ilk kitaptaki kadar çok büyük beklentilere kapılmadan -mutlaka- okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
239 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bülbülü öldürmek kitabının devamı olan kitapta zenci ırkın meselesi daha da büyümüş hatta içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Scott ise bu durum ile ilgili babasından hiç beklemediği bir davranış gördüğü için ona olan güveni sarsılmıştır. Kendi iç sarsıntıları çerçevesinde gelişmekte olan olayları ilk gençlik duygularıyla anlatan genç bir kadının hikayesidir.
239 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kesinlikle, yazarın ilk kitabı Bülbülü Öldürmek kadar etkileyici, akıcı, çarpıcı bir kitap olmadığını söylemek gerekir. Devamı olduğu kitapla kıyaslanmadığı takdirde ise tamamen kendine özgü, mükemmel bir havası olduğu da yadsınamaz. Özellikle kitabın sonlarına doğru hararetli, eleştirel, iğneleyici, ironik diyaloglara bakarak bile yazarın, Bülbülü Öldürmek ile başlayan bu güzel hikâyesini böylesine güzel bitirdiğini görebiliriz.
Seni tanımak güzeldi Scout...
''Şunu da hep hatırla: Geriye bakıp, düne, on yıl önceye bakıp o günkü halimizi görmek her zaman daha kolaydır. Zor olan, şu anki bizi görmektir. Bu beceriyi edinebilirsen, yuvarlanıp gidersin.''
Jean Louise kalktı, kitap raflarına gitti.Bir sözlük çekip sayfalarını karıştırdı. " Bağnaz," diye okudu. " İsim. ' Kendi kilisesine, dini inancına ya da görüşüne inatla, körü körüne ve tahammülsüzce bağlı olan kişi.'
Karşıdan bakıldığında geçinmesi kolay, yanında genellikle rahat rahat edebildiğiniz bir kızdı, ama ona kolay biri demek kesinlikle mümkün değildi.
... - babasının daha genç halini anımsıyordu ve babası ona hiç yaşlanmıyormuş gibi geliyordu.
'' Ama sözümü dinletmek zor. Dünyadaki sorunların çoğunun nedeni de bu zaten;insanlar denileni yapmıyor. ''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tespih Ağacının Gölgesinde
Alt başlık:
Bülbülü Öldürmek #2
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707600
Orijinal adı:
Go Set a Watchman
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Harper Lee 'den 55 yıl sonra unutulmaz bir roman daha...

Amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri olan, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek'in unutulmaz karakteri Jean-Louise "Scout" Finch, 20 yıl sonra New York'tan çocukluğunun geçtiği kasabaya, babası Atticus Finch'in yanına, eve dönüyor. Çocukluğunda eşitlik, doğruluk ve adalet kavramlarıyla kişiliğinin yapı taşlarını oluşturan babası Atticus'un hayal kırıklığı yaratan değişimi, artık 26 yaşında genç bir kadın olan Scout'u derinden etkiliyor. 

Harper Lee'nin bilge kaleminden çıkan ve daha yayınlanmadan son yılların en büyük edebiyat olayı haline gelen Tespih Ağacının Gölgesinde, bir tarihsel dönemi güçlü ve gerçekçi çağrışımlarla aktarmakla birlikte, güncelliğiyle de bir eserin kendi devrini aşabileceğinin en nadide kanıtlarından biri...

Kitabı okuyanlar 1.008 okur

  • Benden ziyade
  • Nurbanu
  • Barış
  • Saki Sarıbulak
  • Behiye Karaoğlan
  • Bayram Gülçin Algan
  • Merve Önen
  • Gizem Şener
  • Kader
  • Cennet

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%5.1
18-24 Yaş
%20.2
25-34 Yaş
%38.3
35-44 Yaş
%22.1
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.9
Erkek
%21.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.6 (54)
9
%10.7 (37)
8
%18.2 (63)
7
%21.6 (75)
6
%17.6 (61)
5
%9.8 (34)
4
%4.9 (17)
3
%1.7 (6)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları