Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği

4,0/10  (1 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
490 gösterim
'' ... Ben inkılâp ruhunu Fikret' ten aldım... O, yurdunun ve ulusunun uygar dünya ulusları arasında ün ve onurla yaşayabilmesi için gereken her şeyi düşünen, yazan ve bu uğurda yaşamını ifade eden bir insandı... Yazık ki biz ona hâlâ yetişemedik...''
Mustafa Kemal Atatürk

... Yaşamı ve yapıtlarıyla Türk Aydınlanma Devrimi'ni gerçekleştirmede Ulu Önderimiz Atatürk'e esin kaynağı olan Tevfik Fikret'le ilgili kitabınızı severek okuyorum. Sizi içtenlikle kutlarım...''
Ahmet Necdet Sezer
(Tanıtım Yazısından)

Kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Tevfik Fikret hakkında bir şeyler öğrenebileceğimi düşünmüştüm. Yazar daha çok Fikret üzerinden kitabı yazdığı dönemin politik eğilimlerini eleştiriyor. Tevfik Fikret' ten çok Atatürk' ten bahsediyor. Atatürk' ün Tevfik Fikret' e olan hayranlığı üzerinden konuyu ortak fikirlerine getirip, oradan da Fikret' le hiç ilgisi olmayan, Atatürk' le ilgili, bu kitapta olmaması gereken hikâyeler anlatıyor. Ancak ikinci yarıda Fikret' ten bahsediyor ki o da yüzeysel olarak ve sadece özel hayatından. Fikret' e yapılan, hakarete varan ağır eleştirilere cevap vermeye çalışmış. Tevfik Fikret hayattayken kendisi savunma ihtiyacı duymamış ama yazar, herhalde avukat olduğundan, bir duruşmadaymış gibi bu olumsuz eleştirilere cevap vermiş. Haluk Gerçeği' ne gelince; bir tür düşünceden, felsefeden bahsedeceğini ummuştum. Bir zihniyeti öğreneceğimi sanmıştım. Gerçek' ten tek kasıt oğlu Haluk' un Hristiyan oluşuyla ilgili. Kendince buna haklı sebepler göstermeye çalışmış. Haluk hakkında ki bazı ithamların doğru olmadığını ispatlamak ister gibi girmiş bölüme ancak biri hariç hepsi doğruymuş iddiaların. Tek yanlış bilgi çocuklarını Hristiyan olarak yetiştirmesi. Çünkü çocukları yokmuş. Ama bir kilise de baş rahip olarak görevli olduğuna göre, belki haberlerdeki çocuklardan kasıt kilisenin baktığı çocuklardır. Neyse; kitaptan Tevfik Fikret' in sanatçılığıyla ilgili bir şeyler öğrenmek mümkün değil. Ne edebiyatçılığı ne de ressamlığı üzerine. Hayal kırıklığı oldu bu kitap bende. Kitabın sonuna Tevfik Fikret' in yazar tarafından sadeleştirilmiş şiirleri eklenmiş. Şiirlerin orijinallerine de yer verilseydi daha iyi olurdu. Şiiri değiştirince, ne kadar doğru olursa olsun, güzelliği kalmıyor. Kısacası okumanızı tavsiye etmiyorum.

Kitaptan 4 Alıntı

Kızlarını okutmayan millet oğullarını
manevî öksüzlüğe mahkûm etmiş demektir;
Hüsranına ağlasın!

...Evet, anaların bağrı,
Uygarlığın kutsal bahçesidir; en geri,
En âciz, en bahtsız millet, kadınlığı
Cehalete kardeş edendir!

Tevfik Fikret

Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 46 - Pergamon)Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 46 - Pergamon)

HAN-I YAĞMA
Bu sofracık efendiler -ki yutulmaya hazır
Huzurunuzda titreyen- şu milletin hayatıdır.
Şu milletin ki can çekişir, şu milletin ki acılıdır
Fakat sakın çekinmeyin; yiyin, yutun hapır hapır.

Yiyin efendiler yiyin; bu iştah sofrası sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler, pek açsınız, bu çehrenizde bellidir;
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı, kim bilir?
Şu nimetler sofrası bakın, gelişinizle övünür
Bu, hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.

Yiyin efendiler yiyin; bu iç açıcı sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Hepsi bu nazlı beylerin, ne varsa ortalıkta say;
Soy sop, şeref ve şan, oyun, düğün, konak, saray.
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin; bu iştah sofrası sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı, yok zarar,
İhtişamın gururu var, intikamın sevinci var.
Bu sofra iltifatınızdan işte mutluluk umar
Sizin şu baş, bayin, ciğer, bütün şu şanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin; bu can katan sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa; malını,
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini,
Olanca rahatını, gönlünün tüm sevincini,
Hemen yutun, düşünmeyin haramını, helâlini...

Yiyin efendiler yiyin; bu iştah sofrası sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın gider ayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak!
Bugün ki mideler kavi, bugün ki çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin; bu haykıran sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Tevfik Fikret

Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 276 - Pergamon)Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 276 - Pergamon)

HALUK' UN AMENTÜSÜ

Varlıkları yaratan bir güç var; ulu ve arınmış,
Kutsal ve yüce; ona vicdanla inandım.

Toprak vatanım, insan soyu milletim... İnsan
İnsan olur ancak, bunu iz'anla inandım.

Şeytan da biziz, cin de, ne şeytan ne melek var;
Dünya dönecek cennete insanla, inandım.

İnsanoğlu birbirinin kardeşi... Hülya!
Olsun, ben o hülyaya da bin canla inandım.

Elbet şu mezar ömrünü bir ışıklı mahşer
Takip edecektir, buna imanla inandım.

Aklın büyüyen mucizeleri önünde
Batıl geçecek yere hüsranla, inandım.
Tevfik Fikret

Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 250 - Pergamon)Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 250 - Pergamon)

HASBIHAL
Alet işler, el övünür
Derler; her söze kanmayın,
İşitin de inanmayın!
El tutarsa yürür saban,
Eldir sabanı da yapan!
Tevfik Fikret

Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 299 - Pergamon)Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Orhan Karaveli (Sayfa 299 - Pergamon)