Tevhid (Düşünce ve Hayata Yansımaları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
584
Gösterim
Adı:
Tevhid
Alt başlık:
Düşünce ve Hayata Yansımaları
Baskı tarihi:
27 Şubat 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055222444
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahya Yayınları
Baskılar:
Tevhid
Tevhid
Klasik ve en sade ifadesiyle tevhid, “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur” ifadesine sağlam bir şekilde inanmak ve tanıklık etmektir. Olumsuz gibi görünen ve bir fikri kısaca özlü bir şekilde söylemenin zirvesini teşkil eden bu ifade, İslam’ın bütünü içinde en büyük ve en zengin manaları ihtiva eder. Bazen bir kültür, bir medeniyet veya bütün bir tarih bir cümleyle ifade edilir. İşte, tevhid kelimesinde anlamını bulan tam da budur. İslam’ın bütün çeşitliliği, zenginliği ve tarihi, kültürü ve öğretisi, hikmeti ve medeniyeti, cümlelerin en kısasında yoğunlaştırılıp özetlenmiştir: La ilahe illallah. İslami zihin veya akıl, hiçbir şekilde “dini-seküler”, “kutsal-profan”, “kilise-devlet” gibi birbirine zıt kavram çiftlerini tanımaz. İslam’ın din dili Arapçanın kelime hazinesinde, bunların karşılığı olan hiçbir kelime bulunmaz. Bu nedenle, nasıl insan hayatının birinci ilkesi bireyin tekliği ise ve nasıl gerçekliğin birinci ilkesi Allah’ın tekliği ise, İslami bilginin birinci ilkesi de hakikatin tekliğidir. Bu üç birlik, birbirinin tezahürüdür ve asla birbirlerinden ayrılamazlar. Böyle bir birlik, mutlak ve nihai ilkedir. Bu ümmetin mensupları zihinde veya tasavvurda, niyette veya iradede, tahakkuk veya eylemde olmak üzere üçlü bir uzlaşma oluştururlar. Bu toplum, inananların şeriatın gölgesinde her daim kaim olan devinim içindeki kardeşliğidir. Bu, aklı “ikna etme” işinin hiç bitmediği bir okul, iradenin sürekli disiplin ve eğitime tabi tutulduğu bir saha ve kaderin boynuzlarından yakalanıp tarihin yazıldığı bir arenadır.
224 syf.
Bilginin İslamileştirilmesi kitabından sonra bir faruki hayranı olduğum doğrudur. Faruki'nin tevhid adlı kitabı, geniş çaplı bir tevhit tanımı içerir ve bir kelimenin kapsamının ne kadar geniş boyutlarda olabileceğini akla hayale gelmeyecek bir genişlikte önümüze serer..
224 syf.
·Beğendi·8/10
Klasik ve en sade ifadesiyle tevhid, “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur.” ifadesine sağlam bir şekilde inanmak ve tanıklık etmektir. Olumsuz gibi görünen ve bir fikri kısaca özlü bir şekilde söylemenin zirvesini teşkil eden bu ifade, İslam’ın bütünü içinde en büyük ve en zengin manaları ihtiva eder. Bazen bir kültür, bir medeniyet veya bütün bir tarih bir cümleyle ifade edilir. İşte, şehadet kelimesinde ifadesini bulan tam anlamıyla budur. İslâm’ın bütün çeşitliliği, zenginliği ve tarihi, kültürü ve öğretisi, hikmeti ve medeniyeti, cümlelerin en kısasında yoğunlaştırılıp özetlenmiştir :
Lâ ilahe illallah.
224 syf.
·Puan vermedi
Faruki bu harika eseri ile modern zamanda tevhidin hayatımıza nasıl bir anlam katması gerekliliği üzerinde duruyor. Yıllar önce lise yıllarındaki kafa karışıklığıma derman olur diye bir kitapçıda indirimli bir fiyata almıştım. Ama o dönemki zihnim hep bu eseri kaldıracak seviyede değildi hem daha da karıştı. Ama üniversite yıllarında tekrar okumaya başlayınca ciddi katkısı oldu bana. Tevhidin toplumsal, siyasal, ahlakî.. vb. yorumlarının hayatımıza yansıyış biçimlerini irdeliyor. Oldukça beğendiğim bir yazarın güzel bir kitabı. Arkadaşlar Farukî'nin aynı zamanda İslam Kültür Atlası da var eşi ile birlikte hazırladıkları. Kesinlikle onu da edinmelisiniz.
İnsanın kalbi ilahlara, Tanrıya sığındığından daha az sığınır. İnsanın niyeti, hemen hemen sürekli değişen makam derecelerine ulaşma arzusuyla bulandırılır. En soylu niyet, Kant'ın öğrettiği gibi, en saf olanı, yani "keyfi hareket"in tüm hedeflerinden arındırılmış olanıdır. Ve niyetlerin en safı, bütün keyfi amaçlar kaldırıldıktan ve uzaklaştırıldıktan sonra ulaşılan İslâm'dır.
Ahlaki değerler insanlar arası ilişkilerde hayata geçirilmediği müddetçe, göklerdeki aşkın alanda ideal özler olarak kalır.
Sorumluluğun olmadığı yerde hiçbir eylem ahlaki bir değer taşımaz ve ilahi buyrukların önemli bir kısmı da gerçekleşmez.
İnsanın niyeti, hemen hemen sürekli değişen makam derecelerine ulaşma arzusuyla bulandırılır. En soylu niyet Kant'ın ögrettiği gibi, en saf olanı, yani "keyfî hareket" in tüm hedeflerinden arındırılmış olanıdır. Ve niyetlerin en safı, bütün keyfî amaçlar kaldırıldıktan ve uzaklaştırıldıktan sonra ulaşılan İslamdır.
İslam medeniyetinin özünün İslam, İslamın özünün tevhid, tevhidin özünün de Allahın birliği, Allahı tek mutlak, yüce, yaratıcı, ve herşeyin Sahibi ve Yöneticisi olarak kabul etmek olduğunda şüphe yoktur. Bu iki temel öncül, İslam medeniyetine mensup olanlarca yada ona iştirak edenlerce şeksiz şüphesiz kabul edilmiştir. Ancak son zamanlarda misyonerlerin, oryantalistlerin ve İslamın diğer düşmanlarının onlara şüphe tohumları attığı biz Müslümanlar için âşikârdır.
Artık bu dünya, insanların çeşitli şartlar altında halihazırda içinde bulundukları elem ve ızdıraplardan farklı yazgılarla tekrarlanmayacaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tevhid
Alt başlık:
Düşünce ve Hayata Yansımaları
Baskı tarihi:
27 Şubat 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055222444
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahya Yayınları
Baskılar:
Tevhid
Tevhid
Klasik ve en sade ifadesiyle tevhid, “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur” ifadesine sağlam bir şekilde inanmak ve tanıklık etmektir. Olumsuz gibi görünen ve bir fikri kısaca özlü bir şekilde söylemenin zirvesini teşkil eden bu ifade, İslam’ın bütünü içinde en büyük ve en zengin manaları ihtiva eder. Bazen bir kültür, bir medeniyet veya bütün bir tarih bir cümleyle ifade edilir. İşte, tevhid kelimesinde anlamını bulan tam da budur. İslam’ın bütün çeşitliliği, zenginliği ve tarihi, kültürü ve öğretisi, hikmeti ve medeniyeti, cümlelerin en kısasında yoğunlaştırılıp özetlenmiştir: La ilahe illallah. İslami zihin veya akıl, hiçbir şekilde “dini-seküler”, “kutsal-profan”, “kilise-devlet” gibi birbirine zıt kavram çiftlerini tanımaz. İslam’ın din dili Arapçanın kelime hazinesinde, bunların karşılığı olan hiçbir kelime bulunmaz. Bu nedenle, nasıl insan hayatının birinci ilkesi bireyin tekliği ise ve nasıl gerçekliğin birinci ilkesi Allah’ın tekliği ise, İslami bilginin birinci ilkesi de hakikatin tekliğidir. Bu üç birlik, birbirinin tezahürüdür ve asla birbirlerinden ayrılamazlar. Böyle bir birlik, mutlak ve nihai ilkedir. Bu ümmetin mensupları zihinde veya tasavvurda, niyette veya iradede, tahakkuk veya eylemde olmak üzere üçlü bir uzlaşma oluştururlar. Bu toplum, inananların şeriatın gölgesinde her daim kaim olan devinim içindeki kardeşliğidir. Bu, aklı “ikna etme” işinin hiç bitmediği bir okul, iradenin sürekli disiplin ve eğitime tabi tutulduğu bir saha ve kaderin boynuzlarından yakalanıp tarihin yazıldığı bir arenadır.

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Vaveyla
  • mehmet said nur
  • Durmuş samet ergin
  • Feyza Yılmaz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0