Tevhid ve Toplum

·
Okunma
·
Beğeni
·
744
Gösterim
Adı:
Tevhid ve Toplum
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753521116
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar
İnsan varoluş ve yaratılış gayesinin gereğini yerine getirmek istiyorsa, Allah'ın mülkü olduğunu bilmeli ve bir 'abd' bilinciyle davranmalıdır. Eğer 'abd' olduğunu unutur veya reddeder de kendisini mülkün sahibi veya ortağı kılmaya kalkışırsa yaratılış gayesini tersine çevirecek sapma başlıyor demektir. Bu sapmanın neticesi ise, sadece dünya hayatı düşünüldüğü zaman, aldanma, yanlışlık, kötülük, zulüm, sömürü, keder, gözyaşı, acı çile, ahlaksızlık, sapıklık ve benzerleridir. Şirk işte böylesi bir sapmadır ve dolayısıyla arızidir, yanlıştır tehlikeli bir gidiştir. Peygamberler ise böylesi tehlikeli bir gidişin önünü kesmek, böylesi yanlış bir sapmayı önlemek ve gerçekleşmiş olanları tekrar güzergâhına oturtmak için gelirler; "Andolsun ki her ümmete Allah'a kulluk edin, tağutlardan kaçının" diye peygamberler göndermişizdir.

Peygamberler, insanların idrakine, duygularına hitap edip, bulundukları yolun yanlışlığını gösterir ve dosdoğru yolu tarif ederler; "İşte benim doğru yolum bu. Ona uyun, (başka) yollara uymayın ki, sizi O'nun yolundan ayırmasın! (Azabından) korunmanız için (Allah) size böyle tavsiye ediyor."(6/153)
Bunun gereği ise, Tevhid gerçeğini açıklamak ve gereğini göstermektir:
İnsan ile Rabbi olan Allah arasında uyum.
İnsan ile toplum arasında uyum. İnsanın inanç, düşünce ve yaşantısı ile mutlak hakikat ve yaratılış gayesinde uyum.
214 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Celaleddin vatandaş konulara öyle bir deginmis ki Musa (a.s) dönemindeki olaylarla gunumuzde yaşananları öyle noktalardan yakalamış ki hayran kalmamak elde değil kitapta sadece bir problem gördüm elmalili Hamdi yazırdan yaptığı nakilde firavun ayette diyor ey haman bana bir kule yap göklerin yollarına ulaşayim ve musanın rabbiyle konuşayım ama ben musanın yalancılardan olduğunu düşünüyorum buna elmalilinin yaptığı yorum gökte olma meselesini firavunun kendisinin uydurduğu fakat hakikat böyle değildir allah başka bir ayette goktekinin basiniza taş yagdirmayacaginı.,başka bir ayette allah ars a istifa etti demektedir
214 syf.
·8/10 puan
Müslüman olarak okumalı ve öğrenmeliyiz . Bu kitapta bilmemiz gereken bilgiler mevcut tam kapsamlı olmasada bir yerlerden başlamalıyız...Herkes okur inşallah bu tarz dinimiz üzerine yazılmış kitapları.
214 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Tevhid kelimesini bilmeyenimiz yoktur elbet. Hatta zikrini her daim çekmeye gayret ederiz. Peki anlamını, neler ihtiva ettiğini ne kadar biliyoruz? Ve bunu hayatımıza ne kadar uyguluyoruz? Bize unutturulan kavramlar, istismara uğrayan kelimelerle dolu hayatımız.
Inşaallah öğrenip,hayatımıza uygulayan mümin kullarindan oluruz.
Kitaba gelince tevhidin toplumla bağlantısını anlatmakta. Özellikle firavundan bahsedip ,örnekler vermesi daha anlaşılır kılmış. Herkesin mutlaka okumasını öneririm.
TVdeki "İslam'da Kadın” konulu bir açık oturumda, Profesör ünvanlı bir bayan, tesettürün Allah tarafından emredildiğini açıklayan yanındaki tesettürlü bayana
şunları söylüyordu; “Ulu Allah'ın başka işi gücü yokta senin benim gibi bayanların saçıyla başıyla mı uğraşacak. Allah çok yücedir, uludur ve bu tür basit işlerle uğraşmaz.” İşte bu sözler ve bakış açısı şirkin oluşmasındaki en önemli faktördür.
Insanın yasalar yapacak şekilde mutlak anlamda ilim ve iradeye sahip bir varlık olmamasına rağmen, yegane ilah olan Allah'ın yasalarını tanımayarak,kendiliğinden yasalar yapacak ve bunlara uyacak olursa zelil ve hakir olmayı kendiliğinden kabullendigi açıklanır.
Peşpeşe vahyolunan ayetlerle de şaşkınlık ve öfkeleri daha da artar. Zira bu ayetlerde, istisnasız bütün insanların aynı anne ve babanın çocukları olduğu, bu itibarla insanlar arasında soya dayalı üstünlük veya aşağılığın sözkonusu olamayacağı açıkça belirtilir. Cinsiyet, ırk ve toplum farklılığının insanlar arasında
üstünlük/aşağılık ayrımına neden olmayacağı bildirilir. Açıklanır ki, insanlar arasında üstünlük veya aşağılık farklılığı, sıralaması sözkonusu olabilir. Ancak bunun nedeni renkler, ırklar, cinsler, mallar, mülkler veya statüler değildir. Farklılığın yegâne nedeni emrettiği tarzda yaşama veya yaşamama farklılığıdır;

Tin'e ve Zeytûn'a andolsun.
Sina Dağı'na andolsun.
Ve bu Güvenilir Şehre andolsun ki,
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.
Yalnız, inanıp iyi işler yapanlar hariç. Onlar için ardı arkası kesilmeyen bir mükafat vardır... (95/1-6)
Ey insanlar! biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere böldük. Allah yanında en üstün olanınız, (Allah'ın hükümlerine itaat konusunda titiz davranıp, isyandan) en çok korkanınızdır. Allah bilendir, haber verendir. (49/13)
...İslam bir kişi veya kişilerin menfaatini değil tüm insanların menfaatini gözetir. Zira İslam’ı oluşturan Allah’tır ve O’nun menfaate ihtiyacı yoktur. Çünkü o herşeyin sahibidir. Eğer insanları, İslam’a göre yaşamaya çağırıyorsa bu insanların menfaatine olduğu içindir:

“Allah, kullarını esenlik yurduna çağırıyor.”
Pek tabiîdir ki, toplumun yarısını teşkil eden kadınların insan kabul edilmediği, diğer yanısının büyük bir kesimini hayvanlar kadar dahi değeri olmayan kölelerin oluşturduğu, geriye kalanların büyük bir kısmını da, önemli bir imkâna ve statüye sahip olmayan hür erkeklerin oluşturduğu Mekke toplumunda, o seçkinler grubu, İslâm davetinden rahatsız olur. Zaten, haksız menfaatleri ve bu menfaatleri temin edip meşru kılan toplumsal yapılaşmayı temelden değiştirmeye aday olan İslâm'ı, birlik ve beraberliklerinin en önemli düşmanı olarak görenler, Mekke'nin bu beş-on kişilik aristokrat grubu olur. İslâm'ın, insanlar arasındaki ırk, dil, soy, cinsiyet ayrımlarını ve bu ayrımların neden olduğu hak ve sorumluluk farklılıklarını reddeden
mesajlarını büyük bir şaşkınlık ve kızgınlık içerisinde dinlerler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tevhid ve Toplum
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753521116
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar
İnsan varoluş ve yaratılış gayesinin gereğini yerine getirmek istiyorsa, Allah'ın mülkü olduğunu bilmeli ve bir 'abd' bilinciyle davranmalıdır. Eğer 'abd' olduğunu unutur veya reddeder de kendisini mülkün sahibi veya ortağı kılmaya kalkışırsa yaratılış gayesini tersine çevirecek sapma başlıyor demektir. Bu sapmanın neticesi ise, sadece dünya hayatı düşünüldüğü zaman, aldanma, yanlışlık, kötülük, zulüm, sömürü, keder, gözyaşı, acı çile, ahlaksızlık, sapıklık ve benzerleridir. Şirk işte böylesi bir sapmadır ve dolayısıyla arızidir, yanlıştır tehlikeli bir gidiştir. Peygamberler ise böylesi tehlikeli bir gidişin önünü kesmek, böylesi yanlış bir sapmayı önlemek ve gerçekleşmiş olanları tekrar güzergâhına oturtmak için gelirler; "Andolsun ki her ümmete Allah'a kulluk edin, tağutlardan kaçının" diye peygamberler göndermişizdir.

Peygamberler, insanların idrakine, duygularına hitap edip, bulundukları yolun yanlışlığını gösterir ve dosdoğru yolu tarif ederler; "İşte benim doğru yolum bu. Ona uyun, (başka) yollara uymayın ki, sizi O'nun yolundan ayırmasın! (Azabından) korunmanız için (Allah) size böyle tavsiye ediyor."(6/153)
Bunun gereği ise, Tevhid gerçeğini açıklamak ve gereğini göstermektir:
İnsan ile Rabbi olan Allah arasında uyum.
İnsan ile toplum arasında uyum. İnsanın inanç, düşünce ve yaşantısı ile mutlak hakikat ve yaratılış gayesinde uyum.

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Mertcan Bektaş
  • Sümeyye Aslan
  • Hatice Sunay
  • Büşra Betül
  • Tayfun BARANLI
  • Selçuk Emir
  • Evin Çiftçi
  • muntazir
  • Emre Beyaz
  • Behzat Aktura

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (4)
9
%23.5 (4)
8
%29.4 (5)
7
%0
6
%5.9 (1)
5
%17.6 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0