The Canterbury Tales

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.440
Gösterim
Adı:
The Canterbury Tales
Baskı tarihi:
30 Ocak 2003
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780140424386
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Books
Baskılar:
Canterbury Hikayeleri
Canterbury Hikayeleri
Canterbury Hikâyeleri
The Canterbury Tales
Inspired by Boccaccio's Decameron, and framed as a storytelling competition between a group of pilgrims, Geoffrey Chaucer's The Canterbury Tales is one of the greatest works of English literature, translated from the Middle English with an introduction by Nevill Coghill in Penguin Classics.

In The Canterbury Tales Chaucer created one of the great touchstones of English literature, a masterly collection of chivalric romances, moral allegories and low farce. A story-telling competition between a group of pilgrims from all walks of life is the occasion for a series of tales that range from the Knight's account of courtly love and the ebullient Wife of Bath's Arthurian legend, to the ribald anecdotes of the Miller and the Cook. Rich and diverse, The Canterbury Tales offers us an unrivalled glimpse into the life and mind of Medieval England.

Nevill Coghill's masterly and vivid English verse translation is rendered with consummate skill to retain all the vigour and poetry of Chaucer's fourteenth-century Middle English.

'Nevill Coghill's easy, seductive translation ensures that this, the most popular work in English Literature - now 600 years old - will run through yet more centuries, delighting yet more readers, shaping more writers'
Melvyn Bragg
176 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Karadenizde yol havası vardır buda uzun yol hikayeleri gibi bir kitap :) Yolculuğu eğlenceli hale getirme niyetiyle Canterbury'ye varmak üzere yola çıkan bir grup hacının at sırtında birbirlerine anlattıkları hikayelerden oluşuyor.Dönem itibariyle 1300'ler İngilteresi, yazar çağının aksine kitabı ingilizce kaleme alıyor bence birazda bu nedenle İngiliz edebiyatının başlangıcı kabul edilmiş bir eser.Çünkü çoğunluk ya fransızca yada latince konuşuyordu.İngilizceye dönüş yapan bu eser matbaanın keşfinden çok daha önce elle yazılıp çoğaltılmış.Buna rağmen orta çağda en çok satan kitaptır kendileri.Tabiki bence bunun nedeni eserde halktan karakterlere olduğu gibi yaklaşması.Örneğin din adamlarını tiye alması,şövalye görünümlülerle dalga geçmesi,gerçekten halktan çalan çırpan karakterlere ve kadın erkek ilişilerine yer vermesi ki bunu yaparken alttan alttan doğru olanıda savunması halka halktan olanın verilmesi kitabın sevilmesini kolaylaştırmış.Hikayelerin akıllıca olması kadar yazarımızda pek akıllıca.1340 yılında doğmuş ki,zamanı İngilterenin en karışık dönemi.100 yıl savaşları var.Böyle bir dönemde böyle bir eser yazmak için ya çok yürek yemiş olmak lazım yada kendini saray kısmına çok sevdirmiş olması lazım.Ben ikinciyi seçtim.Bence kendini sevdirmiş.Tabi kara kaşını kara gözünü değil.Casusluk yapmış.Tabi,tabi.Kendisi delikanlılık çağında bir kontesin yanında çalışmış bütün İngiltereyi dolaşmış.Bu bir insana ne katar bayım ? Çok gezen çokta bilir nihayetinde.İnsan tanımış insan.Daha sonra İngilterenin Fransa işgalinde kralın ordusuna katılmış askerlik yapmış.Al sana öğrendimi siyaseti.Ki bence buralarda bağlantılar kurdu.1360 ta kraliyet ulağı olarak çalışmış.Sizce ne getirip götürüyordu.Ya ya.III.Edward'ın pasta tarifleri.İtalya'da İspanya'da Fransa'da görevlerde bulunmuş.Ne öğrendi? Dil.Daha sonraları avukatlık eğitimi alıyor gümrük memuru oluyor hatta kraliyet ödülüne layık görülüyor falan filan.Asıl nokta III.Edward'ın ölümünden sonra gelen II.Richard da bu adamı yanında tutuyor.Tuhaf.100 yıl savaşları hanedan savaşlarıdır.Yani kimsenin kimseye güvenmediği iç savaş ve karanlık zamanlar.III.Edward ve II.Richard aynı hanedandan yani şey Plantagenet hanedanı bir sonra gelende IV.Henry Lancaster hanedanından neyse oraya girmeyeyim.Yani demek istediğim bir krala hizmet eden, ki sırlarıda biliyordur,başka bir kral tarafındanda kullanılması caiz mi.Hıım bence bu adam her kral için siyasi başarı getiren çok alengerli bir adamdı.Nihayetinde bu 3 kralada hizmet etmiş ve eceliyle vefat etmiş.Düşünün hizmetinde bulunduğu krallar bile eceliyle ölemedi,hanedan savaşı taht kavgası türlü dalavere.Yazarımız bence her defasında kelleyi kurtarmış.Kendini kurtarırkende arada bu hikayelerle uğraşmış.Eserin orjinali nazım şeklindedir.Yine kendini kurtarma içinde değerlendirebileceğimiz IV.Henry'nin annesi için dokunaklı bir şiiride mevcuttur.Şiirdenmidir bilinmez yeni kral IV.Henry'de Chaucer'ı severmiş.Neyse kendileri Londrada Westminister Manastırı'nın bahçesinde yatıyor.Ondan sonra ölen İngiliz edebiyatının en önemli yazarlarıda oraya gömüldü.Kimler yokki orda oo Charles Dickens,Neville Chamberlain,Isaac Newton ve daha fazlası yıldızlar karması.Son olarak söylemek istediğim İngiliz edebiyatının başlangıcı sayılan bu eserin yazarının 5 yıldızlık casus olması İngilterenin güneşi hiç ama hiç batmayan devlet olmasında ne kadar etkisi vardır acabağğ neticede göt kadar ülke :) ama akıllı adamlar seviyorum kendilerini saygılarrr..
504 syf.
·Puan vermedi
Geoffrey Chaucer'in Canterbury Hikâyeleri , İngiliz dilinin ilk eserlerinden kabul ediliyor. Peter Ackroyd bu anlatıyı günümüz İngilizcesine düzyazı şeklinde taşımış ve harika bir kitap ile okuyucusunu buluşturmuş.
Canterbury'ye doğru yolculuk yapan bir hacı kafilesi , yolculuk boyunca birer hikaye anlatıyor ve hikayesi en çok beğenilen bedava yemek ödülünü kazanacak.
Her bir hikayenin anlatıcısı ile bağlı bir tarafı olması, on dördüncü yüzyıl İngiltere'sine bir bakış sağlaması açısından önemli. Her hikâyede çıkarılacak bir ders var. Özellikle o dönemin kadın erkek ilişkileri, evlilik kurumu üzerine anlatılan hikayeler dikkatimi çekti. Yüzyıllar boyunca değişmeyen bakış açısını maalesef günümüz ilişkilerinde, evliliklerinde görmek çarpıcıydı. Cengiz Han, İskender, Neron, Julius Caesar, Hercules gibi isimleri hikayelerde görmek ayrı keyifliydi.
Özellikle o dönemde yapılacak her iş için gök ,gezegen, yıldız haraketerinin gözlemlenmesi de dönem ile ilgili bilgiler vermekte. Pagan inanıştan tek Tanrılı din inancına geçilmesi süreci de hikayelerde göze çarpan anlatılardan.
Anlatılacak , üzerine konuşulacak çok fazla konu var ama burada bırakıyorum. Okumadan geçmeyin diyorum, sonsuz sevgiler.
641 syf.
·12 günde·Puan vermedi
13.yy da böyle bir kitabın yazılması ve küçüklüğümüzde okuduğumuz masallar gibi prenseslerin, kahramanların tadını da hatırlatmasıyla tatlı bir his bırakıyor hikayeler.

Haçlı seferlerinin ciddi ve zorunlu bir görev olmaktan çıkıp dualar ve ilahiler eşliği yerine şen şakrak, iğnelemelerle, çok güzel eleştiriler ve gülüşlerle yolculuğun zevk için yapılan yolculuğa dönüştüğünü, hacıların yol çoookk uzun, sıkılmayalım herkes birer hikaye anlatsın en güzel hikayeyi anlatana da yemek ısmarlarız fikriyle hikaye yarışı başlar ve hac yolculuğunun eğlenceye dönüşünü çok güzel anlatıyor.

Ortaçağ döneminde simyanın yeri hakkında fikir vermesi, din ve hukuk kurumlarının bozulmasını, evlilik, karı-koca ilişkileri, kadın erkek egemenlik konuları, din ve yargı kurumlarının bozulması, rüşvetler, şövalyeler, büyüler, yıldızlar, prensler, papazlar, keşişler, mitoloji, venüsler vsvs farklı bir yere götürüyor kitap... iyi okumalar ,)
"Evlat,"derdi annem."Birçok adam,ağzını açtığı ve çok konuştuğu için işini kaybeder.Sessizlik en iyi siyasettir."
Geoffrey Chaucer
Sayfa 165 - Büyülü Fener
"Birçok dost edinin fakat bin tanesinin içinden yalnızca bir tanesini kendinize danışman olarak seçin."
Geoffrey Chaucer
Sayfa 229 - Melibee Hikayesi
"Dünyaevi mutluluğun komşusu ani hüzün!
Tam mutluyum derken acı serpilir derhal
Sonuna fani uğraşlarla geçen her günümüzün..."
Geoffrey Chaucer
Sayfa 167 - Avukatın Hikayesi
"Koyun yapağısında bulunan güveler elbiselere ve, ağaç kurtçukları ağaçlara nasıl zarar verirse üzüntüler de kalbe aynı şekilde zarar verir."
Geoffrey Chaucer
Sayfa 221 - Melibee Hikayesi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Canterbury Tales
Baskı tarihi:
30 Ocak 2003
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780140424386
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Books
Baskılar:
Canterbury Hikayeleri
Canterbury Hikayeleri
Canterbury Hikâyeleri
The Canterbury Tales
Inspired by Boccaccio's Decameron, and framed as a storytelling competition between a group of pilgrims, Geoffrey Chaucer's The Canterbury Tales is one of the greatest works of English literature, translated from the Middle English with an introduction by Nevill Coghill in Penguin Classics.

In The Canterbury Tales Chaucer created one of the great touchstones of English literature, a masterly collection of chivalric romances, moral allegories and low farce. A story-telling competition between a group of pilgrims from all walks of life is the occasion for a series of tales that range from the Knight's account of courtly love and the ebullient Wife of Bath's Arthurian legend, to the ribald anecdotes of the Miller and the Cook. Rich and diverse, The Canterbury Tales offers us an unrivalled glimpse into the life and mind of Medieval England.

Nevill Coghill's masterly and vivid English verse translation is rendered with consummate skill to retain all the vigour and poetry of Chaucer's fourteenth-century Middle English.

'Nevill Coghill's easy, seductive translation ensures that this, the most popular work in English Literature - now 600 years old - will run through yet more centuries, delighting yet more readers, shaping more writers'
Melvyn Bragg

Kitabı okuyanlar 57 okur

  • nilgunakbas

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0