The Edge of Never (The Edge of Never #1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.732
Gösterim
Adı:
The Edge of Never
Alt başlık:
The Edge of Never #1
Baskı tarihi:
15 Kasım 2012
Sayfa sayısı:
426
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781480095533
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Edge of Never (The Edge of Never #1)
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Createspace Independent Publishing Platform
Baskılar:
Hiçliğin Kıyısında
The Edge of Never
Twenty-year-old Camryn Bennett had always been one to think out-of-the-box, who knew she wanted something more in life than following the same repetitive patterns and growing old with the same repetitive life story. And she thought that her life was going in the right direction until everything fell apart.

Determined not to dwell on the negative and push forward, Camryn is set to move in with her best friend and plans to start a new job. But after an unexpected night at the hottest club in downtown North Carolina, she makes the ultimate decision to leave the only life she’s ever known, far behind.

With a purse, a cell phone and a small bag with a few necessities, Camryn, with absolutely no direction or purpose boards a Greyhound bus alone and sets out to find herself. What she finds is a guy named Andrew Parrish, someone not so very different from her and who harbors his own dark secrets. But Camryn swore never to let down her walls again. And she vowed never to fall in love.

But with Andrew, Camryn finds herself doing a lot of things she never thought she’d do. He shows her what it’s really like to live out-of-the-box and to give in to her deepest, darkest desires. On their sporadic road-trip he becomes the center of her exciting and daring new life, pulling love and lust and emotion out of her in ways she never imagined possible. But will Andrew’s dark secret push them inseparably together, or tear them completely apart?
472 syf.
·2 günde·5/10
Ahh benim bir kitap alırken arka kapağını okumama alışkanlığım...

Okuduğum kitapların konuları bana biraz sürpriz olsun diye genelde okumadan alırım, genelde de beni yanıltmazlar her biri benim için ayrı bir sürpriz ayrı bir heyecan olurdu. Hiçliğin Kıyısında gerek 1k da gerekse kitapçılarda oldukça karşıma çıkan bir kitaptı, alayım okuyayım bu dertten kurtulayım istemiştim, ama gelin görün ki daha dert oldu sanki. Reading slump'a girmeme yol açtı.

Yanlış anlaşılmasın bu türden kitapları sevenler için paha biçilmez bir kitap ve paha biçilemez bir şekilde akıcılığı var; aslında çok da kolay okunulabilen çerezlik bir roman; ama sanırım kitabın adına ve yazarına bakarak daha farklı bir şey beklemişim. Sevemedim bir tülü, zaman zaman sayfaları ileri almak zorunda kaldım. Son sayfalarında yazar Andrew kozunu kullanmasaydı bu kadar başarıyı yakalayamayacağını düşünüyorum.

Kısacası kitap şunu anlatıyor; yaşadığı kayıplar sonucunda hayatta hiç bir duygu hissedemeyen ve hayatının monotonluğu arasında sıkışıp kalmış, 20 yaşında genç bir kız olan Camryn'nin bir gün kafasına, kendini yeniden keşfedinceye dek otobüsle yolculuk yapmak eser. Varış noktasını rastgele seçerek yaptığı bu uzun yolculukta Andrew ile karşılaşır ve böylelikle olaylar aşklar falanlar filanlar yaşanmış olur ...
Evet, yaklaşık 400 sayfa boyunca bunu anlatıyor ...
Sıkıldığım kadar var değil mi ...

Tahmin edilebilir bir kurgusu vardı, yazar dediğim gibi Andrew'in sır kozunu kullanmasaydı ki oda sonradan esmiş sanırım, çünkü sonradan eklendiği neredeyse barizdi, bu kadar sevilen bir kitap olmazdı.

Daha önceden de dediğim gibi yanlış anlaşılmasın bu türden kitapları sevenler için yalın bir dili akıcı bir kurgusu vardı, her ne kadar sevememiş olsam da kendini bana yarım bıraktırmadı. Öyle veya böyle merak ettirip okutturdu.

Son olarak da şunu söyleyeyim biraz yaşı büyükler okusun, çok olmasa da müstehcenlik barındırıyor kitap.
472 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap beni benden aldı.. Kesinlikle harikaydı; ağladım, kahkahalarla güldüm... Finalinde her şey bitti işte diyerek daha dayamadım hüngür hüngür ağladım bir mutsuz biten kitabın daha sonuna geldim dedim kendi kendime ve artık ağlamaktan okuyamaz duruma geldim neredeyse bırakıyordum elimden daha fazlasına dayanamayacaktım ama bırakmaya da dayanamayacaktım.. Okudum okudukça gülümsemem gittikçe arttı, son yaprağına geldiğimde ise mutlulukları için ağlamaya başladım bir nevi onlar için sevinç göz yaşları döktüm. Kitabı elimden bırakırken tek diyebildiğim şey 'harikaydı ya' oldu..
467 syf.
·4 günde·5/10
Kitap için yazılan incelemeleri okudum ve evet kendi incelememi yazabilirim.

Özellikle yazılan incelemeleri okudum önce çünkü acaba hani ben mi dikkatli okumadım diye düşünüp kendimi eleştirip size daha güzel ve yanlış bir inceleme yazmamaya çalışmayı hedefliyordum. Hedefime ulaşabilirim umarım...

Uykucu Midilli'ye ithaf ediyorum dedikten sonra hepinize şimdiden keyifli okumalar diliyorum.

10 üzerinden 5 puan vermemin sebebini mi açıklasam, yoksa kitabı mı anlatsam? Pekala önce konuyu anlatmalıyım sanırım...

'Sevgili Camryn hep eksikliğini hissettiği, duygularını doğru gösteremediği bir hayattan tuhaf ve bilmediği bir yolculuğa çıkarken bilmediği şey kaderin her daim bizler üzerinde bir oyunu olduğuydu...'

Bu kitabın wattpad kitaplarıdan bir farkı yoktu gözümde. Hele hele Andrew sürekli 'güzelim' dedi ya artık dedim tamam en sonunda kusucam. Artık o kadar usanmıştım bu kelimeden bir süre bu kelime gözüme bile gözükmemeliydi.

Kitapta çok fazla rahatsız edici unsurlar -cinsellik üzerine- yer alıyordu. Oldum olası bunlar hep rahatsız etmiş ve midemi bulandırmıştı. Bu kitapta ise en rahatsız olduğum ikinci şey ise buydu.

İki aşık birbirlerine çabuk alışması, aynı arabada seyahat etmesi vs. orası da ayrı bir şaşırttı beni. Anlamıyorum biz Türklerde mi bir problem var yoksa yabancılar mı çok normal? Hele hele birbirlerinin kaderi olduklarını hemen anlayıp gelişen olaylara ne demeli...

Ben açıkça söylemek gerekirse tavsiye etmiyorum. Tavsiye edenlere ise şaşırıyorum. Klasik ergen kitaplarıydı sonuçta ve Dünya klasikleri okumaya başladığımdan beri bu tarz benim ilgimi hiç çekmiyor, bunun da payı vardır elbette.

Okutacağımı sanmıyorum ama okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim... Gerçekten keyif alırsanız tabii :))

İyi geceler 1k..
472 syf.
·7/10
Hiçliğin Kıysında iki kez elime alıp geri bıraktığım bir kitap olmuştu.İkisinde de hikayeye dahil olamamıştım ve dışlanmış gibi hissetmiştim kendimi.Ama bu sefer kıyıdan köşeden kitaba girebildim ve rahat bir şekilde 3-4 saatte bitti.
Konusunu tek cümleyle özetleyeyim.Hayatı yolunda gitmeyen Camryn yolculuğa çıkar ve Andrew'le tanışır.İşte bu kadar.
Kitabın genelinde hep bir şeyler olmasını bekledim.Kötü bir kitap mıydı? Asla.Ama benim beklentilerim arasında daha ilginç şeyler vardı.Yazar koymuş bir aksiyon ama o da sondaydı! Son 60 sayfa filanda ve ne yalan söyleyeyim pek fazla etkilenmedim.
Romantik bir kitaptı.Yani şöyle diyeyim gençlik enerjisiyle dolu bir kitaptı.
Yazıma değinecek olursak dediğim gibi rahat okunabilecek, akıcı bir kitaptı.İki karakterin bakış açısıyla anlatılıyordu ki bu kitaba cuk oturmuştu çünkü ne onlar birbirlerini tam tanıyordu ne de biz onları tanıyorduk.
Bu arada sonda ( sondan altıncı sayfa idi sanırım) yazar çok kötü ters köşe etti bizi.
İşte böyle arkadaşlar.
Kitaba puanım 7/10.Okumanızı öneririm.Ben okuyan çoğu kişi gibi ölüp bitmedim ama beğenmeme durumu da söz konusu değil.Mükemmel olmadığını bilerek başlarsanız sıkıntı yaşamazsınız sanırım.
472 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Ben böyle bir kitap okumadim ömrü hayatım da çok güzel bir anlatıma sahip ve akıcı çok severek okudum güldürdü çoğunluk la ama ilerledikce sonlara yaklaştıkça ağladım hiç beklemediğim bir şeyle karşılaştım ama sonunda tekrardan güldürdü bn iki duyguyu su zamana kadar bir kitapta yasamamistim konu bakımından çok güzel işlenmiş bir kıtap.
472 syf.
·5 günde·8/10
Yapılan yorumlara istinaden büyük bir keyifle başladım okumaya çok mükemmel bir şey bekliyordum ama bende mi bir sıkıntı vardı bilemedim. Ben keyifli bir aşk romanı okuyamadım. Bir sayfa okuyayım herhalde bir şeyler olacaktır diye kendimi zorladım okurken ama hiçbir şey olmadı. Kız kendini yollara atıyor, yolda biriyle karşılaşıp aşık oluyorlar ondan sonrası diye devam edip anlatmak isterdim ama anlatamıyorum çünkü anlatılacak bir şey olmadı. Bir de benim gözüme batan bir durum vardı ki o çok acemice geldi bana. Yazar bir karaktere yöresel bir konuşma eklemiş ama bu kitabın Türkçe’ye veya başka dillere çevrileceğini düşünmemiş sanırım. Türkçe’ye çevrilince yazın yapılan berbat aşk dizilerindeki Egeli karakterleri anımsattı. Olmasa daha iyi olurdu bence.
467 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
İkinciye okumama rağmen hala ilk günkü gibi üstüne daha çok duygular katarak okuduğum her satırında kendimi bulduğum sırdaşılıkta çığır aşan bi kitap anıları falan süper hayatımda hiç bu kadar altını çizerek okumamıştım. Ne desem kelimeler az kalıyor
472 syf.
·7/10
Çooook keyifli bir aşk romanıydı.7 puan verirken içimin yağları erimedi dersem yalan olur. Ama romanı bu denli keyifli kılan yan ultra keyifli (en azından benim açımdan) bir grup aşk romanının kırması olmasıydı ve özgünlük yoksunluğu da aldığım okuma keyfine rağmen puan kaybetmesine neden oldu. Önce romandan biraz bahsedelim: 20 yaşındaki kızımız Camryn özel ve ailevi hayatında yaşanan tatsız ve üzücü bir takım olayların ardından hayattan keyif almayı bırakmış, geleceğe dair herhangi bir beklenti ya da planı olmayan bir gençtir. Yaşadığı şehirde son dakikada yakın arkadaşıyla arasında geçen olayların ardından orada daha fazla tutunamayacağına karar verir ve hedefsiz bir şekilde kendisini yollarda bulur. Seyahat güzergahındaki bir aktarmada otobüsüne binen ve arka koltuğuna oturan Andrew adlı genç adam, hayata dair bütün bakış açısını değiştireceği gibi ruhunun kabuklarını da kat kat kırmasına sebep olur.

Evet, gelelim tanıdıklık hissi yarattığı romanlara: Tatlı bela-ayaklı bela, kusursuz kimya, aynı yıldızın altında parçacıkları ile azıcık grinin elli tonu ve gabriel serisi tadı bile vardı romanda. kötü bir birleşim miydi? Eğer yukarıda saydıklarımı okumamış olsaydım kesinlikle hayır. Orjinal mükemmel olmasa bile her daim kopyalarının tadından daha kalıcı bir iz bırakır geriye diye düşünenlerdenim. Bu romanda da bu vardı. Ama tam yaz dönemi romanıydı ve yine de okumak isteyenlere tavsiye etmeden geçemeyeceğim:)
472 syf.
·Beğendi·9/10
Hayat aklimizin bile alamayacagi kadar kisa... Kim bilir belkide gün'de hatta an'da yasamak gerek, nefes aldigimiz her an'in kiymetini bilerek sevdiklerimizle dolu dolu gecirmeli her an'i. "Hicligin kiyisinda" da iste bunu anlatiyor yazar. Ölüm sevenleri kac kere ayirabilir, kac kere insani tüketebilir...? Kac kere bittim dedirtir...? Bazen sonlar yeni bir baslangic oldugu gibi, ölümde yeni bir hayat olabiliyor... Bazen yasanilan bir beraberlik ask ile adlandiriliyor, sonra bir bakmisinki daha önce yasanilan o beraberlik ask degilmis, ve bunu insan gercek ask'i buldugunda anliyor...
"Hicligin kiyisinda" bir otobüs yolculuguyla baslayan, sonra kendini yeni bir ask'in icinde bulmanin, buldugun yerdede kaybetmeyi, yeniden ölüm korkusunu yasamayi anlatiyor... Ask romanlari okumayi seven herkesin sevecegi türden bir kitaptir "Hicligin kiyisinda". Buram buram masumiyet'i, ask'i, bagliligi, fedakarligi, dostlugu ve daha bir cok insanlik adina güzel seyi anlatiyor... Iyi ve kötü arasindaki farki, insanlarin göründügü gibi degilde, iclerinde gizlediklerinden ibaret olduklarini anlatiyor...
Ask romani okumayi seven herkese gönül rahatligiyla tavsiye edebilecegim bir kitap. Hatta "Hicligin kiyisinda" yi okurken an gelecek gülümseyecek, an gelecek hüzünleneceksiniz.. Ve mutlaka kendinize ders cikaracaginiz bir seyler buldugunuz kadar sahib olduklariniz icinde sükredeceksiniz ;) Herkese iyi okumalar :)
472 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
#kitapyorum

Serinin ilk kitabını bitirdim…
Camryn başına gelen onca talihsiz-üzücü olaylardan ve yaşadığı kayıplardan sonra kendini dış dünyaya kapatmış ve ilk bulduğu otobüse atlayarak nereye gideceğini bilmeden bir yolculuğa çıkmıştır.
Andrew de aynı otobüste dir ve onunda hayatında yüzleşmesi gereken olaylar ve sırlar vardır ve oda bunlarla başa çıkamıyordur.

Bu birbirini tanımayan iki genç otobüs yolculuğunda arkadaş olurlar ve birlikte farklı yerlere seyahat etmeye başlarlar. Gittikleri yerlerde neler yaşarlar ???

Yolculukları esnasında ikisi de birbirine yardımcı olurken, fark etmeden kendilerini yeniden keşfetmeye başlarlar. Bazı yaralar iyileşirken başka yaralar mı açılacaktır?? Andrew’un ondan gizlediği sır yolun sonunda bu ikiliyi ayıracak mıdır? O sır nedir?

Açık vermemek için daha fazla yazmayacağım ancak bu kitap da yaşananlar ;
"Aslında bazılarımızın hayal ettiği ama gerçekleştirmek için ya cesarete sahip olamadığı veya başka nedenlerle yapamadığı bir şey onların bu yaşadığı :)"

İki ana karakterin diyalogları çok keyifliydi, zaman zaman çok eylendim gülüm :) duygulandım. Gizem ve sırları merak ederek sayfaları çevirdim...
Akıcı bir kurgu, özellikle finale doğru göz yaşlarımı tutamadım, hele öyle bir yer var ki finalde, sesli "hayırrrrrrr" diye bağırdığımı biliyorum, yazar güzel bir ters köşe yapıp, beni mahvetti…

Keyifle okudum. Akşam serinin ikinci kitabına başlamak için sabırsızlanıyorum.
472 syf.
·1 günde·3/10
Bir kitap ancak bu kadar övülüp ancak bu kadar berbat olabilirdi.Tamam,berbat fazla cüretkar bir kelime belki ama büyük beklentiyle aldığınız bir kitabın beklentinizin çok çok altında kaldığını hayal edin.Benim durumumda aynen bu oldu.
Herkes sonunda ağladım diyordu.Ne ağlaması?Sonunda kahkaha attım.Bu kadar fiyasko bir son olabilir miydi gerçekten?
Yazar beni hayal kırıklığına uğrattı.Halbuki Katiller Çetesini ne de çok sevmiştim.
472 syf.
·Beğendi·10/10
Camryn ve Andrew ikiside harika karakterlerdi.Bu iki insanın karşılasması ve yaşadıkları çok güzel bir şekilde anlatılmıştı.
"acele etme, kötü anılarını sınırla. O zaman gideceğin yere çok daha hızlı varırsın ve yolda daha az engelle karşılaşırsın."
Bir parçamız içten içe serbest kalmak isterken bizi hep aynı şeyleri yapmaya mecbur eden neydi ?
J. A. Redmerski
Sayfa 12 - ephesus yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Edge of Never
Alt başlık:
The Edge of Never #1
Baskı tarihi:
15 Kasım 2012
Sayfa sayısı:
426
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781480095533
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Edge of Never (The Edge of Never #1)
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Createspace Independent Publishing Platform
Baskılar:
Hiçliğin Kıyısında
The Edge of Never
Twenty-year-old Camryn Bennett had always been one to think out-of-the-box, who knew she wanted something more in life than following the same repetitive patterns and growing old with the same repetitive life story. And she thought that her life was going in the right direction until everything fell apart.

Determined not to dwell on the negative and push forward, Camryn is set to move in with her best friend and plans to start a new job. But after an unexpected night at the hottest club in downtown North Carolina, she makes the ultimate decision to leave the only life she’s ever known, far behind.

With a purse, a cell phone and a small bag with a few necessities, Camryn, with absolutely no direction or purpose boards a Greyhound bus alone and sets out to find herself. What she finds is a guy named Andrew Parrish, someone not so very different from her and who harbors his own dark secrets. But Camryn swore never to let down her walls again. And she vowed never to fall in love.

But with Andrew, Camryn finds herself doing a lot of things she never thought she’d do. He shows her what it’s really like to live out-of-the-box and to give in to her deepest, darkest desires. On their sporadic road-trip he becomes the center of her exciting and daring new life, pulling love and lust and emotion out of her in ways she never imagined possible. But will Andrew’s dark secret push them inseparably together, or tear them completely apart?

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 30 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları