The Invisible ManH. G. Wells

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.554
Gösterim
Adı:
The Invisible Man
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
187
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059489805
Orijinal adı:
The Invisible Man
Dil:
İngilizce
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
The Invisible Man
Görünmez Adam
Görünmez Adam
The stranger came early in February, one wintry day, through a biting wind and a driving snow, the last snowfall of the year, over the down, walking from Bramblehurst railway station, and carrying a little black portmanteau in his thickly gloved hand.
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 18. kitap oldu. Bu kitap, görünmezlik fikrinin ilk defa ortaya atıldığı ve işlendiği kitap olarak bilimkurgu alanında son derece önemli bir yere sahip. Zaten kitabın yazım tarihi 1897. Sadece bu iki bilgi bile yazara ve kitaba ciddi bir saygı duymamızı gerektiriyor.

H.G. Wells, önceki okuduğum Zaman Makinesi adlı kitabında zamanda yolculuk kavramını işlemiş ve zamanda yolculuk yapılabileceği fikrini ilk defa ortaya atmış olan yazardır. Bu kitabında da görünmezlik fikrini ilk defa ortaya atması ve bilimsel açıklamalarla görünmezlik fikrini desteklemesi H.G. Wells'i gözümde bambaşka bir noktaya çıkardı. Gerçekten de anlatımına ve zekasına bir kez daha hayran oldum. Sanırım kendisinin bir bilimkurgu üstadı olduğunu söylemeye gerek yok.

Yazarımız ile ilgili bir paragraf daha açmak istiyorum. Bunun sebebi ise, diğer bilimkurgu yazarlarına göre farklı olduğunu düşündüğüm bir yönünü sizlerle paylaşmak... Wells, kitaplarında yarattığı karakterlerinin psikolojik tahlillerini son derece başarılı bir şekilde yapabilen bir yazar. Hatta bir ara Stefan Zweig okuyormuş gibi hissettiğimi de ifade etmek isterim. İlk okuduğum kitabı olan Zaman Makinesi'nde "zaman yolcusu" adını verdiği karakterinin psikolojik tahlillerini de bu kitabındaki Görünmez Adam Griffin'in psikolojik tahlillerini de son derece güzel bir şekilde okurun önüne sunmayı başarmış. Bu yönüyle bir takdiri hak ettiğini söylemek gerekiyor.

Kitap, bir pansiyona gelen ve yazarın "tuhaf adam" diye nitelendirdiği garip bir yabancının karşımıza çıkması ile başlıyor. Bu garip adam tabii ki Görünmez Adam Griffin'in ta kendisi. Ve Görünmez Adam kolaylıkla tahmin edeceğiniz üzere, görünmezlik iksirini bulmuş olan bir bilim adamı. Yalnız, biraz psikopat bir karakter. Mesela babasının intiharına sebep oluyor ve buna dair bir üzüntü duymuyor yahut gözünü kırpmadan hırsızlık yapabiliyor veya insanları terör estireceğine dair korkutabiliyor. Anlayacağınız, tavırları oldukça kaba ve antipatik. Fakat bence Wells'in ana karakterini sempatik göstermek gibi bir amacı da yok. Onun yapmaya çalıştığı tek şey, görünmezlik kavramının olumlu ve olumsuz yönlerini okuyucunun önüne sermek ve bu konu üzerine okuyucunun düşünmesini sağlamak.

Görünmez Adam, bir bilim kurgu kitabı olması nedeniyle görünmezliği ispatlama amacı güdüyormuş gibi görünse de bence gerçek öyle değil. Zira görünmezliği, ışığın kırılması gibi bir takım bilimsel gerekçelere dayandırsa da, aslında yazar görünmezliğin icat edilebileceğini ispatlamaya çalışmıyor. Onun yapmaya çalıştığı tek şey, görünmezlik tutkusuyla yanıp tutuşan bir bilim adamının, Griffin'in, görünmezliği keşfettikten sonra başına gelenleri, hissettiklerini, sonu gelmez bir çaresizliğe ve trajik bir maceraya sürüklenişini anlatmak.

Zira, görünmezliğin birçok olumsuz yönleri de var. Şöyle ki; Görünmez Adam'ımız üzerine bir şey giyerse hemen şekil alıyor ve doğal olarak görünür hale geliyor; soğuk havalarda bile üstüne bir şey giyemiyor ve dışarıda çıplak dolaşmak zorunda kalıyor; çamurlu yollardan yürüyemiyor, çünkü ayak izleri hemen belli oluyor; yemek yiyemiyor, çünkü yedikleri dışarıdan bakanlar tarafından midesinde hemen görülüyor... İşte görünmezliğin de böyle olumsuz yönlerini ortaya koyuyor yazar... Ayrıca Görünmez Adam, kitabın başından beri kime güvendiyse hep güveni boşa çıkarılan ve adeta sırtından bıçaklanan biri. Böyle olunca da kitabın sonlarına doğru, öfke dolu ve intikam dürtüsüyle yanıp tutuşan, hissiz bir yaratığa dönüşüyor.

Görünmez Adam, H.G. Wells'in okuduğum ikinci kitabıydı ve Zaman Makinesi'nde olduğu gibi yine beni kendisine hayran bırakmayı başardı. Son derece beğendiğim ve tavsiye ettiğim bir eser oldu. Görünmezlik fikri üzerine bir kere daha düşünmemi sağladı. Daha fazla ilginizi çekmesi için düşündüren bir soruyla yazımı sonlandıracağım. Çünkü görünmezlik üzerine biraz düşünmenizi istedim...

Görünmez bir insan olsaydınız ilk yapacağınız şey ne olurdu ve bunu yaptığınızda vicdanen rahatsız olur muydunuz?
H.G. Wells kitabında insanın toplum içindeki yerini ve kimliğini aramasını anlatan bir eseridir.

"Ama kafam iyice karıştı. Peki şeyi sorabilir miyim... Nasıl oluyor? Ne tür bir yardıma ihtiyacın olabilir ki?... Görünmezken!" " Giyecek bir şeyler bulmama yardım etmeni istiyorum... Ve barınacak bir yer...ve sonra da, başka şeyler. Yeterince dışarıda kaldım. Eğer yapmazsan... Peki! Ama yaparsın... Yapmalısın!" Bana bak," dedi. " Yeterince şaşırdım kaldım zaten.

H.G. Wells, bir çok kez yaptığı bilim kurgu önderliğine, Görünmez Adam’da devam ediyor. Zaman Makinesi’nde zamanda yolculuk, Görünmez Adam’da ise görünmezliği bulan Griffin ile bizlere her daim ilkleri sunuyor.


Kitap bir pansiyona gelen garip bir yabancının, tuhaf davranışları ile başlıyor. Sonrasında yabancının daha da tuhaflaşan davranışları yüzünden gerilen, değişik düşüncelere kapılan insanlar, suçlamalara ve neden böyle olduğu ile ilgili bazı kanılara varmaya başlıyorlar ama bu kanıların hepsi önyargı. Göremediğimiz zaman o şeyin düşman olduğunu sanıyoruz. Göremesek bile saldırıyoruz. Neyin ne olduğunu anlamadan ya da sorgulamadan.

Beyaz perdeye uyarlanan Wells eserleri, kendisine izleyici bulabildiği gibi, okuyucu da bulabiliyor.

Wells'in kitaplarını okuyacaklara tavsiyem, bana göre ilk Görünmez Adam'dan başlamaları, çünkü diğer kitabı olan Zaman Makinesi, bol betimleme ve tartışma içeren, üzerinde düşünmeyi gerektiren bir türe benziyor. Kitabı zamana yayarak okumak daha doğru olur
Görünmez olmayı kafaya koyan bir adam düşünün. Bu hedefine yönelik şöyle bir düşünceden hareket eder ilkin: Görmeyi sağlayan ışıktır, ışığın çarptığı cismin üzerine kırılması, emilmesi veya yansıması sonucu farklı dalga boylarında, renklerde ve şiddette görüntüler ilişir gözümüze. Peki bir sıvı enjekte edip, kendi bedenimizi ışığın yansıtamayacağı, soğuramayacağı yahut farklı yüzeylerde farklı şekillerde kıramayacağı bir hale getirebilirsek ne olurdu? Kahramanımıza göre yanıt açıktır: Görünmezlik.

Ana karakter, nam-ı diğer "Görünmez Adam", insanlar tarafından görünmemekle ne denli avantajlı olacağını, kitabı okuyan herkes gibi hissedip harekete geçer. Ancak başarılı geçen onca kimyasal işlemden sonra elde edilen bu durum, giydiği kıyafetler görünür olduklarından, dondurucu havalarda kahramanımızın görünmek istemiyorsa çıplak dolaşmasını, yahut görünür bir şekilde toplum tarafından kabul görmek istiyorsa, giydikleriyle gözlerden, ağızdan kol ve bacaklara kadar, bir mumya gibi sarılıp sarmalanmaya razı olmasını gerekli kılacaktır (Söz gelimi, bir kapıyı açmak için bile, kapı kolunu ve ona uzanan elimizi görmemiz gerekir; görünmeyen bir el ile bir ortamın ne derece rahat değiştirilebilir olduğu, tökezleyip düşmemek için ayakların görünür olmasına ne derece ihtiyaç duyulacağı açık).

Görünmezliğin toplumdaki etik boyutu, insanların ilk şaşkınlıklarını attıkları andan itibaren, durumu nasıl da sıradanlaştırıp, kahramanımızı bir suçluyu kovalar gibi kovaladıklarını, hatta bir hayvanı avlar gibi avlamaya uğraştıklarını anlatmak, kitap hakkında fazla ipucu olur, burada kesmeliyim.

Yine bir Wells romanı, yine insanın başına bela olacak bilimsel buluşlar, sıradışı deneyler, yine hayatını bilime adamış pırıl pırıl bir zekanın yokoluşu..
Görünmez Adam'ın macerası, bir bilim insanı olup görünmezlik iksirini bulmasıyla başlıyor.

Evet günlük yaşantımızda hangimiz bu fantastik düşünceyi hayal etmedik ki? Görünmez olsam şunu bunu yaparım her yeri gezerim gibi gibi... Yazarımız da bunu çok güzel bir şekilde ele alıp kurgulamış ve 'neden görünmez olmamalıyız' adlı antitez fikrini ortaya koymuş.
Aslında düşününce çok haklı yerleri var çünkü fantastik bir varlık yok karşımızda. Karakterimiz her şeyden önce bir insan ve tüm insani ihtiyaçlara gereksinimi var.. Kıyafet, Uyku, Barınma, ve en önemlisi Yemek gibi.
Gorunmez olup, her şeyini yakıp kendini hür sanınca işler sarpa sarıyor, yaşadığı yeri terk ediyor ve kasaba değiştiriyor. Çok geç olmadan fişleniyor tabii. Insanlar 'Gorunmez Adam' fikrine aşina olmadıkları için korkuyorlar ve istemiyorlar. Iyi bir insan olmasına karşın koşullar onu kötü etkiliyor. Havanın soğukluğuna karşı soyunmak, yediği yemeğin sindirilmesi için beklemek gibi.. çünkü bu gibi unsurlar onu görünür kılıyor ve bu ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalıyor. Günlerdir sefil hayatı yaşayıp perişan olunca bir iki insandan zoraki yardım talep ediyor. Geri dönüşler olumlu değil ve Görünen Adam için yine hüsran vakti.
Koşullar karşısında zorlanınca elindeki tek kozu gorunmezligi kullanarak Terör Dönemi başlatacağını söylüyor buna karşın polisler geniş kapsamlı harekatlar başlatıyor. Evet sonunda da bu macera Görünmez Adam'in yakalanmasi ile bitiyor.

Okurken ordan oraya sürükleyen ve aşırı eğlenceli bir kitap olarak okunmayi hak ediyor bence.
((He Onur Ünlü'nün ironiyle karışık absürt olan kısa metraj dizisi Görünen Adam'da izlenmeli derim:))
 Iyi okumalar.
Görünmez Adam, daha çok Zaman Makinesi ve Dünyaların Savaşı kitaplarıyla tanınan (Doktor Moreau'nun Adasını da unutmamak lazım) Herbert George Wells'in, bilinen adıyla H.G. Wells'in; Bilimkurgu, kendi deyimiyle birazda 'Fantastik' edebiyatın temellerini atan önemli kitaplarından biridir.

Temel atma meselesini biraz açmamız lazım. H.G. Wells Görünmez adamı 1897 yılında yani günümüzden tam 120 yıl önce yazmıştır. Bu yılın bir başka özelliği de Thomas Edison'un ampülü icat ettiği yıldır. Yani Televizyon, bilgisayar, internet gibi günümüz teknolojinin yüzde birinin bile olmadığı bir dönem. Hatta "Bilimkurgu" kavramı bile bu kitap yazıldıktan 30 yıl sonra ortaya çıkmış. O dönemde bu tür kitaplara "Bilimsel Romans" deniyormuş. Okumayı düşünen arkadaşlar burada yazdıklarımı dikkate alarak okumaya başlarsa kitabı daha doğru değerlendirecektir.

Kısaca konuya değinecek olursak sunuş kısmında ABD'li Bilimkurgu yazarı Gregory Benford'un da bahsettiği gibi, görünmez olmayı hayal etmeyenimiz yoktur herhalde istediğimiz her şeyi yapabiliriz. Ama bir de aynanın diğer yüzü var işte Wells'de kitapta tam da bu noktaya parmak basıyor. Görünmez adam olmak bir lütuf mu, yoksa bir lanet mi? Görünmez olma yeteneği insanı ne kadar yozlaştırabilir? sorularına cevap arıyor.

Okumayı düşünenlere önemli bir uyarı daha yapmak istiyorum. 2000 yılında Kevin Bacon'un oynadığı başarısız bir Görünmez Adam filmi var (http://www.imdb.com/title/tt0164052/) Bu filmin kitabımızla tek ortak yanı ikisinde de bir tane görünmez adam var bunun dışında konu tamamen farklı. Bu filme göre değerlendirme yapmamak lazım. Asıl film 1933'teki Görünmeyen adam filmidir (http://www.imdb.com/title/tt0024184/)

Baskısı güzel, dili gayet akıcı, bir iki günde rahatlıkla okuyabileceğiniz bir kitap. Ben kendi adıma keyif alarak okudum.
Görünmez Adam, alıştığımız bir roman tipinde yazılmamış. Yazarın söylemeye çalıştığı bir şeyler olduğunu ilk andan itibaren anlıyorsunuz. Burada yalnızca kitaptaki karakterlerin birbirine olan yaklaşımından bahsetmiyoruz, yazarın da olan bitene tepkisini, karakterlere yaklaşımını net bir şekilde görebiliyoruz. Karakterimizin yaradılış şekli, kaba ve kendini beğenmiş davranışları, aslında olacaklar hakkında ipucu vermekte.

Bilimsel yönü ağır bassa da, bu açıklamalar ışığında bize asıl açıklanmak istenen görünmezlik mümkün müdür ya da nasıl elde edilir sorularının cevapları değil. Aldığımız cevap; elde ettikten sonra ne gibi durumlarla karşılaşılabileceği. Sonuçta; görünmezlik, uçabilmek ve bunun gibi süper güç hayalleri her insanın kafasında en az bir kez olsun belirmiştir. H.G. Wells'in burada yaptığı kafamızdaki bu toz pembe hayallerinin şöyle bir silkeleyip duruma gerçeklik kazandırmak. Görünmezliğin beraberinde getirdiği sorumlulukları ve sefaleti işlerken bizi ürkütüyor ve peşinde sürüklüyor adeta Görünmez Adam.

İnsanoğlu anlam veremediği şeyden korkmuştur hep. Korktuğu duruma da yakınlık gösteremediğinden dolayı anlamlandırmak daha da zor oluyor. Bu şekilde içine girdiğimiz kısır döngü sonucu, anlam veremediğimiz her şey bize zarar vermeye başlıyor. H.G. Wells'in Görünmez Adam'ı kaleme aldığı zamandan bu zamana bu durumun birçok örneği ile karşılaştık, insanoğlu varlığını sürdürdükçe de bu gibi durumlar yaşanacak.

Wells'in kalemi muazzam bir karakter yaratmış. Görünmez Adam'a bir o kadar uzak bir o kadar da yakın hissediyorsunuz. O'nu tanımanızı veya onunla empati kurmanızı istemiyor Wells. Bizlere bizi anlatırken bir o kadar da bizi bize yabancılaştırıyor. Böylelikle olaya iki taraftan da bakıp gerekli olan çıkarımları yapabiliyoruz.
İncelemeye başlamadan önce İthaki Bilimkurgu Klasikleri dizisini deli gibi tavsiye etmek istiyorum.O kadar efsane kitaplar var ki,geçmişteki bilimkurgu anlayışı,bilim insanlarına,geleceğe ve daha birçok ütodistopik* varlığa ışık tutabiliyorlar.Bunlara kendimi kaptırdım ve günümüz bilimkurgularını hafife almaya başladığımın farkındayım.Kitaba gelirsek,alma sebebim bu güzelliği okuduğum zamanlarda sınavlar ve test kitaplarından bunalmış biri olarak görünmez olmayı,kimseden haber almayıp kimseye hakkımda bir şey çıtlatmamayı istediğim bir süreçte takılıp kalmamdan kaynaklanıyor.O ruh haline kurban olurum ben,bu kitapla tanıştırdı beni.Yazarımız Herbert George Wells,zaman makinesi,Dünyalar Savaşı gibi bilindik diğer kitapların da sahibi.Kitap yüzü gözü sargılı,takma kulak ve burun takan bir adamın karların erimeye başladığı-29 Şubat-bir günde İping Köyü'ne gelişiyle başlıyor.Bu sessiz sedasız,yabancı ellerden birinde aniden beliren adamın dünyanın başına ne dertler açacağını bilmeyen Bayan Hall ve kocası onu para karşılığı pansiyonlarının birine yerleştiriyorlar.Ana karakter Griffin,öğrenciler ve üniversitedeki iş arkadaşlarından bıkmış olarak kendini sineye çekmek,etliye sütlüye karışmadan,hacimce uzayda hiçbir yeri olmayan-tartışılır?- biri olarak yaşamak isteği üzerine laboratuvarda ışık üzerine deneylerine başlıyor.Önce yastık üzerine denenen fikrin başarılı olduğunu gören Griffin bunu bir de sokaktan bulduğu bir kedinin üzerinde deniyor ve bunda da başarılı oluyor.Tabii ki,bu şahsına münhasır olaylar yaşanırken ev sahibesi Griffin'in odasından gelen kedi ciyaklaması seslerini her gün her gün duymaya katlanamıyor ve soluğu "KİRACIM BİR SADİST,EVDE KEDİ KESİYOR!" diyerek polis merkezinde alıyor.Bundan sonraki anlatacaklarım spoiler'a girebilir o yüzden konu özetini burada sonlandırmak mecburiyetindeyim.Griffin'i güzelim dehasıyla sevmeyen yoktur diye düşünüyorum.Ayrıca kişilerin ve mekanların gözünüzde canlanması için filmini izlemenizi de tavsiye ederim.Aşağıya linkini bırakacağım.Karakter,görünmezliğin o kadar da şaşalı bir özellik olmadığını anladıktan sonra geri dönüş olmayacağını kavrıyor.Macerası bir laboratuvarda başlayıp insanlarla dolu bir sokakta biten Griffin'in hikayesinde,hürriyet arzusu,eşitlik inancı,toplum tarafından sıkça başvurulan hurafeler,fiziğin temel taşlarından biri olan ışık konusunun irdelenerek-fazla değil 2 sayfacık- anlatılması kitabın kalbimin odalarından birini kendi taht odası yapmasını sağladı.Herkese keyifli okumalar!


*Ütodistopik:Kendimce,varlığı iyi sonuçlar da doğurabilen kötü sonuçlara da sebep olan olgulara ve varlıklara verdiğim genel isim.
FİLM LİNKİ:
http://unutulmazfilmler.co/...gorunmeyen-adam.html
️️Bu kitabın yeri bende bir başkadır. 1969 doğumlu 2 günde bir kitap bitiren kitapçı babamın ilk okuduğu kitaptır bu kitap. Hepinize de tavsiyemdir ️.

"Ne kadar iyi eğitimli olsalar da, herkesin içinde bir takım batıl inançlar kalır."

️️Sanırım en sevdiğim replik buydu. Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Öncelikle kitap bilim-kurgu /fantastik edebiyatının temel örneklerinden bir tanesi. Şunu söylemekte fayda var; kitap 1897 yılında yazıldı. Yani günümüzden tam 121 yıl önce. O dönemin bir diğer önemli özelliği aynı yılda Edison'un ampülu icat etmesidir. Yani bu da şu demektir ki TV, bilgisayar gibi terimler henüz yok, teknolojinin binde biri mevcut.
Bu kitap şuan da bilimkurgu sınıfında değil mi? Fakat o dönem "Bilimsel Roman " sınıfındaydı çünkü "Bilimkurgu" kavramı kitap yazıldıktan sonra yaklaşık 30 yıl sonra ortaya çıkıyor. Kısacası kitabı okurken buna göre değerlendirme yapalım. ️️ Kısaca konusuna değinecek olursak kitapta bir bilim aşığı var. Öyle bir adam ki görünmez olmayı kafasına takmış, bunun hayaline yıllarını vermiş. Avantajlarını o kadar düşünmüş ki dezavantajları aklına bile gelmemiş bilim aşığı. Bir o kadar senin benim gibi temel barınma, yeme, giyinme gibi ihtiyaçları olan bir insanın akıl almaz hikayesi. ️️İthaki yayınevi Bilimkurgu kitaplarını gönülden tavsiye ediyorum.

#kocaelikitapfuarı2018 #kocaelikitapfuarı #Körfezsahafçizgiromandünyası #kitap #kitapkurdu #kitapokumak #kitapfuarı #oku #kitapaşkı #kitaplar #kitapsever #Reading #book #ithaki #görünmezadam
Bilim kurgu edebiyatının ilk örneklerinden ama kesinlikle en iyilerinden biri değil. Bence yazar roman içindeki konudan ziyade yazıldığı döneme istinaden "ben görünmez adam" konusunu buldum ve "bu konuyu mantıklı şekilde açıklayacağım" düşüncesine girmiş olacak ki romanda konudan çok insanların görünmez bir adama verdiği tepkiler ve yazarın görünmezliği açıklaması ağır basmış. Yaşadığımız bu zamanlarda görünmezlik düşüncesi çok çok basit bir düşünce olabilir; kimse yeni bir kitabının konusunu sadece görünmezlik üzerine kurma cesareti göstereceğini de sanmıyorum ama dediğim gibi kitabın yazıldığı döneme göre (1897) yazarın müthiş bir hayal gücü olduğunu düşünüyorum. Onun için kitabı okurken yaşadığımız zamana göre değil de yazıldığı zamanı düşünerek okursak bu bilim kurgu klasiğinden daha çok zevk alırız.

Romanı yazarın müdahele ederek anlatması ayrı bir şekilde hoşuma gitti diyebilirim. Nasıl mı aynı Karamazov Kardeşler'de Dostoyevski'nin kullandığı uslup gibi. Sanki yazar ile beraber oturmuşuz da ilk ağızdan bize anlatıyor gibi.
Özgün ve sıradışı bir eser. Masalsı bir üslup. Saramago'nun Körlük adlı eserinde yarattığı ütopik dünyanın tek bir kişiye indirgenmiş hali diyebilirim. Bence bilim kurgudan ziyade modern bir kişi distopiasi diyebilirim. Koskoca bir evren yaratıp makro ölçütte distopik toplum eleştirileri siralamaktansa aynı şeyi tek bir roman karakterinde başarmıştir. Dil sade yalın konu son derece çarpıcı ve okumaya değer bir eser...
Görünmez olmak bir lütuf mu yoksa bir lanet mi? Istenmeyen bir yetenek insanı ne kadar yozlastirabilir? Laboratuvarında yaptığı bir deney sonucu görünmez olan Griffin, bir ucube olarak görülür. Insanlarla iletişim kurmaya çalıştığı her seferde aldığı acımasız tepkiler nedeniyle giderek toplumdan da soyutlanmış hissetmeye başlar. Görünmez Adam, görünür dünyayla ters düşen bir trajedi. H.G.WELLS: zihnin bütün yeni dünyalarının Prospero'su, bilimkurgunun Shakespeare'i...
Yazarın mükemmel dili ile bırakmayı düşünemeyeceğiniz bir hikaye bulacaksınız karşınızda. Her bölümü merak ettiren ve adım adım kendini takip ettiren bir kitap.
"Ne kadar iyi eğitimli olsalar da, herkesin içinde birtakım batıl inançlar kalır."
Yara izlerine, şekil bozukluklarına, elle tutulabilecek olan bütün korkunç şeylere hazırlıklıydılar ama yokluğa değil!
H. G. Wells
Sayfa 61 - İthaki Yayınları
Uğraştığım güçlükler dağ gibiydi. Birinin doruğuna tırmanınca diğerinin gölgesini görüyordum.
H. G. Wells
Sayfa 137 - Kırmızı Kedi Yayınevi
"Rüya mı görüyorum? Bütün dünya mı çıldırdı, yoksa sadece ben mi çıldırdım?"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Invisible Man
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
187
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059489805
Orijinal adı:
The Invisible Man
Dil:
İngilizce
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
The Invisible Man
Görünmez Adam
Görünmez Adam
The stranger came early in February, one wintry day, through a biting wind and a driving snow, the last snowfall of the year, over the down, walking from Bramblehurst railway station, and carrying a little black portmanteau in his thickly gloved hand.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 5 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0