Adı:
The Moon Is Down
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780582461499
Kitabın türü:
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pearson Longman
Baskılar:
Ay Batarken
The Moon Is Down
"Free men cannot start a war, but once it is started, they can fight on in defeat."

This compelling, dignified and moving novel was inspired by and based upon the Nazi invasion of neutral Norway. Set in an imaginary European mining town, it shows what happens when a ruthless totalitarian power is up against an occupied democracy with an overwhelming desire to be free.
Savaş görmemiş, savaşın ne olduğunu anlamamiş, sadece geçimini madende çalışarak kazanan bir halkın ( ihanetçileri saymıyorum) nasılda direndiklerini okumak çok güzeldi.
Belediye Başkanı Orden, kasabanın doktoru Winter ve aşçılar Annie ile Molyy'nin halka asla ihanet etmemelerini ve halktan kopmamaları ayrı bir gurur duyuyorucuydu. Mücadeleyi her zaman özgür insanlar kazanacak...
Geçimini madencilikle sağlayan huzurlu ve barış içinde yaşayan bir kasaba halkı, bir gün aniden askeri bir birlik tarafından işgal edilir. Kasabanın belediye başkanı gizliden gizliye bu işgale karşı halkını örgütler. Böylece askeri birliklerle kasaba halkı arasında büyük bir mücadele başlar. Özgürlüğüne düşkün bu insanların mücadelesi bir direnişe dönüşecektir.
Bağımsızlığın her şeyden üstün olduğu fikrini okuyuculara sunan bu kitap, aslında Nazi Almanyasının Avrupa işgali sırasında yasa dışı yollarla basılıp insanlara ulaştırılmıştır.
John Steinbeck, bu kitabıyla insanlara umut kaynağı olmuştur.
  • Satranç
    8.7/10 (8.411 Oy)8.363 beğeni22.660 okunma1.419 alıntı104.823 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.802 Oy)8.092 beğeni25.845 okunma615 alıntı125.883 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.780 Oy)7.312 beğeni20.431 okunma669 alıntı78.953 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.020 Oy)17.390 beğeni39.248 okunma2.082 alıntı164.337 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.185 Oy)8.097 beğeni23.823 okunma1.861 alıntı101.681 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.941 Oy)3.464 beğeni11.617 okunma1.033 alıntı47.370 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.487 Oy)5.767 beğeni15.128 okunma2.187 alıntı78.062 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.931 Oy)8.315 beğeni23.083 okunma1.117 alıntı112.109 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.961 Oy)12.408 beğeni31.571 okunma2.743 alıntı131.795 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.566 Oy)4.917 beğeni15.641 okunma808 alıntı54.032 gösterim
Okuduğum üçüncü Steinbeck eseri. Aytmatov kulliyatı bitti sayılır sıra Steibeck'te. Aksiyondan ziyade tasvir ve diyaloglarla daha cok tiyatro eserini andıran bir kitap. Yazarin üstün ve meraklandirici anlatımı ile kolay okunan, basit anllatim ve kurgusuyla soru işareti bırakmayan doğrudan insan hayati ve özgürlük üzerine yazılmış. George Orvell 1984 kitabına paralel mesaj ve bir konusu var. Bu kitaptan her zaman hatırlayacağınız cümle "özgürlük her zaman kazanacaktır." Cümlesi. Ben kitabı 1993 yılı Gözlem yayınları baskısından Ay Battı ismi ile okudum. Cevirisi de cok iyi degildi.
Gazap Üzümleri ve Fareler ve İnsanların üstüne yazardan çok çarpıcı bir son bekliyordum, olmadi. Yine de okumaya deger bir kitap.
Icerik bilgisi:
Bir gece ansızın işgale uğrayan kömür madeni yakınında küçük bir kent. Isgslcilerin baskısı karşısında gizlice örgütlenen yüz yıldır savaş görmemiş bir halk. Tabi ki özgürlük her zaman kazanır.
Yazarın etkili kitaplarından biri daha. kitapta çok akıcı ve insanda mutluluk uyandıran bir dil kullanılmış. Kitaptaki tabirle, fetihçilerin ve işgal edilenlerin birbirlerine karşı nezaketi farklı bir hava katmış .belkide olaylara daha insancıl bakmanızı sağlamış.
Olay isim geçmese de Hitler in bir kömür madeni bulunan kasabayı fethetmesini konu almış. Başarılı bir işgalin sonrasını ve en barışçıl insanların dahi boyunduruk altına alınması sonrası neler yapabileceklerini anlatmış. İnce bir kitap olmasına rağmen hafızanızdan silinmeyecek diye düşünüyorum.
John Steinbeck 'in 1968 yılında varlık yayınları tarafından basılmış 4.baskısını buldum istanbul'da sahaflarda gezerken.Filiz Karabey tarafından güzel bir çeviri olmuş
Büyük Amerikan romancısı John Steinbeck 'in Almanların son savaşta Norveç 'i istila edişelerini konu alarak işleyen ve Norveç ulusunun zorba istilacıya karşı gösterdiği yüksek onur ve direnci tespit edip gözler önüne seriyor. Bu romanın aynı zamanda savaş yıllarında filmi de yapılmış.
Tavsiye ederim siz de okuyun. ..
John Steinbeck'in, 1942 yılında yayımlanan eseri, Ay Batarken. Steinbeck okumayı seviyorum. Nasıl ki elinize aldığınız herhangi bir Dostoyevski kitabının, herhangi bir beş sayfasını okuduğunuzda bunu Dostoyevski'nin yazdığını anlayabiliyorsanız, hissedebiliyorsanız, aynı hisleri John Steinbeck'in de yaşatabildiğini göreceksiniz. Muazzam bir yazar. Betimlemeleri harika diyemeyeceğim çünkü betimlemenin tanımı ve sınırları, John Steinbeck'in olağanüstü canlı anlatımının yanında çok sönük ve yetersiz kalacaktır.

Eserde en çok ilgimi çeken karakter, Teğmen Tonder'dı. İçinde sevgisi olan bir adamdı. Savaş'ın içerisinde belki de yalnızlığı ve sevgisizliği en çok hisseden karakterdi. Temiz bir aşka sahip olması, normal zamanda belki de sevdiği kadın tarafından normal karşılanabilecekken, savaşın alçaklığı ve iğrençliğinin getirdiği güvensizlikle, sevdiği kadının sonu olması, John Steinbeck'in o anı tasvir etmemesi, bize başkalarının ağzından duyurması Tonder'a olan, daha doğrusu Tonder'in sevgisine olan saygısını gösteriyor. Diyebilirim ki; bir şey, yeryüzündeki en yüce şey olan sevgiyi bile kötü gösterebiliyorsa, bu şey savaştan başka bir şey değildir...
Gecimini komur madenciligiyle saglayan bir kasaba bir grup askeri birlik tarafindan isgal edilir. Bagimsizligini yitiren kasaba halki, zaman gectikce ofkesine hakim olamaz ve askerlere karsi direnise gecer.
Betiklerinde toplumsal sorunlardan bahseden John Steinbeck'in bu romanini da tavsiye ederim.
Benim için John Steinbeck, kalemiyle tanıştığım ilk günden bugüne su gibi berraklığın, buram buram emeğin yazarıdır. Her bir eserinde doğa-insan, insan-toplum ilişkisini, emekçinin yaşamını kendi kişisel deneyim ve gözlemleriyle öylesine muazzam, sade ve bir o kadar da çarpıcı bir dille ele alır ki; ezenlerin dünyasında ezilenlerin sesini, ezilenlerin hikayesini bu denli gözler önüne sermesine hayran olmaktan kendimi alamam. Bugün dahi toplumsal meselelere ışık tutarak adeta zamana meydan okuyan Steinbeck, eserlerinde sadece emekçinin yaşamını ele almakla kalmamış aynı zamanda II. Dünya Savaşı sırasında ideolojik eserler de vermiştir. Belki de II. Dünya Savaşı ruhuna hitap edebilecek bu eserlere en güzel örneklerden biri de Ay Batarken isimli eseridir. Öyle ki, Nazi Almayası'nın çizmesi altında ezilen Avrupa'nın birçok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan bu eser, adeta zorbalık karşısında direnişin ve özgürlük mücadelesinin bir sembolü haline gelmiştir. İşgal eden ve edilenin psikolojisini irdeleme olanağı bulabileceğiniz bu güzel eser, sayfa sayısının az olmasına karşın içinde barındırdıklarıyla okuruna çok şey vadeden, tadı damaklarda kalacak , velhasılıkelam "Steinbeck yine kaleminin hakkını vermiş" diyebileceğimiz türden bir eser.

Kitaba daha yakından bakacak olursak Ay Batarken, uzun yıllar savaş görmemiş, geçimini madencilikle sağlayan kasabanın bir gün askeri birlikler tarafından işgal edilmesi ve bunun sonucunda baskı altında kalan insanların özgürlük direnişini konu alıyor. Kitap boyunca, yıllarca huzur içinde yaşayan bir toplumun bu beklenmedik işgal karşısındaki duruşuna tanık olurken aynı zamanda, yaşananlara işgalcilerin gözünden de bakma fırsatı da buluyoruz. Yani diğer bir deyişle, askeri işgali iki farklı yönden ele alma imkanı bulabiliyoruz diyebiliriz. Dıştaki düşman kadar içteki düşmanla da bir anda yüzleşen insanların umut dolu mücadelesine ortak olacağınız bu güzel eseri tüm Steinbeck severlere tavsiye ediyorum.Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
“Birazcık değeri olan bir insan yaşamak ya da ölmek olasılığını hesaplamamalı, sadece yaptığı hareketin doğru ya da yanlış olup olmadığını düşünmelidir.”

John Steinbeck- ay battı
Steynbekin bu kitabını uzun müddət əvvəl “ ay batarken “ adlı nəşrdən oxumuşdum və sevdiyim , soruşanlara da tövsiyə etdiyim bir kitabdır . Çox axıcı və yormayan kitab olduğundan ikinci dəfə oxudum .
•neçə əsrlərdir müharibə , döyüş məhfumlarından uzaq olan , döyüşməyi unudan bir qəsəbə , daxildəki xainlər nəticəsində düşmən qüvvələri tərəfindən işğal olunur . Qəsəbənin işğalının əsas səbəbi zəngin kömür mədənləri və balıqçılıq ehtiyatlarıdır. Bələdiyə rəisi Orden , qəsəbə həkimi Winter əhalinin dincliyi üçün işğal şərtlərinə razı olsalar da , gizlidən əks fəaliyyətlə məşğuldurlar. Azadlığa alışqın xalq da işğala boyun əymək niyyətində deyil,
“...ben sıradan bir adamım, burası da sıradan bir kasaba ama sıradan insanlarda da ateşe dönüşebilecek bir kıvılcım olmalı.”
•kitabın əsas mövzusu müstəqilliyin hər şeydən üstün olması və bir millətin nə qədər sülhsevər olsa belə müstəqillik üçün hər zaman və hər şəraitdə hazır olmasıdır .
•kitab nazi Almanyasının Norveçi işğalına belə deyim , həsr olunub. Amma işğalçı ordu nümayəndələri amerikan vətəndaşları idi , qaranlıq tərəf bu oldu mənim üçün sadəcə .
5/5 #aybatarken #aybattı #johnsteinbeck
Yazar romanında savaşı insan psikolojisi üzerinden ele almış. Savaşın insanı hem fiziksel hem de ruhsal açıdan nasıl eritip bitirdiğini İnsanların özgürlüğünü silah zoruyla elinden alınamayacağını ve savaşın iki taraf için de büyük bir kayıp olduğunu, insanların menfaatleri söz konusu olunca hiç kimseye acımadıklarını ve işgalci bile olsalar insanların hakkında fikir sahibi bile olmadıkları konular üzerine hep korku üzerinde yaşamayı ve insan hayatının bir hiç kadar değersiz olduğunu anlatmış ...
Steinbeck'in üslubuna hayranım, okudukça okuma isteği uyandırıyor. Üstelik betimlemeler öyle yerinde ki, temelini anlatıp gerisini hayal gücüne bırakıyor. Bu kısacık romanında, savaşın kanlı tarafından ziyade psikolojisinden hem gerçekçi hem abartısız öyle etkileyici bahsetmiş ki, beğenmemek elde değil.
Konu kuşku yok ya da kesinlik , adalet ya da adaletsizlik değil. Böyle şeylere yer yok burada.
Niçin yargılamak istiyorlar onu.... hem de benim evimde .
Winter , gösteriş olsun diye sanırım dedi. Şöyle bir görüş vardır: bir şeyi kılıfına uygun olarak yaparsan,başarıya ulaşırsın. Insanlar kimi zaman işin biçimiyle yetinir ...
Bu alıntı kitabın en can alıcı noktasıydı benim için tabii çok uysal olarak yaşıyan insanların işgal sonrası tutumları dikkate değer...
"Ama belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar," dedi karısı.
Orden ona güldü."Hayır," dedi, "Belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar. Belediye Başkanı özgür insanların yarattığı bir fikirdir. Tutuklanamaz."
"Bunu anlayabilir misiniz... buna inanabilir misini? Kısa bir süreliğine savaşı unutamaz mıyız? Çok kısa bir süre. Çok kısa bir süre normal insanlar gibi konuşamaz mıyız... birlikte?"
"'Katilim olan sizlere şunu haber vereceğim, aranızdan ayrılmanın hemen ardından bana verdiğiniz cezadan çok daha ağırı sizi bekliyor olacak.'"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Moon Is Down
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780582461499
Kitabın türü:
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pearson Longman
Baskılar:
Ay Batarken
The Moon Is Down
"Free men cannot start a war, but once it is started, they can fight on in defeat."

This compelling, dignified and moving novel was inspired by and based upon the Nazi invasion of neutral Norway. Set in an imaginary European mining town, it shows what happens when a ruthless totalitarian power is up against an occupied democracy with an overwhelming desire to be free.

Kitabı okuyanlar 179 okur

  • Dr.Okur

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0