The Secret Garden

·
Okunma
·
Beğeni
·
12,4bin
Gösterim
Adı:
The Secret Garden
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780763631611
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Candlewick Press
"Then she slipped through the door, and shut it behind her, breathing quite fast with excitement, and wonder, and delight. She was standing inside the secret garden."

First published in 1909, The Secret Garden has entranced readers with the courage and strength of two unhappy and withered children who become determined to make their lives and the lives of others around them more joyful. In this remarkable edition, Inga Moore’s beautifully observed illustrations capture the wonder of the secret garden springing to life under the tender care of Mary Lennox; her spoiled invalid cousin, Colin; and Dickon, a Yorkshire boy.
80 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Güzel, akıcı ve samimi... Çocukların mutlaka okuması gereken bir kitap. İyi ve güzel davranmanın neleri doğuracağını çok iyi bir şekilde anlatmış yazarımız. İleride çocuğuma da gönül rahatlığı ile okutabileceğim.
280 syf.
·8 günde·9/10 puan
Ah! O bahçede olanlar! Hiç bahçeniz olmadıysa bunu anlayamazsınız, eğer bir bahçeniz olduysa orada olup bitenleri anlatabilmek için bütün bir kitabı doldurmanız gerekeceğini bilirsiniz. İlk başta bir sürü yeşil şey toprakta, çimenlikte, tarhlarda hatta duvarların yarıklarında kendilerine yol açmaktan sanki hiç vazgeçmeyecekmiş gibi göründü. (Sayfa/ 219)
Frances Hodgson Burnett, böyle tasvir etmiş Yeşil Bahçesini...
Anne ve babasını salgın hastalıkta kaybeden Mary Lennox, yaşadığı Hindistan'dan tek akrabası olan, vefat eden halasının yaşadığı İngiltere'de Misselthweite Malikânesine yerleşmesiyle gelişen olaylar anlatılmaktadır. Mary, bakıcılarla büyüyen hırçın, bencil ve şımarık bir çocuktur. Malikâneye yerleşmesiyle hayatının değişimi başlayacak ve bir kuzeni olduğunu öğrenmesiyle yaşamı bambaşka bir boyut kazanacaktır. Doğarken annesinin ölümüne sebep olan ve babası tarafından dışlanan, ölecek gözüyle bakılan kuzeniyle, dayanışmaları ve hayata tutunmaları etkileyici bir şekilde resmedilmiş romanda.
Halasının gizli bahçesini bulmalarıyla hayata bağlanmaları birbirlerini motive ederek adeta yeniden doğuşları öyle güzel anlatılmış ki, çocuk saflığı ve katıksız bakış açılarıyla...
Alt metni çok güçlü bir eser Gizli Bahçe... Aslında hepimizin bir Gizli Bahçesi yok mu? Çocukların dediği gibi sihir belki de..Dış dünyaya kapalı olan sadece bizim bildiğimiz anahtarı bizde saklı olan... İçinde çeşit çeşit çiçeklerin olduğu, hüzünlü zamanlarımızda yaprakları dökülen ağaçların olduğu, mutlu anlarımızda her renk bitkinin canlandığı bizim "Gizli Bahçemiz"...
1911'den beri sayısız çocuğu ve yetişkini ağırlayan Gizli Bahçe, günümüzde çocuk edebiyatı kanonuna dahil edilse de her yaştan okuyucuya hitap edebilen harika bir eser. Çağının en önemli romancılarından kabul edilen Burnett, kırkı aşkın eseri ve muazzam kalemiyle okunmayı hakediyor kesinlikle. Harika tasvir ve betimlemeleriyle elinizden tutup gizli bahçenin her köşesini gezdiriyor size. Sihir Hayat...Sihir Yaşamak...Sihir Kalbiniz...
İçinizdeki sihiri bulmanız dileğiyle.Sevgiyle❤
273 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Hayatın neler getireceğini bilemiyor insan...Nelerle karşılaşacağını karakterinde kişiliğinde nasıl rol oynadığını ve senin karşına çıkanların seni nasıl değiştirdiğini ve hayatın nasıl kendine sımsıkı bağladığını tahmin edemiyor insan...

O yüzden yaşananları akışa bırakmak, anı yaşamak, yaşadığın andan zevk almak ve hayata güvenmek en mantıklısı gibi....

Zaten, hayat herşeyi vuruyor yüzüne, sana yaşatıyor. Yaşadıkların ve yaşayacaklarına belli bir yere kadar dur diyebiliyorken belli bir yerden sonra hiçbirşey yapamıyoruz malesef sadece yaşadıklarımızdan zevk almaya çalışıyoruz.

Yazar da kitabında bu bahsettiklerimi çok güzel dile getirmiş, çocukların karşılaştıkları güzelliklerle nasıl değiştiklerini, hayatın içinde güzelliklerin de olduğunu ve bu güzellikleri görebilmenin ne kadar önemli olduğunu, ilmek ilmek satırlarda örüyor okuyucuya adeta...

Okuyucuyu başka bir boyuta geçiriyor, neydim ne oldum dedirtiyor...

Hikaye sıcacık, doğanın canlandığını emek verildikten sonra herşeyin mümkün olacağını, herşeyin başının emek olduğunu ve doğanın uyanışını, hayvanların ve bitkilerin insan hayatında ne kadar önem taşıdığını onlarsız olmayacağını okuyoruz satırlar boyu....
Ve tabii ki bahar mevsiminin insan hayatında etkileri, coşkusu,ruhsal ve bedensel sağladığı faydalar muhteşemdi, harikaydı...

Huysuz, kendini beğenmiş, ukala çocukların, bir bahçe sayesinde hoşgörülü, mutlu, hayatttan zevk alan,gülmeyi öğrenen çocuklar haline gelmesine şahit oluyoruz.

İnançlarımızı değiştirdiğimiz de, hayatımızın değişeceğini, olumlu olaylara odaklanırsak karşılığını bulacağımızı ve hayatta görmek istediğimiz güzelliklere odaklanmanın önemini okuyoruz.

Okurken üstün körü değil, yazarın vermek istediği mesajı anlamanın zor olmayacağını düşünüyorum.

İnsana dair alınması gereken çok ders var bu eserde okunmalı diyorum, değişime hazır olanlar okumalı....
280 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
"Üzücü veya kötü bir düşüncenin zihninize girmesine izin vermek, kızıl mikrobunun vücudunuza girmesine izin vermek kadar tehlikelidir."

Ne güzel bir kitaptın sen ya!
Çok severek okuduğum ve içinden çok güzel mesajlar çıkardığım bir kitap oldu: Gizli Bahçe. Anlatım tarzı, akıcılığı, vermek istediği mesaj, değindiği konu çok başarılıydı. Çocuk edebiyatına dahil edilse de kesinlikle herkesin okuması gerekiyor. Özellikle anne-babaların mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.

Kitap; on yaşındaki Mary adlı kızımızın kimsesiz kalmasından sonra Hindistan'dan İngiltere'deki akrabasına gelişiyle başlıyor. Hindistan'da oldukça şımarık, bencil, aşağılayıcı bir kızken; İngiltere'de kaldığı malikânede bu huylarından zamanla sıyrılır. Çünkü bu malikâne ona çok farklı kapılar açacak, yepyeni bir hayat verecektir.

Kitabın vermek istediği mesaj çiçek gibiydi. Kitap; insanların kötü düşüncelerinin, olumsuz bakış açılarının, umutsuzlukta ısrar etmelerinin aslında onların biyolojik yapısına nasıl etki ettiğini gösterdi. Gülmenin en iyi ilaç olduğunu, inanmanın ve bu yolda ilerlemenin başarı getirdiğini, umudun insanı iyileştireceğini gözler önüne serdi. Çok naif bir kitaptı. Özellikle bahçe işleriyle ilgilenenler çok daha fazla sever. Çünkü bir bitki yetiştirmenin, çiçek açmasını beklemenin verdiği haz vardı bu kitapta. Toprağın, temiz havanın insanı dinginleştirdiği, güzelleştirdiği bir ortam ve güzelleştikçe iyileşen ruhlar. Bir de büyüklerin karamsar inançlarının aksine çocukların her şeyi basarabileceklerine dair olan umutları. Çocuklar çoğu zaman büyüklerden daha güçlüdür. :)

Kitabı lütfen okuyun, okutturun. Çok seveceksiniz. Sanırım filmi de var, hemen şimdi onu da izlemeye gidiyorum. Size de öneririm. Keyifli okumalar.
280 syf.
8 yaşındaki kardeşime okuması için almıştım. Ama uygun olup olmadığına emin olmak için önce kendim okudum. Sanırım gönül rahatlığıyla okutabilirim ona. :)
SPOİLER
Mary 10 yaşında küçük bir kız çocuğudur. Hindistan'da ailesiyle birlikte yaşıyor ama ruhen yalnız. Babasının sürekli iş seyahatlerinde olmasi annesinin gezmeye olan düşkünlüğü nedeniyle dadılarla yaşıyor ve umursanmadığını düşündüğünden o da kimseyi umursamıyor, yüzü gülmüyor ve mutsuz. Bir zaman sonra anne ve babasını kaybediyor. Bunun üzerine tamamen yalnız kaldığını düşünürken İngiltere'de bir dayısı olduğu haberinden sonra oraya gönderiliyor. Dayısın evinde hizmetçi Martha ile tanışıyor ve ilk kez dayısının evinde sevildiğini hissediyor artık yüzü gülüyor. İlerleyen zamanlarda bahçıvan, Martha'nın kardeşi Dickon ve dayısının oğlu Colin ile tanışıyor. Asıl güzellik Colin'de. Hasta olduğunu düşündüğünden dolayı dışarı çıkmıyor sürekli odsasında-karanlık- zamanını kitap okuyarak geçiren öfkeli ve huysuz bir çocuk. Ta ki Mary ile tanışana kadar. Ardından Colin'in yürümeyi başarması ve dayının yasakladığı gizli bahçenin çocuklar tarafından yeniden canlanmasını görmesi üzerine kitap mutlu sonla bitiyor.
.
Biraz Pollyanna biraz Heidi vardı kitapta. :)
Güzel okumalar.
273 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Herhangi bir yazarın herhangi bir kitabını yorumlama adına satırlar dökmeye yetersiz bulmuşumdur kendimi daima. Okuduğum fikirlerin, kurguların ya da şiirlerin içine düşmeyi çok severken, içimden geçenleri uzun uzadıya aktardığımda hadsizce eleştiri yapıyor olduğumu düşünüp inceleme yazıları yazmaktan çekinmişimdir.Ama şimdi daha başka. Bir eserin satır aralarında gezerken tattığım heyecanı çok daha istekli,çok daha uzun ve dilimin döndüğü kadar içten anlatma ihtiyacına büründüm okuduğum son kitapla.Kağıtlara dökmesem de pek çok yazarda yaşadığım gibi etkisi altında kaldığımı hissediyorum  -Gizli Bahçe- nin de. Anlatma biçimimin duyduğum lezzeti örtmemesini dileyerek birkaç cümle yazmaya niyetlendim bu gece hevesle.
Okurken Çocuk Edebiyatında anıldığını bilmediğim Gizli Bahçe’yi bitirdikten sonra çocukların belki bir yetişkinden daha da keyifle okuyabileceğinin kanısına vardım ben de düşündükçe.İçerisindeki çiçeklerin,hayvanların,doğanın ve çocukların tasvirini onların bakışından daha büyüleyici görülebilir buldum.
Bir kız çocuğu.Asi ve mutsuz.Hayatına zamansız düşen bazı kayıpları sonucunda başka yerlerde büyümek zorunda kalıyor.Gittiği yaşantıda imgelenen odalar,onun ve ona benzeyen kimselerin geçirdiği ruhsal değişim,keşfiyle yüzünü güldüren bahçeler,sahip olduğu gerçek dostluklar,davranış biçimlerinin çok yönlü etkileri ve sayılabilir pek çok madde okuyuca itinalı bir ev sahipliği yapıyor.Basit kılınabilecek olay örgüsü benim için farklı pencerelerden yorumlanabilen oldukça keyifli bir romana dönüştü.Şaşırtan bir düzenden ziyade,anlamlı gelen bir güzellik.
Merak,sabır,güç… Çocukların etrafında şekillendiğinde sevimli olan sıfatlardan bazıları çıktı önüme teker teker.Üzerine düşündüğüm sorular yankılandı bitiminde beynimde. Odalar, kimin odaları? Kilitli kapılar,kimden kalan korkular? Terk edilen bahçe, neden ötede? Ağlayan çocuk neyin çağrısı? Ve içimizdeki cesur çocuk. Güllerin büyümesiyle mutlu olan gerçek çocuk.İlgiyle iyileşen ve iyileştikçe güzelleşen sevgili çocuk. Bahçelerimizin birinde,kalbi bizimle büyüyen çocuk.
80 syf.
Bir çocuğun annesiz ve babasız kaldıktan sonra, annesi olmayan ve hasta olduğu düşünülen başka bir çocuğa hayat verdiği, yaşama sevinci depo ettiği bir hikâyenin anlatıldığı bir eser.
İyi okumalar.
280 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
“Asıl sen kendini seviyor musun?”

Herkese merhaba,içimi ısıtan enfes bir kitap okudum bugün. O kadar harikaydı ki herkesin okumasını canı gönülden isterim. Her ne kadar çocuk kitabı olsa da, sevginin,ilgi görmenin ve vermenin nasıl da iyileştirici bir etkisinin olduğunu en güzel örneğiyle okuyacaksınız. Gerek akıcı anlatımı ve sadeliğiyle gerekse de verdiği mesajlar itibariyle kitabı: Lütfen okuyun asla pişman olmayacaksınız!

Gizli Bahçe, anne ve babasını kolera salgınında kaybeden ve onlardan gerekli sevgi şefkati almadan bakıcı ellerinden büyüyen bir yetim çocuğun,Mary’in Hindistan’dan İngiltere’ye olan yolculuğunun hikayesine tanık oluyoruz. Sevgisizlik ve ilgisizliğin odağında yapması gerekenleri başkaları yapan huysuz bir çocuk kendisi. Anne babasının ölümünden sonra eşini kaybeden dayısının yanına gönderiliyor bizim Mary. Zamanla gerek hizmetçi kız Martha’nın ilgisi ve arkadaşlıklarıyla gerekse de keşfettiği bahçe ve en yakın arkadaşı Dickson vasıtasıyla o huysuz kızın yerini sevecen mi sevecen bir kız alıyor. Zamanla Gizli Bahçe serüvenine kendisinden gizlenen kuzeni Colins ile de tanışıp, onun da içindeki kaygılı düşüncelerinden kurtarmasına vesile oluyor. Bu bahçe serüveni hem Mary’e hem de hastalık hastası Colins’e yeni bir hayat verecektir.

Kitapta verilmek istenen mesajlardan birisi ise: kötü düşüncelerin ve umutsuzluğun insanın biyolojisine ve ruh dünyasına nasıl da kötü etkilediğini gösterdi. İnanmanın,umut etmenim ve bu yolda istikrarlı olmanın insanı nasılda başarıya sürüklediğini hatta salt gülerek bile birçok hastalığın üstesinden gelebilecek bir ilaç olduğunu öğretti.
Ayrıca kitap bahçeye sahip olmanın ve bahçe işleriyle uğraşmanın hazzını o kadar güzel yansıtmıştı ki, bende mevcut olan bu isteği daha da körükledi diyebilirim :)
O kadar naif bir kitaptı ki, iyi ki okudum dedim her bölümde. Şiddetle tavsiye ediyorum okuyun ve de okutturun eminim ki siz de çok seveceksiniz. Ayrıca filminin de olduğunu duydum,hemen arkasına da çok güzel gider.
Keyifli okumalar herkese :)
112 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kardeşim abla çok güzel bi kitaptı ben çok heyecanlandım sen de okuu dedi. Kıramadım :) Çocuklar için sürükleyici denebilecek bir kitap. Yeğenlerinize kardeşlerinize çocuklarınıza vs. okutabilirsiniz
157 syf.
Her yaşa hitap eden, rahatlıkla okunabilecek bir dinlence kitabı bence. Hindistan'da ailesiyle birlikte yaşayan, aksi, yüzü hiç gülmeyen ve kimsenin sevmediği, on yaşındaki Mary, Kolera yüzünden anne ve babasını kaybeder. Ancak hastalığı öğrendiğinde bir odaya saklandığı için günler sonra ortaya çıkar ve gerçeği günler sonra öğrenir. Önce evden bütün hizmetçilerin kaçtığını anlar ve orada bulunanlar tarafından bir aile dostlarının yanında kalmak için gönderilir. Ailenin çocuklarıyla anlaşamaz, aksiliği ve sevimsizliği daha da artar. Hayatta olan tek akrabası olan amcasının yanına gönderilir. Hikaye de tam olarak bundan sonra başlar. Mary'in olumlu yöndeki müthiş değişimi, amcasının hasta ve aksi oğluyla olan iletişimi, bir hizmetçi kızın kardeşiyle olan dostluğu ve bu üç çocuğun yaşlarına göre çok güzel şeyler başarabildiklerini ve yetişkinleri şaşkınlığa uğratacak bir dostluğa sahip olup o dostluğun en güzel meyvelerini topladıklarını masal tadında okuyoruz. Anlatımı sıcak ve samimi.
(Not: Bendeki baskısı Mavi Çatı Yayınları'ndan ve sitede mevcut değildi.)
okuduğum en güzel kitaplardan biri kesinlikle okumalısınız.Mary 10 yaşında küçük bir kız çocuğudur. Babasının sürekli iş seyahatlerinde olması annesinin gezmeye olan düşkünlüğü nedeniyle dadılarla yaşıyor ve umursanmadığını düşündüğünden o da kimseyi umursamıyor, yüzü gülmüyor ve mutsuz. Bir zaman sonra anne ve babasını kaybediyor. İngiltere'de bir dayısı olduğu haberinden sonra oraya gönderiliyor. Dayısın evinde hizmetçi Martha ile tanışıyor ve ilk kez dayısının evinde sevildiğini hissediyor artık yüzü gülüyor. İlerleyen zamanlarda bahçıvan, Martha'nın kardeşi Dickon ve dayısının oğlu Colin ile tanışıyor.Hasta olduğunu düşündüğünden dolayı dışarı çıkmıyor sürekli odasında zamanını kitap okuyarak geçiren öfkeli ve huysuz bir çocuk. Ta ki Mary ile tanışana kadar. Ardından Colin'in yürümeyi başarması ve dayının yasakladığı gizli bahçenin çocuklar tarafından yeniden canlanması
Büyü diye bir şey tabi ki var. Ama insanlar nasıl yapılacağını bilmiyor. Belki de ilk önce, iyi şeyler dilemek ve sonra da bunlar gerçekleşene kadar tekrarlamak gerekiyor.
Orada durmuş şunu sevmiyorum, bunu sevmiyorum diye söyleniyosun. Asıl sen kendini seviyo musun?
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 59 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları-1.Basım
Öbür çocuklar anne ve babalarına bağlı gibi görünüyorlardı, ama Mary hiçbir zaman birinin küçük kızı olmamıştı. Uşakları, yiyeceği, giyeceği olmuştu ama kimse ona gerçekten önem vermemişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Secret Garden
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780763631611
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Candlewick Press
"Then she slipped through the door, and shut it behind her, breathing quite fast with excitement, and wonder, and delight. She was standing inside the secret garden."

First published in 1909, The Secret Garden has entranced readers with the courage and strength of two unhappy and withered children who become determined to make their lives and the lives of others around them more joyful. In this remarkable edition, Inga Moore’s beautifully observed illustrations capture the wonder of the secret garden springing to life under the tender care of Mary Lennox; her spoiled invalid cousin, Colin; and Dickon, a Yorkshire boy.

Kitabı okuyanlar 1.372 okur

  • zeynep
  • Lidia
  • Bilge Şenavcu
  • Mehemmed Mehdizade
  • Böcik ezgi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0