The Shadow of the Wind

·
Okunma
·
Beğeni
·
3168
Gösterim
Adı:
The Shadow of the Wind
Baskı tarihi:
25 Ocak 2005
Sayfa sayısı:
487
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780143034902
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La sombra del viento
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
Penguin Books
Baskılar:
Rüzgarın Gölgesi
Rüzgarın Gölgesi
The Shadow of the Wind
La Sombra Del Viento
The international literary sensation, about a boy's quest through the secrets and shadows of postwar Barcelona for a mysterious author whose book has proved as dangerous to own as it is impossible to forget.

Barcelona, 1945 - just after the war, a great world city lies in shadow, nursing its wounds, and a boy named Daniel awakes on his eleventh birthday to find that he can no longer remember his mother’s face. To console his only child, Daniel’s widowed father, an antiquarian book dealer, initiates him into the secret of the Cemetery of Forgotten Books, a library tended by Barcelona’s guild of rare-book dealers as a repository for books forgotten by the world, waiting for someone who will care about them again. Daniel’s father coaxes him to choose a volume from the spiraling labyrinth of shelves, one that, it is said, will have a special meaning for him. And Daniel so loves the novel he selects, The Shadow of the Wind by one Julian Carax, that he sets out to find the rest of Carax’s work. To his shock, he discovers that someone has been systematically destroying every copy of every book this author has written. In fact, he may have the last one in existence. Before Daniel knows it his seemingly innocent quest has opened a door into one of Barcelona’s darkest secrets, an epic story of murder, magic, madness and doomed love. And before long he realizes that if he doesn’t find out the truth about Julian Carax, he and those closest to him will suffer horribly.

As with all astounding novels, The Shadow of the Wind sends the mind groping for comparisons—The Crimson Petal and the White? The novels of Arturo Pérez-Reverte? Of Victor Hugo? Love in the Time of Cholera?—but in the end, as with all astounding novels, no comparison can suffice. As one leading Spanish reviewer wrote, "The originality of Ruiz Zafón’s voice is bombproof and displays a diabolical talent. The Shadow of the Wind announces a phenomenon in Spanish literature." An uncannily absorbing historical mystery, a heart-piercing romance, and a moving homage to the mystical power of books, The Shadow of the Wind is a triumph of the storyteller’s art.
528 syf.
·Beğendi·10/10
Herkes kendini bu eserle ödüllendirmeli. Kitabı elimden bıraktığım an karakterlerine saygısızlık ettiğimi düşündüğüm için birkaç gece eseri saatlerle incittim. Anıların ve ümidin nasıl işkence olduğunu bir kez daha acıyla anlamış oldum. Kadim bir yolculuğa ihtiyacınız var Daniel sizi çağırıyor dostlar...
528 syf.
·23 günde·Beğendi·10/10
Çok çok önce aldığım bir eserdi şimdi zamanıymış demek ve elimde de biraz da olsun süründü. Kitabı alma sebebim hem çok beğenilmiş olması hem de üzerinde İspanya'da Don Kişot'dan sonra en fazla satan kitap olmasıydı. İspanya' da satılmasının sebebiyse çok doğal olmuş çünkü kitap İspanya'da ; Barcelona'da ve İspanyol karakterler arasında geçiyor.

Kitabın konusu kitaplar bir bakıma ve bir kütüphane de başlıyor tüm olaylar. Tüm kitapların 1 tanesinin saklandığı gizli bir yer var. Oraya dahil olmak için de güvenilir olmak gerekli. Kitapçı kendi oğlunu bu kütüphaneye hazırlamak için onu gizli kütüphaneyle tanıştırıyor. Oradan seçeceği bir kitabı ömrünün sonuna kadar saklamakla gerekmesiyle başlayan hikaye birden önce aşk romanına, oradan cinayet romanına bir de bakmışsın polisiyeye daha da ilerleyince gerilim, heyecan, olaylar artıyor ve roman sürükleyici bir hal alıyor.

Carax'ın yazdığı son roman herkesi etkiliyor ve ailesinin ve arkadaşlarının da olaylara dahil olmasıyla son derece sürprizlerle dolu ; hele bir nokta var kilit olarak orada ben " hadi beeee ! " diye tepki verince evde hayrola diye bakışma yaşadık eşimle. Neyse Carax'ın romanları derken olaylara aşk girince her şey karışıyor...

Detay vermek istemiyorum. Son derece sürükleyici, duygu yüklü ve öğretici bir kitap. Hak ettiği övgüyü ispatlıyor. Betimlemeler yerli yerinde sizi Barcelona'da gezdiriyor. Kütüphaneye gidiyorsunuz, sevişme bölümleri falan gayet yerli yerli yerinde aşırıya kaçmadan yazılmış ya da çevrilmiş. Tavsiye edeceğim eserlerden yine. Son 170 sayfayı saat 02.50 civarlarına kadar elimden bırakamayarak bitirdim.
528 syf.
·Beğendi·9/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı “Rüzgarın Gölgesi” bitti.
Kitap ilk başlarda ağır ilerlerken sonradan sizi içine çekmeyi başarıyor. Roman içinde roman okuyorsunuz. Kurgu mükemmel.

Annesini küçük yaşta kaybetmiş olan Daniel, mütevazi bir kitapevi sahibi olan babası ile yaşamaktadır.
Babası bir gün, 10 yaşındaki Danieli, “Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı” adlı kütüphaneye götürür ve istediği bir kitabı seçmesini ve bu kitabı ömrü boyunca saklamasını söyler.

Daniel'in seçtiği kitabın ismi "Rüzgarın Gölgesi" yazarı ise Julian Carax dır. Daniel kitabı okumaya başladığında o kadar çok etkilenir ki, Yazarın hayatını ve ölümünü araştırmaya başlar. Bunları yaparken farkında olmadığı şey ise, aslında tüm hayatını yönlendirecek ve etkileyecek bir hikayenin içerisinde olacağıdır.

Araştırmalarına devam ederken karşısına bir çok isim çıkar, hikayeye ait parçaları bulur ve onları çözmeye çalışır. Geçmiş sır ve gizemlerle doludur. Artık kendi ve dostları da tehlike içindedir.

Danielin seçtiği bu kitap sayesinde, hem Daniel’in hem de Julian Carax’ın ilk aşklarını, acılarını, dostluklarını, heyecanlarını, hayal kırıklıklarını okuyacaksınız. Bu iki insanın birbirlerinin hayatlarına nasıl dokunduklarına şahit olacaksınız.

Kurgu, detaylar ve birbirine bağlanan olaylar gerçekten çok başarılı. Daha fazlası için kitabı okumanızı tavsiye ediyorum :)
528 syf.
·Puan vermedi
Julian Carax. Kavuşamamanın, hayalkırıklığının, hayata karşı öfkenin vücut bulmuş hali. O lanetli kitapların her adedinin izini süren vazgeçmez nefret dolu bir irade. Saygı duyduğum, göklere çıkarılacak bir acı çekme biçimi. Geçmiş nasıl yokedilmeye çalışılır. Yazdıklarını yokederek aşkını, sevgini, anılarını yokedebilir misin? Sanırsam hayır. Kanına zerkedilmiş bir zehirdir anılar, yavaş yavaş zehirler farkında bile olmazsın. Kitapta kurgu içinde kurguyu göreceksin. Film içinde filmi izlemiş gibi, kitap içinde kitabı yaşayacaksın. Kitabı aldığınızda koruyun. Onu yoketmek isteyecekler olacaktır.
528 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sayfa sayisinin fazla olmasina ragmen hemen bitirdigim kitaplardan biri.. Dili akici anlatim guzel olay orgusu harika diyebilirim. Sayfalar boyu Julien'in hayatini ariyorsunuz. Neyse ki buldugunuz son hayal kirikligi olmaktan cok uzak. Herkese tavsiye ediyorum kesinlikle vakit ayirdiginiza degecek.
528 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.. Daniel ah şapşal çocuk :)) Daniel 10 yaşındayken kitapların dünyasına girer. Ölü Kitaplar Mezarlığında unutulmuş kitaplar ile tanışır.“Geleneğe göre Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nı ilk kez ziyaret eden kişi bir kitap seçmek zorundadır ve herhangi bir kitabı evlat edinen, onun kaybolmasına asla izin vermez onun her zaman yaşamasını sağlar.”Sanırım bu ben oluyorum çünkü kitaplarımı evlatlarım olarak görüyorum :)) devam edeyim farkı kurgusu ve karakterleri ile okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Ayrıca Daniel çok sempatik bulduğum nadir kitap karakterlerinden birisi oldu benim için. Keyifli okumalar..
528 syf.
Kitabı okurken başlarda sıkıldım ve sonra kendimi öyle kaptırdım ki, etrafimdaki insanların dikkatini çekti, öğretmenler odasinda dönüşümlü okumaya başladık, ailemde bu siraya girdi. Tam gerçeği bulduğunuzu sanıyorsunuz, yeni bir ipucu ve bitmek bilmeyen heyecan. İçerisinde aşk, gerilim ve polisiye...Diğer kitaplarını okumak için sabirsizlaniyorum
528 syf.
·Beğendi·10/10
Başlangıçta okurken insana ağır ve çabuk bitiremeyeceği hissini uyandırsa da sakın vazgeçmeyin. İlerledikçe muhteşem bir lezzette akıcı hale gelmektedir. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Bulabilirsem diğer kitaplarını da muhakkak okuyacağım. Arkadaşlarıma da tavsiye ettim. Okumaları için elden ele dolaştırdım. Ancak en son kime verdiysem geri gelmedi. Kütüphanemde saklamak istediğim güzellikte bir eser halbuki.
528 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Her ne kadar kitabın türü roman olsa da sayfa sayısı beni başlamadan önce bir tedirgin etmedi değil fakat kitabı bitirince bir 500 sayfa daha olsa okuyabilirdim diye düşündüm.Çok akıcı, roman içinde roman iyi ki okumuşum.
528 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazarın bu kitabını bitirdikten sonra diğer kitaplarını da aradım birkaç kitabı basım dışı bu kitabı bile 1 hafta içinde anca alabilmiştim. romanın baş kahramanı değil beni o tek basımı olan yazar kendine çekti. Yaşasın " La Sombra Del Viento" :)
528 syf.
·Beğendi·8/10
Büyülü kitaplar vardır. Misal yüzyıllık yalnızlık buna örnektir veyahut kuyucaklı yusuf. İşte bu eserde onlara yakın bir kitap. Kitabımız 1945 yılının Barselonasında başlar baş kahramanımız zeki ve akıllı öğrenmeyi seven genç bir çocuk olan Daniel dir. Kitap roman içinde roman tekniğini kullandığı için baş kahramanımız Daniel, Julian Carax adlı yazarın tek kitabı olan Rüzgarın Gölgesindeyi bulur ve okumaya başlar sonrasında gelişir. Elbette eser İspanyol iç savaşı sonrasında geçtiği için eserde iç savaşa dair bir çok hüzün ve gerçek de barındırır. Tabi ki diktatör Franco rejiminide görebilirsiniz bu eserde eser bir çok dile çevrilmiştir ve İspanyolca yazılmış eserler arasında hatrı sayılır bir yeri vardır.
Bu eseri herkes sevmeye bilir kimine fazla ucu açık kimine fazla sıkıcı yada boşluklu gibi gelebilir lakin bu kitabı başucu eseri saymasanız dahi kitap bittiğinde iyi ki okumuşum diyeceğiniz bir eser olduğunu garanti edebilirim.
Kitabın kapağında''İspanya'da Don Kişot'tan sonra en çok satan kitap.'' cümlesi yazıyor.En çok satan kitaplar beni hep hayal kırıklığına uğratsa da Rüzgarın Gölgesini çok sevdim.İspanya iç savaşı sonrası daha çocuk yaşta olan baş kahramanımız Daniel'i,babası unutulmuş kitaplar mezarlığına götürür. Daniel buradan Julian Carax'ın Rüzgarın Gölgesi adlı kitabını alır. Daniel kitabı okuduktan sonra yazarın diğer kitaplarını bulmak ister fakat yazarın tüm kitapları yakılmıştır.Etrafını saran merakla yazarın geçmişini araştırmaya başlar ve kendisini de kocaman bir serüvenin içinde buluverir.Kitabın sonunda neler olabileceğini tahmin etmeniz çok güç,kurgusu yeterince güçlü.Karakterler hayranlık duyulası ve onları daha çok tanımak istiyorsunuz.Aşk,korku,felsefe ve psikolojik ögelerle donatılmış.Çeviriyi de beğendim diyebilirim.Herkese tavsiye ederim.
"Kadınların, bir erkeğin kendilerine çılgınca aşık olduğunu hissetme konusunda şaşmaz bir içgüdüleri vardır, özellikle de söz konusu erkek genç ve tam bir alıksa."
“Kimi zaman insanların bir piyango biletine benzediğini düşünürüz, en olanaksız hayallerimizi gerçekleştirmek için ordadırlar.”
" Birisi zamanında, birini sevip sevmediğini düşünmen gerektiği anda, onu sevmeyi sonsuza kadar bırakmışşın demektir demişti," dedim...
"Hepimiz erkenci kuşların solucan yakaladığını biliriz, ama sen bir fil yakalamaya çalışıyorsun, genç adam."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Shadow of the Wind
Baskı tarihi:
25 Ocak 2005
Sayfa sayısı:
487
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780143034902
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La sombra del viento
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
Penguin Books
Baskılar:
Rüzgarın Gölgesi
Rüzgarın Gölgesi
The Shadow of the Wind
La Sombra Del Viento
The international literary sensation, about a boy's quest through the secrets and shadows of postwar Barcelona for a mysterious author whose book has proved as dangerous to own as it is impossible to forget.

Barcelona, 1945 - just after the war, a great world city lies in shadow, nursing its wounds, and a boy named Daniel awakes on his eleventh birthday to find that he can no longer remember his mother’s face. To console his only child, Daniel’s widowed father, an antiquarian book dealer, initiates him into the secret of the Cemetery of Forgotten Books, a library tended by Barcelona’s guild of rare-book dealers as a repository for books forgotten by the world, waiting for someone who will care about them again. Daniel’s father coaxes him to choose a volume from the spiraling labyrinth of shelves, one that, it is said, will have a special meaning for him. And Daniel so loves the novel he selects, The Shadow of the Wind by one Julian Carax, that he sets out to find the rest of Carax’s work. To his shock, he discovers that someone has been systematically destroying every copy of every book this author has written. In fact, he may have the last one in existence. Before Daniel knows it his seemingly innocent quest has opened a door into one of Barcelona’s darkest secrets, an epic story of murder, magic, madness and doomed love. And before long he realizes that if he doesn’t find out the truth about Julian Carax, he and those closest to him will suffer horribly.

As with all astounding novels, The Shadow of the Wind sends the mind groping for comparisons—The Crimson Petal and the White? The novels of Arturo Pérez-Reverte? Of Victor Hugo? Love in the Time of Cholera?—but in the end, as with all astounding novels, no comparison can suffice. As one leading Spanish reviewer wrote, "The originality of Ruiz Zafón’s voice is bombproof and displays a diabolical talent. The Shadow of the Wind announces a phenomenon in Spanish literature." An uncannily absorbing historical mystery, a heart-piercing romance, and a moving homage to the mystical power of books, The Shadow of the Wind is a triumph of the storyteller’s art.

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • Duygu Aksoy
  • Seymur Qocayev

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0