Adı:
The Sound Of Fishsteps
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890749
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Balık İzlerinin Sesi
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Balık İzlerinin Sesi
The Sound Of Fishsteps
It is the end of the Twentieth Century. Eight-eight people from aruond the world each receive a personally addressed letter from the United Nations. The letter is an invitation informing these eighty-eight souls that they have been selected for outstanding creativity and courage in their respective societies.
Afife Piri, a young Turkish woman, is the narrator who, along with the rest of the members of this selected group, seizes the opportunity to get entirely away from assembly-line mentality. She and her companions, many of whom are famous artists, writers and scientists, believe that they have finally found a refuge from the monotony, authority and constant surveillance in their countries...
"The Sound of Fishsteps features delicate interplays of sentimentality and cynicism, tragicomedy and farce, and introduces a modern of dreams and nightmares in the style of Borges and Barthelme. As it relates an unusual love story from the vantage point of emotional intelligence, the novel presents an example of burlesque neosurrealism and striking postmodernism."
- Prof. T.S. Halman-
"The modern utopia in the contemporary Turkish literature. I applaud Ms. Buket Uzuner for her highly exhilarating novel!"
- Prof. Gürsel Aytaç-
215 syf.
Normal Olmamanın Bedelini Ödemek: Balık İzlerinin Sesi

Anahtar Kelimeler: Buket Uzuner, Balık İzlerinin Sesi, Roman, Grotesk Roman, Psikolojik Roman, Gizem.

Buket Uzuner’in İki Yeşil Su Samuru’ndan sonra yazdığı ikinci romanı Balık İzlerinin Sesi, Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanır. Roman yalnızca yurt içinde değil yurt dışında da başarı kazanır. Balık İzlerinin Sesi kurgu itibariyle sıra dışı bir romandır. Bu nedenle edebiyat çevrelerinde Grotesk roman örneği olarak kabul edilir. Romanda insanın normal olmak ve normalliğin dışında kalmak arasında bir seçim yapması ve normal dünyadan kaçmanın yolunun intihar olduğu anlatılır. Burada “normal” sözü olumsuzlanır ve intiharın düş ile mümkün olacağının altı çizilir. Burada düş hem hayaldir, hem de yüksekten düşmek eylemidir.

Grotesk kelimesi kaba, barbar, gülünç ve tuhaf gibi kavramları kapsar. Grotesk örnekler sanatın hemen her dalında görülür. Grotesk kelimesinin sözlük anlamını en çok veren sanat dalı belki de karikatürdür. Öyle ki, karikatürler kaba, barbar, gülünç ve tuhaf karakterleri ve olayları barındırır.

Balık İzlerinin Sesi, grotesk özelliklerden en çok “tuhaf” olmayı taşır. Buna paralel olarak da sıra dışıdır. Kurgunun örtülü olmasından karakterlerin geçmiş dönemlerde yaşamış sanat isimleriyle olan bağına kadar “tuhaf”tır Balık İzlerinin Sesi.

Romanın tematik incelmesini yapmak zor. Çünkü gizlenmiş örgünün ve sembollerin çözümlenmesi spoiler olacaktır. Romanın konusunu genel anlamda “normal”in ve “seçkin”in çatışması oluşturur. Başkarakter Afife Piri, seçilmiş öğrenci olarak BM tarafından bir kuzey ülkesindeki çalışma kampına davet edilir. Seçkinlik kavramı romanda buradan itibaren verilmeye başlanır. Fakat aslında seçkinliğin ne kadar tehlikeli olabileceği de sonradan anlaşılır. Ya da işler Afife Piri’nin bildiği şekilde ilerlemiyordur.

Çalışma kampına gelen bütün katılımcılar, sonrasında buranın bir psikiyatri kliniği olduğunu fark ederler. İşte “normal” ve “seçkin” kavramlarının tartışmaya açıldığı nokta burasıdır. Aslında uyanık bir okur karakterlerin fark etme aşamasına gelmeden önce yazarın verdiği ipuçlarından esinlenerek bir şeylerin yolunda gitmediğini anlar.

Romanın önemli yanlarından biri, karakterlerin kendilerine verilen isimleri reddedip kendi istedikleri bir ismi seçmeleridir. Seçilen bu isimler ise birtakım ünlü isimlerdir. Örneğin önemli karakterlerden biri olan Romain Gary, gerçek hayatta bir yazardır. Bu seçimin nedeni elbette karakterlerin farkında olmadıkları psikolojik sorunlardır. Fakat bunlar ne anlamda ve kime göre psikolojik sorundur? Bütün bunların bağlandığı nokta ise sürpriz bir sondur.

Özet olarak, Balık İzlerinin Sesi, aldığı ödülü birçok açıdan hak eden bir romandır. Kurgunun sağlamlığı ve farklılığı bunların başında gelir. Biçimsel farklılıklar da taşıyan roman, normallik, seçkinlik, akıllılık ve delilik gibi kavramları silkeler.
223 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Buket Uzuner'in Yunus Nadi ödülü alan Balık Izlerinin Sesi isimli romanı.
Birleşmiş Milletler tarafından bir programa davet edilen bir grup seçilmiş öğrencinin, aslında bulundukları yerin bir klinik ve programın da bu seçkin insanları normalleştirme programı olduğunu farketmesiyle ordan Balık Izlerinin Sesi isimli ütopik bir adaya kaçışını konu edinmiş yazar. seçilmiş olduğunu düşünen grup üyeleri sanat alanında nam salmış çeşitli karakterlerin isimlerini kendilerine vererek programa katılmış ve hatta o kişiler olduklarına inanmaktadırlar.
Pelin Arıner in The sound of fishsteps ismiyle ingilizceye çevirdiği kitap hem ütopik hem de distopik kurguya sahip. Ve sonu da oldukça enteresan.
Ben kitabı ingilizce olduğu ve konusu ilginç geldiği için almıştım. Ilk kez Buket Uzuner okudum ve diğer kitaplarını bilmem ama bunu oldukça sıradışı buldum.
215 syf.
Kitabı spoiler vermeden anlatmak gerçekten çok zor şu kitabı okuma kararını incelemelerden ve arkadaki kapaktan veremezsiniz muhtemelen . Arkadaşımın tavsiyesiyle başladığım ikinci Buket Uzuner kitabı oldu ilk kitaptan sonra bu kitabı onun yazdığına emin olamadığım en sayko kitaplardan biri olarak hafızama kazıdığım ne anlatıyor diye bu ya sorgulatan bazen sinirlendiren bazen güldüren enteresan hayal gücü sınırları zorlanarak yazılmış bir kitap . Karakterlere çok şaşıracaksınız Farklı bir kitap arayanlara tavsiye ediyorum .
215 syf.
·6/10
Emeğime üzüldüm... Tam 1,5 saatimi verdim. İncelememi yaptım. bayağı uzun olmuştu. Eleştirilerimin fazlaca olduğu bir yorum yapmıştım. Oturup bir daha yapamam... Kaydet bütanına bastım başarılı kaydı ekranda yansıdı. Ama havaya uçuverdi sanki. Bazen, başıma bir kaç kez geldi Kitap hakkında yazdıklarım değil de olumsuzluk kahrediyor insanı. neyse okumuşluğum kar kalsın yanıma. Kısaca Uzuner den beklemediğim bir performans bu kitap. Eleştirim oldukça fazlaydı.
215 syf.
1993 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü almış ütopik bir Buket Uzuner romanı. Okurken içinden birçok bilgi toplayabileceğiniz düşündürebilen, ''normallik'' ve ''seçkinlik'' üzerine kurulu grotesk bir roman. Bazen anlaşılması zor olsa da sonu beklenmedik bir şekilde farklı bitse de okunmaya değer diye düşünüyorum.
215 syf.
·Puan vermedi
Yunus Nadi çok özel bir ödül. Bu ödüle layık görülen her kitabı beğendim bu güne kadar. Balık izlerinin sesi de onlardan biri. Buket Uzuner okumaya bu kitaptan başlayabilirsiniz.
Farklı bir konusu var,yeni bilgiler edinirken aslında önemli olan bilmemiz gereken sanat ve edebiyat alanında öne çıkan isimlerden bahsedilmiş.Kendilerini farklı ve elit sıradan olarak görmeyen bir grup insanın diğer insanlara olan bakış açısının yanında aslında bu elit insanların kimler oldukları ve ne durumda yaşadıkları aradaki ince çizgiyle ustaca işlenmiş edebiyatla ilgisi ve biraz da bilgisi olan herkesin kesinlikle okuması gerekir hem çok eğlenceli hem de öğretici yanları mevcut.
215 syf.
·4 günde·Beğendi
Betimlemeleriyle,ikili diyaloglarıyla,kurgusuyla çok kuvvetli bir kitap. Kitabı her okuduğunuzda yeni bir ayrıntı keşfedebilirsiniz. İnsana “kendisi olma özgürlüğü” bir başkası tarafından verilebilir mi? bu denli büyük bir mutluluk şansı var mı?
215 syf.
·Beğendi·10/10
Buket Uzuner ile tanışma kitabımla karşınızdayım. Arkadaşımdan almıştım bu kitabı. Kendisi kitabı çok beğendiğini ve benim de okumam gerektiğini söyleyince ondan alıp okudum.

İlk başta şunu söylemem lazım. Kitap gerçekten çok etkileyiciydi. Sizi kesinlikle bu dünyadan alıp götürüyor. Afife ile başka yerlerde buluyoruz kendimizi.

Yunus Nadi ödülü alan bir eser. Ödül alan eserleri de ayrı bir zevkle okuyorum. Okumadan önce, 'acaba bu ödülü bu esere neden verdiler ?' diye düşünmek benim için büyük bir mutluluk olmuştur.

Kitabı okuduktan sonra ödülü hak ettiğini düşünüyorum. Kurgusu, tarihi karakterlerin kitapla bütünleşerek başka kişiler haline gelmesi ile kitap soluksuz sizi Afife'nin yanı başındaki koltuğa götürüyor.

Kitabın konusu, değişik ülkelerden seçilmiş seksen sekiz özel insanın normallerin dünyasından uzakta yaşamak için bir araya gelmesidir.

"Balık izlerinin sesi romanının hemen herkesin içinde yatan farklı, aykırı sıra dışı kişiyi yakaladığını hissettim. Beni tahrik eden bu oldu. O içimizde sakladığımız gizli çılgına, deliye, dahiye dokunmak duygusu... Çünkü bütün sıradanlığımıza karşın hepimizin içinde bir sıra dışı yatar." Buket Uzuner

Romanda dikkati çeken önemli hususlardan biri yazarı sıradan insanları "normaller", sıra dışı insanları ise "seçkinler" diye adlandırmasıdır. Romanda normal insanlar ve seçkinler iki kutup oluşturur. Diğer önemli bir husus ise romanın son bölümünde gördüğümüz ütopik, düşsel dünyadır. Bu düşsel dünyada sadece seçkinlerin yaşaması ve normallerden kaçmaları (ya da normallerin onları istememesinden dolayı) daha huzurlu olmak için bu dünya yaratılır.

Bizim ülkemizi temsil eden Afife Piri'nin Kuzey Ülkesi başkentine gidişi anlatılıyor. Afife Piri, anne tarafından Afife Jale ve baba tarafından Piri Reis’in soyundan gelmiştir. Bu seksen sekiz seçilmiş öğrenci, 1 yıl süreli bir pilot proje çerçevesinde, normal insanların dünyasından uzak yaşayacaklar. Bu programın amacını Buket Uzuner şöyle açıklıyor; "Daha çok bir azınlık olarak yaşadığımız normal insanların davranış ritmlerini çözmeye yönelik" (s.32)

Roman Afife Piri ve diğer ülkelerden gelen seçkin öğrencilerin yaşadıklarını anlatıyor. Aslında normallerin seçkinleri "deli(!)" sanmalarından dolayı onları "konferans" adıyla akıl hastanesine getirilmelerini öğrendiklerinde kendilerine yeni bir dünya yaratırlar. Asıl soru şu normaller mi deli yoksa normallerin hayatından kaçmak isteyen seçkinler mi?
215 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabı çok yıllar önce okumuştum. Kitabın ilk baskılarından birine sahibim. Hatta Buket Uzuner bir imza gününde imzalatmak için götürdüğümde hem şaşırmış hem de mutlu olmuştu. Şimdilerde yeniden okumayı planlıyorum, yirmi yıl sonra oluşacak etkiyi merak ediyorum. İlginç bir kitaptır.
215 syf.
·Puan vermedi
Buket Uzuner'in belki de sevdiğim tek kitabı. Kurduğu dünyayı, kurduğu karakterleri, farklılıklarını sevdim, biraz özdeşim yaptım. 2.kez okunmayı hak eden kitaplardan.
215 syf.
·Puan vermedi
okuduğum kitapları genelde unuturum tekrar okuma ihtiyacı duyarım. Fakat bu kitabı yıllar evvel okumama rağmen bırakın unutmayı etkisini azıcık bile kaybetmemiştir.
İnsanın kendi başına asla gelmeyecek sandığı felaketlere, uzaktan üzülmenin zararsız ve güvenli yolları arasında yürürken burun buruna geldiği baş belası bir durum, ilkin gerçekdışı bir etki yaratıyor.
Halbuki normal erkeklerin hep güçlü görünmek zorunluluğu gibi çok zayıf bir yanları vardır .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Sound Of Fishsteps
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890749
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Balık İzlerinin Sesi
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Balık İzlerinin Sesi
The Sound Of Fishsteps
It is the end of the Twentieth Century. Eight-eight people from aruond the world each receive a personally addressed letter from the United Nations. The letter is an invitation informing these eighty-eight souls that they have been selected for outstanding creativity and courage in their respective societies.
Afife Piri, a young Turkish woman, is the narrator who, along with the rest of the members of this selected group, seizes the opportunity to get entirely away from assembly-line mentality. She and her companions, many of whom are famous artists, writers and scientists, believe that they have finally found a refuge from the monotony, authority and constant surveillance in their countries...
"The Sound of Fishsteps features delicate interplays of sentimentality and cynicism, tragicomedy and farce, and introduces a modern of dreams and nightmares in the style of Borges and Barthelme. As it relates an unusual love story from the vantage point of emotional intelligence, the novel presents an example of burlesque neosurrealism and striking postmodernism."
- Prof. T.S. Halman-
"The modern utopia in the contemporary Turkish literature. I applaud Ms. Buket Uzuner for her highly exhilarating novel!"
- Prof. Gürsel Aytaç-

Kitabı okuyanlar 339 okur

  • seaaa

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0