Tiffany'de Kahvaltı

7,4/10  (46 Oy) · 
87 okunma  · 
25 beğeni  · 
1.331 gösterim
1940lı yılların New Yorkunda hareketli cemiyet hayatı öğleden sonra barlarda içilen martinilerle başlar, Tiffanyde edilen şampanyalı kavaltılar ile son bulurdu. Bu renkli hayatın ilginç simalarından Holly Golighty, küçük dairesinde erkek arkadaşları için verdiği ev partileri ile dikkat çekiyordu.

Görünüşte eğlenceli ama yüzeysel bir hayat süren bir çocuk - kadın olan Holly Golightlynin yaşamı çözülmeyi bekleyen gizemlerle yüklüydü. Genç bir yazar adayı ise bu gizemleri çözmek için çoktan yola çıkmıştı bile.

Truman Capoteun bir klasik haline gelen bu uzun öyküsü filme çekildiğinde gizemli ve hüzünlü kadın karakteri ile sinemada da yankı uyandırmış, hem okurların hem de izleyicilerin belleğinde iz bırakmıştır.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2008
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755702792
  • Orijinal Adı:
    Breakfast At Tiffany's
  • Çeviri:
    Meral Alakuş
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Fatoş Çetiner 
14 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Kitap bittiğinde bana yarım kalmış gibi geldi. Holly'e ne olduğu, nerede olduğu, başına neler geldiği, neler yaşamış olduğu... Bunlar benim merak ettiğim ve kesinlikle kendi hayal gücümle izini süremeyeceğim sorular. Araştırıp bulma isteği içerisinde ki bunun imkansızlığını bilerek kitabı bitirdim. Holly bir süre aklımı meşgul edeceğe benziyor.

meske 
07 Nis 21:57 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Benim için filmide kitabıda o kadar değerli ki. Acıkcası filmi benim için daha özeldir. Biraz aundrey hayranlığı birazda kitabın sonunun hoşuma gitmemesinden kaynaklı. Kitap dili çok rahat ve o dönemi hissettirecek kadar hoş anlatılmış. Huzur veren seni saran ozellikle kapalı havalarda okunması daha güzel olan kısacık bir kitap.

“Gerçekte ise hiçbir benliğe sahip olmamak gerekir. Bu hayatta zengin ve ünlü bir kişi olmayı istemezdim demiyorum. Bu benim planlarımda var ve günün birinde bunu başaracağımı da umuyorum. Fakat böyle olsa bile, benliğimin peşim sıra gelmesini isterdim. Güzel bir sabah uyanıp da Tiffany'de kahvaltı ettiğim zaman bile yine kendim olmak isterim.”

Kitabı çok beğendim. Anlatım dili çok canlıydı. Her bölüm gözümde canlandı. O kırmızı tuğlalı apartman, ismi olmayan kedi, hikaye yazarı ve o yerinde duramayan, evini terk eden incecik,kimsesiz kız Holly.
Özellikle film uyarlaması çok başarılıydı bence. Filmin o giriş bölümü ve arkada çalan "Moonlight" şarkısı hiç unutulmaz oldu benim için...
Kitap özellikle yazarın hayat hikayesini öğrenince daha da anlam kazanıyor bence.
Çünkü yazar küçücük bir çocukken annesi tarafından akrabalarına bırakılmış. Annesi daha iyi bir hayat ve varlıklı bir koca bulma ümidi ile kente gitmiş.
İşte her yazar az ya da çok yazdığı çoğu roman ve hikayede kendi hayatından da izler bırakıyor...

Mehmet Zana Başkan 
08 Eyl 11:56 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Komplike iki karakterin etrafında gelişen olaylar.
Zengin bir koca bulma hayaliyle partiden partiye koşan çocuk-kadın Holly Golightly ve yazar olma idealini gerçekleştirme yolunda hikayeler yazan, Holly Golightly'e aşık genç Fred.
Akıcı, kısa güzel anlatımının yanı sıra kitabin tek sıkıntısı sonunda Holly'e ne olduğunun bilinmemesi.
Kitapta içinde Holly Golightly'nin konuşmaları, betimlemeleri, kendine has özellikleri ona aşık olmamak elde değil.
Kitabı bitirdikten hemen sonra Audrey Hepburn'ın başrolde oynağı filmini de izledim. Filmi açıkcası kitaptan daha keyifliydi.

siyal 
27 Şub 23:17 · Kitabı okudu

Filminden daha tatlı buldum. Öylece kendi dünyasını yaratan bir kızın öyküsü. Saf, kendi kuralları ve tarzı olan bir kız. Keşke daha uzun olsaymış dedirtti.

Ceren 
03 Mar 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 4/10 puan

Kitabı okunabilir kılan ve yarım bırakmamı engelleyen şey Holly'nin farklı karakteriydi. Kalıba sığmayan, özgür, alışılmışın dışında bir kadın Holly ve oldukça çekici de. Çoğu kişide hayranlık uyandırır ama kimse kolay kolay sorumluluklarını paylaşmayı göze alamaz Holly ile. Kitapta yer alan betimlemeler ve yazarın dili kitaptaki diğer bir güzel nokta. Ancak şunu da söylemeliyim ki kitap bittiğinde yarım bırakmış givi hissediyorsunuz. Holly'nin kalan hayatında ne yaptığını öğrenemiyorsunuz. Buna rağmen özellikle zaman geçirmek için okunabilecek kolay bir kitap.

Ocenia 
27 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Güzel, genç, cazibeli bir kadın olan Holly'nin öyküsünü Fred'in ağzından dinliyoruz. Toz pembe düşlerin ardına gizlenmiş kendini arama hissini de bulabilirsiniz. Daha sonra sinemaya da uyarlanmış olan bu kitabın filmi Audrey Hepburn faktörüyle de birlikte kitabının önüne geçmiş olduğunu söylemem abartı olmayacaktır. Özellikle haftasonu okumaları için kitap arayanlara güzel bir alternatif olacaktır.

Sude Elgin 
12 Ağu 18:05 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Akıcı güzel bir kitaptı. Genel olarak beğendim. Kitabın en ilginç ve okumaktan en zevk aldığım kısım Holly'nin olduğu kısımlardı. Kitabın dili güzeldi.

Peyroux 
22 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

2.Dünya Savaşı sonrası, yazarın hayatından kesitlerin de bulunduğu kısacık bir roman.
'Kırmızı tuğla bina'daki komşulardan uçarı ve çekici olduğu kadar gizemli Holly'nin hayatı, genç yazar adayı, aynı zamanda kardeşine de çok benzettiği ve bu yüzden onun adıyla çağırdığı Fred'in ağzından anlatılıyor. Holly'nin eğlenceli ve sorumsuzca geçen bir yandan da kendini tanıma arayışları içinde yaşadığı hayatının altından gizemli başka hayatlar ve sırları da ortaya çıkar. Sonu sizi biraz merakta bıraksa da, gayet keyifli bir kitap.

İLKNUR İLÇİN İLKER 
08 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

Güzel, çekici ,umursamaz ve gizemli bir kadın...Holly.. Kitapta Holly nin yaşam öyküsü anlatılmış Fred ' in ağzından.. Kitapta beni rahatsız eden tek konu Holly nerede??? ne yapıyor??? kitap bitiyor ve siz bunu bilmiyorsunuz :) Bence filmi kitabından daha iyi..Okumanızı ve izlemenizi tavsiye ederim..

Kitaptan 28 Alıntı

yasemin yeter 
14 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bazılarının sözleri namusludur ama kalpleri namussuzdur.

Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 94 - Sel)Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 94 - Sel)

“İnsan yaşlandıkça düşünceyi harekete geçirme gücünü yitiriyor belki.
Belki de onun için her şey aklına takılıp büyük bir yük oluyor.”

Tiffany'de Kahvaltı, Truman CapoteTiffany'de Kahvaltı, Truman Capote
Ceren 
 29 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 4/10 puan

Arkadaş
''Sevdiğin insanları yabancı gibi tutabilirsin hayatında, arkadaşın olan bir yabancı gibi.''

Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 13 - SEL Yayıncılık)Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 13 - SEL Yayıncılık)

“... melankoliye şişmanlamaya başladığın zaman ya da çok uzun bir süre yağmur yağdığı zaman yakalanırsın. Yalnızca kederlenirsin, o kadar.
Fakat 'kötü kırmızılığa' yakalanmak çok daha korkunçtur. Korkmaya ve cehennemdeymişsin gibi terlemeye başlarsın, neden korktuğunu da bilmezsin.
Yalnızca kötü bir şey olacaktır, fakat ne olacağını bilmiyorsundur. Bu duyguyu hiç yaşadın mı?”

Tiffany'de Kahvaltı, Truman CapoteTiffany'de Kahvaltı, Truman Capote
Deniz* 
01 May 2016 · 7/10 puan

Aidiyet
Ben gerek kendimin, gerek benim olacak her şeyin ait olduğu yeri buluncaya dek hiçbir şeye sahip olmak istemiyorum. Henüz bu yerin de nerede olduğunu bilmiyorum. Ama bu yerin nasıl bir yer olduğunu biliyorum.

Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 47)Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 47)
Zehra 
01 Mar 12:25 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu hayatta zengin ve ünlü bir kişi olmayı istemezdim demiyorum. Bu benim planlarımda var ve günün birinde bunu başaracağımı da umuyorum. Fakat öyle olsa bile, benliğimin peşim sıra gelmesini isterdim. Güzel bir sabah uyanıp da Tiffany'de kahvaltı ettiğim zaman bile yine kendim olmak isterdim.

Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 46)Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 46)
Hilal 
18 Ağu 12:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Ben gerek kendimin, gerek benim olacak her şeyin ait olduğu yeri buluncaya dek hiçbir şeye sahip olmak istemiyorum.

Tiffany'de Kahvaltı, Truman CapoteTiffany'de Kahvaltı, Truman Capote
Deniz* 
27 Nis 2016 · 7/10 puan

Kalp
Kalbini bir yabaniye vermemelisin: Onları ne kadar çok seversen, onlar da o kadar kuvvetlenirler. En sonunda ormana kaçacak kuvveti kazanırlar. Ya da bir ağacın en tepedeki dalına uçarlar. Sonra daha yüksek bir ağaca. Sonun bu olur Bay Bell. Eğer kendini yabanıl bir şeye kaptırırsan, sonunda gökyüzüne bakakalırsın.

Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 85)Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 85)
Deniz* 
01 May 2016 · 7/10 puan

Arkadaşlık
Belki de artık arkadaşlığımız, iki kişinin birbirleriyle kelimelerden çok sessizlik içinde konuşabildikleri devreye erişmişti. Gerginliğin, rahatsız edici konuşmaların, arkadaşlığı bir gösteriş yapan, yüzeyde bırakan dramatik dakikaların yerini zaman içinde sevgi dolu bir sessizlik alır.

Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 96)Tiffany'de Kahvaltı, Truman Capote (Sayfa 96)

“Kişi öyle bir şey düşünmeden de birini sevebilir. Sevdiğin insanları yabancı gibi tutabilirsin hayatında, arkadaşın olan bir yabancı gibi.”

Tiffany'de Kahvaltı, Truman CapoteTiffany'de Kahvaltı, Truman Capote
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Aaa, Bu Filmin Kitabı mı Varmış?
Aaa, Bu Filmin Kitabı mı Varmış? Tüm sanat dallarını içinde barındıran sinemanın en kadim dostu -çalkantılı ilişkilerine rağmen- edebiyattır. İlginizi çekebilecek, yeniden ele almak isteyebileceğiniz sinemanın ve edebiyatın mihenk taşı olmuş 20 kitap ve filmlik listenin ilk 10’u…