Tilki Günlüğü 1 (Ufuk ile Hafiye)

·
Okunma
·
Beğeni
·
827
Gösterim
Adı:
Tilki Günlüğü 1
Alt başlık:
Ufuk ile Hafiye
Baskı tarihi:
Ekim 1991
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İBDA
TAKDİM

DÜNYA ÇAPINDA BİR HÂDİSE. KAPTAN KUSTO MÜSLÜMAN

Dergilerden, gazetelerden ve televizyon ve radyodan tanıdığım meşhur Kaptan Kusto... Bu adam bir devrin (Markopolo)su, Evliya Çelebisi gibi tetkikçi bir seyyahtır ve tabiat denilen yaratıklar âleminin sırlarını denizlerde arayan ve deniz içi hayatı kurcalayan ilmî bir tecessüs sahibidir.



Bu adam basit "olabilir"ler veya "olabilir" sanılan şeyler arasında öyle bir tecelliye şahit oluyor ki, 1400 yıl önce Kur'an'ın haber verdiği mucize önünde dize gelip müslüman oluyor. (Necip Fazıl Kısakürek)
520 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun “anlaşılması en güç kitabı” olarak adlandırılan, hakkında en çok konuşulan fakat hakkında çok az yazılan eseridir. Bu eseri yaklaşık on yılda kaleme almıştır. Eser, Üstad’ın Salih Mirzabeyoğlu’na verdiği “takdim yazısı” ile başlar: “Dünya Çapında Bir Hadise: Kaptan Kusto Müslüman”… Ufuk: Necip Fazıl’dır. Hafiye: Salih Mirzabeyoğlu’dur. Eser 17 Ağustos’ta başlayıp 16 Ağustos’ta son bulur. Bir yıllık bir döngüde her günün bir başlığı var. O başlık altında Levha, Düşvari, Tablo, Yevmiye, Varidat, Tevafuk ve Tefeül gibi, her birinin eserin bütünlüğü içinde bir mânâsı olan bölümler yer alıyor. Tilki Günlüğü “Kusto Lugatı”, “Rüya Tabirnamesi”, “Kâinatın Topoğrafyası” şeklinde de tarif ediliyor. “Kitap bir aynadır” sözünün mücessem hali gibi bir eser. Kitap aynı zamanda, ruhî roman kategorisinde değerlendirilmesi gereken bir eserdir. 6 ciltten oluşan eserin bütün ciltleri için yukarıdaki inceleme geçerlidir...
Keyifli okumalar dileğiyle
Eğer yeni bir (pörsümez yeni) zuhurunun hamlesine girişilecekse, evvelemirde şehidliğe mutlak hazır olunmalı; şeksiz-şüphesiz imânla. Kavga görevini başkalarına vermek, canını kurtarmak için kendini ulemadan sayma gayretinde bulunmakla fitneyi önlemek ve İslâma yol açmak asla mümkün değildir.
- " (…) "Kişi, kendini bildiğince Rabbini bildi" ölçüsü, "ben kimim?" ıstırabımın hakikatini gösterir…
"Tilki Günlüğü"nün de!..
Salih Mirzabeyoğlu
Sayfa 321 - İBDA Yayınları
- " (…) "Ben kimim?" ve "ölüm nedir?" sorusunun bitişikliği üzerinde, nevî şahsıma mahsus bir nefs murakabesi…
Hayat ve ölüm…
Alındığı yere nisbetle, meçhul bir malûm veya malûm bir meçhul…
Bütün dava, hayatın gayesi, malûmu meçhullükten kurtarmak ve meçhulü malûm kılmak!.."
Salih Mirzabeyoğlu
Sayfa 18 - 19 İBDA Yayınları
- " (…) Gençliğe mesajım şu:
"İnsanın en büyük sermayesi zaman, onu kullanırken açık gözlü ol!..”
Yani üstadımın şu mısrasındaki murad üzereyim:
"Mezarda geçer akçe neyse, onu biriktir!.."
- " (…) Baba soyum, «Allah’ın çekilmiş kılıcı» diye anılan, büyük sahabi Halid bin Velid Hazretlerine dayanır…
Mûsâ deyince…
Efsanevî bir yiğitlik şahsiyeti olan, dedem İzzet Bey’in babası ve Mirza Bey’in oğlu Mûsâ Bey… "Bey", şimdilerde parası olana, kravat takana ve burjuva takımının nezaketle hitabedilmek istenenine deniyor ya, bunlarınki öyle değil…
Onlar, mirler!..
Mûsâ Bey, Mustafa Kemâl’in Üstadım’ın bahsettiği hatıratında ve Nutuk’ta bahsi geçen, pek sevmediği biridir…
Nutuk’ta, bir nevi gıyabında ukdesini konuşturur.
Hiç kimsenin kanun himâyesinde olamayacağı zamanda, gerçek tarih konuşur ve Mûsâ Bey gibi, oğlu İzzet Bey’in efsanevî şahsiyeti de görünür!..
Mûsâ Bey, Abdülhamid Han Hazretlerinin takdir ve güvenine mazhar olmuş bir zât…"
Salih Mirzabeyoğlu
Sayfa 506 - İBDA Yayınları
- " (…) Tekel… Tek el… Hayatım boyunca dış yüzde büründüğüm şekillerin, yol gösteren tabelalar gibi iç yüze mahsus mânâları tedaî ettirmesinden ve bir şeye mahsus kılınmış olarak kukla gibi oynatıldığım hissinden sarhoşum!..
Sene 1974… Bir adam düşünün: Bürünebileceği, ihtisas sahlarından birinde ilim adamı, sanat adamı, kendi kendinden ibaret de olsa militan şahsiyet tipleri arsında, her birinin istidadını yaşatırken, hepsinden başka bir güçle "benim kaçacağım mecra hangisi?" diye çırpınıyor… Ve onu dilim dilim kesen düşünce: Zaman geçiyor… Her şeye malikken her şeyden mahrum bıktırıcı şartlar altında tükenmiş bir hayat yılgını "dava adamı" olarak, Tekel İdaresi’nin zift kuyusunda cesedini sürüklüyor… O türlü bir kimsesizlik içindeyken, bugün hâlâ mahfuz ve bana bu satırları yazdıran bir kağıda, şartlar ne olursa olsun imânın ne demek olduğunu gösterici şu tarihî notu düşüyor:
- " Ne olur, nasıl olur bilmiyorum ama, benim mutlaka olmam ve yapmam gereken bir iş var! "
Her şeyi yöneten o şey ki, ona her basmakalıp işde işkence çektiriyor, onu hiçbir şey ve hiçbir yerde doyurmuyor… Yol, yordam, çevre ve imkân şartlarının yokluğu içinde, o kapkara çaresizlikte rüzgâra teslim cüsse ve suratın hâlini düşünün ki, ölü kadar sessiz ve bitik, öfke ânında patlayıveren ölçü endaze tanımaz saldırganlık ve enerji, çevredeki bazı insanların düşüncesine göre esrar iptilâsındandır… Sigarayı çekişinden ve bitik hâlinden belli ki, üflüyor… Saldırgan ve kendisini kaybedesiye patlayışlarından belli ki, kriz tutuyor… Bir gün, beraber çalıştığımız Davut isimli bir arkadaş:
- " Yahu ne garip adamsın!.. Cansız cansız otururken, kavga çıkınca enerji küpü kesiliyorsun şahlanıyorsun! "
Umumiyetle ve umumî çizgileriyle maymun gibi adamlar arasında, ne anlayan ne bir şey… Aslında o, dev sancılara beşiklik eden yüreklerin, dışyüz seyircisine ve kör gözlerle kapalı yalnızlığı içindedir… Karada çırpınan, suya hasret bir balıktır… Böyle günlerden birinin aynı olan gecesinde, büyük irşad kutbu Abdülhakîm Arvasî Hazretlerinin mütebessim çehresini görme devletine erişmişti… Ve Abdülhakîm Arvasî Hazretleri onun başını okşamıştı!.. "
Salih Mirzabeyoğlu
Sayfa 127 - 128 İBDA Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tilki Günlüğü 1
Alt başlık:
Ufuk ile Hafiye
Baskı tarihi:
Ekim 1991
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İBDA
TAKDİM

DÜNYA ÇAPINDA BİR HÂDİSE. KAPTAN KUSTO MÜSLÜMAN

Dergilerden, gazetelerden ve televizyon ve radyodan tanıdığım meşhur Kaptan Kusto... Bu adam bir devrin (Markopolo)su, Evliya Çelebisi gibi tetkikçi bir seyyahtır ve tabiat denilen yaratıklar âleminin sırlarını denizlerde arayan ve deniz içi hayatı kurcalayan ilmî bir tecessüs sahibidir.



Bu adam basit "olabilir"ler veya "olabilir" sanılan şeyler arasında öyle bir tecelliye şahit oluyor ki, 1400 yıl önce Kur'an'ın haber verdiği mucize önünde dize gelip müslüman oluyor. (Necip Fazıl Kısakürek)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • idea
  • Immet ozdal
  • Büşra Çelik
  • Kurthan
  • Küheylan
  • M҉îz҉g҉în҉e҉_İs҉l҉âm҉
  • vaqqas vakur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0