Timsah (Gülünç Bir Adamın Düşü, Uysal Bir Ruh)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.455
Gösterim
Adı:
Timsah
Alt başlık:
Gülünç Bir Adamın Düşü, Uysal Bir Ruh
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757384342
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sosyal Yayınları
Baskılar:
Timsah
Krokodil
Timsah
Timsah
Bu üçlemede Dostoyevski'nin en tuhaf, en taşlamalı ve en şaşırtıcı öykülerini birarada bulacaksınız. Geveze ve kendini beğenmiş bir Rus aydınını yutan bir timsahla tanışacaksınız, (bu tiplemenin günümüzde bile varlığını sürdürdüğünü bilmek herhalde Dostoyevski'yi bile şaşırtırdı!) ardından kendinden ve dünyadan umudu kesmiş, intiharın eşiğine gelmiş genç bir adamın gördüğü akıl almaz düşle yaşadığı 'uyanış'a tanıklık edeceksiniz. Uysal Bir Ruh'ta ise büyük Rus yazarının bir gün gazetede elinde ikonu ile intihar eden bir genç kız üzerine okuduğu bir haberden esinlenerek kaleme aldığı alçak gönüllü ama çarpıcı bir öykü bulacaksınız. Üç öyküde de yazarın birçok romanında ele aldığı bir konuyla -gerçeklikten kopan, insanlığa yabancılaşan ruhun yaşadığı ahlaksal çöküntüyle- karşılaşacaksınız. Ve yine hepsinde, bu büyük yazara özgür bir "iyileşme," "bir kurtuluş kapısı" bulacaksınız.
(Arka Kapak)
Ivan Matveitch, geveze, "ukala", kendini hep ön saflarda görmeye can atan bir devlet memurudur. Günlerin bir günü ailesi, mustakbel damadı ve yakın dostu- Aleksi ile hayvanat çiftliğine giderler. Hayvanat bahçesinde ünlü bir timsah halka sergilenmektedir. Hep önde olmaya can atan Ivan öne geçer, timsahın başını okşamaya başlar ve olanlar olmuştur. İvan, artık timsahın karnında nefes almaktadır...

Kitabı başından sonuna kadar Aleksi`nin dilinden okuyorsunuz. Onun arkadaşı için baş vurduğu kurtarma operasyonların da şahidi olacaksınız. Yüksek mevkilere başvurur, arkadaşının karısı ile ilgilenir, timsahın karnını bile dostu aç kalmasın diye doyurur.

Neyse, kitabı sonuna kadar anlatmayacağım tabii :)

Ama, kitap yine bir Dostoyevski kalitesi ile karşınızda. E bu bile okumanız için sebep teşkil etmez mi? :)

Kitabın ana konularından biri: nankörlük diyeyim siz sonunu anlayın :)

Okumanızı yine tavsiye ederim.

Keyifli okumalar...
Kitabı okuyunca aklıma ilk gelen şey Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabı oldu. Bu kitap da onun gibi absürd bir durumla başlıyor. Ve Dostoyevski'den mükemmel bir kara mizah karşınıza çıkıyor. Günümüz dünyasının insanlarının siyasete, ekonomiye yani kısacası dünya düzenine dair olan hayat görüşünün, en basit meseleleri bile nasıl işin içinden çıkılmaz hale getirdiğinin bir eleştirisi olarak algıladım ben kitabı. Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
  • Burun
    8.1/10 (158 Oy)119 beğeni494 okunma43 alıntı3.626 gösterim
  • İnsancıklar
    8.2/10 (1.312 Oy)1.250 beğeni4.615 okunma1.962 alıntı30.207 gösterim
  • Öteki
    8.2/10 (457 Oy)418 beğeni1.414 okunma540 alıntı15.705 gösterim
  • Dava
    7.9/10 (2.015 Oy)1.963 beğeni7.330 okunma1.473 alıntı48.357 gösterim
  • Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
    8.3/10 (2.795 Oy)2.625 beğeni9.067 okunma1.730 alıntı33.374 gösterim
  • Palto
    8.7/10 (1.094 Oy)953 beğeni3.002 okunma330 alıntı16.282 gösterim
  • Goriot Baba
    8.1/10 (470 Oy)404 beğeni1.800 okunma714 alıntı10.540 gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.1/10 (836 Oy)745 beğeni3.238 okunma498 alıntı16.725 gösterim
  • Faust
    8.0/10 (560 Oy)483 beğeni2.170 okunma1.612 alıntı20.565 gösterim
  • Vadideki Zambak
    7.9/10 (1.356 Oy)1.251 beğeni6.082 okunma2.882 alıntı39.472 gösterim
Bazen sebepsiz okunan kitapların okuyucuyu seçtiğini, o kitabı okumuş olmanın rastlantı olmadığını düşünürüm. Kütüphanede Dostoyevski köşesine göz atarken, kitap ismi ve kapak tasarımı ile ilgimi çeken Krokodil 'i eve gelip poşetten çıkarırken de böyle düşündüm. Aslında ne listemde olan bir kitaptı ne de Dostoyevski 'nin çok okunan eserleri arasında. Ama gelmişti, benimleydi gerisinin önemi yoktu.

Kitabın başında yazar kısa bir önsözle karşıladı beni. Okuyacaklarımın hayali bir öykü olduğunu ama gayet gerçekçi olduğunu da bilerek okumamı önerdi. Daha ilk paragrafta ise öykü yazmasının okuyucuları tarafından bağışlanmasını, hoşgörü gösterilmesini talep ediyordu. Sana nasıl kızılabilir ki Dostoyevski ne yazarsan yaz okunacağını biliyorsun. Aynı tatlı dille Victor Hugo 'nun Ölüme Mahkum Edilen Bir Adamın Son Günü 'nde ölüme mahkum edilen bir adamın son saatine kadar günlüğüne birşeyler yazdığını varsaymanın da hayali bir gerçeklik olduğunu ve bu baş yapıttan etkilendiğini dile getiriyordu. Ve önsöz bitti. Beş öykü ile baş başayım. Uysal Bir Yaratık, Bobok, Utanılacak Bir Olay, Tuhaf Bir Adamın Rüyası ve Krokodil. Herbirinin çok farklı bir konusu ve konuyu tam anlamıyla yansıtan özgün bir anlatım tarzı var desem eksik yetersiz anlatmış olurum. Öyle ki Uysal Bir Yaratık 'da konuşmayan ve bunu gurur olarak adleden, konuşmadan anlaşılmak istenen adamın kendi kendine konuşmaları, serzenişleri hikayeyle inanılmaz bir bütünlük oluşturmuş.

Bobok hikayesinin ise en ilginç tarafı bana Zülfü Livaneli 'nin Kostantiniye Oteli 'nde mezardaki sultanlar, boğulan şehzadeler ile konuşan kadını hatırlatan; mezardaki konuşmaları dinleyen İvan İvanoviç oldu. Acaba Zülfü Livaneli bu kitaptan mı esinlendi ?

Kitaptaki en beğendiğim öykü ise Tuhaf Bir Adamın Rüyası oldu. Alt metninde kapitalizm eleştirisi olan bu öyküde aynı zamanda kenara itilmiş bir adamın psikolojisi işlenmiş.

Ve son öykü Krokodil. Kitaba ismini veren bu öyküden bir alıntı ile anlatılmak istenen düşüncenin nasıl bir metaforla okuyucu etkilediğini göreceğinizi umuyorum.

"Doğanın boşluklardan nefret ettiği, çok önceleri fizik bilimi tarafından tespit edildi. Bu yüzden krokodilin içi boş olmalı ki, boşluktan nefret edip karşısına çıkan şeyi yutarak içini doldursun. Her krokodilin insanları yutması için tek akılcı neden bu. İnsanların yapılmasında durum aynı değil. Örneğin, insanın kafası ne kadar boşsa onu doldurmak için duyduğu açlık o kadar az, genel kuralın bir istinası bu." (Syf 192)
Dostoyevski öz xatirələ­rində qeyd edir ki, 1864-cü ildə bir alman Pasajda pulla timsah nümayiş etdirirmiş, bunu eşidən yazıçı, Qoqolun “Burun” povesti ruhunda satirik-fantastik bir əsər yazmaq fikrinə düşür. Hekayədə yer alan ironiya liberal əhval-ruhiyyədə olan siyasi dairələrə ünvanlanır – müxtəlif jurnalların səhifələrində Dostoyevskinin onlarla ciddi polemikalar apardığı məlumdur.
Hekayədə məmur İvan Matveyevi timsah udur. Ətrafdakıların təəccüblənməsinə baxmayaraq, Matveyev nəinki sağ qalır, hətta düşdüyü vəziyyətdən məmnun olur. Bu halı ilə başqalarının diqqətini çəkdiyini görən məmur timsahın qarnında özüyçün maraqlı gələcək ideyalarını qurur...
Hekayənin sonunda Dostoyevskinin incə xatırlatması ilə palto (шинел) sözünü işlətməsi diqqətimdən yayınmadı, böyük müəllimi Qoqola işarə edib.
Xoş mütaliələr :)
"Peki neden konuşmaya meraklıyız da iş eyleme gelince maskaralıktan başka bir şey çıkmaz? " diye geçti aklından.
Neden sevmiyordum insanları, neden bağışlayamıyordum? Onlara duyduğum sevgide hüzün vardı ;neden, nefret etmeksizin sevemiyordum onları?
Kelimelerle dile getirmedim, gururu kullanarak izlenimimi bıraktım. Kelimeleri kullanmadan konuşma konusunda ustayımdır. Bütün hayatımı kelime kullanmadan konuşarak geçirdim ben. Bütün felaketleri tek kelime etmeden yaşadım. Ben de mutsuz oldum! Bütün dünya tarafından dışlandım, dışlanıp unutuldum, ama kimse, hiç kimse bunu bilmez!
Dostoyevski
Sayfa 23 - Öteki Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Timsah
Alt başlık:
Gülünç Bir Adamın Düşü, Uysal Bir Ruh
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757384342
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sosyal Yayınları
Baskılar:
Timsah
Krokodil
Timsah
Timsah
Bu üçlemede Dostoyevski'nin en tuhaf, en taşlamalı ve en şaşırtıcı öykülerini birarada bulacaksınız. Geveze ve kendini beğenmiş bir Rus aydınını yutan bir timsahla tanışacaksınız, (bu tiplemenin günümüzde bile varlığını sürdürdüğünü bilmek herhalde Dostoyevski'yi bile şaşırtırdı!) ardından kendinden ve dünyadan umudu kesmiş, intiharın eşiğine gelmiş genç bir adamın gördüğü akıl almaz düşle yaşadığı 'uyanış'a tanıklık edeceksiniz. Uysal Bir Ruh'ta ise büyük Rus yazarının bir gün gazetede elinde ikonu ile intihar eden bir genç kız üzerine okuduğu bir haberden esinlenerek kaleme aldığı alçak gönüllü ama çarpıcı bir öykü bulacaksınız. Üç öyküde de yazarın birçok romanında ele aldığı bir konuyla -gerçeklikten kopan, insanlığa yabancılaşan ruhun yaşadığı ahlaksal çöküntüyle- karşılaşacaksınız. Ve yine hepsinde, bu büyük yazara özgür bir "iyileşme," "bir kurtuluş kapısı" bulacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 160 okur

  • Svpernva
  • Adem Taşdemir
  • Lost
  • qh_15
  • *ilge
  • Irena eurus Adler
  • Mona Rıza
  • Dursun Yener
  • Drkitapsever
  • TİRAJE

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%6.9
18-24 Yaş
%15.5
25-34 Yaş
%36.2
35-44 Yaş
%27.6
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.9
Erkek
%61.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.5 (9)
9
%13.6 (6)
8
%18.2 (8)
7
%18.2 (8)
6
%9.1 (4)
5
%2.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0