Timsah (Gülünç Bir Adamın Düşü, Uysal Bir Ruh)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4835
Gösterim
Adı:
Timsah
Alt başlık:
Gülünç Bir Adamın Düşü, Uysal Bir Ruh
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757384342
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sosyal Yayınları
Baskılar:
Timsah
Timsah
Timsah
Krokodil
The Crocodile
Bu üçlemede Dostoyevski'nin en tuhaf, en taşlamalı ve en şaşırtıcı öykülerini birarada bulacaksınız. Geveze ve kendini beğenmiş bir Rus aydınını yutan bir timsahla tanışacaksınız, (bu tiplemenin günümüzde bile varlığını sürdürdüğünü bilmek herhalde Dostoyevski'yi bile şaşırtırdı!) ardından kendinden ve dünyadan umudu kesmiş, intiharın eşiğine gelmiş genç bir adamın gördüğü akıl almaz düşle yaşadığı 'uyanış'a tanıklık edeceksiniz. Uysal Bir Ruh'ta ise büyük Rus yazarının bir gün gazetede elinde ikonu ile intihar eden bir genç kız üzerine okuduğu bir haberden esinlenerek kaleme aldığı alçak gönüllü ama çarpıcı bir öykü bulacaksınız. Üç öyküde de yazarın birçok romanında ele aldığı bir konuyla -gerçeklikten kopan, insanlığa yabancılaşan ruhun yaşadığı ahlaksal çöküntüyle- karşılaşacaksınız. Ve yine hepsinde, bu büyük yazara özgür bir "iyileşme," "bir kurtuluş kapısı" bulacaksınız.
(Arka Kapak)
52 syf.
Şu bi gerçek usta kalemlerin elinden çıkmış az sayfalı kitaplar daima insana derin düşünceler sunar. Bu kitapta onlardan biri içerisinde her türlü konuya parmak basmaktadır. Hırs, arkadaşlık, sevgi, mevki, makam, kültür, siyaset vbs.. şekilde uzar gider. Meydana gelen absürd bi olayın yer yer trajikomik bi hâl alması da dahildir. Okuyucuyu kimi kısımlarda güldüren ama çoğu kısımlarında düşündüren gelişmeler oldukça çok. Çeviri olarak gayet başarılı hızlı bi şekilde okunan güzel bi eser ortaya çıkmış. Keyifli okumalar...
170 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ivan Matveitch, geveze, "ukala", kendini hep ön saflarda görmeye can atan bir devlet memurudur. Günlerin bir günü ailesi, mustakbel damadı ve yakın dostu- Aleksi ile hayvanat çiftliğine giderler. Hayvanat bahçesinde ünlü bir timsah halka sergilenmektedir. Hep önde olmaya can atan Ivan öne geçer, timsahın başını okşamaya başlar ve olanlar olmuştur. İvan, artık timsahın karnında nefes almaktadır...

Kitabı başından sonuna kadar Aleksi`nin dilinden okuyorsunuz. Onun arkadaşı için baş vurduğu kurtarma operasyonların da şahidi olacaksınız. Yüksek mevkilere başvurur, arkadaşının karısı ile ilgilenir, timsahın karnını bile dostu aç kalmasın diye doyurur.

Neyse, kitabı sonuna kadar anlatmayacağım tabii :)

Ama, kitap yine bir Dostoyevski kalitesi ile karşınızda. E bu bile okumanız için sebep teşkil etmez mi? :)

Kitabın ana konularından biri: nankörlük diyeyim siz sonunu anlayın :)

Okumanızı yine tavsiye ederim.

Keyifli okumalar...
170 syf.
Kitabı okuyunca aklıma ilk gelen şey Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabı oldu. Bu kitap da onun gibi absürd bir durumla başlıyor. Ve Dostoyevski'den mükemmel bir kara mizah karşınıza çıkıyor. Günümüz dünyasının insanlarının siyasete, ekonomiye yani kısacası dünya düzenine dair olan hayat görüşünün, en basit meseleleri bile nasıl işin içinden çıkılmaz hale getirdiğinin bir eleştirisi olarak algıladım ben kitabı. Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
170 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
İçinde üç farklı hikayenin bulunduğu güzel bir kitaptı.Bu üç hikayeden en çok hoşuma giden " Gülünç bir adamın düşü" oldu. Üç hikayede de ana karakter "insanlık" kavramından uzaklaştığını farkedip ruhunu anlamlandırmaya çalışıyor. "İnsanlık" kavramı üzerinde okuyucuyu da düşündürmeye iten bu güzel kitabı herkese öneriyorum. Asla pişman olmayacaksınız.
208 syf.
·4 günde·9/10
Bazen sebepsiz okunan kitapların okuyucuyu seçtiğini, o kitabı okumuş olmanın rastlantı olmadığını düşünürüm. Kütüphanede Dostoyevski köşesine göz atarken, kitap ismi ve kapak tasarımı ile ilgimi çeken Krokodil 'i eve gelip poşetten çıkarırken de böyle düşündüm. Aslında ne listemde olan bir kitaptı ne de Dostoyevski 'nin çok okunan eserleri arasında. Ama gelmişti, benimleydi gerisinin önemi yoktu.

Kitabın başında yazar kısa bir önsözle karşıladı beni. Okuyacaklarımın hayali bir öykü olduğunu ama gayet gerçekçi olduğunu da bilerek okumamı önerdi. Daha ilk paragrafta ise öykü yazmasının okuyucuları tarafından bağışlanmasını, hoşgörü gösterilmesini talep ediyordu. Sana nasıl kızılabilir ki Dostoyevski ne yazarsan yaz okunacağını biliyorsun. Aynı tatlı dille Victor Hugo 'nun Ölüme Mahkum Edilen Bir Adamın Son Günü 'nde ölüme mahkum edilen bir adamın son saatine kadar günlüğüne birşeyler yazdığını varsaymanın da hayali bir gerçeklik olduğunu ve bu baş yapıttan etkilendiğini dile getiriyordu. Ve önsöz bitti. Beş öykü ile baş başayım. Uysal Bir Yaratık, Bobok, Utanılacak Bir Olay, Tuhaf Bir Adamın Rüyası ve Krokodil. Herbirinin çok farklı bir konusu ve konuyu tam anlamıyla yansıtan özgün bir anlatım tarzı var desem eksik yetersiz anlatmış olurum. Öyle ki Uysal Bir Yaratık 'da konuşmayan ve bunu gurur olarak adleden, konuşmadan anlaşılmak istenen adamın kendi kendine konuşmaları, serzenişleri hikayeyle inanılmaz bir bütünlük oluşturmuş.

Bobok hikayesinin ise en ilginç tarafı bana Zülfü Livaneli 'nin Kostantiniye Oteli 'nde mezardaki sultanlar, boğulan şehzadeler ile konuşan kadını hatırlatan; mezardaki konuşmaları dinleyen İvan İvanoviç oldu. Acaba Zülfü Livaneli bu kitaptan mı esinlendi ?

Kitaptaki en beğendiğim öykü ise Tuhaf Bir Adamın Rüyası oldu. Alt metninde kapitalizm eleştirisi olan bu öyküde aynı zamanda kenara itilmiş bir adamın psikolojisi işlenmiş.

Ve son öykü Krokodil. Kitaba ismini veren bu öyküden bir alıntı ile anlatılmak istenen düşüncenin nasıl bir metaforla okuyucu etkilediğini göreceğinizi umuyorum.

"Doğanın boşluklardan nefret ettiği, çok önceleri fizik bilimi tarafından tespit edildi. Bu yüzden krokodilin içi boş olmalı ki, boşluktan nefret edip karşısına çıkan şeyi yutarak içini doldursun. Her krokodilin insanları yutması için tek akılcı neden bu. İnsanların yapılmasında durum aynı değil. Örneğin, insanın kafası ne kadar boşsa onu doldurmak için duyduğu açlık o kadar az, genel kuralın bir istinası bu." (Syf 192)
52 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Dostoyevski' den kara mizah örneği bir öykü. Öyküye nazaran kısacık tiyatral bir anlatı.
*
Devlet memuru İvan, yıllardır hayalini kurduğu dünya turuna çıkmak için para biriktirir. Tura çıkmadan bir gün önce karısı, kızı, kızının talibi ve arkadaşıyla beraber gezmeye çıkarlar. O sırada sergilenmesi için şehre getirilmiş canlı timsahı görmeye giderler. Olanlar olur ve meraklı İvan kendini timsahın midesinde bulur birdenbire. Timsahın midesinde dışarıda olup bitenleri duyabiliyordur İvan ve aslında halinden pek de şikâyetçi değildir. Büyük ilgi çeken bu olay sayesinde herkes karnında İvan olan timsahı görmeye gelir. İvan artık ünlüdür…

Ancak timsahın sahibi asla kıymetli timsahinin karnının yarilarak adamın dışarıçıkarılmasına izin vermemektedir.
52 syf.
·1 günde·9/10
Haddim olmadığını düşündüğüm için kitap incelemekten çekiniyorum fakat bu hikaye hakkında yapılan incelemelerde pek bir detay göremediğim için elimden geldiğince bir şeyler yazacağım.

Kısa bir tanıtım olarak, Gogol-Burun öyküsü ile aynı frekansta, bir gömlek aşağı vuruculukta fakat yine de yazılmış en iyi öykülerden birisi timsah. Uzunluğuna göre oldukça fazla iğnelemeyi ve Dostoyevski söz konusu olduğu için karakter analizi barındırır. (hikayenin etkisinin hafifliği kara mizahın baskınlığı ve -daha sonra Dostoyevski inkar edecek olsa da- metaforların fazla açık seçik olmasıdır)

---Aşağıda pek çok spoiler bulunacaktır, fakat bunların öyküden alınacak lezzete olumsuz etkisi olacağını düşünmüyorum.---

Aslında olaylar, haklı bir nedenle eleştiriye uğrayan bir kadının verdiği abartılı tepki nedeniyle gelişir, oldukça kısa sürede, göz açıp kapayıncaya kadar...

İvan timsah tarafından yutulur ve ardından mal sahibi Alman'ın bir insan hayatını hiç umursamayarak sermayesinden olma ihtimali nedeniyle hezeyan ederek ortalığı yıkması nasıl bir hikaye okuyacağımızın sinyallerini verir.

İvan'ın eşi Elena olaya çok üzülse bile ağlamanın onu daha güzel gösterdiğini bildiğinden bir yandan da mutlu ve rahattır. Zaten ahmak ve gösterişçidir. (Elena olayın olduğu akşam baloya eğlenmeye gider, hatta boşanma davası kararı bile alır)

İvan'ın dostu ve kitabın anlatıcısı Aleksi'nin ilk tepkisi arkadaşının yerinde kendisi olmadığı için sükretmektir.

İvan'ın ilk tepkisi ise amirleri tarafından küçük görüleceğini düşünüp buna üzülmektir.

Pek çok psikologtan çok daha hızlı ve keskin karakter analizi yapan ve sunan Dostoyevski bu öyküde de tüm karakterleri bir kaç cümle ile ifade edebilmiştir.

Elena'nın eşini kurtarmak için timsahın karnını yarma teklifi timsahı cezalandırma olarak algılanır ve çevredekiler tarafından aşağılanır. Fakat bu kurtarma operasyonu mümkün değildir, çünkü mal sahibi izin vermez. Burada Rusya'nın yabancı sermaye sevdası da Dostoyevski'nin iğnelerinden nasibini alır, ekonomik düşüncenin her şeyden önce geldiği, yabancı sermaye olan timsahın korunmasının önemi ısrarla vurgulanır, hatta İvan; timsah tarafından yutulup ölmediği için hayvanat bahçesinin müşteri mıknatısı olmuştur ve daha da olacaktır, bu nedenle ülkesi adına mutlu olmalıdır. Çünkü daha fazla timsah(yabancı sermaye) gelmesini sağlayabilecek bir durum ortaya çıkmıştır ve bir Rus vatandaşı bunu başardığı için gurur duymalıdır.

Aleksi; yaşlı, rasyonel, aklı başında Timofey Semyoniç'ten yardım ve akıl almak ister. Timofey; İvan'ın durumunun utanç verici olduğunu söyler, mülkiyetin(özellikle de yabancılarınkinin) önemini anlatır, Rusya burjuvazisinin oluşması için yabancılara tüm topraklar satılmalı, yabancılar köylüleri daha fazla çalıştırıp iyice uysallaştırmalı ki bir orta sınıf doğsun minvalinde konuşur.(Kısacık hikayede pek çok kez araya böyle anektodların yedirilebilmesi gerçekten muhteşem). Ayrıca Timofey, sonuçta İvan'ın oraya zorla sokulmadığını, suçlu olduğunu söyler. Belki de en önemlisi, bunu her şeye burnunu sokup, ilerici, kültürlü olmaya çalıştığı için hakettiğini düşünür. (Bu ya bir ironidir ya da Çernişev'e gönderme)

Dışarıda arkadaşı İvan'ı kurtarmaya çalışırken, İvan içerde çok mutludur. Görüşüne göre timsahı(ve tabii ki içindeki İvan'ı) görmeye pek çok önemli insan gelecektir herkes söylediklerini dinleyecektir, artık egosunu hayal dahi edemeyeceği kadar çok tatmin edebilecek, kendini önemli hissedebilecektir. Üstüne içerdeyken bir nevi aydınlanmıştır, pek çok sıkıntıdan sıyrılmıştır ve her şeyi açıkça görmeye başlamıştır, insanlığa çok büyük hizmetler edecektir.

İvan'ın konuşma tarzı tamamen despot bir hal almıştır. Öncesinde böyle bir meyli zaten varken, timsahın içinde bu özelliği belirginleşmiş, tamamen emreder şekilde konuşmaya başlamıştır. Buyurucu, kibirli, ne oldum delisine dönüşmüştür. Arkadaşını aşağı görüyor, kendini büyük bir düşünür saymaya başlıyor. İlgi odağı olma fikri dahi aklını başından alıyor.

Hikayeyi okurken anlaşılacağı üzere timsah devlettir(biraz yumuşatırsak hükümettir). Dostoyevski timsahın içinin bomboş bir çuval olduğunu, keskin dişler(vatandaşı korkutup yutabilmek için) ve kuyruk dışında hiç bir şey olmadığını, hem yutması hem de el altında bulunan şeyler nedeniyle bomboş olmasının da çok mantıklı olduğunu söyler. Kalbi, aklı, organları da yoktur bu hayvanın, olmaması da gerekir ona göre, Aleksi buna inanmak istemese de. Timsahın midesinde yemek yemesine dahi gerek olmadığını, timsah sayesinde hayatta kalacağını söyler, uyanık olup aklı başında olduğu sürece sindirilmeye izin vermeyeceğini söyler, sadece kıyafetleri yırtıldıktan sonra belki geceleri uykusunda sindirebileceğinden endişelenir.

Hakkında hiç bir şey bilinmeyen bu hayvanı İvan içinden incelemektedir, bu da adeta bir memuriyettir, maaş da almalıdır. Timofey; timsahın karnında yan gelip yatarak maaş almasının, diğer Rusların da kapağı timsahın midesine atma fikrine yönelteceğini düşünür.(haklı olduğunu kabul etmek gerek)

Özgürlük kısıtlamasını da umursamaz. "İlkel insan özgürlük, bilge insan düzen ister." der İvan.

Aleksi, İvan tarafından küçük görülmekten sinmiş bir karakterdir, kendi ifadesiyle arkadaşlığının 9/10'u öfkesindendir. Bu enfes bir tabir; birisi tarafından aşağılanıp bunu sindirdikçe çıkışın tek yolu o kişiye kendini ispat etmekten geçer. Bu nefret, zaman zaman en yakınlardan görülen en insafsızca hareketlerin nedenidir.

Gazeteler olayı timsahın zorla ağzından içeri giren adamı yutmak zorunda kaldığı şeklinde aktarır. Timsahın sessizce gözyaşı döktüğünü ve böyle barbarca davranışlarla yabancıların gözünde küçük düştüklerini söylerler. Batılılaşma adına canlılara değer verme kavramını da anlayamayıp sadece şeklen fikir edinmeye çalıştıkları anlaşılır.

Kitapla ilgili en önemli bilgiyi sona ekleyeyim, Dostoyevski'nin kitabı bitiremediği düşünülür. fakat çok da hissedilmez yarım kalışı.

Şimdi, herkesin okumayı en çok sevdiği kısım; yani bu kadar lafın özeti;

Timsah; Dostoyevski'nin sadece devleti eleştirdiği bir kitap değildir. Şöhret tutkusunu, beğenilme takıntısını, Rus insanının batıya olan anlamsız hayranlığını-batılılaşmayı ve aşağılık kompleksini, Rus bürokrasisini, bilgisiz bir halkın önüne sunulan her şeyi şuursuzca savunduğunu ve basını oldukça belirgin şekilde eleştirir.

İyi okumalar.
52 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bir oturuşta okunabilecek kısalıkta ve akıcılıkta olan kitap İvan Matveiç karakterinin bir timsah tarafından yutulmasını konu alıyor (görünürde) ama arkasında/derinde öyle ince manalar var ki... İnsanı, toplumu, sadakati, dostluğu, parayı, hırsı, dedikoduyu, söylentiyi harika bir metaforla anlatmış yazar. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
170 syf.
·6/10
Dostoyevski öz xatirələ­rində qeyd edir ki, 1864-cü ildə bir alman Pasajda pulla timsah nümayiş etdirirmiş, bunu eşidən yazıçı, Qoqolun “Burun” povesti ruhunda satirik-fantastik bir əsər yazmaq fikrinə düşür. Hekayədə yer alan ironiya liberal əhval-ruhiyyədə olan siyasi dairələrə ünvanlanır – müxtəlif jurnalların səhifələrində Dostoyevskinin onlarla ciddi polemikalar apardığı məlumdur.
Hekayədə məmur İvan Matveyevi timsah udur. Ətrafdakıların təəccüblənməsinə baxmayaraq, Matveyev nəinki sağ qalır, hətta düşdüyü vəziyyətdən məmnun olur. Bu halı ilə başqalarının diqqətini çəkdiyini görən məmur timsahın qarnında özüyçün maraqlı gələcək ideyalarını qurur...
Hekayənin sonunda Dostoyevskinin incə xatırlatması ilə palto (шинел) sözünü işlətməsi diqqətimdən yayınmadı, böyük müəllimi Qoqola işarə edib.
Xoş mütaliələr :)
52 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Avrupa'dan sergilenmek için gelen bir timsahın içine düşen adamın hikayesinin işlendiği öyküyü yazar 1865 yılında yazmıştır. Timsahın içine düşen adamın tenkit edildiği öyküde yazar bu tenkidi halkında kopmuş aydınlara yöneltmiştir.
169 syf.
·10/10
Hiç sıkılmadan okuyacağınız devletteki yozlaşmayı irdeleyen, çağımızın sanki 150. Yıl önceki yansıması. Eğlenceli güldürürken düşündüren bazı yazarlarımızda etkisini gördüğüm bir kitap. Çocuğunuza akşam yatarken okunabilecek bir öykü
Fransızlar iki yüz elli yıl önce ilk tımarhaneyi inşa ettikleri zaman bir İspanyol şakasını hatırlıyorum: "Kalanların akıllı olduklarını düşünelim diye bütün delileri özel bir eve kapattılar."
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Sayfa 63 - Öteki Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Timsah
Alt başlık:
Gülünç Bir Adamın Düşü, Uysal Bir Ruh
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757384342
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sosyal Yayınları
Baskılar:
Timsah
Timsah
Timsah
Krokodil
The Crocodile
Bu üçlemede Dostoyevski'nin en tuhaf, en taşlamalı ve en şaşırtıcı öykülerini birarada bulacaksınız. Geveze ve kendini beğenmiş bir Rus aydınını yutan bir timsahla tanışacaksınız, (bu tiplemenin günümüzde bile varlığını sürdürdüğünü bilmek herhalde Dostoyevski'yi bile şaşırtırdı!) ardından kendinden ve dünyadan umudu kesmiş, intiharın eşiğine gelmiş genç bir adamın gördüğü akıl almaz düşle yaşadığı 'uyanış'a tanıklık edeceksiniz. Uysal Bir Ruh'ta ise büyük Rus yazarının bir gün gazetede elinde ikonu ile intihar eden bir genç kız üzerine okuduğu bir haberden esinlenerek kaleme aldığı alçak gönüllü ama çarpıcı bir öykü bulacaksınız. Üç öyküde de yazarın birçok romanında ele aldığı bir konuyla -gerçeklikten kopan, insanlığa yabancılaşan ruhun yaşadığı ahlaksal çöküntüyle- karşılaşacaksınız. Ve yine hepsinde, bu büyük yazara özgür bir "iyileşme," "bir kurtuluş kapısı" bulacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 398 okur

  • Eray
  • Orochimaru
  • Münzevi Zade
  • Eren
  • Mehmet utku
  • Ömer
  • Miakowsky
  • Nezihe Kaya
  • Fırat Çakkalkurt
  • sevde

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%6.9
18-24 Yaş
%15.5
25-34 Yaş
%36.2
35-44 Yaş
%27.6
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.9
Erkek
%61.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (12)
9
%10.2 (11)
8
%12 (13)
7
%8.3 (9)
6
%4.6 (5)
5
%1.9 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0