Tom Amca'nın Kulübesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
3721
Gösterim
Adı:
Tom Amca'nın Kulübesi
Baskı tarihi:
14 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756424735
Orijinal adı:
Uncle Tom's Cabin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fark Çocuk Yayınları
Köleliğin hala tüm acımasızlığı ve şiddetiyle devam ettiği Amerika’nın güneyinde, bir çiftlikte iyi yürekli sahipleriyle yaşayan köle Tom, sahibinin maddi zorluğa düşmesiyle bir köle tüccarına satılır. Evinden kilometrelerce uzakta bir başına, bir pamuk çiftliğinde ölesiye çalıştırılan, kırbaçlanan ve zulmedilen Tom tüm bunlara karşın asla kaçmamıştır, isyan etmemiştir ancak hiçbir zaman da doğru yoldan ayrılmamış ve haksızlığa karşı direnmiştir. Hep bir gün yeniden eski sahipleri tarafından satın almayı umut eden Tom, ne yazık ki o günü göremeden ölmüştür.

Köleliği tüm acımasızlığı, şiddeti ve merhametsizliğiyle anlatan Harriet Beecher Stowe’un bu kitabı birçok köle ayaklanmasının başlamasına neden olmuş ve Amerika’nın güney eyaletlerinde yıllarca yasaklanmıştır.
536 syf.
·Puan vermedi
İlkokul yıllarımda okumuştum. Çocuk aklımla düşündüğüm şey, köleliğin ne kadar korkunç bir şey olduğu ve köle olmadığımız için ne kadar şanslı olduğumuzdu. Güzel bir klasik.
536 syf.
·24 günde·10/10
Uzun olan ve geç bitirdiğim ama iyiki okudum dediğim ve okumanızı tavsiye ettiğim bu roman üstünlüğün sadece takvada olduğunu unutan ve kendinden farklı olanı aşağı görüp kendini üstün görmekte hiçbir yanlışlık görmeyen insanoğlunun dile kolay, kalbe ve yaşamaya zor gelen insanlık ayıbını köleliği, faşistliği anlatıyor...
Sahiii !!!
İnsan görmez mi hepimiz insanız ?
İnsan görmez mi iyilikten iyilik, kötülükten kötülük doğar ?
İnsan bilmez mi sevmek sevilmek neleri açar?
İnsan bilmez mi hepimiz değerliyiz?
Maalesef gaflete düşen nefsine kapılan insanoğlu kibirlilik sınavını tarih boyunca geçemedi..
Bu kitap; kardeşin kardeşe düşman olduğu, kimsenin kimseyi umursamadığı, herkesin zanla önyargıyla hareket ettiği ve karşılık bekleyerek birşey yaptığı bu zor hassas zamanlarda insanın çektiği dehşet verici acıları, vicdan yoksunluğunu, imanın önemini ve az da olsa hala iyi insanların olduğunu okuyucuya sunup bizleri silkindirip kendimize getirebilecek türden değerli bir roman.
O yüzden okuyun okutturun saygıdeğer insanlar..
Kitabın konusundan çıkıp yazarın üslubuna gelirsek; yazar kendine özgü ve benim çok alışkın olmadığım bir tarza sahip, kitabın her yerinde kadının Hristiyanlık inancını ve vicdani rahatsızlığını görmek mümkün.Dili gayet sade, anlaşılır ve kitap altını çizeceğiniz satırlarla dolu.
Kitabın ana konusu olan köleliğin kısaca tarihine gelirsek ;
Amerika kıtası keşfedilince buradaki yerlileri asimile eden soykırıma uğratan insanoğlu bu kıtadaki topraklarda çalıştırmak üzere Afrikadan gemilerle insan taşıyor.
(Tabii bunların insan olduğunun bilinçinde değiller!!!)
Sonra Afrikalılar köle olarak kullanılıyor, hiçbir hak tanınmıyor ve değersiz bir eşya gibi alınıp satılıyorlar.
(Tabii onların duyguları, canları yok ki!!)

Sonunda 1804 yılında Kuzey eyaletlerde kölelik yasaklanıyor ama Güney bunu kabul etmiyor sonra iç savaş yaşanıyor ve 19 haziran 1862 yılında Amerika'nın 16. Başkanı Abraham LİNCOLN tarafından tüm Amerika'da kölelik yasaklanıyor. Lakin LİNCOLN suikaste kurban edilerek öldürülen ilk başkan olarak kayıtlara geçiyor:(
Pekiii faşistlik son buluyor mu? Üzücü cevabı hepimiz biliyoruz sanırım...
95 syf.
·38 günde·Puan vermedi
'Bazı zorlukların çıkış noktası birlik, dostluk ve sevgidir' diyen bu kitap Tom amca ve onun sevimli kulübesinde özdeşleşen özgürlük savaşının öyküsüdür.
536 syf.
Dünya edebiyatı kalsiklerinden biri olarak kabul edilen Tom Amca'nın Kulübesi, yarattığı duygusal ve politik etkilerle yalnız edebiyata değil, ABD tarihine de damgasını vuran bir roman. İlk kez yayınlandığı 1852 yılında devrimci ve yenilikçi niteliğiyle büyük tepki toplayan, beyazların egemenliğini sürdürdüğü on dokuzuncu yüzyıl Amerika'sının utanç verici kölelik kurumu karşısındaki tutumunu acımasızca, ayrıntılarıyla gözler önüne seren bir başyapıt. Amerika'da köleliğin kaldırılmasında büyük etkisi olduğu söylenen roman, köleliğin korkunçluğunu, insan doğasına aykırılığını, ahlaki ve dini yanlışlığını dile getirir. Nasıl bir yaşam sürerlerse sürsünler, bütün kölelerin ortak noktası şudur; özgürlükleri ve gelecekleri yoktur. Mal olarak alınıp satılan, ailelerinden koparılan insanlardır onlar; kimi çocuklar, bu yazgıdan kurtulmaları için doğar doğmaz öldürülürler. On dokuzuncu yüzyıldaki kölelik koşulları göz önünde bulundurularak okunması gereken romanda, yazar, köleliği beyazların sorunu olarak ele alırken, zencilerin çektiği ıstırap ve sıkıntıları ön planda tutmuş, onlara özellikle Tom Amca başta olmak üzere, ahlaklılık, yumuşaklık ve inançla donatılmış bir insanlık gücü bağışlamıştır.
536 syf.
·10/10
Çocukluk dönemimde okuduğum en etkileyici kitap olduğuna şüphe yoktur, sonu hazinle sonlanan roman daha dün gibi hatıralrımda saklıdır... okunması şiddetle tavsiye edilir siyahi bir adamın başından geçenleri anlatan müthiş hikaye
536 syf.
·30 günde·Beğendi·10/10
1852 yılında devrimci ve yenilikçi niteliğiyle büyük tepki toplayan, beyazların egemenliğini sürdürdüğü on dokuzuncu yüzyıl Amerika'sının utanç verici kölelik kurumu karşısındaki tutumunu acımasızca, ayrıntılarıyla gözler önüne seren bir başyapıt. Amerika'da köleliğin kaldırılmasında büyük etkisi olduğu söylenen roman, köleliğin korkunçluğunu, insan doğasına aykırılığını, ahlaki ve dini yanlışlığını dile getirir. Nasıl bir yaşam sürerlerse sürsünler, bütün kölelerin ortak noktası şudur; özgürlükleri ve gelecekleri yoktur. Mal olarak alınıp satılan, ailelerinden koparılan insanlardır onlar; kimi çocuklar, bu yazgıdan kurtulmaları için doğar doğmaz öldürülürler. On dokuzuncu yüzyıldaki kölelik koşulları göz önünde bulundurularak okunması gereken romanda, yazar, köleliği beyazların sorunu olarak ele alırken, zencilerin çektiği ıstırap ve sıkıntıları ön planda tutmuş, onlara özellikle Tom Amca başta olmak üzere, ahlaklılık, yumuşaklık ve inançla donatılmış bir insanlık gücü bağışlamıştır.
536 syf.
·Beğendi·7/10
Kölelerin ortak kaderi şudur ki; bir yaşamlari ve özgürlükleri yoktur. Kimileri doğan çocuklarini bu kadere boyun eğmesinler diye öldürüp özgür birakiyorlardi. Hayatin bir baska yonunden bakmak istiyorsaniz, 1800lü yillarda yaşanan köleligin, durumu, trajedisi.
536 syf.
·Beğendi·10/10
Kesinlikle okuyun şaşırarak okuyacağınız sonrasında kitap bitiminde vay be diyeceğiniz kitaplardan ciddi anlamda gerçekten dersler çıkarabileceğiniz sayılı anlamlı kitaplardan ben çoooook beğendim kesinlikle sizede tavsiye ederimmm ben bu kitaba çok bayıldım çünkü duygusal biri olarak 2 kez falan ağladım çok gğzeldi gerçekten
536 syf.
·Beğendi·10/10
Kemalettin Tuğcu kitaplarının peynir ekmek gibi satıldığı dönemde okuduğum, bana çocukluğumda okumayı sevdiren muhteşem bir kitap. Öyle ki; yıllar sonra o güzel günlerin anısına tekrar okudum...
536 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Tom Amca'nın Kulübesi
Can Yayınları
Sayfa Sayısı:536
Epub Sayfa Sayısı:468

Ve anlam dolu, duygu yüklü bir klasiği daha bitirmiş bulunuyorum.
Bazı insanlar betimlemelerin fazla olduğu, olayların az olduğu yada ağdalı bir dil kullanıldığı gibi nedenleri öne sürerek klasikleri okumaktan pek hoşlanmazlar. Oysa bu kitap şaşırtıcı bir şekilde hem aksiyonun, heyecanın fazla olduğu hemde betimlemelerin tadında bırakıldığı bir roman. Bu yönüyle klasik seven sevmeyen herkesi memnum edeceğini düşünüyorum.
Yazar olayları anlatırken zaman zaman aniden okuyucuya dönüp okuyucuyla konuşur bir havaya bürünüyor ki ben bu durumu çok olumlu buldum. İnsana kendini romanın bir parçasıymış gibi hissettirdiği gibi yazarlada birebir iletişimde olduğu hissini veriyor.
Kölelik kitabın ana konusunu oluşturduğu için kısmen benzer içeriğe sahip O'hara ailesinin Amerikan iç savaşında yaşadıklarını anlatan bir nevi Amerikan tarihine ışık tutan Rüzgar Gibi Geçti isimli eseride bu kitapla beraber tavsiye edebilirim. Ayrıca Nobel ve Pulitzer ödüllü Amerikalı siyahi yazar Toni Morrisonda eserlerinde zencilerin sorunlarını dile getirmiştir. Bu kitabı okurken bahsettiğim o kitaplarda hafızamda canlandı. Keza Oniki Yıllık Esaret isimli oskarlı sinema şaheseride bu kitapla beraber tekrar gözümde canlanıverdi...
İncelemelerimde kitabın içeriğiyle ilgili konuyu uzun uzun anlatmayı sevmediğimden olaylara yine değinmeyeceğim. Şu kadarını söyleyimki çok heyecanlı, olayların birbiri peşisıra geliştiği, duygularınızı fazlasıyla galeyana getirebilecek bir kitap sizleri bekliyor. Konu çok acıklı ve çok güzel. Hatta ben bazı sahnelerde kendimi tutamayıp ağladım bile. O kadar etkilendim.
İyi insanların çok iyi, kötü insanlarında berbat derecede kötü olduğu karakterler oldukça fazla olduğu gibi daha dengeli karakterlerde kitapta yer bulmakta.
On yaşında bir çocuğa bile sorsanız kölelik yanlış der. Aklı başında her yetişkinde köleliğin berbat birşey olduğu konusunda hemfikirdir. Ama kölelik gibi savaş gibi konularda iyi, kötü, güzel, çirkin gibi sıfatlarla tanımlama yapar ve konuyu kapatır geçeriz. Oysa bu kitapla ben kendimi Amerikanın güney eyaletlerinden birinde bir köleymişim gibi hissederek, onların çektiği sıkıntıları kendim çekiyormuşum, yedikleri dayak ve kamçıları kendim yiyormuşum, çocuğumdan yada annemden koparılarak kendim köle pazarında satılmışım gibi hissederek okumamı sağladı bu kitap. Ve romanı bitirdiğimde köleliğin ne akıl dışı, ne korkunç, ne vahşi bir gerçek olduğunu kelimenin tam anlamıyla bir insanlık suçu olduğunu anladım.
Kölelik ve vahşi kapitalizm arasındaki benzerlik, dindar hıristiyanların her pazar ayine gitmelerine rağmen kölelik ayıbına karşı çoğunluğunun kem küm etmekten öteye geçmeyen umursamaz ve çıkarcı tavırlarıda bu kitapta çok tadında işlenmiş.
Köleler için sıkıntılı hayatlarında tek dayanak noktası samimi hıristiyanlık inancı olarak gösterilmiş. Hatta tüm insanlık için mutluluğunda, ahiret hayatındaki saadetinde reçetesi İsa ya bağlılık, Tanrının yolundan gitmek olduğu okura oldukça fazla pompalanmış. Zaman zaman bir misyoner kitabı okuyor hissine kapıldım çünkü o kadar çok dini vurgu o kadar çok Matta incili ve eski ahitten ayetler vardıki neredeyse en yakın kiliseye gidip beni vaftiz edin diyecektim. Belki kölelik daha seküler, daha dinler üstü bir bakış açısıyla eleştirilse kitap daha çok okura hitap eder ve daha doğru bir temele oturmuşda olabilirdi diye düşünüyorum. Sonuçta hayat sadece dinden ve Tanrı sözlerinden ibaret değil. İnsanlığında evrensel bazı değerleri, yıllar yılı geliştirdiği eşitlik, özgürlük, adalet vb... Sadece dini inançlarla açıklanamayacak birikimleri var. Yinede bu küçük eleştiriyi yapmakla beraber kitap dini bakış açısını fazlaca gözümüze sokmuş olsada çok başarılı, çok çok değerliydi benim gözümde.
Normalde yaşından büyük laflar eden çocukları pek sevimli bulmam. Büyümüşte küçülmüş gibi laflar ederler. Herkes yaşına ve birikimine uygun hareket etmeli diye düşünürüm. Bu romanda tanıdığım Eva isimli sekiz yaşlarındaki küçük kız çocuğu ise bunun tam tersi bir etki bıraktı bende. Yazar Eva karakterini o kadar harika bir şekilde işlemişki, romanı okurken adeta bu küçük kızı bir azize, cennetten dünyaya geçici bir süreliğine ziyarete gelmiş bir melek gibi gördüm. Tüm çirkinlik ve gaddarlıkların içinde bu küçük kızın küçücük yaşındaki bilinç ve muhakeme düzeyi, iyilik yapmaya ve Tanrıyı sevmeye olan yeteneği bende büyük bir etki ve hayranlık bıraktı. Asla unutamayacağım bir roman karakteri oldu.
Harriet Stowe'un bu eseri yayınlandığı dönemde büyük ses getirerek köleliğin kaldırılması sürecinde önemli bir rol oynamış. Bu yönüylede sadece raflarda yerini almış edebi bir metin değil aynı zamanda bir dava, bir aksiyon kitabı olmayıda başarabilmiş. Bu hüzün dolu kitabı okuduğunuza pişman olmayacaksınız.
190 syf.
·Puan vermedi
“Tom amcalaşmak” tabiri yaratabilmiş bir kitap
Bunda çizdiği portrenin yanında alanında ilklerden olması da etkin tabi
Malcolm X in bir konuşmasında spikerin’ Martin luther king e tom amca mı diyorsunuz?’ Sorusuna “ Son çıkan yasalara göre birine Tom amca demek suçtur ben o yüzden böyle bir şey söylemiyorum. Ama Martin Amca diyorum” demesi üzerine daha da dikkatimi çeken bu Tom amca kim ola ki sorum yanıtını aldı
Dil ve olay öyküsü olarak basitçe ifade eden bir kitap olmasına rağmen o dönemde toplumda olan karakterleri yansıtmış
Bilmeyenlere, Tom Amca elinde İncili ona iyi davranan beyaz sahibine tam itaatkar bir zenci köle. Başına gelen her sıkıntıda inciline sarılıp öbür dünyadaki melekleri hayal eden öyle ki zalim bir efendiye satılıp zulüm gördükten sonra dahi kaçmayı düşünmeyen ona zulmeden efendisine sizin yolunuzda ölürüm diye de bağlılık gösteren bir karakter.
Kitapta kaçıp özgürlüğü arayan zenci karakterler de örnek veriliyor
İyi beyazlar var kötü beyazlar var ama Zenci beyazı eşit ve birey olarak hayal edebilen tek kişi küçük bir kız.
Bunun kulağa ne kadar saçma geleceğinin de farkında, hayalimi size söylesem anlayabilir misiniz Tom amcaya okuma yazma öğretmek istiyorum diye de belki ancak 100 yıl sonra gerçekleşebilen bir şeyi istiyor.
Beyaz adamı anlamak ve Amerikanın karakterini anlamak için doğru kitap.
536 syf.
·4 günde·10/10
Tekrar-tekrar okumakdan doyamadığım, tüm zamanların en harika romanı. Amerkan imperyalizminin iç yüzünü açan, köleliyin toplumu, bireyi, bütünlükde insan hayatını nasıl etkilediğini çok güzel tarzda anlatan kült bir roman. İnsan olduğumuzun farkına varmağımız için bu romanı mutlaka okumamız lazım. Benim hayatımda bu romanın yeri çok başkadır. En sevdiğim on romandan birincisidir diye bilirim. Her yıl tekrar okuyorum ve aynı şekilde etkileniyorum.
İnsan sevgisi, Tom Amca'nın ruhuna işlemişti. İnsanları derisine, ırkına, dinine, diline bakmaksızın benimsiyor, ayrım yapmaksızın tüm insanları seviyordu.
Biliyorsunuz, ayrıcalıklarınız yüzünden kendinizi kimsenin üstünde hissetmemelisiniz, ayrıcalıklarımız ödüllerimizdir, bunu hep anımsamalıyız.
- Para vererek bedenimi satın alsanız da inançlarımı asla satın alamazsınız. Elimi, kolumu, bacağımı kırsanız da düşüncelerimi etkileyemezsiniz.
-Hiçbir insan diğer insanlara üstünlüğü olamaz. Ben de sizden üstün değilim. Hepimiz eşitiz.
Biliyorsunuz ki insancıllık çok değişik biçimlerde kendini gösteriyor, insanlarınsa yapacakları ve söyleyecekleri garipliklerin sonu yok.
Bu tam anlamıyla halis muhlis köpeklik , şeytanı kandırıp paçayı kurtaracaksın , sonra da tutup dine 'sarılacaksın'. Ne kaypak bir davranış bu , ömrün boyunca şeytana borcun biriksin , sonra ödeme zamanı gelince sıvış ! Peh !

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tom Amca'nın Kulübesi
Baskı tarihi:
14 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756424735
Orijinal adı:
Uncle Tom's Cabin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fark Çocuk Yayınları
Köleliğin hala tüm acımasızlığı ve şiddetiyle devam ettiği Amerika’nın güneyinde, bir çiftlikte iyi yürekli sahipleriyle yaşayan köle Tom, sahibinin maddi zorluğa düşmesiyle bir köle tüccarına satılır. Evinden kilometrelerce uzakta bir başına, bir pamuk çiftliğinde ölesiye çalıştırılan, kırbaçlanan ve zulmedilen Tom tüm bunlara karşın asla kaçmamıştır, isyan etmemiştir ancak hiçbir zaman da doğru yoldan ayrılmamış ve haksızlığa karşı direnmiştir. Hep bir gün yeniden eski sahipleri tarafından satın almayı umut eden Tom, ne yazık ki o günü göremeden ölmüştür.

Köleliği tüm acımasızlığı, şiddeti ve merhametsizliğiyle anlatan Harriet Beecher Stowe’un bu kitabı birçok köle ayaklanmasının başlamasına neden olmuş ve Amerika’nın güney eyaletlerinde yıllarca yasaklanmıştır.

Kitabı okuyanlar 382 okur

  • Blue
  • Meltem Sukan
  • Gamze Çınar
  • H u s n a

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0