Toplama Kampı

·
Okunma
·
Beğeni
·
163
Gösterim
Adı:
Toplama Kampı
Sayfa sayısı:
244
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
KALBİ BUZ TUTMUŞ BİR SAVAŞÇI…
Melanie, hayatına tekrar yön vermek isterken onu zorla bir savaşa sokmak isteyen Hermes tarafından esir alınıyor. Kendisini, savaşçılarını ve çocuklarını kurtarmak için savaşı kabul etmek zorunda. Ama bu onun da planları olmadığı anlamına gelmiyor!

YAKIŞIKLI BİR PRENS…
Ve planlarının içinde yakışıklı, ukala, çekici ve bunu kullanmasını çok iyi başarabilen, sözleri kafa karıştırıcı, alaycı ve gizemli bir prensi de dahil etmek zorunda. Ona ihtiyacı var ve ona ihtiyaç duymaktan nefret ediyor. Buz tuttuğu sandığı kalbinin çatırdamaya başladığını anladığında dehşete düşüyor.

BİRİ ATEŞ, DİĞERİ BUZ… HANGİSİ SAĞ ÇIKACAK?
244 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Selvi Atıcının muhteşem bir kitabı daha ile beraberiz. Bu sefer tarihi bir romans okuyoruz.
Kitabın konusuna gelince, kalbi buz tutmuş, cesur, gülmeyi unutmuş, güzel mi güzel ölüm meleğimiz. Yani Melanie...
Kaçırılıp esir tutulan yakışıklı ukala ve gizemli bir prens. Melanie ile bir yolculuğa çıkan daha doğrusu savaş tam kapıda. Ama prens Melanie güvenmiyor ama bir o kadarda ölüm meleğinin cazibesine kapılan ve ne yapamayacağını bilemeyen biri.
Mutluluk sevgi aşk bu kadar mı imkansız. Değil mi? Ölüm meleği de sever mi acaba?
İyi okumalar....
Kör gibiydim, gözyaşlarımdan önümü göremiyordum ama buradan olabildiğince çabukgitmek istiyordum. Bir yanımı burada bırakmıştım. Artemis’in yanında.
Yüzümü gördüğünde gözlerini irice açtı, afallamış görünüyordu.
“Hayatımda…” dedim yutkunarak, birkaç damla daha süzüldü. “Çok kez yalan söyledim, çok oyun oynadım. Ama sana hiçbir zaman yalan söylemedim. Oyun oynamadım.”
“Melanie!” dedi fısıltıyla, taş kesilmiş gibi duruyordu.
“Hermes ile hiçbir zaman bir ilişkim olmadı.” Artemis bir adım öne attı. Elimi kaldırdım durması için.
“Ama sen bana değil, ona inanmayı seçtin. Eğer hayatta kalırsam, bir kez daha karşıma çıkma. Tanrı şahidim olsun ki bir saniye bile düşünmeden seni öldürürüm. Bir saniye bile.” Atımı mahmuzladım ve hızla ilerledim.
“Git artık,” dedi. Sesinin tonundan hiçbir şey anlaşılmıyordu. Atımın üzerine hızla atladım.
Lanet olsun! Ne serbest kaldığım için, ne de buradan kurtulabildiğim için sevinebiliyordum. Zafer kazanmış gibi değil, kaybetmiş gibi hissediyordum kendimi.
“Öleceğimi biliyorsun, değil mi?” diye sordum boğulur gibi.
“Biliyorum.”
“Bana yardım et,” dedi yine o da fısıltıyla. Dudakları burnuma küçük bir öpücük kondurdu.
“Ne istiyorsun?” diye sordum nefes nefese. Eğer yardım edebileceğim bir şeyse bunu yapacaktım.
“Beni kendinden kurtar. Sana olan bu tutkuma engel olamıyorum.” Dudakları dudaklarımı buldu tekrar.
“Ne?” dedim ağzının içine doğru.
“Sana karşı koyamıyorum. Lanet olsun, bana yardım et. Bana yardım etmelisin! Bunun sadece bir arzu olduğunu söyle, gelip geçici bir arzu olduğunu. Zamanla senden kurtulacağımı, bu işin sonunun sana bağlanmak olmadığını söyle.”
“Korkuyorsun,” dedim durum belirtir gibi. Bana gözlerini devirdi.
“Hayır. Tiksiniyorum.” Tekrar yüzünü buruşturdu. “Ne yapalım? Sen beni onlardan korursun, değil mi?” Söylediklerine soğukça güldüm.
“Evet,” dedim sabırlı bir tonla. Benden beklenmeyecek kadar sabırlı. “Aslında burada yalnızlık çektiğim söylenemez.”
“Öyle mi?” diye sordu bana alayla bakarak. “Kim bu şanslı arkadaş?”
“Arkadaşlar!” dedim ciddi bir tonla.
“Pekala. Arkadaşlar.” Gülümsedi. “Kimler?”
“Fareler.” Sonra şirin bir gülümseme yerleştirdim yüzüme. Artemis’in omzumdaki kolu gerildi. Tüm yüz hatları ekşidi.
“Lanet olsun!” dedi kısık bir sesle ve tekrar -bu defa alayla değil, sıkıntıyla çevresini taradı gözleriyle.
“Neredeler?” diye sordu fısıltıyla sanki duyulmasından korkar gibi.
“Her yerde,” dedim. Sesim kendime bile tatlı gelmişti. Tanrım! Tüm bedeniningerildiğini hissetmiştim. Bu adam onlardan gerçekten nefret ediyordu.
“Lanet olsun!” dedi tekrar.
“Bana yalan söyleyip durma! Milie her şeyi anlattı bana. Her yaptığın hareketi biliyorum. Yemek yemediğini, uyumadığını, dalgınlığını, her şeyden nasıl vazgeçtiğini… Ağladığını,” diye ekledi fısıldayarak.
“Onu döveceğim,” dedim dişlerimin arasından.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplama Kampı
Sayfa sayısı:
244
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
KALBİ BUZ TUTMUŞ BİR SAVAŞÇI…
Melanie, hayatına tekrar yön vermek isterken onu zorla bir savaşa sokmak isteyen Hermes tarafından esir alınıyor. Kendisini, savaşçılarını ve çocuklarını kurtarmak için savaşı kabul etmek zorunda. Ama bu onun da planları olmadığı anlamına gelmiyor!

YAKIŞIKLI BİR PRENS…
Ve planlarının içinde yakışıklı, ukala, çekici ve bunu kullanmasını çok iyi başarabilen, sözleri kafa karıştırıcı, alaycı ve gizemli bir prensi de dahil etmek zorunda. Ona ihtiyacı var ve ona ihtiyaç duymaktan nefret ediyor. Buz tuttuğu sandığı kalbinin çatırdamaya başladığını anladığında dehşete düşüyor.

BİRİ ATEŞ, DİĞERİ BUZ… HANGİSİ SAĞ ÇIKACAK?

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Meryem Özalp
  • Betül
  • Büşra T.
  • Merve ksz
  • KİTAP AŞKIM
  • Menekşe
  • Hacer Uğur
  • kuzey yıldızı
  • Kubra Demirkıran
  • Emine Korkut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%20 (1)
8
%0
7
%40 (2)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0