Toplu Oyunları 1 (Altı Kişi Yazarını Arıyor - Liola - Ağzı Çiçekli Adam - Meslek Belgesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
160
Gösterim
Adı:
Toplu Oyunları 1
Alt başlık:
Altı Kişi Yazarını Arıyor - Liola - Ağzı Çiçekli Adam - Meslek Belgesi
Baskı tarihi:
Nisan 2009
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757785163
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitos Boyut Yayınları
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, İtalyan yazar Luigi Pirandello (1867-1936), oyunlarında insanların saçma ve kaotik dünyadaki çaresizliklerini sergiler. Modern dramaya örnek gösterilen Altı Kişi Yazarını Arıyor, gerçek kişi, oyun kişisi ve rol düzlemleri arasındaki kişiliğin araştırılmasını konu ediniyor.Liola, kırsal kesimde yaşayan köylü bir şairin başından geçenleri anlatan bir komedi.Ağzı Çiçekli Adam, yazarın oyunlarına egemen kaygı verici yalnızlık temasını; Meslek Belgesi, kendine haksız yere "uğursuzluk" etiketi yapıştırılmış bir adamın hüzünlü öyküsünü anlatıyor.
208 syf.
·17 günde·8/10
Altı kişi yazarını arıyor adlı tiyatrosunu okudum. Pirandellonun felsefesini bilmek gerekir ,Pirandelloyu anlamak için. Baba figürü Pirandellonun hayata bakışı anlatıyor .Herkesin farklı doğrusu olduğunu , tek olmadını, gerçekliğin ve illüzyonun birbirine karıştığını fark edersiniz. Dramaya getirmiş olduğu oyun içinde oyun tekniğini okurken , zevk alacağınızdan klasik dramadan daha zevkli olacağından eminim.
"Biz alfabeyiz, siz de alfabe öğretilirken kullanılan elma, arı, kedi gibi kelimeler. Biz sonsuza kadar tanımlanmışız, sizse şu anda yaşıyorsunuz. Şu somut, kuşkuya yer vermeyen benliğinizin on beş yıl geçmişte, diyelim on beş yıl önce, ne durumda olduğunu bir düşünün. Hatırlayabiliyor musunuz? O zamanki tutkularınızın ne olduğunu, kaçırmamanız gereken işi, o gece elde etmeniz gereken kadını, o yüce ülküleri, toplum sorunlarına bulacağınız kesin çözümleri hatırlayabiliyor musunuz? Önemli miydi bunlar? Onlar için o kadar gürültü koparmaya değer miydi? Ya on beş yıl sonra? Bugün sizin için çok önemli olan şeyler, bundan sonraki işiniz, karınız, evinizin ipoteği... Bunlar da birer hayal olmayacak mı? Geleceğin, bin dokuz yüz otuz altı yılının hayallerinin gerçek olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bunlara güvenebilir misiniz? Bastığınız toprağa güvenebilir misiniz? Yoksa ayağınızın altından kaydığını mı hissediyorsunuz bu toprağın?"
Bakın, şurada bıyığımın altına, dudağımın üstünde pek hoş duran küçük çiçeği görüyor musunuz? Doktorlar buna ne diyorlar, biliyor musun? Oh! Çok hoş bir adı var. Karamela gibi tatlı bir ad: Epithelioma. Söyleyin benimle beraber, siz de tadını duyacaksınız.
“Epithelioma”: Çiçeklere takılan adlara da benziyor, değil mi?
Nedir bu biliyor musunuz? Ölüm.
Geçerken bu çiçeği dudağıma yapıştırı verdi.
“Hatıram olsun” dedi. Arkasından da şunu ekledi. “Beş altı aya kadar gelirim”
Şimdi söyleyin bana: Bu çiçek ağzımın içindeyken, sâkin, sessiz köşemde otura bilir miyim? Söylüyorum bunu karıma, soruyorum? “Nedir benden istediğin? Öpeyim mi yani seni?” “Evet öp beni” diyor. Geçen gün ne yaptı biliyor musunuz? Dudaklarını bir toplu iğne ile delik deşik etti, kanattı, sonra başımı iki eli arasına alarak beni ağzımdan öptü. Benimle beraber ölmek istiyormuş!
Sayın Yargıç, ben zaten çıkmaz bir sokağın sonunda sırtım duvara yapışık bir vaziyette durmaktayım. Siz bana ne yolundan, ne sonucundan bahsediyorsunuz?
Bütün bu iğrenç insanlığa karşı öylesine bir nefret ve öfke ile dolup taştım ki, Sayın Yargıç, şu gözlerimin bütün şehri temelinden söküp atacak, onu bütünüyle yerle bir edecek sahip olduğuna gerçekten, -buna gerçekten- inanıyorum!
Hepimiz kendimizi bir bütün olarak görüyoruz. Oysa ben böyle olmadığımızı biliyorum. İşte benim dramım da bu. Biz aslında ayrı ayrı niteliklerin toplamıyız. Bazı insanlarla birlikte olduğumuz zaman güçlü yanımız ortaya çıkar, bir başkasıyla olduğumuz zaman zayıf yanımız. Bunun da ancak kötü bir rastlantı sonucu belli bir işi yaparken tuzağa düşünce anlarız... bizi herkesin görebileceği bir yerde çaresizlik içinde çırpınırken. Herkesin bizi yargılaması için. Hem de haksızca. Çünkü o anda yargıladıkları insanın tüm kimliği değildir ki! Yalnızca bir yanıdır. (Üvey kızı gösterir) İşte bana haksızlık ettiğini görüyorsunuz. Beni ummadığı bir yerde, benden ummayacağı bir işi yaparken suçüstü yakaladı. Ama o yakaladığı asıl ben değilim ki! Şimdi o tek, utanç verici kanıttan yola çıkarak benimle ilgili tüm gerçekliği bu olduğu sonucuna varıyor. Bundan bir insan yaratıyor, iğrenç bir insan. Ama ben o insan değilim. Beni de en çok sarsan işte bu.
Yüce soyut kavramlarız biz. Sizse basit ayrıntılar. Biz alfabeyiz, siz de alfabe öğretilirken kullanılan elma, arı, kedi gibi kelimeler. Biz sonsuza kadar tanımlanmışız, sizse şu anda yaşıyorsunuz. Şu somut, kuşkuya yer vermeyen benliğinizin on beş yıl geçmişte, diyelim on beş yıl önce, ne durumda olduğunu bir düşünün. Hatırlayabiliyor musunuz? O zamanki tutkularınızın ne olduğunu, kaçırmamanız gereken işi, o gece elde etmeniz gereken kadını, o yüce ülküleri, toplum sorunlarına bulacağınız kesin çözümleri hatırlayabiliyor musunuz? Önemli miydi bunlar? Onlar için o kadar gürültü koparmaya değer miydi? Ya on beş yıl sonra? Bugün sizin için çok önemli olan şeyler, bundan sonraki işiniz, karınız, evinizin ipoteği... Bunlar da birer hayal olmayacak mı? Geleceğin, bin dokuz yüz otuz altı yılının hayallerinin gerçek olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bunlara güvenebilir misiniz? Bastığınız toprağa güvenebilir misiniz? Yoksa ayağınızın altından kaydığını mı hissediyorsunuz bu toprağın?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplu Oyunları 1
Alt başlık:
Altı Kişi Yazarını Arıyor - Liola - Ağzı Çiçekli Adam - Meslek Belgesi
Baskı tarihi:
Nisan 2009
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757785163
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitos Boyut Yayınları
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, İtalyan yazar Luigi Pirandello (1867-1936), oyunlarında insanların saçma ve kaotik dünyadaki çaresizliklerini sergiler. Modern dramaya örnek gösterilen Altı Kişi Yazarını Arıyor, gerçek kişi, oyun kişisi ve rol düzlemleri arasındaki kişiliğin araştırılmasını konu ediniyor.Liola, kırsal kesimde yaşayan köylü bir şairin başından geçenleri anlatan bir komedi.Ağzı Çiçekli Adam, yazarın oyunlarına egemen kaygı verici yalnızlık temasını; Meslek Belgesi, kendine haksız yere "uğursuzluk" etiketi yapıştırılmış bir adamın hüzünlü öyküsünü anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • pamplemousse
  • Murat Tosun
  • Rorschach
  • Egemen Bibika
  • Tuğçe Yıldız
  • Edanur Sağlam Keskin
  • Murad çirçil
  • ilker Görkem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%50 (2)
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0