Toplu Şiirler 1

·
Okunma
·
Beğeni
·
11121
Gösterim
Adı:
Toplu Şiirler 1
Baskı tarihi:
Mart 2008
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kanguru Yayınları
Baskılar:
Bütün Şiirleri 1
Toplu Şiirler 1
Ve biz sorarız, ne zaman bulutlansak
Yapraklarla örtülü bir zamana bakarak
Şimdi neden acı verir eski mutluluğumuz?..
Ve bir gün ne yapsak bitecek bir dünyayı
Hangi korkuyla böyle çoğaltıp dururuz?
194 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Sabahları benim kadar seven şair Şükrü Erbaş'ın, kapağı mint yeşili, içi derya deniz, kıymetli 4 kitabının derlendiği Bütün Şiirler-1 ile günlerimi insanlıkla doldurdum da geldim. İnsan olmayı hissettiren ve hissedenler var olsun.

Kitabın ilk sayfasına kime ait olduğunu bilmediğim bir sözü not düştüm: ''Merhamet acımak değil, acıtmamaktır.'' Şükrü Bey'de hissettiğim merhametti çünkü.

Şairin bana düşündürdüğü en kuvvetli hâli, her neye bakarsa ve her ne yaşarsa yaşasın <güzel bakması.> Hepimizin hayatında çivi yazısıyla yazılmış gibi kazınmış anılar vardır. Bazısı kanayarak yazılmıştır bazısı gülerek. Fakat o baktığı her şeyde bir güzellik bulduğu için, acıyı bile öyle ifade etmiş ki, acı olduğunu bile bile, anlamın içine adım atmaktan bir an geri durmak istemiyorsunuz. Kirpiklerle ilgili kaç güzel satır yazılabilirse yazmış ve bazen acının kenarına papatya yaprağı gibi dizmiş intizamla, bazen kirpiklerini salıncak yapmış bir çocuğun sevincine. Bu da şairin sadece güzel bakmakla değil, söz oyunlarını yapabilmesiyle de şair olabileceğini gösterir.

Yaşam denilen bu uzun yolda birçok anıyı, acıyı, meşgaleyi ömre katık eder gideriz. Ama onlar ne yenir ne yutulur. İşte bundan sebep ki ''Yaşamak bir uzun yolculuk/ Bitirmeden biteriz.''

Her insan gibi konuşmaktan hoşlandığım ve maruz kalmaktan hoşlanmadığım şeyler var. Hayatım boyunca hep sosyal bir insan oldum. Ama geçtiğimiz sene içerisinde şunu fark ettim, eğer bazı insanlarla çok fazla konuşmak istemiyorsanız bazen hoşlandığınız insanlardan da uzak durmanız gerekebilir. Bu yüzden kendimi sosyal medyadaki insanlara sessize alırken, içimin sesini sonuna kadar açıp, çok mutlu haftalar geçirdim de geldim. Uzun yıllardır yağmur mevsimi geldiğinde mumlarımı yakar, şiirlerimi okur ve bir tür terapi ile ruhumu, enerjimi tazelerim. Güzel söz söyleyen herkesi dimağıma işler, sözüme sohbetime yedirir, o insanların bayrağını taşımaya çalışırım. Şiirler, kalbinize ulaşan şairleri keşfettiğinizde, işte o zaman anlamlı gelir size. Şiir denilen ne bir koldur, ne bir yoldur. Kimi kaktüs gibi gelir, kimi gelincik gibi. Bu sizin şairle ruh uyumunuzla da ilgilidir. Ama rüştünü ispatlamış her şairde, mutlaka sizin de kalbinizde, dilek balonlarının sakin güzelliğini uyandıracak mısralarınız bulunur. Bu yüzden Şükrü Erbaş'ta hepinizin içine dokunacak satırlar bulmanız kuvvetle muhtemel. Böyle güzel haftalar içerisinde bana beni anlatan satırlar içinde öyle mutlu oldum ki, bunu söz ile anlatmak kafi gelmez. ''Geceler Aydınlık'' isimli şiiri beni yıllar öncesinden sesime ses olan adama tebessümle baktırdı ve sessizliği aydınlık yaptığım günlerde, insansızlık gündüzüm olmuşken, bu dedim, işte bu. Şair de zaman zaman hepimizin içine düştüğü o dış dünyayı sakine alma metodunu denemiş ve suskunluğun tüneklerine çekilmiş. Eğer siz de, söz umduğunuz inceliğe inmiyorsa, alnınızdaki damar kalınlaşmadan, anlamı ucuz edenlerden uzaklaşın ve sessizliğin şükrüne varın. Çünkü Şükrü Bey'in de dediği gibi uysanız kendi özünüzden uzaklaşır, direnseniz gününüz kararır.

***

Kitapta kadınlara ve çocuklara sık sık merhamet içeren, yufka bir yüreğin nazik ve <anlayan insanın gözlerini> taşıyan cümleler var. ''Herkesin gerçeği kendine acı/ Herkesin acısı kendine biricik'' Bunun böyle olduğunu kabul edip, çevremize acımızdan yaptığımız iğnelerle dikenlerle bir hâl sergilemek de mümkün, acımızı gücümüzle sarıp, diğerlerine merhem olmak da mümkün. İyilik; sadece içimizden geldiği için yapılan bir eylem değildir. İyilik, aynı zamanda seçerek yaptığımız bir eylemdir. İnsanız. Hepimizin bir kalbi var. Ve bazen kalbimize yenik düşeriz. <Kalbe yenik düşmek> demek, sadece üzülmek, acı çekmek demek değildir. Kalbimizin, bizi koruyan yanına da yenik düşmek demektir. İnsan, kötülüğe maruz kaldıkça saldırganlaşabilir. Kötü söze maruz kaldıkça kötüleşebilir. (Engin Geçtan'ın İnsan Olmak'ı da bu yazıda etkili.) Haberleri izlemek dahi kâfi. Kelimeleri fırlatıyor musunuz? Yoksa çiçek gibi mi sunuyorsunuz?

***

İnsanlardan kaçıp kitaplara sığındığınız ne çok an var, değil mi? Aslında siz, bir insandan bir başka insana sığındınız. Kiminin dert olduğu yere, kimi şifa olur. Aslında biz yalnız kalmak istemedik, hiçbirimiz. Anlaşılmak ve anlamak istedik hepimiz. Kitap; bir kalp, bir düşüncedir. Kitap, insanı temsil eder. Peki, bizleri birbirimizden kaçacak noktaya getiren nedir? Sebeplerin en büyüğü, nerede duracağımızı bilmemek. Karşımızdaki insana, gereğinden fazla yaklaşmak. Kirpilerden öğreneceğimiz çok şey var. Birbirimize, birbirimizi ısıtacak ama dikenlerimiz batmayacak kadar yaklaşmayı öğrendiğimizde daha iyi hissedeceğiz. Her şey insanla anlamlıdır. Her kitap, insanın dünyaya bir haykırışıdır. İçeriği ne olursa olsun, yazanın izidir. Kimle dost olacağınızı belirleme özgürlüğü kitaplara olan sevginizin sebebidir. Anlamı, insansızlıkta aramak da bu seçim özgürlüğüdür. ''Koşaradım'' şiiri de işte bana bunları düşünürken kelime arkadaşı oldu. Bu şiirle öyle çok şey düşündüm ki. Mutlaka okumanızı isterim. Kulaklarımızı tıkayan kalbimizin gümbürtüsü değil, kötülüğün uğultusu olunca, sesi kesmek için sessizliğe çekilişimiz bundandır. Kalp de kötü de 4 harf, ikisi de göğsümüzden çıkıyor. Seçiminiz nedir?

***

Bu kitap kusursuz bir kitap değil. Fakat kusursuz o kadar çok şiir var ki, sevgimiz şefkatle el ele tutuşup, derin bir hürmete dönüşüveriyor bu satırlar karşısında. Bu kalbi pamuk insan için yaşamak çok zor olmuştur eminim. Bu incelik, çok kırmıştır yüreğinin dallarını. Hassaslıkla acizliğin/ güçsüzlüğün/ zayıflığın karıştırıldığı bu hayatta bu gönlü güzelin yazdığı/yaptığı şey sadece edebi sanat, söyleyiş güzelliği değil.Hiç değil. Baktığı her yeri, bir his olarak içine alan bir insan bu. Onun dimağını, düşüncelerini paylaşıyorum hissem kadar. Yorgun düşüyorsak, yorulduğumuzdan değil, düşen bir yaprağın dahi hüznünü paylaştığımızdan. Bundan kaçamadığımızdan değil, kaçmadığımızdan. Umduğunuzu alabildiniz mi bari şu hayattan, bilmiyorum Şükrü Bey. Sulardan hayatın duruluğunu, mavilerden mutluluğun rengini almamızı söylüyor. Okurken her bir zerrem kanatlanıyor da kelebek oluyor sanki, mutluluktan uçup uçup konuyorum kelimelerin dallarına. Yaşamak mutlaka bir sanat, elimiz ne kadar iyi fırça tutar, nefesimiz ne kadar yeter bu dünyanın kavalına bilmem. Kelimelerim ve kelimelerim var o kadar. Bir de sevdiklerime sarılmak için göğsüm. Sanat sizin, sanata değer vermek bizim işimiz olsun. Bu şekilde gönül penceresini ışıl ışıl temiz tutmuş insanlarla karşılaşmak umuttur. Herkese duyduğu o incelikli saygı bize de yol gösteriyor.

Tek bir satırını dahi ıskalamamak için, sayfalarını günlere böldüm yine. Şiire hak ettiği saygıyı sunmak lazım. Bütün saygımı toplayarak araladım sayfaları. Hazır olarak okumak, en güzel okuma halidir. Bunu anladığımdan beri mutluyum şiirlerin eşlik ettiği saatlerde. İçimi maviye boyayan kitaba güneşimle geldim. Işıyorum. Bir insan, bu kadar iyi satırı bir ömre nasıl sığdırır, bilmiyorum ama. Ve merak ederek sonlandırıyorum, öyle çok şiir var ki içimi hayal işlemeli bir hançerle oyan, böyle sevebilen insanların sevdikleri kadınlar, acaba bu şiirlere değen kadınlar mıdır? Yoksa ''güzelliğin on para etmez/ şu bendeki aşk olmasa mıdır?''

Serbest nazım ölçüsü ile sanat nasıl yapılır, buyrun. Tercih edeceklere keyifli okumalar dilerim.
194 syf.
·10/10
Ve ablasına güzel bir kitap gönderir bir kardeşi. Dua ablaya sevgilerimle diye başlar kitap. İçinde bir de mektup vardır tam dört sayfa. Hiç üşenmeden yazmıştır. Daha ne ister ki bir insan. Güzel bir kardeş, güzel bir kitap ve güzel bir mektup. Kitap mı güzel mektup mu hala karar veremedim. İkisine öyle içten öyle derinden yazılmıştı. Hisler denizinde yüzerek doldurulmuştu sayfalar.

Hediye gelen kitaplarımı, bütün kitaplarımdan daha çok seviyorum. Hediyeleşmek güzeldir. Her ne kadar ismi lazım değil birisi, kendisine kitap hediye ettiğime beni pişman etmiş olsa da (geri istemeyi düşünüyorum burayı okuyunca hatasını anlar belki) kitap hediye edildiğinde yaşadığım bu güzel duyguyu tüm sevdiklerime yaşatmaya devam edeceğim. Zorlama duygular yoktur. İnsanın içinden gelen bir şeylerdir bunlar.

İşte Şükrü Erbaş böyle bir şairdir. Zorlama yoktur. Her şeyi içinden geldiği gibi hoyratça yazmıştır. Üstüne basa basa tattırmıştır bütün duyguları tüm çıplaklığıyla. Şiir sevmem diyenlere bile şiiri sevdirir. Bölge bölge yayar bütün hüzünleri. Söylemek isteyip söyleyemediğiniz her ne var ise o sizin için şiire dönüştürmüştür.

Toplu Şiirler 1 kitabı

1984 Küçük Acılar

1985 Aykırı Yaşamak

1986 Yolculuk

1992 Kimliksiz Değişim
isimli kitaplarından oluşuyor.

Son kitabı Kuş Uçar Kanat Ağlar kitabınından sonra ilk kitabını okuyunca kendisini şairlik konusunda nasıl dahiyane bir şekilde geliştirdiğini görebildim. Okuyun okuyun okuyun.
200 syf.
·5 günde·10/10
İçinizden geçirdiklerinizi söyleseniz sizi anlayacak biri çıkmaz gibi hissettiğiniz anlar oluyor mu hiç bilmiyorum ama benim çok olur. Işte Şükrü Erbaş yazdığı bazı şiirlerinde öyle güzel dokunuyor ki hislerime, ben anlatsam beni anlarmış gibi tebessümle bakar sanki yüzüme. Ama yine de unutmamak lazım ki “Herkesin gerçeği kendine acı, herkesin acısı kendine biricik”, öyle diyor canım şair.
200 syf.
Kitap hediye etmek kadar kolay görünen ama bir o kadar da zor olan bir şey var mı? Hediye alacağın kişiyi hangi yazarla buluşturup hangi ruh halinde yaşatacaksın, hangi duygu fırtınalarında onu bırakacaksın? Zor, buna karar verebilmek..
Okuduğum satırlarda merhamet ve hüzün derin bir şekilde işlenmiş. Özellikle de 'Kimliksiz Değişim' başlığındaki kadın tasvirlerinde..

Betimlemelerini ve anlatım bütünlüğünü sevdiğim bu yazarın ruhuma hitap eden cümleleri, coşturduğu imgeleri ve kelimelerin raks edişini okumak oldukça keyifliydi. Aldığım en güzel hediyelerden biri. Teşekkürler

"Başkalarını anlama ve sevme becerisi olan herkes şiir de sever."

Kapınız hep bir şiire açılsın..
264 syf.
·Beğendi·9/10
Şükrü Erbaş'ın edebiyatını ve dilini seviyorum. Çok akıcı bir dili var. Şiirlerinde insan var. İnsanların acıları var.
O kadar güzel ki...
Ne anlatsa dinlerim ben bu adamı.
Bir Özlemin İzdüşümü şiirinin sahibi olduğu nu bu kitapla öğrendim.
Okuduğum için mutlu, okuduğum için kederliyim.
194 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yüreğim yoruldu okurken...

Aslında bu cümle inceleme yeterli dahi olabilir. Erbaş’ın şiirlerini öyküleyerek yazması şiirin zihinde canlanmasını bu nedenle de şairi daha iyi anlamamızı daha doğrusu onun hislerini mısralarında hissetmemizi sağlıyor. Ayrıca şiirlerinde kullandığı sembolleri ve nitelemeleri çok başarılı. Mısralar arasındaki kulağa hoş gelen ahenk de çok hoş, şiir dediğin kulakta da hoş bir tat bırakmalı bana göre. Zaten şairin üslubu ile benim şiir anlayışım neredeyse birebir örtüşüyormuş. Şairin okuduğum ilk kitabıydı, devamı da gelecek gibi. İnsanın içine işleyen mısralarla dolu bu kitabı -şiir kitaplarında oldukça seçici bir insan olarak- okumanızı tavsiye ederim. Çoğu şiir kitabında genellikle birkaç şiir ön plana çıkar gerisi yavan bir tat bırakır okuyucu da, bu kitapta öyle değil.
194 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Şiirden ne kadar anlarım, bir şiir kitabı incelemesi yapmak ne kadar haddime bilmiyorum ancak bir kaç cümle söylemeden geçemeyeceğim. Okurken şairin yaşlanışını, değişimini izledim. Her sayfada biraz daha tanıdım, tanıdığım için çokça mutlu oldum. Bazı şiirlerini okurken saygı duyup, içten içe 'canım adam' bile dedim. Kısacası ben severek okudum, severek okumanız dileğiyle.
194 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Şükrü Erbaş'ın şiirleri için söylenecek bir şey kalmadı aslında. Kendisinin her kitabında ayrı bir hava yakalıyor sizi. Ancak bu kitabında kendisinin bir yönünü daha keşfettim. Genelev Mektupları adındaki şiiri adeta bir roman havasında betimleyici ve düşündürücü. Bir erkeğin genelevde çalışan bir kadın gözünden yazdığı bu şiiri ile kendisine bir kez daha hayran kaldım. O kadının hüzünlerini resmen siz de anlıyor ve yaşıyorsunuz.
Her kitabı gibi bu kitabını da tavsiye ederim..
200 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Ne yalan söyleyeyim bir yandan şairi çok geç tanımanın hüznü içerisindeyim.Şükrü Erbaş benim gözümde XXI.yüzyılın dev şairi!Aşkı ilmek ilmek öyle güzel işlemiş ki şiirlerinde şiirlerinin her mısrası yüreğime işledi.Yüreğim ezberledi şiirlerini..O yüzden dev şairin dediği gibi:
Ben şiir yazmazsam
Yitirir dilini içimdeki çocuk
Dünya bir mahzun olur
Çıkarır giysilerini sözün teninden
İmge denilen o esrarlı konuk
Nesneler kendince görünür
-Sen hep yaz üstadım hiç susmasın içindeki çocuk..
200 syf.
·22 günde
Şükrü Erbaş bütün şiirleri 1'i zevkle okudum bana hitap eden çok şiirleri vardı eminim sizin ruhunuza, duygu ve düşüncelerinize de hitap edecektir. Her okuduğumda kendimden bir cümle buldum özellikle :

Gözümüz kapılarda
Kaldıkça daralır içimiz.
Gitsek kırarız korkusu
Kalsak rahat değiliz..!

Beğendiğim bir dörtlüktür. Ve daha niceleri. Okumanızı tavsiye ederim.
200 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Merhaba arkadaşlar,
Yolunuz satırlarıma düştüğüne göre sizler de bir arayış içerisindesiniz demektir. Hoş geldiniz Diyâr-ı İntizârım (Bekleyenler Diyarım)'a...
Doğru duraktasınız :)
Keşke bitirdiğimiz her kitaptan sonra hayretlerimizi, heyecanlarımızı, gönül sorularımızı yazarlar ile paylaşabilseydik. Sanırım ben dayanamayacağım ve buradan Şükrü ağabeyime sesleneceğim:


"Sevgili Güz Şairi,
İçtenlik akıyor satırlarından, ruhuma huzur doğuyor...
Seni seneler öncesinde "Ve güz geldi Ömür Hanım" dizelerinle yüreğime dokudum. Bu ne güzel kalem, bu ne derin keder, bu ne içten tahayyül! Şayet utanmasaydım kitabın bütün satırlarını çizebilirdim...

Umudumuz da baki hüznümüzde. Kalabalıklarımız da daim, yalnızlığımız da. Bulutlardan, çocuklardan, gökyüzünden, maviliklerden, kuşlardan, sevgilerden, güllerden ne çok kalabalıklar edinmişsiz. Gecelerden, özlemlerden, ayrılıklardan, yapraklardan, babalardan, topraklardan ne çok yalnızlıklar edinmişiz. Bu yüzden satırlarında kendimizi buluruz hep; yaşamı derinlerde karşılarız...


Yorulduk değil mi Güz Şairi...
Nicedir kapattık kalbimizi sevgilere
Acaba uzansak dokunamaz mıyız yeniden birbirimizin yüreklerine?
Biliyorum, çok fazla karanlık var bulutlarımızda ancak ben senin şu satırlarına tutunarak güç alıyorum:
"Unutmak kolaydır suçlamak kolaydır
Aslolan beslenip bir gül fidanı gibi
Yaşamın yapraklarıyla geçmişin toprağından
Bir gün bile yitirmeden bulutlar içinde
Güneşin yolunu
Geleceğe güller sunmaktır
Geleceğe güller sunmaktır..."

Şükrü ağabeyime söyleyeceklerim bu kadardı.
Size tavsiyem sevgili okurlar, kitabı sindire sindire okumanız. İçerisinde alınacak çok hisse var :)
Şiirler ruhunuza şifa olsun.
Zaman ayırıp duygularıma ortak olduğunuz için teşekkür ederim :)

"Ölüm herşeyi bitirir bir gün
Biraz da sevgi biriktirin.."
194 syf.
·Beğendi·10/10
bana verdiğin mutluluğu
paylaşacak kimsem yok
sevincimi içimde
ve yalnız taşıyorum.
biliyorsun ya
susarak yaşamak zorundayım seni
bu yüzden gecelere ve sözcüklere
bölüyorum ağırlığını
yüzünü gözbebeklerime çiziyorum
kırık kalemleri ile kirpiklerimin
baktığım her yerde seni göreyim
ve eksilmesin diye imgen
uykularımda bile
ömrümün evinden
sır vermez derininden kalbimin.
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı.
Sesinin fotoğrafı, boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın,
Ruhtaki üşümenin fotoğrafı...
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
Kimsenin sevinci kimseye bir şey demiyor
Kimseler duymuyor başkasının hüznünü...
Herkesin kendi rüzgârıyla üşüdüğü bu yerde
Yalnızlığa çarpa çarpa tarazlandı bedenim
Işıklı vitrinlere bakıyor gencecik çocuklar
Gencecik çocuklar bir ev kuracaklar
Dünya kolay, sevgi sonsuz, gençlik güzel...
Şükrü Erbaş
Sayfa 154 - Kırmızıkedi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplu Şiirler 1
Baskı tarihi:
Mart 2008
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kanguru Yayınları
Baskılar:
Bütün Şiirleri 1
Toplu Şiirler 1
Ve biz sorarız, ne zaman bulutlansak
Yapraklarla örtülü bir zamana bakarak
Şimdi neden acı verir eski mutluluğumuz?..
Ve bir gün ne yapsak bitecek bir dünyayı
Hangi korkuyla böyle çoğaltıp dururuz?

Kitabı okuyanlar 1.314 okur

  • deniz deniz
  • E
  • Orhan YALÇIN
  • BURAK B
  • Hazal özmen
  • Çiğdem
  • @edebiyatinmavisi
  • Fevkalbeşer
  • Hayat
  • Gökhan K.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (3)
9
%0.9 (3)
8
%0.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları