Toplum Psikolojisi: Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye

8,7/10  (9 Oy) · 
31 okunma  · 
12 beğeni  · 
1.338 gösterim
Annesini öldüren kız öğrenci,

Evini terk eden karısını ve ailesini katleden genç koca,

Anne-baba ve kardeşlerinin hayatına son veren kadın,

Sevgilisini öldürüp, kafasını keserek çöpe atan genç adam…

Bu haberler artık manşetlik değer taşımıyor. Dünya geçmiş asırlara göre daha müreffeh fakat hayat standartlarının yükseldiği, zenginliklerin arttığı toplumlarda şiddet azalmıyor, hatta artıyor. O halde toplum neden böyle oldu? Dünya topluluğu nereye gidiyor?

Her gün önünden geçtiğimiz bir toplumsal histeriyle karşı karşıyayız. Suçluların çoğu da akıl hastası değil. O halde sebep nedir? Tahammülsüzlük mü? “Öteki”nin duygusuna kayıtsızlık mı?

Yoksa empati eksikliği ve bencillik yükselen bir trend mi?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kitabında dikkat çekici tespitlerde bulunuyor. Yazar, bireysel ve toplumsal şiddet ilişkisini irdelerken, sosyal şizofreniden bahsediyor ve şizofreninin bireyden topluma doğru yayıldığını söylüyor. Bireyler arasında olduğu gibi, toplumlar arasında da güç ve kişilik çatışmalarının temel psikolojik dinamiği taşıdığından bahsediyor. Hem geçmişteki toplumları inceliyor hem de günümüz toplumunu, bireyler üzerinden biyolojik ve psikolojik verilerle tahlil ediyor.

Sosyal şizofreni nedir ve nasıl oluşur?
Toplumsal kabulde ‘zihinsel hijyen’ olarak “empati”nin önemi nedir?
Basit bir hastalık gibi görünen depresyon ne kadar tehlikeli?
Toplumsal olayları erkek ve kadın farklı mı algılar?
Nedir bir arada yaşamayı bunca zorlaştıran?
Neden kimse kimseye, hatta kendine katlanamıyor?
Bireysel çabalarımız toplumsal bir dirilişe nasıl yol olur?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kitabında bu sorulara cevap arıyor ve toplum psikolojisini örnek güncel olaylar üzerinden irdeleyerek, bu kez okurlarına, sosyal şizofreniden toplumsal empatiye giden yolda rehberlik ediyor.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    333
  • ISBN:
    6051141534
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Serpil Ağ 
28 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yazarın da dediği gibi " İyi ki kitaplar, var." Kitaplar olmasaydı kendi aymazlığımızın içinde boğulup yok olacaktık belki de. Kim bilir. Yazar, yine muhteşem bir projeye akıcı ve sürükleyici diliyle imzasını atmış. Toplum psikolojisi...Adı bile yeterli, kanayan yaramızı anlayabilmek adına. Birey ve bireyin sorunlarına, bu sorunların yaşadığımız toplum içerisinde yarattığı etkilere ayrıntılarıyla değinmiş yazar. " Her gün önünden geçtiğimiz, bir toplumsal histeriyle karşı karşıyayız. Suçluların çoğu da akıl hastası değil. O halde sebep nedir? Tahammülsüzlük mü? Ötekinin duygusuna kayıtsızlık mı? Yoksa, empati eksikliği ve bencillik yükselen bir trend mi? " yargılarına cevap niteliğinde olan bu kitabı mutlaka okumalısınız...

Nurten Ulaba 
01 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Çok şey öğrendiğim bir kitap Toplumsal terimlerin psikolojik tanımlarını açıklıyor. Daha da detaylı yazılabilirdi, anlaşılır olması için kısa ve öz anlatılmış. Öğrenmek için tek kaynağa bağlı kalmamak lazım. Ama genel yapı itibarıyla Nevzat Tarhan 'ın kalemi çok etkileyici ve inandırıcı.

Kitaptan 7 Alıntı

Erhan Habib 
 03 Haz 16:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dinin İnsan Sağlığına Katkısı
Ölümü inceleyen bilim dalına tanatoloji denir. Tanatoloji, ölümle yüzleşen insanların ümit duygusunu ayakta tutma ile ilgili nasıl çözüm üretileceği konusunu araştırır. Akıl ve dinin birbirinin karşıtı olarak algılanmasının sonucu, dine ihtiyacın olmadığı anlayışı verilmeye çalışıldı. Din, insanların teselli sığınağı olarak kullanılan​ bir kavram şeklinde sunuldu. Dinle ilgili herhangi bir tanımlama yapılmadı fakat Tanrı inancı ile ilgili beyin araştırmalarında, aşağıdaki üç duygu yakalandığında insanların beyninde mutlulukla ilgili alanın harekete geçtiği görüldü. Bu üç duygu, dinlerin sunduğu duygulardır. Birincisi, insanın kendi kişilik sınırları ortadan kalkıp evrenle bütünleştiği ve evrenin bir parçası gibi kendini hissettiği zamandır. İkincisi, bütün ihtiyaçlarının giderildiğini hissettiği​ andır. Üçüncüsü de bütün arzularının karşılandığını hissettiği andır. Bütün istekler karşılandığı ve kişilik sınırları ortadan kalktığı zaman evrenin ve yaratıcının bir parçası gibi hissedilir ve güven duygusu oluşur. İnsanoğlunu bilen, duyan, yardım eden, her şeye gücü yeten, herşeyin anahtarı ve gücü elinde olan bir yaratıcı var denildiği zaman, beyinde mutlulukla ilgili alan aktif hale geçer, seratonin ve endorfin gibi mutlulukla ilgili kimyasallar salgılanırken, stres hormonu salgısı azalır. Bu faaliyet, inanç konusunda beyinde genetik bir tanımlama olduğunu, beynin bu konu ile ilgili protein ürettiğini ve bu duygunun biyolojik temeli olduğunu gösterir.

Toplum Psikolojisi: Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye, Nevzat Tarhan (Sayfa 61 - Timaş Yayınları | 226      Psikoloji Dizisi | 36)Toplum Psikolojisi: Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye, Nevzat Tarhan (Sayfa 61 - Timaş Yayınları | 226 Psikoloji Dizisi | 36)

Türk toplumu modernleşmeyi batılılaşma olarak algıladığı için kendi kültürünü koruyamadı ve enerjisini kültürel kavgalara, tartışmalara ve çatışmalara kimlik kavgalarına harcadı.

Toplum Psikolojisi: Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye, Nevzat TarhanToplum Psikolojisi: Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye, Nevzat Tarhan

Kişiler kontrolu kaybedeceği korkusu ile şiddete başvururlar. Güç ellerinde iken kaybetmekten korkan yöneticiler şiddete kolayca başvururlar.

Toplum Psikolojisi: Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye, Nevzat TarhanToplum Psikolojisi: Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye, Nevzat Tarhan