Toplum Sözleşmesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.776
Gösterim
Adı:
Toplum Sözleşmesi
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052023341
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera
Hükümdara, ilahi olduğu düşünülen yetkilerini ne şekilde kullanırsa, kendisi için daha büyük bir menfaat elde edeceğini öğreten eserlerin dönemi bir süre önce kapanmıştı. Machiavelli ile Rousseau arasındaki dönemde, hükümdarın otoritesinin hangi şartlar altında meşru olacağı tartışılmaya başlanmış ve artık bu otoritenin ilahi bir temele dayandığından bahsedilmez olmuştu. Halkın sahip olduğu hakların temellendirilmesi ve ‘Rıza’ kavramının gündeme gelmesi de yine ondan önce atılmış adımlardı. Rousseau tüm bu kazanımları, halkın yararına daha da genişletip temellendirmiş, hükümdarın yönetme yetkisini halkın çıkarı çerçevesinde ele alıp bu ‘halkın’ da, en azından Hobbes’un anladığı şekilde burjuvadan ibaret olmadığını, o devletin topraklarında yaşayan herkes olduğunu açık bir şekilde ifade etmiştir. Toplum Sözleşmesi’ni devrimci bir eser haline getiren biraz da bu taraflarıdır. Fransız Devrimi’ni bir burjuva darbesi olmaktan çıkarıp toplu bir başkaldırı haline dönüştüren onun bu cesur hamlesidir. Nitekim Robespierre onu “Kutsal Adam” olarak selamlamıştır. Aydınlanma’yı zirvesine ulaştıran Kant’ın çalışma odasındaki tek düşünür portresi Rousseau’ya aittir ve Alman İdealizminin zirvesini temsil eden Hegel’in gençlik kahramanı da odur.

“İnsan özgür doğar fakat her yerde zincirlere vurulmuştur.” Bu unutulmaz ifade ile başladığı eserinde Rousseau, insanı köleleştiren o zincirlerden birinin daha kopmasını sağlıyor.
144 syf.
·3 günde
Toplum Sözleşmesi, az okunan, ama üzerinde durmadan söz edilen eserlerin başında gelir. Duymayanınız yoktur heralde, peki okuyanınız? 250 yıl olmuş Jean-Jacques Rousseau bu kitabı yazalı. (Bu arada ismi çok iyi değil mi, can cak russo) O dönemin şartlarında böyle bir kitap yazmak, fikir üretmek ve asırlar sonra bile güncelliğini geçerliğini yitirmemesi kitabın önemini anlatmaya yeter heralde. Kitap dört bölümden oluşuyor; birinci bölüm toplumun sözleşmeye kurulduğundan, ikinci bölüm egemen varlıktan, üçüncü bölüm hükümetler üzerinden sistemlerden ve son bölümde sistemin işleyişinden bahsediyor.
Jacques Rousseau, kitabı yazma sebebinden bahsederken, #24672738 "Özgür bir devletin yurttaşı ve egemen varlığın bir üyesi olarak dünyaya geldiğim için, kamu işlerinde sözlerimin etkisi ne denli az da olsa, oy verme hakkım bu işleri öğrenmek görevini yüklenmeme elverir." diyor. Bu da bizim apolitik gençlerimize biraz ders olur umarım.
Kitabı okurken bir çok yerini not aldım, galiba daha sonra da okuyacağım bir kitap. Sizde geciktirmeyin okuyun.
136 syf.
·Beğendi·10/10
Lisedeyken 'Atatürk'ün etkilendiği kitaplar, yazarlar vs.' tadında bir konu işlemiştik tarih dersinde; Rousseau ve Toplum Sözleşmesi de bu konunun içinde idi. Bu açıdan, Toplum Sözleşmesi'ni olabilecek en açık zihinle okudum ki çok şey ifade etti benim için. Zira Rousseau'nun titizlikle uyardığı üzre dikkatle okumasanız bile, cumhuriyetimizin kuruluş aşamaları, devamındaki önemli süreçler ve değişiklikler bu kitapta rahatlıkla göze/fikre takılabilir. Misal, Kitap IV; 'Roma'nın Comitiaları' diye bir başlık var, o başlık altında, yüz dokuzuncu sayfada, "Köylülerin çalışmayla geçen sade yaşamları, burjuvaların aylak ve tembel yaşamlarından üstün tutuldu." denerek başlanan bir kısım söz konusu. Eminim, hepinize tanıdık gelecektir: "Köylü, milletin efendisidir."

Genel itibariyle kitabın içeriğine gelecek olursak şayet, Kitap I, ilk paragraf dikkatimizi çekmelidir: "...hakkın onayladığını çıkarın gerektirdiğiyle uzlaştırmaya çalışacağım." Hemen her kitapta karşımıza çıkan, kitabın içeriğini tek cümleyle -bazen de uzunca bir paragrafla- özetleyen sözler vardır, sanırım, Toplum Sözleşmesi'ndeki de bu. Sayfaları çevirdikçe, Rousseau, varsayımsal sözleşmenin hangi şartlar altında oluştuğunu, nasıl işlerliğini devam ettirdiğini ya da ettirebileceğini bu sözüne dayalı olarak açıklarken siz de ona şahit olacaksınız. Ve bence özellikle dikkat edilmesi gereken de şu: bu sözleşmenin genel isteme (irade) bağlı olarak feshedilebilirliği.

Hemen hemen hepsinde aynı şeylerden söz edilen yarı yarıya buruk incelemelerden bunaldıysanız, muhakkak okumalı ve hatta üzerine bir şeyler daha okuyarak çıkarımlarınızı karşılaştırmalısınız. İyi okumalar.
  • Prens
    8.2/10 (522 Oy)457 beğeni1.668 okunma897 alıntı15.172 gösterim
  • Dörtlükler
    8.8/10 (822 Oy)790 beğeni2.694 okunma1.672 alıntı15.262 gösterim
  • Komünist Manifesto
    8.5/10 (510 Oy)512 beğeni2.025 okunma463 alıntı20.648 gösterim
  • Deliliğe Övgü
    7.9/10 (417 Oy)413 beğeni1.439 okunma1.206 alıntı21.200 gösterim
  • Devlet
    8.4/10 (848 Oy)951 beğeni3.328 okunma1.344 alıntı22.268 gösterim
  • Ütopya
    8.3/10 (793 Oy)781 beğeni2.763 okunma1.090 alıntı17.120 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (919 Oy)866 beğeni3.834 okunma1.076 alıntı17.078 gösterim
  • Sisifos Söyleni
    8.6/10 (288 Oy)285 beğeni939 okunma893 alıntı11.890 gösterim
  • Germinal
    9.1/10 (433 Oy)409 beğeni1.186 okunma482 alıntı10.947 gösterim
  • Venedik Taciri
    8.4/10 (302 Oy)256 beğeni1.074 okunma367 alıntı5.948 gösterim
179 syf.
·32 günde·8/10
Kitapta yasama, hükümet ve halk incelenmiş. Yasama ile yürütmenin fonksiyonları en temel anlamda incelenmiş. Yazar temsili demokrasiye tamamen karşı çıkmış. Ona göre halk temsilci, vekil seçtiği zaman köle durumuna düşer. Yunan şehir devletlerinde olduğu gibi halkın direk yasamaya katılması gerektiğini savunuyor. Tabi yazarın yaşadığı 18. yy’da sanayi ile beraber nüfus patlaması olduğundan bu imkansız olsa da aslında günümüz dünyasında teknoloji geliştiğinden bu pek de imkansız gibi durmuyor.
Yazar hükümetin sadece görevli bir memur olduğunu düşünüyor. Yargının ise yasama ve anayasadan tamamen bağımsız bir organ olması gerektiğini düşünüyor.

Devletlerin yapısı, ömrü, işlerliği hakkında ayrı ayrı üzerinde durulabilecek bir çok tespit var. Özellikle ülkemizin rejiminin değiştirilmeye çalışıldığı bu zamanda okunması şart bir kitap.

Dili sade, fakat kavram çok fazla. Hukuk öğrenimi görmüş olmama rağmen bir çok cümleyi tekrarlayarak okumak durumunda kaldım. Tabi bu aynı zamanda öğrenimimin eksikliğine de delildir. Bir kaç sene sonra tekrar okumam gerek sanırım.
İyi okumalar dilerim.
144 syf.
·Puan vermedi
4 bölümden oluşmakta. Realist yaklaşım ile kaleme alınmış; eleştirmekten korkmayan, doğrularını savunan bir tarzı var yazarın. Kitaba genel olarak bakarsak bir politika analizi ve eleştirisi görüyoruz.

Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/toplum-sozlesmesi/
144 syf.
·8/10
300 yıl önce yazılmış ancak içeriği ile bugüne de ışık tutan bir kitap.Toplum,yönetim,demokrasi,eşitlik gibi farklı konularda açıklayıcı bilgiler veriyor.Anlatılanlar belki de hala ulaşılmak istenen demokrasi seviyesini belirtiyor.
Toplum ve demokrasi konularında bir kitap okumak isteyenler kaçırmasınlar.Farklı fikirlerin olduğu insanı farklı açılardan düşünmeye iten bir kitap.
144 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Ülkemizin içerisinde olduğu dönem itibari ile de ilişkilendirerek böyle bir kitabı okuma ihtiyacı duymuştum. Araştırmalarım sonucunda en ideal kitabın bu olduğu, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda Atatürk'ün de önem verdiği bir eser olduğunu göz önüne alarak kitabı dikkatle okudum. Devletlerin kuruluş dönemleri süreçleri, yönetim sisteminin özellikleri ve sonuçları ile devletlerin batış sebepleri örnekleriyle anlatılmış. Günümüz uygulamaları ile anlatılan arasında karşılaştırma yapma imkanım oldu.
144 syf.
Bu kitabı okumak için; Mustafa Kemal’in okuyup, içinde notlar almış olması benim için yeterli bir nedendi. Halk yönetiminde toplumun gereksinimlerinin ön planda tutularak katkı sağlamasını vurgulayan, yasalar, kanun koyucular ve demokrasinin öneminin yanında ; çıkmazlarına ve tehlikelerine de değinen bir eser. Okurken bir çok şey size tanıdık gelecektir. Yazarın çelişkili mizacına rağmen , düşünerek ve keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Ülkemizin içinde bulunduğu demokrasi anlayışının , monarşiye daha çok benzediğini bir kez daha anlamak için bile okunabilir. Mustafa Kemal’in İnkılapçılık(devrimcilik) ilkesiyle de demokrasi açıklarında neleri kapatmaya çalıştığını ve daha ileri bir medeniyet için bu ilkeye sarılmamız gerektiğini daha derin düşüncelerle anlamamı sağladı. Herkese iyi okumalar dilerim.
144 syf.
·10/10
Öncelikle bu kitap hakkında bu kadar az yorum olması beni çok üzdü. Bu kitap bir başkasının kulu olmaktan çıkaracak toplumsal bilinci arttırmaya yönelik güzel kitaplardan biri(Gerçi diğerlerini pek bilmiyorum. :D). Herkes bu kitabı tam olarak anlaşılsa ve uygulansa dünyayı daha güzel bir yer yapabileceğine inanıyorum. Genel olarak bakılırsa Toplumların birbirleri üzerine ilişkilerinden , kendi içindeki hiyerarşi , kölelik uygulaması , toplumsal yönetim şekillerini ve en son roma toplumu inceliyor. Bu kitabı okumadan yada son 40 sayfaya gelince roma iç hiyerarşisını öğrenirseniz son kısımları daha rahat okursunuz (Benim gibi kafanız karışmaması gibi şiddetle tavsiye ederim. :D). Bu kitabı ben en az 3 defa okuma niyetindeyim. Tek sefer okunup bırakılacak kitaplardan biri değildir bence.
144 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
''Devlet nedir?'', ''Hükümet nedir?", "Devlet ve halk ilişkisi nasıl olmalıdır?", "Kanun nedir?", "Toplum olabilmek ne gibi şartlara dayanır?", "Bir toplum nasıl çöker?", "Kölelik nedir?", "Demokrasi,aristokrasi,monarşi nedir?", "Yasama ve yürütmenin fonksiyonları nelerdir?", "Hükümet nasıl kötüye kullanılır?", "Hükümet ve memleket ilişkisi nasıl olmalıdır?", "İyi bir hükümetin belirtileri nelerdir?" gibi soruların yanıtlarını fazlasıyla bulabileceğiniz iki yüz elli yıl öncesi üstün bir zeka ile yazılmış Atatürk,ün de okuduğu etkilendiği ve önerdiği bir eser.
144 syf.
·Beğendi·10/10
Her hukukçunun ve hukuk ile ilgili olan kişilerin okuması gereken bir kitaptır. Hukuka başlangıçtır adeta. İktidar, yasa, hükümet, monarşi, aristokrasi, kararname, cumhuriyet vb kavramlar derinlemesine irdeleniyor içerisinde. Bunun yanında toplum-devlet ilişkisinde çeşitli tavsiyelerde de bulunuyor Rousseau. Günümüze de ışık tuttuğundan her zaman geçerliliğini koruyan evrensel bir sözleşme metnidir bana göre.
144 syf.
·Beğendi·9/10
EN önemlisi okuyan uluslar özgürleşir. Yaşadığım topraklarda eşitliğin tanımını yapamayacak çok insan varken bu kitapta anlatılanlar bence okuyucu ile arasında kalıyor
144 syf.
·Beğendi·10/10
İnsanların birlikte yaşamaya başladıktan sonra devlet ismi verilen birliklerde bir arada nasıl yaşayabileceğini; devletin halk üzerinde ki haklarını; halkın devlet üzerindeki gücünü ve haklarını anlatmış. Siyasal rejim ne olursa olsun egemen gücün (hükümetler, krallar veya aristokrat sınıf) halka karşı nasıl olması gerektiğini ve halkın bu güce karşı nasıl davranması gerektiğini anlatan harika bir kitap. Siyaset ve din olgusunun karşılaştırmasını da dönemine göre gayet cesurca yapmış.
İçinde inanılmaz tespitler var. Kitabı açık bir zihinle okuyun ama sakın bırakmayın derim.
bu kitap okullarda zorunlu eğitim olarak okutulmalı. Kitabın Fransız devrimini tetikleyen etkenlerden biri olduğunu bilerek okuyun derim
Her kişi, kendi özgürlüğünden vazgeçebildiğinde bile, çocukların özgürlüğünü yok edemez; onlar insan ve özgür olarak doğarlar, özgürlükleri onlara aittir, onlardan başka hiç kimsenin bu özgürlük üzerinde tasarruf hakkı yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplum Sözleşmesi
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052023341
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera
Hükümdara, ilahi olduğu düşünülen yetkilerini ne şekilde kullanırsa, kendisi için daha büyük bir menfaat elde edeceğini öğreten eserlerin dönemi bir süre önce kapanmıştı. Machiavelli ile Rousseau arasındaki dönemde, hükümdarın otoritesinin hangi şartlar altında meşru olacağı tartışılmaya başlanmış ve artık bu otoritenin ilahi bir temele dayandığından bahsedilmez olmuştu. Halkın sahip olduğu hakların temellendirilmesi ve ‘Rıza’ kavramının gündeme gelmesi de yine ondan önce atılmış adımlardı. Rousseau tüm bu kazanımları, halkın yararına daha da genişletip temellendirmiş, hükümdarın yönetme yetkisini halkın çıkarı çerçevesinde ele alıp bu ‘halkın’ da, en azından Hobbes’un anladığı şekilde burjuvadan ibaret olmadığını, o devletin topraklarında yaşayan herkes olduğunu açık bir şekilde ifade etmiştir. Toplum Sözleşmesi’ni devrimci bir eser haline getiren biraz da bu taraflarıdır. Fransız Devrimi’ni bir burjuva darbesi olmaktan çıkarıp toplu bir başkaldırı haline dönüştüren onun bu cesur hamlesidir. Nitekim Robespierre onu “Kutsal Adam” olarak selamlamıştır. Aydınlanma’yı zirvesine ulaştıran Kant’ın çalışma odasındaki tek düşünür portresi Rousseau’ya aittir ve Alman İdealizminin zirvesini temsil eden Hegel’in gençlik kahramanı da odur.

“İnsan özgür doğar fakat her yerde zincirlere vurulmuştur.” Bu unutulmaz ifade ile başladığı eserinde Rousseau, insanı köleleştiren o zincirlerden birinin daha kopmasını sağlıyor.

Kitabı okuyanlar 1.049 okur

  • Emey
  • Bünyamn
  • Şahin ÇETİN
  • Irmak Zeynep
  • Eda
  • ali baran tanrıkulu
  • Leyla özer
  • Gürbüz Deniz
  • Gökhan Gerş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.3 (1)
8
%0.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları