Toplumsal Ekoloji Ve Komünalizm

10,0/10  (2 Oy) · 
7 okunma  · 
1 beğeni  · 
552 gösterim
Toplumsal ekoloji, sadece ahlakın yeniden canlandırılması için değil, aynı zamanda -ve herşeyden önemlisi- toplumun ekolojik bir temelde yeniden inşa edilmesi için de talepte bulunur. Toplumsal ekoloji kör piyasa güçlerine ve acımasız bir rakebete dayanan iktidar odaklarından etik taleplerde bulunmanın, kendi başına ele alındığında, kesinlikle sonuçsuz kalacağını vurgular. Kendi başına ele alındığında böylesi bir talep, ekolojik bir topluma ulaşmayı sadece bireysel tutumların değişmesi, tinsel bir yenilenme ya da yarı dinsel bir arınma ile ilgili bir mesele haline getirerek günümüzde hüküm süren asıl iktidar ilişkelirini gözlerden saklar. Yeni bir etik bakışın taşıdığı önemin her zaman farkında olsa da toplumsal ekoloji, öncelikli olarak, birinci doğayı hakimiyet altına alma gibi fikirlerin hem yapısal hem de öznel kaynaklarına inerek günümüz toplumunun doğal dünya üzerindeki ekolojik sömürüsünü sona erdirmeyi amaçlar. Kısacası, bütün bir tahakküm sistemine (onun ekonomisine, tekniği kötüye kullanımına, idari aygıtına, siyasi hayatın itibarını zedelemesine, kültürel gelişmenin merkezi olan şehri yerle bir etmesine, tüm o ahlaki ikiyüzlülüklerine v einsan ruhun kirletmesine) meydan okuyarak, kendilerini insanlığa dayatan ve insan dışı doğa ile insani doğa arasındaki ilişkiyi tanımlayan hiyerarşik v esınıf temelli değer yargısı sistemlerini ortadan kaldırmayı amaçlar.
Murat yanar 
18 Oca 00:51 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitap toplumun oluşum ve gelişim süreçlerini hangi süreçlerden geçerek tamladığını anlatıyor. Mesala erkeğin kadından üstün konuma gelmesinin sebebi insanların,grupların,kabilelerin kandavalarından dolayı veya çeşitli sebeplerinden dolayı birbirleriyle şavaşmaları sonucu kadınların iç işlere doğru geri çekilmesi ve daha sonra “hayvanların efendisi” olan erkelerin hayvanları evçilleştirerek tarlayı sürmede kullanmasıyla, kadının hakim ve üstün olduğu bahçe işleri ve toplayıçılıktan çekilerek üstünlüklerini kaybederek erkeklerin üstün olduğu bir toplumun geliştiğini anlatarak bugünkü kadın erkek eşitsizliğinin başlangıç noktasına değinmiştir. Kitapta İspanyol devrimine de değinmiştir. Katolanyadaki, özellikle de bölgenin başkenti Barselona’daki işçiler general Franscisco Franco’nun küvetlerini yenilgiye uğratarak katolanyanın tüm kontrollünü ele geçirdiklerini işlerin sendika derneklerinin(CNT) liderlerine yönetimi tamamen ele geçirip bütün sistemi kontrol ettikleri bir sırada iktidarı cnt yönetimine devrettikleri ve daha sonra cnt liderleri iktidarı anlamsız bir şekilde onça mücadeleden sonra eceli düşmanlarına burjuva devletine geri devrettikleri bunun sebebi cnt genel kurulunun asıl amacının iktidarı ele geçirip yönetmek değil iktidarın doğru bir şey olmadı düşüncesiyle iktidarı tamamen ortada kaldırmak olduğu için iktidarı ele geçirdikten sonra nasıl yönetiçeklerine dahil bir planları olmadığından dolayı yönetimi kendi elleriyle devretmişlerdir. Kısa bir süre sonra cnt sendika işçileri tekrar ayaklanmıştır ve binlerçe işçi öldürülmüştür.Binlerçe sendika işçisinin öldürüldüğü sıra cnt sendika genel kurulu liderlerinin bazıları burjuva devletinde bakanlık yapmaktadır.