Toplumsal Hafıza

·
Okunma
·
Beğeni
·
203
Gösterim
Adı:
Toplumsal Hafıza
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057949769
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe
İnsan olmanın yalın ve sade halini hatırlamak gün geçtikçe zorlaşıyor. Bir taraftan teknolojinin baş döndürücü hızı yapay zekalara vatandaşlık verirken öte taraftan nereli olduğunu dahi bilmeyen çocuklar yaşama tutunmaya çalışıyor. Tarihin hafızası olan şehirler yok olurken, uzayda lüks yaşamın imkanları aranıyor. Tabiat yerle bir olurken ileri teknolojilerle oturduğumuz yerden vahşi hayvanlara hatta dinozorlara dokunabiliyoruz. Daha niceleri... Böyle bir vasatta hafıza insanlığa tutunma çabası olarak karşımıza çıkıyor. Bu dünyada hatırladıklarımızı ve unuttuklarımızı sorgulamak, bir bakıma insan olmanın manasını anlama çabasıdır. Hafızaya yer açmaya çalışan bu kitap insan olduğumuzu hatırlamaya ve ebedileşme arzumuzu unutmaya bir davettir.

Sosyolojinin uzun zaman ihmal ettiği toplumsal hafıza ile ilgili bir boşluğu dolduran bu eser, gün geçtikçe yaygınlaşan disiplinler arası çalışmaya dair örneklik teşkil edecek niteliktedir.
Prof. Dr. Mustafa Aydın

Hafıza, modern ulus-devletin ortaya çıkmasından beri stratejik önemini koruyan meselelerden birisidir. Alana yönelik bir rehber niteliğindeki bu kitap yeni çalışmalara öncü olacaktır.
Prof. Dr. Besim Dellaloğlu
250 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Modern insanın, sırtını yaslayıp, çiçeklerinin ve üstünde karıncaların mesken tuttuğu yosunların kokusunu içine çekebileceği ve parçalanmış varlığını biraz olsun gölgesinde dinlendirip, sakinleşerek huzuru bulacağı bir ağacı kalmamıştır. Buna karşı olan ihtiyacını ve inancını çoktan unutarak yitirmiştir.
Modern dönemde zaman çok daha net çizgilerle belirlenmiştir. Bu anlamda modern toplumun temel kaygısı, zamana uymaktır. Modern öncesi toplumlarda olduğu gibi tabiata uymak değildir. İnsan, modern dönemlerde tabiatın hareketlerine değil, rasyonel insanın kurguladığı zaman dilimine uymakla yükümlüdür. Tam da bu algı düzeyi, tabiat ile zaman arasındaki ontolojik bağı koparmaktadır.
Faruk Karaarslan
Sayfa 113 - Ketebe Yayınevi
Kent hayatı bizlere modern zaman tasavvurunun izlerini sürmemize imkân vermektedir. Örneğin; bahçeli bir evde oturan ve her gün bahçesindeki sebze ve meyvelerle ilgilenen bir kişinin, bir mekân olarak bahçeyi tecrübe etmesi ile kent çeperlerinde kurulmuş -yani yerleşim yerlerinden uzak ve mekânsal parçalanmaya konu olmuş- hobi bahçelerinde meyve sebze yetiştiren kişinin bir mekân olarak bahçeyi tecrübe etmesi aynı düzeyde değildir.

Yani modern zaman kategorilerine konu olan bahçe ile modern öncesi toplumların zaman tasavvurunda yer alan bahçeyi, zamansal açıdan tecrübe etmek aynı anlama denk düşmemektedir. Hobi bahçesinde oturan için zaman daha çok parçalanmıştır. İş, alışveriş, yemek, ibadet, eğlence, yol, konaklama vb. hepsi için belirli saat dilimleri belirlemesi gerekmektedir.

Böyle bir parçalanmışlık içinde zamana rutinin dışında bir eylem eklemesi mümkün değildir. Bu parçalara ayrılmış hayat, gündelik hayatı bütüncül bir şekilde yaşamaya imkân vermemektedir. Parçalar ise zihinde dağınık hâlde ve herhangi bir mekânı tecrübe etmeye imkân vermeyecek şekilde durmaktadır. Sadece rutine binmiştir ve hız merkezlidir. Hayat, modern insan için daha çok tanımlanmıştır. Bu açıdan onun zaten belirli olan her eylemi, her an denetim altına alınabilmektedir. Bahçeli bir evde oturan kişi için ise zaman daha bütüncüldür ve daha az saate bağlıdır.
... Bu sebeple modern bir kent mekanı olan metropollerde zamanın akışı ile bir Anadolu köyünde zamanın akışı aynı değildir. Modern hayatın parçalı ve hız merkezli bir zaman tasavvuru vardır.
Faruk Karaarslan
Sayfa 115 - Ketebe Yayınevi
Modernitenin zaman tasavvurunun nasıl toplumsal unutkanlığa sebebiyet verdiğine Connerton, Modernite Nasıl Unutturur? (2011) adlı eserinde ayrıntılı bir şekilde değinmiştir. Eserinin Unutkanlığın Zamansallıkları adlı Üçüncü Bölüm’ünde Connerton, modernitenin zaman anlayışının unutmalara sebebiyet verdiğini öne sürmektedir.

Bu bölümü, dört zamansal kategoride ele almıştır: i) Emek sürecinde zaman, ii) tüketimde zaman, iii) kariyer yapılarında zaman ve iv) enformasyon ve medya üretiminde zaman. Her bir kategoriyi ele alırken özel bir zamansallık türü olan modem zamansallığın kendisine uygun düşen kültürel unutkanlık biçimine ve tarihin kısaltılmış olmasına değinmektedir.

Ona göre, bunların dışında ortaya iki doğal sonuç çıkmaktadır. “Birincisi, her bir zamansallık kategorisi birbirinin içine geçmiş zamansallıkların akışını daha da hızlandırmak üzere diğer zamansallık kategorilerini güçlendirir yani sistematik bir kültürel unutkanlık üreten şey bunların toplam etkisidir. İkincisi, zamansallıklardan hiçbiri onları oluşturan kendilerine özgü mekânsal boyutlar kavranmadan anlaşılamaz” (Connerton, 2011, s. 47).

İnsanların modernite ile birlikte emeğine, tükettiğine, tabiatına yabancılaşması üzerinden unutma biçimlerini analiz eden Connerton, her şeyin hızlı üretildiği, tüketildiği, yaşandığı bir zaman tasawurunda, unutmanın da çok çabuk olacağını ele aldığı dön zamansal kategori üzerinden örnekler seçerek belirtmektedir.

Modern zaman tasavvurunun unutturucu bir tabiatının oluşu, modernitenin hafızasız bir insan tasavvuru olduğu anlamına gelmemektedir. Buradan çıkarılması gereken temel sonuç, modernitenin insanın her türlü failliğini pasif konuma indirgemesidir. Modern dönemde faillik, modern öncesi dönemlere nispeten çok daha zordur. Çünkü modern dönemde zaman, insana bırakılmamış ve esnek kurgulanmamıştır.

Modern dönemde zaman, bir insanın planlamasına imkân vermeyecek kadar hızlı ve parçalıdır. Modern zaman ancak modern aklın etkin olduğu bir gündelik hayat kurgusuna imkân tammaktadır. Bu kurgu da önemli bir yeri modern zaman tasavvuru işgal etmektedir. Tabii modern mekân tasavvuruyla birlikte.
Geçmişle irtibatı koparılmaya çalışması sebebiyle dejenerasyona uğramış, silikleşmiş kültürel kodlar, siyasal erkin arzuları ile buluşunca ne kendi olabilmiş ne de başka birisine benzemiş bir hafızaya bürünmüştür. Örneğin; bugünün çocuklarının hafızasında şekillenen kahraman tipinin oluşumuna baktığımızda oldukça karmaşık ve çelişkiler içinde örüntülenmiş bir düzeyle karşılaşırız.

Bir taraftan medyanın etkisi ile Süpermen, Demir Adam, Örümcek Adam, Kaptan Amerika gibi Holywood merkezli bir kahramanlık inşası söz konusuyken diğer taraftan millî eğitim müfredatının bir gerekliliği olarak insanüstü özellikleri ile sunulan Mustafa Kemal, yerli ve millî bir kahraman olarak işlenmektedir. Bu süreç, şiirler, gösteriler ve tiyatrolar ile süslenmektedir. Bu ikisinin de ötesinde Kemalist ideoloji ile örtüşmesi çok mümkün görünmeyen başka kahramanlık tipolojileri de çocuklara sunulmaktadır.

Dizilerle yaygınlaşan Ertuğrul Gazi, Abdülhamit gibi Osmanlı’yı çağrıştıran tipolojiler, bunu örnekler niteliktedir. Her çocuk bu yolla kendisini Osmanlı’yı kurmaya ya da kurtarmaya namzet hissetmektedir. Sonuç olarak bugünün çocukları, çizgi filmlerden, okullardan ve dizilerden öğrendikleri kahramanlık tipolojileri arasında mekik dokuyarak kendi ideal tiplerini oluşturmaya çalışmaktadırlar. Eğer aile dindar ise bunlara peygamber, Kürt ise politik şahsiyetler, alevi ise imamlar eklenmektedir. Böylelikle mesele resmî hafıza ve karşıt hafızayı aşan bir pozisyona bürünmektedir.
Zaman mekan sıkışmasının gündelik hayatta görünürlüğü olan 5 sonucu:
1. Gelip geçiciliktir.
2. Anındalık
3. Kısa vadelilik ve geçicilik
4. Gösterge ve imajların üretimi
5. Gösterge ve imajların gerçeklik düzeyinde algılanması. Yani simülasyonların orijinalinden daha gerçek olduğunun kabullenilmesidir.
Faruk Karaarslan
Sayfa 128 - Ketebe Yayınevi
John Urry (1997), mekânların hızlı bir şekilde tüketilmesini turist bakışı (tourist gaze) kavramsallaştırması ile analiz etmektedir. Gerçekten de birkaç günde birkaç mekânı gezmeyi ve tanımayı hedefleyen turistin mekâna bakma biçimi, mekânlann gelip geçici ve hatırlanmaya imkân vermeyecek kadar hızh bir şekilde hafızaya kodlanmasına neden olmaktadır. Bu durum hâliyle hızlıca unutulmaya müsait bir mekânsal tecrübeye sebep olmaktadır. Birçok turistik mekânın teneffüs edilerek, yaşanarak, tecrübe edilmesinden ziyade fotoğraf aracılığıyla hatırlatma nesnesine dönüştürülmesi, günümüz mekân kurgusunun toplumsal unutmaya odakh oluşunun ilginç bir örneğini teşkil etmektedir.

Modern insan çoğu zaman gezdiği mekânın üzerinde dolayımda bulunmak, tabiri caizse mekânın tadını çıkartmak yerine anında fotoğraflamak ve sonraki zamanlarda hatırlayabilmek için o mekânı tüketim nesnesine dönüştürmektedir. Çoğu zaman sadece gittiği mekânların listesine sahip olmak için kendisini o mekânın fotoğrafını çekme mecburiyetinde hissetmektedir. Yani o mekânı ancak bir alet aracılığı ile hatırlayabilmektedir. Bu paradigmatik dönüşüm tabiatı itibarıyla hafızayı zayıflatıcı koşullar örüntüsünü de beraberinde getirmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplumsal Hafıza
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057949769
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe
İnsan olmanın yalın ve sade halini hatırlamak gün geçtikçe zorlaşıyor. Bir taraftan teknolojinin baş döndürücü hızı yapay zekalara vatandaşlık verirken öte taraftan nereli olduğunu dahi bilmeyen çocuklar yaşama tutunmaya çalışıyor. Tarihin hafızası olan şehirler yok olurken, uzayda lüks yaşamın imkanları aranıyor. Tabiat yerle bir olurken ileri teknolojilerle oturduğumuz yerden vahşi hayvanlara hatta dinozorlara dokunabiliyoruz. Daha niceleri... Böyle bir vasatta hafıza insanlığa tutunma çabası olarak karşımıza çıkıyor. Bu dünyada hatırladıklarımızı ve unuttuklarımızı sorgulamak, bir bakıma insan olmanın manasını anlama çabasıdır. Hafızaya yer açmaya çalışan bu kitap insan olduğumuzu hatırlamaya ve ebedileşme arzumuzu unutmaya bir davettir.

Sosyolojinin uzun zaman ihmal ettiği toplumsal hafıza ile ilgili bir boşluğu dolduran bu eser, gün geçtikçe yaygınlaşan disiplinler arası çalışmaya dair örneklik teşkil edecek niteliktedir.
Prof. Dr. Mustafa Aydın

Hafıza, modern ulus-devletin ortaya çıkmasından beri stratejik önemini koruyan meselelerden birisidir. Alana yönelik bir rehber niteliğindeki bu kitap yeni çalışmalara öncü olacaktır.
Prof. Dr. Besim Dellaloğlu

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Oğuzcan Ertürk
  • Muhammed Ali
  • Death Lord

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%100 (1)