Toplumsal Tarih Dergisi - Sayı 301

·
Okunma
·
Beğeni
·
32
Gösterim
Adı:
Toplumsal Tarih Dergisi - Sayı 301
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771300702598
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Toplumsal Tarih, yeni yıla ''Abdülhamid’i Nasıl Bilirsiniz?'' başlıklı özel dosyasında gerek 33. yıl süren hükümdarlığı dönemindeki icraatlarıyla gerekse de günümüz Türkiye siyasetinde yaşanan kutuplaşmalar içerisindeki yeriyle hep çok tartışılmış olan II.Abdülhamid’i ve dönemini ele alarak başlıyor.

Toplumsal Tarih dergisi, yeni yılda 301. sayısını okuyucularına sunmaya hazırlanıyor.Ethem Eldem’in editörlüğünde hazırlanan II. Abdülhamid dosyasında yer alan yazılar, hem Abdülhamid dönemi tarihçiliğinin “Ulu Hakan mı, Kızıl Sultan mı?” tartışmasından bu yana kat ettiği mesafeyi gözler önüne sermeyi hem de bu dönemin günümüzde en çok tartışma konusu edinilen yönlerine dair yeni ve eleştirel perspektifleri sunmayı amaçlıyor.

Cemil Aydın, Gökhan Çetinsaya, Selim Deringil, François Georgeon, Nadir Özbek ve Saadet Özen’in katkılarıyla hazırlanan dosyada bir araya gelen yazılar, aralarında farklı görüş ve vurgu farkları barındırmakla beraber dengeli ve okuyucunun sentez yapmasına imkân veren bir bütünlük oluşturuyor. Ayrıca yazıların birçok görsel ve örneklerle zenginleştirildiği sayı, akademik olmayan okuyuculara da hitap ediyor.

Sayının dosya dışındaki sayfalarında yer alan Ahmet Akşit’in “Karagöz’de Kadınların Yeri ve Mizaha Katkıları” başlıklı makalesi ise 19. yüzyıl sonundan başlayarak “ıslah” edilmelerinden önce Karagöz oyunlarında kadınların temsilinin ne kadar çeşitli olduğunu gösteriyor. Oya Kasap Ortaklan’ın “Kolonyalizmi Seyretmek: Trablusgarp Savaşı (1911-1912)” başlıklı makalesi makalesi ise kolonyalist söylemin sinematografik dili nasıl değiştirdiğini Trablusgarp Savaşı’na ilişkin çekilen filmler üzerinden tartışıyor.

Ethem Eldem, L’Illustration dergisinde II. Abdülhamid’in kapakta yer aldığı beş ayrı sayıyı tanıtıyor. Murat Cankara, Osmanlı’da Gayrimüslim Basından başlıklı köşesinde bu ay tamamen Ermeni harfleriyle Türkçe çıkan ilk süreli yayınlardan biri olan Mecmua-i Havadis dergisinin önemini tartışıyor. Emel Seyhan ise her ay hazırladığı köşesinde Osmanlı basınında 100 yıl önce üzerinde durulan haberleri aktarmaya devam ediyor.
86 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Abdülhamid'i nasıl bilirdiniz başlığı altında toplanan çeşitli yazılarla bir sunum yapılıyor. Dizilerden tarih öğrenmeye meraklı kesime hitap etmeyecek ama esas onların öğrenmesini de amaçlayacak şekilde hazırlanmış yazılar mevcut. Akademik dilde (bilgi, belge, kaynak) yazılmış bir sayı. Akademik dil haricinde çoğu yer çok kolay bir şekilde anlaşılabiliyor. O yüzden okunmasında fayda var. Hamasi nutuklar nereye kadar?
Günümüzde şeyh kerameti gibi anlatılan Abdülhamid Han'ın siyasi zekasının örnekleri arasında gösterilen Çin'e veya Japonya'ya elçiler göndermek gibi tarihi vakıaların içinde, Müslüman halkı sömürge idaresine karşı direnişe teşvik etmek veya İngilizlere karşı cihat ilan etmek yoktur. Bilakis, Abdülhamid Han'ın yabancı elçilerle yaptığı görüşmelerde ve Avrupa kamuoyuna verdiği mesajlarda, kendi manevi tebaası olarak gördüğü Müslüman halkı Hristiyan hükümdarlarına itaate teşvik etmesi öne çıkmaktadır. Örneğin, Abdülhamid, Amerikan elçisi Oscar Strauss ile görüşmesinde, Amerika'nın Filipinleri işgali esnasında karşılaştıkları Müslüman direnişi için arabuluculuk yapma ve halife olarak oradaki Müslümanlardan Sulu sultanlarını işgalci Amerikan idaresiyle uzlaşmaya teşvik sözü vermişti. Amerikan başkanı McKinley, Strauss'u 1899 yılında Abdülhamid'i yazmaya ikna ettiği ve Filipinler'de Sulu Sultanlığı ile anlaşma yapmalarına vesile olan bu fikir için tebrik etmişti. (...) Otuz üç yıllık saltanatı boyunca sürekli diğer imparatorluklar ile barış içinde geçinmeye çalışan, hiçbir zaman sömürge altındaki herhangi bir Müslüman topluluğa cihat çağrısı telkininde bulunmayan, daima uluslararası hukuku işleterek Osmanlı Devleti'nin haklarını koruyan bir padişahın nasıl anti-emparyalist halife imaji kazandığı tarihsel hafıza disiplini çerçevesinde üzerinde çalışılması gereken önemli bir konudur.
Her şeyden önce müsebbip ile öncül aynı şey değildir. İlki, nedensellik ilişkisi gerektirir, oysa ikincisi sadece belirli bir olguyu ilk ortaya koymuş veya "icat" etmiş olmayı. Benim genellikle söylediğim Abdülhamid'in Osmanlı-Türk siyasi geleneğinde birkaç önemli olgunun öncüllüğünü yapmış olmasıdır. Bunlar kabaca: 1) Tanzimat'ın iyi kötü oluşturmaya çalıştığı hukuk devletini dağıtmak ve yerine kendi etrafında kümelenen keyfi ve otokratik nitelikte bir düzen kurmak; 2) Tanzimat'ın oluşturduğu - çok sorunlu da olsa- meşruti ve temsili idare şeklini bir anda kesip atmak ve otuz sene müddetle baskı altında tutmak; 3) Osmanlı İmparatorluğu’nun - gene kör topal da olsa- eşitlik kavramı üzerinden çokulusluluk denemesine son verip onun yerine Müslüman "millet-i hakime" üstünlüğüne dayalı bir sisteme dönmek; 4) bunu yaparken İslam'a dayalı bir ideolojiyi modern araçlarla yayarak imparatorluğun niteliğini bu yönde değiştirmek; (...) Bu(ve daha fazlası) olgularda Abdülhamid'in öncül bir rol oynamış olması kendinden sonra olanların müsebbibi, hele tek müsebbibi olmasını gerektirmez. (...) benim asıl vurgulamak istediğim nedensellik değil, öncüllük ve devamlılıktır. Abdülhamid'in derin devleti, devletin bekası kavramını, siyasallaşmış hukuku "icat" etmiş olması bunların sonraki dönemlerde veya bugün devam ediyor olmasını veya hortlamasın kaçınılmaz yapan bir şey değildir; ama Osmanlı ve Türk siyasi kültürünün repertuarında mevcut olduklarını ve dolayısıyla da olası hallerde gündeme gelebileceklerini gösteren bir tespittir.
İsmet Bozdağ tarafından yayına hazırlanan metnin tamamen sahte olduğu, hatta hatıra sahtekârlıkları tarihine geçecek kadar ilginç bir hikâyesi olduğu, bundan on küsur yıl önce yayınlanan bir makalede, üstad Ali Birinci tarafından efradını cami, ağyarını mâni bir şekilde anlatılmıştı.
Sanki Abdülhamid'in 1876 yılında tahta çıktığında kendisine tevdi edilen misyonun tarifi Osmanlı topraklarının yönetimi değil de, İslam alemindeki mazlum Müslümanları Avrupa'nın haçlı zihniyetinden ve Hristiyan Batı medeniyetinin tahakkümünden korumakla görevli bir halifelikmiş gibi anlatılan tarih masalı, ironik olarak dönemin Avrupa basınındaki "Kızıl Sultan" Abdülhamid imajıyla da örtüşmektedir.
6 OCAK 1919 İKDAM

Kahve fiyatı bu günlerde düşmüştür. Yunanistan'dan kahve gelmekte olduğundan okkası üç yüz elli kuruşa kadar inmiştir. Limon ve portakal da Yunanistan'dan geldiğinden bunların da fiyatı düşüyor.
Osmanlı hilafetine anti-emperyalist bir tat katan Abdülhamid değil, bugünkü tarihi hafızada neredeyse unutulan bir padişah olan Mehmed Reşad ve onun rızasıyla ülkeyi yöneten İttihat ve Terakki liderlik kadrosudur. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye'deki belli muhafazakâr kesimlerin Abdülhamid merkezli bir anti-emperyalist Müslümanlık hikâyesi ve tarih hafızası kurarken, hilafete cihat soslu İngiliz karşıtlığı rengini katan Sultan Reşad’la hiç ilgilenmemeleri, üzerinde düşünülmesi gereken bir garipliktir.
Abdülhamid sonrasında, Sultan Reşad'ın halifeliği zamanında tüm Zanzibar halkı OsmanlIları Trablus Savaşları’nda desteklemek için İtalyan ürünlerini boykot etmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplumsal Tarih Dergisi - Sayı 301
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771300702598
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Toplumsal Tarih, yeni yıla ''Abdülhamid’i Nasıl Bilirsiniz?'' başlıklı özel dosyasında gerek 33. yıl süren hükümdarlığı dönemindeki icraatlarıyla gerekse de günümüz Türkiye siyasetinde yaşanan kutuplaşmalar içerisindeki yeriyle hep çok tartışılmış olan II.Abdülhamid’i ve dönemini ele alarak başlıyor.

Toplumsal Tarih dergisi, yeni yılda 301. sayısını okuyucularına sunmaya hazırlanıyor.Ethem Eldem’in editörlüğünde hazırlanan II. Abdülhamid dosyasında yer alan yazılar, hem Abdülhamid dönemi tarihçiliğinin “Ulu Hakan mı, Kızıl Sultan mı?” tartışmasından bu yana kat ettiği mesafeyi gözler önüne sermeyi hem de bu dönemin günümüzde en çok tartışma konusu edinilen yönlerine dair yeni ve eleştirel perspektifleri sunmayı amaçlıyor.

Cemil Aydın, Gökhan Çetinsaya, Selim Deringil, François Georgeon, Nadir Özbek ve Saadet Özen’in katkılarıyla hazırlanan dosyada bir araya gelen yazılar, aralarında farklı görüş ve vurgu farkları barındırmakla beraber dengeli ve okuyucunun sentez yapmasına imkân veren bir bütünlük oluşturuyor. Ayrıca yazıların birçok görsel ve örneklerle zenginleştirildiği sayı, akademik olmayan okuyuculara da hitap ediyor.

Sayının dosya dışındaki sayfalarında yer alan Ahmet Akşit’in “Karagöz’de Kadınların Yeri ve Mizaha Katkıları” başlıklı makalesi ise 19. yüzyıl sonundan başlayarak “ıslah” edilmelerinden önce Karagöz oyunlarında kadınların temsilinin ne kadar çeşitli olduğunu gösteriyor. Oya Kasap Ortaklan’ın “Kolonyalizmi Seyretmek: Trablusgarp Savaşı (1911-1912)” başlıklı makalesi makalesi ise kolonyalist söylemin sinematografik dili nasıl değiştirdiğini Trablusgarp Savaşı’na ilişkin çekilen filmler üzerinden tartışıyor.

Ethem Eldem, L’Illustration dergisinde II. Abdülhamid’in kapakta yer aldığı beş ayrı sayıyı tanıtıyor. Murat Cankara, Osmanlı’da Gayrimüslim Basından başlıklı köşesinde bu ay tamamen Ermeni harfleriyle Türkçe çıkan ilk süreli yayınlardan biri olan Mecmua-i Havadis dergisinin önemini tartışıyor. Emel Seyhan ise her ay hazırladığı köşesinde Osmanlı basınında 100 yıl önce üzerinde durulan haberleri aktarmaya devam ediyor.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Atakan
  • İbrahim Demiröz
  • S. Ali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0