Kitap
Toprak Ana

Toprak Ana

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.9
9,2bin Kişi
32,8bin
Okunma
8,7bin
Beğeni
113bin
Gösterim
147 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 10 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Varlık Yayınları · 1995 · Karton kapak
Diğer baskılar
Cengiz Aytmatov günümüz Sovyet edebiyatı içinde Kırgız Türklerinin belli başlı yazarlarından biri ve en ünlüsü. Eserlerini hem Kırgızca, hem de Rusça yazan Aytmatov, anayurdunun topraklarını, şiirli bir dille anlatmakta büyük başarı göstermektedir. Toprak Ana'da Kırgızistan'ın sakin köy hayatına son Dünya Savaşının getirdiği değişiklik ve acılar, usta bir kalemle dile getirilmektedir. Savaş boylarından binlerce kilometre uzaklıkta, dünyayı saran korkunç facia elle tutulurcasına bir gerçeklik halinde hissettirmektedir kendini. Bu güzel eser, Ülkü Tamer'in kalemiyle canlılığından hiçbir şey yitirmeden çevrilmiştir Türkçeye.
5 mağazanın 20 ürününün ortalama fiyatı: ₺10,12
8.9
10 üzerinden
9,2bin Puan · 1614 İnceleme
Emre Bulut
Toprak Ana'yı inceledi.
135 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bir Kahraman Türk Kadınının Dramı
Cengiz Aytmatov un okuduğum 3.kitabı.Diğerleri Beyaz Gemi ve Gün Olur Asra Bedel idi. 3 kitabı da harika. Türk Roman tarihinin sanırım Sabahattin Ali , Yaşar Kemal , Ahmet Hamdi Tanpınar , Reşat Nuri Güntekin gibi çok büyük kalemlerinin üstüne adını yazabileceğim tek isim olur bence Aytmatov.Bildiğiniz gibi kendisi Kırgız Türkü. Cengiz Aytmatov, Toprak Ana isimli bu kitabı 1963 te neşretmiştir.Lenin Ödülü de almıştır bu kitap.Kitap, 2.Dünya Savaşında bir köyü anlatır.Yazarın ilk romanıdır ayrıca kitap ve kendi hayat hikayesinden de izler barındırmaktadır. Konu, Tolgonay isimli bir köy kadının, annesinin etrafında döner.Romanın başkişisi bu kişidir.Sürekli derdini Toprak Anayla paylaşır, bazen ileriye dönük, bazen de geriye dönük zaman tünelinde hareket metodu ile yazar, bize bu kadının etrafında dönen hikayeyi sunar. Kolhoz terimini kitapta çok sık görürsünüz.Bu teknik aslında devletin 99 yıl gibi sembolik bir biçimde halka tarım yapması için kendi arsalarını kiralama metodudur.İşte Tolgonay ve eşi, hatta köy halkı bu metot sayesinde geçimini sağlayan köy halkıdır.Eşinin adı Suvankul dur Tolgonay ın.Kasım, Maysalbek ve Caynak adında 3 tane oğulları olur.Kasım ın eşi Aliman, Tolgonay ın öz kızı gibi gördüğü bir kişidir.Kitabın bana göre asıl başkişisi Aliman dır.Dram yüklü sahnelerin altından hep onun adı çıkar.İlerleyen bölümlerde, savaş patlak verir ve ne yazık ki Tolgonay hem oğullarını hemde eşini savaşa göndermek zorunda kalır.Kitap çok kısa spoiler girmek istemiyorum.Aliman ın hayatı sizi parçalayacak.Savaşa bir kez daha lanet okuyacaksınız.Zaten Cengiz Aytmatov un da amacı lanet okumamızdır.Çünkü biliyorsunuz kendisi de babasından dolayı bir savaş mağdurudur.Tolgonay, bir dik duruşlu, kahraman Türk kadının simgesidir.Tüm tarım işleri ona kalır ve üstesinden rahatça gelir. Kitabı beğenmemek ne mümkün.Kısacık sadece 135 sayfa ama anlatılanlar o kadar yoğun ki.Aytmatov a hayran kalmamak çok zor.Mesajları kurşun atar gibi saplıyor insanın yüreğine.Çok büyük bir yazar.Tüm kitapları mevcut bende.Sizde alın okuyun.Kitaba puanım tabiki 10.
Toprak Ana
8.9/10
· 32,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
844
Necip G.
Toprak Ana'yı inceledi.
136 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Okuduğum üçüncü Aytmatov eseri... Ben daha Beyaz Gemi'nin boğazımda düğümlediği yumruyu oradan çıkartmaya uğraşırken, nereden bilebilirdim ki asıl öldürücü darbenin bu kitap ile geleceğini?.. Evet kabul ediyorum, baya bir hazırlıksız yakalandım, ağır nakavt oldum bu sefer. Hakemin saymasına da gerek yok, direkt havluyu atabilirsiniz ringe... Her Aytmatov eseri yeni mucizeleri de beraberinde getiriyor. Haritada yeri bile olmayan bir köyün dibine evrenler arası seyahat edilebilen uzay üssünü diken, dünyanın en sıradan adamının, bir arkadaşının tabutunu yaşadığı köyden mezarlığa taşımasını anlatırken dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarından birini çıkartan, sadece 5-6 karakter, 1-2 kaya parçası ve bir çift geyik ile neredeyse bütün insanlığın temel sorunlarını tokat gibi yüzümüze çarpan bir yazardan bahsediyoruz neticede... Onun kaleminden çıkan başka bir kitabın, içinde yeni mucizeler saklıyor olmasına şaşırmak, saflıktan öteye gitmez bence... Daha önceki Aytmatov incelemelerimde de altını özellikle çizmiştim; masasına oturduğunda, uçsuz bucaksız bir derya varken önünde, inatla kendine zor hedefler seçip, tüm imkanlarını kendi iradesiyle kısıtlayan, başka bir ifadeyle kendine meydan okuyan başka bir yazar tanımadım ben henüz... Şimdi soruyorum size; İçinde tek bir savaş veya çatışma sahnesinin olmadığı, tankın, topun, tüfeğin esamesinin okunmadığı bir savaş kitabı nasıl yazılır? Tabu oyunu oynuyormuş gibi düşünün kendinizi... Anlatılacak kelime: Savaş Yasaklı kelimeler: Tank, top, tüfek, süngü, miğfer, çatışma, komutan, cephe... ..................... İşte böyle bir savaş kitabı Toprak Ana... Savaşmanın kitabı aslında... Peki neyle, kimle savaşıyorsunuz? Düşmanla mı? Orasına geleceğiz... Ve aynı zamanda acının kitabı Toprak Ana... Ancak bu acı da öyle aşk acısı falan değil... Bu acı, neredeyse ete kemiğe bürünmüş, karşınıza geçip oturmuş bir acı... Aytmatov acıyı alıp kitabın fonuna bir güzel yerleştirmiş. Ressamların resme başlamadan önce tuvale attıkları ilk gölge gibi... Ve sonra kapıları öyle bir kapatmış ki, kesinlikle çıkamıyorsunuz dışarıya... Siz kitabı okurken acının nefesi her daim ensenizde. Başka türlüsüne izin vermiyor Aytmatov. Çünkü acı hep vardı, hala var ve bundan sonra da hep var olacak. Acıyla bir arada yaşamayı öğrenmek, onun varlığını kabullenmek zorundayız. İşte bu yüzden, hiç ajitasyon yapmadan, duyguları kemirmeden, sapından çöpünden ayrılmış o saf acıyı kucağımıza bırakıyor... Ve sonra iki karakter koyuyor önümüze: Tolgonay ve Aliman... Katılmayabilirsiniz ama kanaatim odur ki, bu kitap, bu iki kadın karakterin temsil ettiği iki farklı değeri sorgulamakta ve bizden de tarafımızı seçmemizi istemektedir; Acıyla savaşan tarafta mısınız yoksa acıya teslim olan tarafta mı? Çünkü benim şu ana kadar tanıdığım Aytmatov, 'Arkadaşlar bakın savaş çok kötü bir şeydir. Savaş yüzünden insanlar ölüyor, açlık, kıtlık baş gösteriyor. Hepimiz barış içinde yaşamalıyız' mesajı ile yetinecek bir yazar değil. Çünkü az önce de dedim ya, savaş olmasa dahi hayatımızda, acı hep olacak. O yüzden asıl vurgunun, acıya karşı vereceğimiz tepkinin ne olacağı konusuna odaklandığını düşünüyorum. .......................... Kitabın bir başka özelliği ve önemi ise, bugüne kadar bildiğimiz, duyduğumuz, okuduğumuz, seyrettiğimiz 2. Dünya Savaşı külliyatına kimsenin girmeyi çok da lüzumlu görmediği bir pencereden, yani Sovyet penceresinden bakabilmiş olması... Kitabı okurken aynen şu tepkiyi verdim; 'Evet ya, 2. Dünya Savaşı'nda Almanya kendi kendine savaşmadı değil mi? 2. Dünya Savaşı sadece 'Yahudi Soykırımı'ndan ibaret değildi değil mi? Bir de bu adamlarla savaşan Ruslar vardı öyle ya... Kurşun asker değil bu insanlar neticede... Orada da ölüm var, savaşın kanlı eli o topraklara da uzanıp tırmaladı o insanları, yok etti tek tek. Dul kadınlar, öksüz çocuklar bıraktı arkasında... İşte Aytmatov, bir de bu gerçeği hatırlatmış bize bu ölümsüz eserinde... İşte böyle buyurdu Toprak Ana kitabı, benim zihnime... Sen toprağa tohum atarsan başak verir, buğday verir, ekmek verir, yaşam verir. Sen toprağa top güllesi atarsan da ölüm verir, acı verir, kan verir ve daha önce verdiği ne varsa onları senden bir bir geri alır... Şakası yoktur Toprak Ana'nın... O halde bastığımız yeri toprak diye geçmeyeceğiz, düşüneceğiz altında yatanları... Ve en başta o insanların anısını yaşatacağız. Sonra savaştığımız şeyin sadece düşman olmadığını; asıl savaşın hayatın ta kendisiyle olduğunu bilip koşullar ne olursa olsun sahip çıkacağız toprağımıza ve bize hediye edilen o güzel hayata... Herkese keyifli okumalar...
Toprak Ana
8.9/10
· 32,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
40
423
Sena Gümüş
Toprak Ana'yı inceledi.
136 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Savaş yine çirkin yüzünü göstermiş evlerin ocaklarını söndürmekle kalmamış birçok evi erkeksiz bırakmıştır. Her biri birbirinden değerli karakterler. Her birinin acıklı öyküsü insanın içini kanatmaya yeter. Hala, kulaklarımda "Anaa" ve "Alimaan" çığlığı sanki baktığımda görecekmişim gibi duvarda asılı bir asker şapkası.Bu kadar mı güzel anlatılır bu kadar mı güzel hissettirilir. Okuduğum en güzel kitaplardan biri işleye işleye hissede hissede okudum. Kitap içine çekiyor ve duyguları bizzat yaşatıyor. Okurken bir kes daha lanet ettim savaşa. Yazılacak o kadar çok şey var ki birini yazsam diğeri eksik kalır en iyisi mi düşünmeden alın okuyun. Okurken iliklerinize kadar ilk sayfalarda mutluluğu, sonra hüznü verilen mücadeleyi her duyguyu barındıran müthiş bir eser. Karakterler çok güçlü, dili çok yalın. Bir ananın, bir eşin çektiği sıkıntılar verilen mücadele nasıl güzel aktarılmış. İnsanlar savaşmadan yaşayamaz mı? Ah toprak Ana ah içimi dağladın.
Toprak Ana
8.9/10
· 32,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
46
Fatma
Toprak Ana'yı inceledi.
136 syf.
·
Puan vermedi
Cengiz Aytmatov'dan okuduğum ilk kitaptı. Okudum ve okur okumaz diğer kitaplarını aldım. Yazım dili çok akıcıydı. Elimden bırakmak istemedim okurken. Olay örgüsü ve konusuda çok güzeldi. Konusu kısaca İkinci Dünya Savaşı sırasında savaşta üç oğlunu, kocasını ve gelinini kaybeden bir kadının toprakla yaptığı söyleşiyi anlatıyor. Yani kadın toprağa yaşadığı her şeyi anlatıyor ve bizde o anlattıklarını okuyoruz. Tavsiye ederim. Mutlaka okunması gereken bir kitap.
Toprak Ana
8.9/10
· 32,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
17