Totem ve Tabu

·
Okunma
·
Beğeni
·
20952
Gösterim
Adı:
Totem ve Tabu
Baskı tarihi:
1 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059645997
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olympia Yayınları
240 syf.
·26 günde
Totem ve Tabu'yu ilk eline aldığımda sadece tarihi bir içerikle karşılaşmayı umuyordum. Fakat kitabı okudukça yanıldığımı fark ettim. Içinde felsefe ve psikolojiyede çokça yer verilmiştir. Tarih öncesinde yaşamış olan insanların inançları, kültürleri müthiş bir şekilde ele alınmış ve aktarılmıştır. Ibadet şekilleri anlatılmış ve bu şekilde ibadet etmelerinin altında yatan psikolojik nedenler anlatılmaya çalışılmış. Ve bana göre başarılı da olunmuş.
Umarım kitabı okuyacak olan herkes benimle aynı hisleri paylaşır...
240 syf.
·Puan vermedi
Totem ve Tabu'da Sigmund Freud, tarihimizin ''Darwin'in ilkel Sürüs'' dediği şeyle başladığını tahayyül etmiştir.Kıskanç, haşin bir baba bün kadınları kendine saklıyor, büyüyen oğullarını sürüden kovuyormuş. Bunun üzerine otoritesine isyan edilmiş.Oğlanlar toplanıp babalarını öldürmüş sonra da yemişler.Onu hem gerçek manada hem de metaforik olarak tüketmişler, gücünü ve kimliğini kendilerine almışlar.O hüküm sürerken ondan nefret ediyorlarmış ama ölümünden sonra hissettikleri sevgiyi de nihayet görebilmişler.Böylece pişmanlık doğmuş, bunu aşırı övgüler takip etmiş ve sonuda 'tanrı' kavramı doğmuş. 'Temelde,' diye bağlar Freud, 'Tanrı yüceltilmiş bir babadan başka bir şey değildir.'...!!!
240 syf.
·3 günde·9/10
Freud, kültürün çıkış ve oluşum aşamalarını; aile, toplum, din, ahlâk ve sosyal yaşam üzerinden geniş kapsamlı irdeleyerek buyruğumuzun karanlık kaynaklarını aydınlatmayı şiar edinmiş.

İlkel insanların nasıl yaşadıklarını, kendi aralarında ve doğa ile ilişkilerini nasıl geliştirdiklerini, ilkel ve vahşi topluluklardan beri süregelen sosyolojik fenomenleri, insanların neye tapındıklarını nedenleriyle beraber teorilendirip psikolojik yönleriyle inceliyor. Tabu düşüncesinin en derin köklerine ve totem inancının kaynağına kadar gidiyor. Antropolojik ve etnolojik araştırmalardan yola çıkarak insanlığı açıklamak için psikanalitik yöntemlerini kullanıyor pek tabii ki.

Freud'un büyük gözlemleri pek çok bakımdan düşündürücü ve sorgulatıcı olmasına rağmen benim için zorlayıcı bir kitap olmadı, verdiği örneklemeler ile dili gayet anlaşılır kılmış. Çok eski çağlardan gelen ahlâk kurallarının etkilerini analiz etmedeki başarısı su götürmez bir gerçek.

İlgililerine tavsiye edilir.

Spoiler

Tabuya insanlığın yazılmamış en eski yasası derler. Tabunun tanrılardan daha eski olduğu ve bu eskiliğin dinden önceki bir döneme kadar gittiği herkes tarafından kabul edilmiştir. Yasakçı tabuları bulunmayan hiçbir kavim ya da hiçbir uygarlık aşaması görülemez. Tabunun temeli bilinçdışında güçlü bir eğilimin istediği yasak bir edimdir. Birçok tabu yasağının ilk biçiminden uzaklaşmış, yer değiştirmiş, bozulmuş olduğunu açıkça bilmemiz gerekir.
240 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Antropoloji, kuşkusuz okumayı en sevdiğim ve en çok ilgi duyduğum konu. Hayatını, insan psikolojisini anlamaya adayan ve psikanalitiğin doğuşuna öncülük eden Freud ise hayranlık duyduğum isimler arasında. Antropoloji, psikanalitikle sentezlenince ortaya muazzam sonuçlar çıkmasının muhtemel olduğunu tahmin edebiliyordum ancak beklediğimden çok daha fazlasını bulduğumu söyleyebilirim.

Bu noktada bir uyarıda bulunmak istiyorum, daha evvel bu konuda herhangi bir kitap okumamış ve ilkel toplumlara aşina olmayan okurlar için anlaşılması güç bir kitap olabilir. Benim övgülerim merak uyandırııp sizi okumaya teşvik ederken, lütfen bu uyarıyı da göz önünde bulundurun.

Kitapta, ileri gelen birkaç antropologun ve özellikle Frazer'ın yazılarından (genellikle ünlü eseri Altın Dal'dan) alıntılar yer alıyor. Freud, kendinden önce yapılmış bu incelemeleri yeniden ele alıp psinalitik çerçevede inceliyor ki bu da ortaya çarpıcı sonuçlar çıkarıyor. Konuya ilgi duyanlara mutlaka okumalarını öneririm.
240 syf.
·36 günde·7/10
Freud'u sevmeyen çoktur. Neden? Kabul edilmesi zor birçok şeyi ortaya koyabilmiş, araştırıp açıklamaya kalkışmış. İçimizde tutunca ya da üstü kapalı yaşadığımızda her şey olması mümkündür ama bunlar su yüzüne çıkartılıp konuşulduğunda rahatsız eder. Neden tabular, o dokunulmaz o kirli hissedilen şeyleri kendimize zulmedercesine öğrettik? Sınırları kendimiz çizmedik mi? Hayatta kalmanın, varolabilmenin şartında var sanırım tabular, totemler. Bir şeye inanmadan hayatta kalamayız. Aile, toplum, insanlarla dolu hayatta insan varsa tabu var. Kendimizi yormak yerine kabullenmekten yanayım. İyiyle kötüyü ayırt etmek adına sınırlarımız olmalı. Olaylar doğru ya da yanlış değil, bizim onlara yüklediğimiz anlamlar doğru ve yanlışı oluşturuyor. İyi okumalar, güzel haftalar diliyorum.
270 syf.
·Puan vermedi
Totem ve Tabu kitabını okumak eski zamanlarda bile bilinç altı gücünün sırrını bize sunuyor. O dönemde bir şey tabu haline getiriliyor ve o tabuyu kim yıkarsa mahfolur inancı hakim herkeste. Yani bir kitle psikolojisi mevcuttur, bu kitle psikolojindeki ruhsal olayların, bir bireyin ruhsal yaşamında yer alan ruhsal olaylar ile aynı olduğunu kabul edebiliriz. Kitapta yer alan bir hikayede kralın yemek artıklarını yemek yasaktır yiyen kişi güçten düşer halsizleşir ve sonra da ölür diye bir tabuları vardır. Güçlü dinamik genç bir erkek açtır yiyecek bulmak için uğraşır ve çöpün yanında yemek artığı bulup iştahla yer, bunu gören biri o kralın yemek artıklarıydı niçin yedin der... genç, güçlü ve dinamik olmasına rağmen bunu duyunca birden halsizleşir güçten düşer ve titremeye başlar öyle köyüleşir ki ertesi günde ölür. Demek ki kendimizi neye şartlandırırsak bilinçaltımıza neyi yerleştirrsek onu yaşarız. Bilinçaltının gücüne inanın ve madem bilinçaltımıza neyi yerleştirrsek onu yaşarız neden korku şüphe kötü şeyleri yerleştirelim ki. Bilinçaltımıza yaşamaktan mutluluk duyduğumuz güzel şeyler yerleştirelim şimdiden bu kitabı okumayı düşünen herkese iyi okumalar.
220 syf.
·9/10
Totem ve tabunun psikanalize katkılarını ele alan güzel bir kitap. Toplumumuzda halen varlığını sürdürmeye devam eden tabularımızın olması konuyu daha iyi kavramamızı sağlıyor. Zaten Freud'u herkes okumalı diyorum. Hatta sadece okumamalı çok iyi anlamalı. İyi okumalar.
240 syf.
·36 günde·Puan vermedi
Dili biraz zorlayıcı bir kitap. Sindirilerek okunması gerekiyor. Aynı zamanda zihni de çok zorluyor. Ama buna rağmen keyif alarak okudum. Freud'un okuduğum ilk kitabı. Bu zamana kadar kuramlarından tanıdığım Freud'un ne eksiği ne fazlası vardı kitapta. Bazen konu tekrar ediyormuş gibi geldi sadece.
246 syf.
·Beğendi·8/10
Freud denince akla gelen ilk şey psikoloji bilimi oluyor. Tabularınızı yıkayım o halde. Bu kitapta sadece psikoloji yok.Bu kitap salt cinsellik ya da dürtülerden oluşmuyor. İçerisinde antropolojiyi, felsefeyi, üst bilişi barındırıyor. Freud bu kitabında davranışın altında yatan sebeplerin aslının totemler olduğunu ve bu totemlerin yaşantıya nasıl yön verdiğini aktarıyor. Kitap, en ilkel kabilelerin yaşantı tarzı ve totemlerinden, inançlarından ve ibadet şekillerinden başlayarak Freud'un yaşam kaynağının çıkış noktası olarak gördüğü 'Eros' ve "İnsanın mayası kötüyle yoğrulmuştur içinde yıkımı barındırır" düşüncesinin Yunan mitolojisindeki karşılığı Thanatos'a ufak ve incelikli dokunuşuyla bitiriyor. İçerisinde fiksasyonları, kastrasyonun-birçok kişi tarafından saçmalık olarak nitelendirilen penis hasedi- ve ödipal karmaşaya vurgu yaptığı, davranışa etkisini açıkladığı psikoloji jargonunu bilmeyen birisinin okumakta ve algılamakta güçlük çekebileceği sayfalarda barındırıyor. Okuması keyifli, alanıma güzel bilgiler katabildiğim, altını çizerek ve kitabıma not alarak okuduğum bir kitap. Benim açımdan tabi ki. Kitabı hızlı bir şekilde okuyup bitirmemde değer verdiğim insanın hediye etmiş olması da büyük bir etken. Birinin birine kitap hediye ediyor olması ince'likli davranış. Böyle güzel düşünceli insanlar hep var olsunlar.Keyifli okumalar sayın okur.
276 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Tabu sınırlamaları din ya da ahlak yasalarından farklıdır. Bunlar bir tanrının egemenliğine bağlı olmaktan çok kendinden yasaktırlar, yasak olmalarını kendileri gerektirir. Bunların ahlak yasalarından ayrılığı ; Tabu yasakları doğrulukları için akla uygun hiç bir neden göstermezler, kökenleri de belli değildir. Bizce anlaşılmaz olmakla birlikte onun egemenliği altında olanlar için bu yasaklar bir zorunluluk, bir gerçek olarak kabul edilir Bu Freud'un kendi psikanaliz teorisinin evrensel anlamda, tüm toplumlarda geçerli olduğunu ispatlamaya çalıştığı kitap. İçinde enteresan antropolojik gözlemler vardır bazı kabileler hakkında. Her ne kadar Freud'un tezinin geçerliliği çürüten başka kavimler mevcut olsa da konu hakkında ilk çalışma olması bakımından değerli.
240 syf.
erkek çocuklar özellikle kendilerini kanıtlama güdüsü edinmeye başladıkları dönemde ilk rakip olarak kendilerine babalarını seçerler. insan, ilk iletişimini/etkileşimini aile ile gerçekleştirip geliştirdiği için freud'da ilk olarak birey-aile ilişkisini ele alarak totem ve tabunun oluşumunu anlatır. bu iletişim/etkileşim ağının oluşumunu ailenin erkek bireyi üzerinden değerlendirmesi ise ilkel toplum örneğini değerlendirdiği içindir. gelelim içeriğine; gücün ana belirleyici olduğu ilkel toplumlarda egemen olan erkek cinsi olduğu için, aile ve toplum yapılanmasını yine erkek(baba) ve bu türün bir araya gelerek oluşturduğu konsensuslar belirler. ve haliyle genç erkek, çalışma, evden uzaklaştırılma gibi alınan karar ve uygulamalar karşısında kendini kanıtlayamama, rakibi olarak belirlediği baba figürünü yenememe durumu içerisinde kalmaktaydı. bu süreç genç erkekin yetişkin olduğu dönemde yavaştan el değiştirmeye başlamış ve üretim ve güç genç yetişkine geçmiş ve finalde söz hakkı yetişin erkeke de verilmiştir. freud bu noktada ''en çok sevgi duyulan kişi aynı zamanda en çok nefret edilen kişidir'' tespitiyle yetişkin erkeğin bu egemenlik dönemi sırasında yaşayacağı değişimi de ele alarak artık babasını anlamaya ve ona karşı sonsuz bir sevgi duymaya başladığını anlatır. ve artık yetişkin erkek baba olduktan sonra ise o geçiş döneminde yerini bırakacağı kişiyi görür çocuğunda ve bu durum yetişkin erkekte babasını kutsal kabul etme evresi yaratacaktır. ve artık baba rakip iken bir totem, sonsuz sevgi karşısında bir tabudur der freud. pişmanlıklar, babaya karşı yapılan başkaldırının bir hata olduğu düşünceleri babaya duyulan sevgiyi öyle bir seviyeye çıkarır ki artık baba ''tanrı'' olarak görülür. tıpkı devlet gibi, 'tanrı yüceltilmiş bir babadan başka bir şey değildir.' der freud.

totem-tabu ilişkisini böylesine müthiş bir şekilde kaleme almış olan freud'u mutlaka okuyun derim.
Ölülerin yaşayanlar üzerinde egemen olduklarına inanıldığını biliyoruz. Fakat ölülerin aynı zamanda
düşman sayıldığını söylersek buna şaşarsınız...
Öyle kimseler vardır ki, biz onları hâlâ kendimizden çok ilkel insana daha yakın sayarız ve onlarda eski insanın doğrudan doğruya asıllarını ve temsilcilerini seçebiliriz. Vahşi ve yarı vahşi dediğimiz insanlar hakkında böylece bir yargıda bulunabiliriz.
Vicdan, içimizde bulunan belirli isteklere karşı gelen şeylerin içerdeki duyuluşudur; fakat asıl sorun, bunun başka bir şeye bağlı olmaması, yani kendi kendinden emin olmasıdır.
Açık ve akla uygun hiçbir nedeni yokken şu ya da bu yasak sayılmakta ve niçin yasak sayıldığı sorusu onların aklına bile gelmemektedir; çünkü kendilerini bu bağlarla gayet doğal olarak bağlı görmektedirler; bunlara karşı herhangi bir saldırının şiddetle ve otomatik olarak cezalandırılacağına inanmaktadırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Totem ve Tabu
Baskı tarihi:
1 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059645997
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olympia Yayınları

Kitabı okuyanlar 1.693 okur

  • Sümeyye Başyiğit
  • kevok
  • bir okur
  • Gülcan Ecer
  • Türkan Karatün
  • Serkan Doğan
  • Fatoş
  • İpek
  • Ayşe Altuntaş
  • Alaska Çetin

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.3 (1)
9
%0.3 (1)
8
%1.1 (4)
7
%0.5 (2)
6
%0.5 (2)
5
%0.3 (1)
4
%0
3
%0.5 (2)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları