·
Okunma
·
Beğeni
·
15434
Gösterim
Adı:
Totem ve Tabu
Baskı tarihi:
1971
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
240 syf.
·26 günde
Her sayfasını merakla okuduğum ve kütüphanemin en güzel yerlerinden birini almaya hak kazanan ender kitaplardan biri...
Totem ve Tabu'yu ilk eline aldığımda sadece tarihi bir içerikle karşılaşmayı umuyordum. Fakat kitabı okudukça yanıldığımı fark ettim. Içinde felsefe ve psikolojiyede çokça yer verilmiştir. Tarih öncesinde yaşamış olan insanların inançları, kültürleri müthiş bir şekilde ele alınmış ve aktarılmıştır. Ibadet şekilleri anlatılmış ve bu şekilde ibadet etmelerinin altında yatan psikolojik nedenler anlatılmaya çalışılmış. Ve bana göre başarılı da olunmuş.
Umarım kitabı okuyacak olan herkes benimle aynı hisleri paylaşır...
240 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Antropoloji, kuşkusuz okumayı en sevdiğim ve en çok ilgi duyduğum konu. Hayatını, insan psikolojisini anlamaya adayan ve psikanalitiğin doğuşuna öncülük eden Freud ise hayranlık duyduğum isimler arasında. Antropoloji, psikanalitikle sentezlenince ortaya muazzam sonuçlar çıkmasının muhtemel olduğunu tahmin edebiliyordum ancak beklediğimden çok daha fazlasını bulduğumu söyleyebilirim.

Bu noktada bir uyarıda bulunmak istiyorum, daha evvel bu konuda herhangi bir kitap okumamış ve ilkel toplumlara aşina olmayan okurlar için anlaşılması güç bir kitap olabilir. Benim övgülerim merak uyandırııp sizi okumaya teşvik ederken, lütfen bu uyarıyı da göz önünde bulundurun.

Kitapta, ileri gelen birkaç antropologun ve özellikle Frazer'ın yazılarından (genellikle ünlü eseri Altın Dal'dan) alıntılar yer alıyor. Freud, kendinden önce yapılmış bu incelemeleri yeniden ele alıp psinalitik çerçevede inceliyor ki bu da ortaya çarpıcı sonuçlar çıkarıyor. Konuya ilgi duyanlara mutlaka okumalarını öneririm.
240 syf.
·36 günde·7/10
Freud'u sevmeyen çoktur. Neden? Kabul edilmesi zor birçok şeyi ortaya koyabilmiş, araştırıp açıklamaya kalkışmış. İçimizde tutunca ya da üstü kapalı yaşadığımızda her şey olması mümkündür ama bunlar su yüzüne çıkartılıp konuşulduğunda rahatsız eder. Neden tabular, o dokunulmaz o kirli hissedilen şeyleri kendimize zulmedercesine öğrettik? Sınırları kendimiz çizmedik mi? Hayatta kalmanın, varolabilmenin şartında var sanırım tabular, totemler. Bir şeye inanmadan hayatta kalamayız. Aile, toplum, insanlarla dolu hayatta insan varsa tabu var. Kendimizi yormak yerine kabullenmekten yanayım. İyiyle kötüyü ayırt etmek adına sınırlarımız olmalı. Olaylar doğru ya da yanlış değil, bizim onlara yüklediğimiz anlamlar doğru ve yanlışı oluşturuyor. İyi okumalar, güzel haftalar diliyorum.
220 syf.
·9/10
Totem ve tabunun psikanalize katkılarını ele alan güzel bir kitap. Toplumumuzda halen varlığını sürdürmeye devam eden tabularımızın olması konuyu daha iyi kavramamızı sağlıyor. Zaten Freud'u herkes okumalı diyorum. Hatta sadece okumamalı çok iyi anlamalı. İyi okumalar.
270 syf.
·Puan vermedi
Totem ve Tabu kitabını okumak eski zamanlarda bile bilinç altı gücünün sırrını bize sunuyor. O dönemde bir şey tabu haline getiriliyor ve o tabuyu kim yıkarsa mahfolur inancı hakim herkeste. Yani bir kitle psikolojisi mevcuttur, bu kitle psikolojindeki ruhsal olayların, bir bireyin ruhsal yaşamında yer alan ruhsal olaylar ile aynı olduğunu kabul edebiliriz. Kitapta yer alan bir hikayede kralın yemek artıklarını yemek yasaktır yiyen kişi güçten düşer halsizleşir ve sonra da ölür diye bir tabuları vardır. Güçlü dinamik genç bir erkek açtır yiyecek bulmak için uğraşır ve çöpün yanında yemek artığı bulup iştahla yer, bunu gören biri o kralın yemek artıklarıydı niçin yedin der... genç, güçlü ve dinamik olmasına rağmen bunu duyunca birden halsizleşir güçten düşer ve titremeye başlar öyle köyüleşir ki ertesi günde ölür. Demek ki kendimizi neye şartlandırırsak bilinçaltımıza neyi yerleştirrsek onu yaşarız. Bilinçaltının gücüne inanın ve madem bilinçaltımıza neyi yerleştirrsek onu yaşarız neden korku şüphe kötü şeyleri yerleştirelim ki. Bilinçaltımıza yaşamaktan mutluluk duyduğumuz güzel şeyler yerleştirelim şimdiden bu kitabı okumayı düşünen herkese iyi okumalar.
240 syf.
·36 günde·Puan vermedi
Dili biraz zorlayıcı bir kitap. Sindirilerek okunması gerekiyor. Aynı zamanda zihni de çok zorluyor. Ama buna rağmen keyif alarak okudum. Freud'un okuduğum ilk kitabı. Bu zamana kadar kuramlarından tanıdığım Freud'un ne eksiği ne fazlası vardı kitapta. Bazen konu tekrar ediyormuş gibi geldi sadece.
246 syf.
·Beğendi·8/10
Freud denince akla gelen ilk şey psikoloji bilimi oluyor. Tabularınızı yıkayım o halde. Bu kitapta sadece psikoloji yok.Bu kitap salt cinsellik ya da dürtülerden oluşmuyor. İçerisinde antropolojiyi, felsefeyi, üst bilişi barındırıyor. Freud bu kitabında davranışın altında yatan sebeplerin aslının totemler olduğunu ve bu totemlerin yaşantıya nasıl yön verdiğini aktarıyor. Kitap, en ilkel kabilelerin yaşantı tarzı ve totemlerinden, inançlarından ve ibadet şekillerinden başlayarak Freud'un yaşam kaynağının çıkış noktası olarak gördüğü 'Eros' ve "İnsanın mayası kötüyle yoğrulmuştur içinde yıkımı barındırır" düşüncesinin Yunan mitolojisindeki karşılığı Thanatos'a ufak ve incelikli dokunuşuyla bitiriyor. İçerisinde fiksasyonları, kastrasyonun-birçok kişi tarafından saçmalık olarak nitelendirilen penis hasedi- ve ödipal karmaşaya vurgu yaptığı, davranışa etkisini açıkladığı psikoloji jargonunu bilmeyen birisinin okumakta ve algılamakta güçlük çekebileceği sayfalarda barındırıyor. Okuması keyifli, alanıma güzel bilgiler katabildiğim, altını çizerek ve kitabıma not alarak okuduğum bir kitap. Benim açımdan tabi ki. Kitabı hızlı bir şekilde okuyup bitirmemde değer verdiğim insanın hediye etmiş olması da büyük bir etken. Birinin birine kitap hediye ediyor olması ince'likli davranış. Böyle güzel düşünceli insanlar hep var olsunlar.Keyifli okumalar sayın okur.
240 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle herkesin,en azından psikolojiyle alakası olan,sevenler okumalı...Freud mantıklı açıklamalarda bulunmuş.Kesin okuyun,bir bilginiz olsun...........................................................................................................
240 syf.
·Beğendi·7/10
Eğer ilk insanların psikolojisini merak ediyorsanız ve bilimsel bulgulardan ve görüşlerden yola çıkılan bir kaynak arıyorsanız bu kitap size uygun. Freud, totem ve tabu kavramlarını tartışıyor ve psikanaliz yöntemiyle bu kavramlari kurcalıyor ve kitabın sonlarına doğru din kavramına psikanalizi kullanarak varmaya çalışıyor.Özellikle, ilkel topluluklarda görülen tabuları anlamak ve bu tabuların totem vasıtasıyla ilkel toplumlara yerleşmesi ile günümüzde ki modern insanın davranışlarının veya psikolojik hastalıklarının benzeştiği örnekler şaşırtıcı. Son olarak, baba figürü yaklaşımı ise gerçekten tartışmaya açık ve kaliteli bir sav kesinlikle.
Freud ensest gibi günümüzde tabu olarak adlandırılan bir çok davranışın, totem inancına bağlı olarak yaşayan ilkel atalarımızdan miras aldığımızı savunuyor. Avusturalya'da yaşayan totemizme inanan yerlilerin inancının kökenlerini, mitlerini, inceliyor. Bu kitap Engels'in Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni ile beraber okunmalı. Freud, totemlere bağlı olarak yaşayan ilkel toplumların, totemler arasında bir çok ilişkiyi düzenleyen katı kanunlarla yaşadığını ve bir anlamda ailenin de ilksel kökenlerini açıklarken, Engels'de benzer bir biçimde ilkel kabilelerdeki akrabalık ilişkilerinin evrimini inceliyor.
190 syf.
·34 günde·Beğendi·5/10
Antropologlar tarafından ilkel kabilelerin incelenmesi ve ilk dönem tarihçileri tarafından da bu dönemle ilgili yapılan araştırmaların elde edilmesi sonucunda, Freud'un tezlerini destekleyecek nitelikte kesin bir netice ortaya çıkarılamamıştır. Zaten Freud kendisi de bu ilkel kavimlerin yapısının hiçbir yerde gözlemlenmediğini itiraf etmiştir. Fakat diğer taraftan da bu olasılığın tarihi bir gerçek olsa da olmasa da dinin, ilkel babanın karmaşasının içerisinde yer aldığını ve bunun karmaşadaki karmaşık istence dayandırır. Görüldüğü gibi Freud, alışılagelmiş varsayımlardan bir teori oluşturarak dinin, tarihsel süreç anlamında ilkel kaynaklarını tespite çalışmaktadır. Fakat bunu yapmaya çalışırken hiçbir toplumun ilk elden bilgisine ulaşamamıştır.
Ölülerin yaşayanlar üzerinde egemen olduklarına inanıldığını biliyoruz. Fakat ölülerin aynı zamanda
düşman sayıldığını söylersek buna şaşarsınız...
Öyle kimseler vardır ki, biz onları hâlâ kendimizden çok ilkel insana daha yakın sayarız ve onlarda eski insanın doğrudan doğruya asıllarını ve temsilcilerini seçebiliriz. Vahşi ve yarı vahşi dediğimiz insanlar hakkında böylece bir yargıda bulunabiliriz.
Vicdan, içimizde bulunan belirli isteklere karşı gelen şeylerin içerdeki duyuluşudur; fakat asıl sorun, bunun başka bir şeye bağlı olmaması, yani kendi kendinden emin olmasıdır.
Açık ve akla uygun hiçbir nedeni yokken şu ya da bu yasak sayılmakta ve niçin yasak sayıldığı sorusu onların aklına bile gelmemektedir; çünkü kendilerini bu bağlarla gayet doğal olarak bağlı görmektedirler; bunlara karşı herhangi bir saldırının şiddetle ve otomatik olarak cezalandırılacağına inanmaktadırlar.
Ruhlara atfedilen kötü niyetin bir başka açıklaması da, ruhlara yönelik içgüdüsel korkudur, ki bu korku da ölüme ilişkin korkunun sonucudur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Totem ve Tabu
Baskı tarihi:
1971
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi

Kitabı okuyanlar 1.097 okur

  • Elif
  • Ebru Avar
  • Nnc Inah
  • Beyazıt
  • Meryem D.
  • lal hi
  • Zübeyir Yılmaz
  • Z.
  • Kemal Tuncar
  • SeRaKa

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.4 (1)
8
%0.4 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları