Totem ve Tabu Mutena Yayınları

·
Okunma
·
Beğeni
·
13.711
Gösterim
Adı:
Totem ve Tabu Mutena Yayınları
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059918183
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mutena Yayınları
Sigmund Freud yaratıcısı olduğu psikanaliz metodu ve bıraktığı anıtsal eserler topluluğu ile çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve düşünürdür. Onu, bu ünlü eserinde, psikanalizi toplum bilimleri alanına yayar ve uygularken görüyoruz. Freud’ün, günümüz nevrozlularıyla ilkel insanlar arasında kurduğu analoji abartmalı bulunsa bile, ilgi uyandırmaktan geri kalmaz. Ayrıca, bu eser, psikanalizin sentez ve yorum gücünü gösteren güzel bir örnektir
240 syf.
Bu kitapta Freud yine aynı Freud. Zaten kendisiyle çelişmediği için bilim adamı sıfatını muhafaza edebiliyor(!)
Freud ilkel toplulukların ölüm ve doğaüstü olayların karşısındaki hatta doğada var olan yıldırım düşmesi, şimşek çakması, hastalıklar karşısındaki bilgisizliklerinin totem ve tabularını nasıl oluşturduklarını anlatmıştır.
Bu kitaptaki tespitler daha çok Afrika ve Avusturalya'da bulunan kabileleri temele alarak yapılan tespitlerdir. Freud'un abarttığı kadar vahşi ve cahil insanlar yoktur orada. Freud da biliyordu ki temele aldığı kaynaklar bir abartı yığınından ibaret.
Afrika ve Avusturalya'yı sömüren Avrupalılar kendi sömürülerini meşrulaştırmak için bilim adamlarının ağzı ile yaptığı açıklamalardan öte bir şey değil.
Hani bilirsiniz günümüz emperyalistleri bir ülkeye girmek istediğinde o ülkeye demokrasi ve bilim, ilim götürmek için girdiğini söyler ya işte aynı durum burada da geçerli.
Bu açıdan Freud'un bu kitapta söylediği bilimsel şeyler çoğunlukla doğru olsa da ve bize yeni bilgiler sunsa da aslında söyleyecekleri şeyi temellendirdiği örneklerin tamamı yanlış.

Şimdi diyeceksiniz ki "Ama tv programlarında görüyoruz, hala bu tip kabileler var işte!"
Evet, ben de görüyorum; Onların yüzündeki boyaları, yaptıkları dansları, tamtamlarının sesini bende duyuyorum. Tuhaf tuhaf yakarışlarını, takılarının tuhaflığını...ben de görüyor, duyuyorum.
Çağın ilmi ile önceki çağları anlamak çok zor emin olun. Mesela "Mısır Piramitlerini cinler yaptı" ya da "Uzaylılar gelip yapmış" diyoruz çoğunlukla.
Neden mi böyle diyoruz? Çünkü o dönemin ilmine sahip değiliz de ondan.

Bu kitabı günümüze uyarlarsak. Yani Freud’un kabilelere baktığı gibi sığ bir gözle, uzaktan kendimize bakarsak;
Yas yerindeki dövünmelerimize, ağıtlarımıza, dans topluluklarındaki yüz ve vücut boyalarımıza, sarkıcıların danslarına, halk oyunlarımıza, meydandaki heykellere, miting alanındaki bağrışmalarımıza, taktığımız piercinglere, "dikkat çimlere basmayın!" gibi tabelalarımıza...vesaire baktığımızda - iyi niyetli bir bakışla bakmış olsaydık bile- sizce ne düşünürüz Allah aşkına!

Sizi sıkılmaktan kurtarıp tek bir örnekle açıklayayım;
“çimlere basmayın!" yazısına bizden sonra gelecek neslin şunu deme ihtimali yok mu?
“Demek ki çimlere tapıyorlar ya da çimleri kutsal olarak görüyorlar" Evet, bu ihtimal var!
Daha nice örneklerle örneklendirebiliriz...

ÖZETLE:
Evet bu kitabı okuyun ama içinde bahsedilen tarihi bilgilerin tarihsel bir gerçekliğinin olmadığını bilin.
Haddim olmayarak bu kitabı nasıl okumanız gerektiğini söyleyeyim:
"Varsayın Freud'un bahsettiği kabileler gerçek değil de Freud hayali hikayeler üzerinden bir şeyleri daha anlaşılır kılmaya çalışıyor. Tıpkı Oedipus ve Elketra Komplekslerinde olduğu gibi..."
Emin olun bu bakış açısıyla bakarsanız Freud'un söylemek istediğini daha iyi anlarsınız. Ve günümüze de uyarlarsanız; mevcut dünyada totem ve tabuların daha fazla artmış olduğunu göreceksiniz.
Zira Freud'a göre totemler ve tabular çoğunlukla eski çağlarda kaldı, günümüzde terk edildi!

Saygılar...
240 syf.
·26 günde·8/10
Her sayfasını merakla okuduğum ve kütüphanemin en güzel yerlerinden birini almaya hak kazanan ender kitaplardan biri...
Totem ve Tabu'yu ilk eline aldığımda sadece tarihi bir içerikle karşılaşmayı umuyordum. Fakat kitabı okudukça yanıldığımı fark ettim. Içinde felsefe ve psikolojiyede çokça yer verilmiştir. Tarih öncesinde yaşamış olan insanların inançları, kültürleri müthiş bir şekilde ele alınmış ve aktarılmıştır. Ibadet şekilleri anlatılmış ve bu şekilde ibadet etmelerinin altında yatan psikolojik nedenler anlatılmaya çalışılmış. Ve bana göre başarılı da olunmuş.
Umarım kitabı okuyacak olan herkes benimle aynı hisleri paylaşır...
240 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Antropoloji, kuşkusuz okumayı en sevdiğim ve en çok ilgi duyduğum konu. Hayatını, insan psikolojisini anlamaya adayan ve psikanalitiğin doğuşuna öncülük eden Freud ise hayranlık duyduğum isimler arasında. Antropoloji, psikanalitikle sentezlenince ortaya muazzam sonuçlar çıkmasının muhtemel olduğunu tahmin edebiliyordum ancak beklediğimden çok daha fazlasını bulduğumu söyleyebilirim.

Bu noktada bir uyarıda bulunmak istiyorum, daha evvel bu konuda herhangi bir kitap okumamış ve ilkel toplumlara aşina olmayan okurlar için anlaşılması güç bir kitap olabilir. Benim övgülerim merak uyandırııp sizi okumaya teşvik ederken, lütfen bu uyarıyı da göz önünde bulundurun.

Kitapta, ileri gelen birkaç antropologun ve özellikle Frazer'ın yazılarından (genellikle ünlü eseri Altın Dal'dan) alıntılar yer alıyor. Freud, kendinden önce yapılmış bu incelemeleri yeniden ele alıp psinalitik çerçevede inceliyor ki bu da ortaya çarpıcı sonuçlar çıkarıyor. Konuya ilgi duyanlara mutlaka okumalarını öneririm.
220 syf.
·9/10
Totem ve tabunun psikanalize katkılarını ele alan güzel bir kitap. Toplumumuzda halen varlığını sürdürmeye devam eden tabularımızın olması konuyu daha iyi kavramamızı sağlıyor. Zaten Freud'u herkes okumalı diyorum. Hatta sadece okumamalı çok iyi anlamalı. İyi okumalar.
270 syf.
·Puan vermedi
Totem ve Tabu kitabını okumak eski zamanlarda bile bilinç altı gücünün sırrını bize sunuyor. O dönemde bir şey tabu haline getiriliyor ve o tabuyu kim yıkarsa mahfolur inancı hakim herkeste. Yani bir kitle psikolojisi mevcuttur, bu kitle psikolojindeki ruhsal olayların, bir bireyin ruhsal yaşamında yer alan ruhsal olaylar ile aynı olduğunu kabul edebiliriz. Kitapta yer alan bir hikayede kralın yemek artıklarını yemek yasaktır yiyen kişi güçten düşer halsizleşir ve sonra da ölür diye bir tabuları vardır. Güçlü dinamik genç bir erkek açtır yiyecek bulmak için uğraşır ve çöpün yanında yemek artığı bulup iştahla yer, bunu gören biri o kralın yemek artıklarıydı niçin yedin der... genç, güçlü ve dinamik olmasına rağmen bunu duyunca birden halsizleşir güçten düşer ve titremeye başlar öyle köyüleşir ki ertesi günde ölür. Demek ki kendimizi neye şartlandırırsak bilinçaltımıza neyi yerleştirrsek onu yaşarız. Bilinçaltının gücüne inanın ve madem bilinçaltımıza neyi yerleştirrsek onu yaşarız neden korku şüphe kötü şeyleri yerleştirelim ki. Bilinçaltımıza yaşamaktan mutluluk duyduğumuz güzel şeyler yerleştirelim şimdiden bu kitabı okumayı düşünen herkese iyi okumalar.
240 syf.
·36 günde·Puan vermedi
Dili biraz zorlayıcı bir kitap. Sindirilerek okunması gerekiyor. Aynı zamanda zihni de çok zorluyor. Ama buna rağmen keyif alarak okudum. Freud'un okuduğum ilk kitabı. Bu zamana kadar kuramlarından tanıdığım Freud'un ne eksiği ne fazlası vardı kitapta. Bazen konu tekrar ediyormuş gibi geldi sadece.
240 syf.
·36 günde·7/10
Freud'u sevmeyen çoktur. Neden? Kabul edilmesi zor birçok şeyi ortaya koyabilmiş, araştırıp açıklamaya kalkışmış. İçimizde tutunca ya da üstü kapalı yaşadığımızda her şey olması mümkündür ama bunlar su yüzüne çıkartılıp konuşulduğunda rahatsız eder. Neden tabular, o dokunulmaz o kirli hissedilen şeyleri kendimize zulmedercesine öğrettik? Sınırları kendimiz çizmedik mi? Hayatta kalmanın, varolabilmenin şartında var sanırım tabular, totemler. Bir şeye inanmadan hayatta kalamayız. Aile, toplum, insanlarla dolu hayatta insan varsa tabu var. Kendimizi yormak yerine kabullenmekten yanayım. İyiyle kötüyü ayırt etmek adına sınırlarımız olmalı. Olaylar doğru ya da yanlış değil, bizim onlara yüklediğimiz anlamlar doğru ve yanlışı oluşturuyor. İyi okumalar, güzel haftalar diliyorum.
240 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle herkesin,en azından psikolojiyle alakası olan,sevenler okumalı...Freud mantıklı açıklamalarda bulunmuş.Kesin okuyun,bir bilginiz olsun...........................................................................................................
240 syf.
·Beğendi·7/10
Eğer ilk insanların psikolojisini merak ediyorsanız ve bilimsel bulgulardan ve görüşlerden yola çıkılan bir kaynak arıyorsanız bu kitap size uygun. Freud, totem ve tabu kavramlarını tartışıyor ve psikanaliz yöntemiyle bu kavramlari kurcalıyor ve kitabın sonlarına doğru din kavramına psikanalizi kullanarak varmaya çalışıyor.Özellikle, ilkel topluluklarda görülen tabuları anlamak ve bu tabuların totem vasıtasıyla ilkel toplumlara yerleşmesi ile günümüzde ki modern insanın davranışlarının veya psikolojik hastalıklarının benzeştiği örnekler şaşırtıcı. Son olarak, baba figürü yaklaşımı ise gerçekten tartışmaya açık ve kaliteli bir sav kesinlikle.
Freud ensest gibi günümüzde tabu olarak adlandırılan bir çok davranışın, totem inancına bağlı olarak yaşayan ilkel atalarımızdan miras aldığımızı savunuyor. Avusturalya'da yaşayan totemizme inanan yerlilerin inancının kökenlerini, mitlerini, inceliyor. Bu kitap Engels'in Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni ile beraber okunmalı. Freud, totemlere bağlı olarak yaşayan ilkel toplumların, totemler arasında bir çok ilişkiyi düzenleyen katı kanunlarla yaşadığını ve bir anlamda ailenin de ilksel kökenlerini açıklarken, Engels'de benzer bir biçimde ilkel kabilelerdeki akrabalık ilişkilerinin evrimini inceliyor.
240 syf.
·Beğendi·8/10
Giriş bölümünde de bahsedildiği üzere tüm okuyucu kitlesine hitabeden ve yok denecek kadar az teknik bilgi kullanılmış, sade dili olan, çok bilgilendirici bir yapıttır .
Totemin ve tabunun tanımı gelişimi oluşumu ve ardından hangi sonuçlar doğurduğundan bahsedilmiştir . İncelemelerin çoğu Avusturalyalı yerliler üzerinde yapılan araştırmalarla sağlanmıştır . Freud mükemmel eserinde tabu kültürünün animizm vasıtasıyla sanatın oluşumuna yol açtığını tespit etmiştir . İlkellerin ölüm karşısındaki bilgisizliği onların totemlerini nasıl oluşturduğunu anlatmıştır . Günümüzde bile halen radikalliğini koruyan oedipus paradoksunu ilkel aileler üzerinden totemleri , tabuları günümüz fobileriyle bağdaştırmıştır . son tahlilde kesinlikle okunması gereken bir yapıttır.
240 syf.
·7/10
sigmund freud'un ne kadar ileri görüşlü, muhteşem bir bilimadamı olduğu gösteren mükemmel bir kitap. totem ve tabu ile ilkel toplum yapısı arasındaki bağ, totem ve tabunun din ile arasındaki ilişki, dinsel inanç ile aile bağları arasındaki ilişki, çocuğun korkuları ile ileriki dönem yaşamı arasındaki bağlantı mükemmel ele alınmış. büyüksün freud.
Ölülerin yaşayanlar üzerinde egemen olduklarına inanıldığını biliyoruz. Fakat ölülerin aynı zamanda
düşman sayıldığını söylersek buna şaşarsınız...
Vicdan, içimizde bulunan belirli isteklere karşı gelen şeylerin içerdeki duyuluşudur; fakat asıl sorun, bunun başka bir şeye bağlı olmaması, yani kendi kendinden emin olmasıdır.
İnsanlar, fikir düzenlerini yanlış bir biçimde, doğa düzeninin yerine koydular. Buradan hareketle kapıldıkları hayale göre, kendi düşünceleri üzerinde sahip oldukları ya da sahip olduklarını sandıkları kontrol vasıtasıyla, nesneler üzerinde de ilintili bir kontrole sahip oldular.
Tabu bir vicdan talimatıdır. Çiğnenmesi sonucunda dehşet verici bir suçluluk duygusu uyanır. Bu suçluluk duygusunun kökeni ne kadar belirsizse, kendisi de o kadar normaldir.
Kanımca her psikolojik sorun yalnızca kendisi için değil, aynı zamanda başka nedenlerden dolayı da incelemeye değerdir.
Bir tabuyu çiğneyen insan da tabu olur,çünkü başkalarını ayartıp, kendisi gibi davranmaya yöneltebilecek duruma gelmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Totem ve Tabu Mutena Yayınları
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059918183
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mutena Yayınları
Sigmund Freud yaratıcısı olduğu psikanaliz metodu ve bıraktığı anıtsal eserler topluluğu ile çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve düşünürdür. Onu, bu ünlü eserinde, psikanalizi toplum bilimleri alanına yayar ve uygularken görüyoruz. Freud’ün, günümüz nevrozlularıyla ilkel insanlar arasında kurduğu analoji abartmalı bulunsa bile, ilgi uyandırmaktan geri kalmaz. Ayrıca, bu eser, psikanalizin sentez ve yorum gücünü gösteren güzel bir örnektir

Kitabı okuyanlar 919 okur

  • ofseven
  • Kronik Kitapkolik
  • Erdem Şenol
  • Zehra Akyol

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.4 (1)
7
%0
6
%0
5
%0.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları