Tozdan Soruş

·
Okunma
·
Beğeni
·
22,9bin
Gösterim
Adı:
Tozdan Soruş
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952494006
Orijinal adı:
Ask The Dust
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Zero Nəşriyyatı
Baskılar:
Toza Sor
Tozdan Soruş
160 syf.
Bu kitabı kaç kere okudum bilmiyorum. Ama gece gece içimde açıp yeniden okuma hevesi. Fante ile tanışmam Bukowski sayesinde oldu. (Mehmed Uzun u Yaşar Kemal sayesinde tanıdığım gibi) Bukowski Fante den " Tanrım " diye bahseder ve başucu yazarıdır. Tabi durum böyle olunca okunmalı Fante diyorsunuz. Okuduğum ilk kitabı. Arturo Bandini büyük bir yazar olmak isteyen egoist ve sefalet içinde çırpınan bir adamdır. Saplantılı ve platonik bir şekilde sevdiği garson kız Camilla da başka birine aşıktır. Okuduğumda kıskanmadım değil hani :) böyle güzel sevebilir, sevilebilir mi insan? İronilerle dolu bazen hüzünlendiren bazen gülümseten ve çoğu zaman sorgulatan bir kitap. Aralarda Bukowski okur gibi hissettim ki zaten kitabın önsözünü yazan Bukowski, Fante den etkilendiğini söylüyor. Bazen de Bandini nin zavallığı ve sefaleti, Knut Hamsun un Açlık kitabını anımsatıyor. Yeraltı edebiyatının önemli isimlerinden biri olarak anılan Fante, üslup olarak onlardan daha seviyeli. Sürekli küfürler etmiyor. Çok severek okuduğum ve önerebileceğim bir yazar.
160 syf.
·3 günde·10/10 puan
Ah Arturo Bandini ah... Uzun zaman sonra içimde inceleme yazma isteği uyandıran adam... Açıkçası okuduğum kitaplarda böyle özgün karakterler görünce, iyi ki edebiyat var, diyorum. Çünkü yıllarca gezip dolaşsak da böyle özgün bir karakterle karşılaşamayabiliriz. İşte yazarımız John Fante, bize öyle özgün bir karakter sunmuş ki, resmen bizlere "Hanımların dikkatine! Overlok makinesi ayağınıza geldi." diyor...

Daha önce de bazı kitapları okuduktan sonra belirtmiştim: Bazı kitaplar var ki, kitabın içerisindeki ana karakter öylesine baskın bir karakter ortaya koyuyor ki, kitabın konusu artık tamamen ikinci planda kalıyor. Tabii bu durumda kitabı anlamak için de karakteri anlamak ve analiz etmek gerekiyor. Tıpkı Albert Camus'nün Yabancı kitabındaki Meursault veya Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam kitabındaki Bay C gibi...

İşte Arturo Bandini de öyle bir karakter. Günlerce üzerine konuşulabilecek, belki münazara konusu dahi yapılabilecek bir karakter. Ondan biraz bahsetmek gerekirse;

- Genellikle portakalla beslenir ve yağlı sütten nefret eder. Bulabilirse bisküvi ile karnını doyurur.

- Ağzı bozuktur.

- Sevdiği kadına (Camilla) deli olur; ama onu aşağılamaktan da ona küfürler savurmaktan da geri durmaz. Sevdiği kadının beresini bütün gece göğsüne bastırarak uyur; ama kadın yatağına çırılçıplak girse bile ona dokunamaz.

- Birkaç gün önce sadece su içerek karnını doyurabiliyorken eline geçen ilk parayı bütün savurganlığı ile harcamaktan çekinmez.

- İnsanla hayvan arasında hiçbir fark gözetmez.

- Hoşlandığı kadının dokunduğu nesneleri alıp öper, bazen yer veya yalar.

- Kendini beğenmiş bir yazardır. En baskın özelliği, sarsılmaz egosudur.

- Tanrı'ya inanır; ama ona küfür etmekten de çekinmez.

İşte böyle acayip biridir Bandini. Bazı kötü özelliklerine karşın kendisini sevdirir. Siz de okursanız kesinlikle Bandini'yi seveceksiniz.

Bu kitap, Charles Bukowski'nin, "Fante benim Tanrı'mdı" cümlesini kurmasına sebebiyet veren kitaptır. Bu söz oldukça meşhurdur. Ayrıca bizzat Bukowski tarafından yazılan kitabın önsözünde, "Fante'nin yazarlığıma ömür boyu sürecek bir etkisi olacaktı." cümlesi de dikkate değer bir cümledir.

Kitapta hem mizah hem de bazı derin acılar iç içe geçirilerek anlatılmış. Okurken zaman zaman derin düşüncelere dalıyorsunuz, zaman zaman da kendinizi gülerken bulabiliyorsunuz. Yazarın yalın ve sade bir anlatım tarzı var. Okurken kitap akıyor resmen, sizi hiç zorlamıyor.

Bu arada yazar John Fante, Arthur Bandini'nin serüvenini 4 kitaplık seri halinde kaleme almış. Toza Sor, serinin üçüncü ve en çok okunan kitabı. Serinin özelliği, herhangi bir sıralama gözetmeksizin de okunabilmesi. Bu sebeple, okurken ben de hiç zorlanmadım; ama serinin diğer kitaplarını da okuyan okurlar, Arthur Bandini'nin nasıl bu karaktere büründüğünün ilk iki kitapla anlaşılabileceğini belirtiyorlar. Yani her şeye rağmen sıralı okumakta fayda var. Serinin diğer kitapları: Bahara Kadar Bekle, Bandini , Los Angeles Yolu ve Bunker Tepesi Düşleri .

Son olarak, kitaptan çok hoşuma giden bir "hayat" tanımını sizlerle paylaşmak istiyorum:

"Ah, hayat! Buruk ve tatlı trajedi, mahvıma neden olan göz kamaştırıcı orospu! Birkaç günlüğüne sigarayı bıraktım. Yeni bir dua tespihi aldım. Sadaka kutusuna para attım. Acıyordum dünyaya."
160 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Ağır spoiler içerir...
Hitler’in canı cehenneme!Bandini romanını yazsın yeter...
Polonya zor durumdaymış ona ne?
Bandini romandan para kazansın yeter...
Savaşların, ölümlerin canı cehenneme!
Bandini ünlü olsun yeter...
Romanından başka her şey , herkes, tüm gündem abesle iştigal...
Bandini Nobel alsın yeter...

Ucuz bir taklit...
Ne yazar ne âşık...
Ne balık ne de kuş...
Beş para etmeyen...
Hiçbir işe yaramayan bir yazar müsveddesi Arturo...
Her sözü palavra...
Bütün o nüanslar, muhteşem diyaloglar, parlak şiirsellik hep palavra...
Öfkeyle örselediği sözcükler ve anası peri, babası keşiş bir yalancıdan başkası olmayan Arturo...
Düşük bütçe ile aşk yaşamak ister.
Masrafsız bir sevgili peşinde koşar.
......................
Evet Tanrı’yla başı beladadır hep çünkü Nietzsche’ yi okumuş ve onu öldürmüştür.
Günahkâr Arturo...
Affedilebilir değil ölümcül günahlar işleyip suçunu hem matematiksel hem felsefî hem de psikolojik olarak hesaplayabilen ve bunları inkar etmeyen sefil günahkâr...
Tövbe et Bandini...
Çok geç olmadan tövbe et...
Duaları ağzında toza dönüşen günahkâr...
Dumanlı kentin puslu çocuğu :)) Arturo...
.......................
İster katil ol!
İster barmen!
İster yazar!
Ne olduğunun önemi yok!
Neyin sarhoşusun?
Viskinin mi?
Elemin mi?
Hepimizin ortak kaderi, hepimizin sonu aynı : Ölüm...
O yüzden :
Dua et...
Ayinlere git...
Adaklar ada...
Mum yak...
Ve bir mucize için dua et...
.........................
“Sen bir hiçsin!
Bense bir zamanlar biri olmuş olabilirim. “
Ah hayat!
Buruk ve tatlı trajedi !
Hayata, Tanrı’ya, kaderine isyankâr bu arabesk ruhlu Bandini hayattan ve Tanrı’dan intikamını daktilonun başında kiliseye söverek alır. Bu kara yürekli ve kendini ölümsüz sanan şövalye evrile evrile romanın sonunda herkesin fâni olduğunu kabullenmek zorunda kalır.
..................
“Roman sandığın şey bir gübre yığını olabilir, yakmak gerek.
Onları yazanları da mürekkep ve kalemden ve de daktilodan uzak tutmak şarttır.” diyen
Bandini kendini överken diğer yazmaya çalışanları da aşığalamaktan geri kalmaz!
.................
“Önce ateş et !
Kimi öldürdüğüne sonra bakarsın!”
Eğer hayatın ilkesi bu ise erkeklerin erkek olması için silahını kuşanıp siper alması gerek...
Ama bu denli onursuz erkeği kim ne yapsın?
Yazar olmak, adam olmak, erkek olmak, inançlı olmak, değerli olmak arasında sıkışan bir adamın hikâyesi....
160 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Enfes bir kitap. Öyle gerçekçi ki sanki her şey gözünüzün önünde olup bitiyor. Her satırda alttan alta kendini hissettiren bir ironi var ve bu ironi, zekice kurgulanmış karşıtlıklarla koşut gidiyor. İçgüdüsel olanın peşinden gitme arzusu; fakat toplumsal mecburiyetlerin ve ekonomik zorlukların ağırlığı iç içe. Arturo Bandini, edebiyat tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biri!
160 syf.
Arturo Bandini...
Yazar olma hayali kuran ve bu yolda ilerleyen, para sıkıntısı çeken ama aynı zamanda eline para geçtiği anda gereksiz yere harcayıp hemen bitiren adam.
Hayvanlarla insanlar arasında hiçbir fark gözetmeyen, yemeye yiyeceği olmadığı zamanlarda bile odasındaki fareleri portakal kabuklarıyla besleyen, ağzı bozuk ama bir o kadar da vicdanlı adam.
Aşık olduğu kadın olan Camilla’ya deli gibi arzu duyan ama yanındayken sevgisini belli edemeyen, utangaç adam.
Camilla başka birine aşık olduğu halde kadına duyduğu aşk uğruna ona her sıkıntılı anında yardım eden, sert ama duygusal bir adam.
Hayatın içinden, gerçek bir karakter. İnişleri, çıkışları, aşkları, zaafları, kibri, vicdanı ve ince mizah anlayışıyla unutulmaz ve özgün bir karakter...
Benim için yeri ayrı olan karakterlerden biri olarak kalacaksın Arturo Bandini!

“Bazen öyle bir mutluluk dalgası kaplıyordu ki içimi ışıklarımı söndürüp ağlıyordum ve içimi tuhaf bir ölüm arzusu kaplıyordu.” (s108)

Kitabı anlatacak olursam bu alıntı yeterli olur desem abartmış olmam. İnsanı duygudan duyguya sürüklüyor. Bazen mutlu, bazen çılgın, bazen sinirli, bazense hüzünlü hissediyorsunuz. Oldukça akıcı ve samimi bir anlatımı var. Kesinlikle öneriyorum ve özellikle yeraltı edebiyatı sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum.

“Uzun parmaklarını aç ve yorgun ruhumu geri ver. Ağzınla öp beni çünkü açım Meksika ekmeğine. Burun deliklerime yitik kentlerin kokusunu üfle ve ellerim unutulmuş bir güney sahilini andıran beyaz gerdanında ölmeme izin ver. Şu uykusuz gözlerimdeki özlemi al ve bir güz tarlasında uçuşan kırlangıçları besle onunla çünkü seni seviyorum, Camilla...”
s124
160 syf.
Arturo Bandini, histeri nöbetleriyle, yazar olma aşkı ve hayaliyle, geçim sıkıntısıyla, Tanrıyla olan savaşıyla, insan ilişkilerindeki mücadelesiyle, Camilla' ya olan tutkusuyla, manevi olarak hissettiği ailesi baskısıyla, kibriyle, egosu ve savurganlığıyla yine karşımızda. Arturo' nun yediği portakalların kokusu, Hellfrick manyağının pişirdiği biftek kokuları kitaptan yüzüne doğru gelir insanın.

Arkadaşların daha önce söylediği gibi, Arturo Bandini karakteri 4 kitapta geçen karakterdir. Fakat 4 kitap birbirinden bağımsız ve sırasız okunabilir. Bahara Kadar Bekle Bandini' de; Arturo' nun erkek kardeşleri ve annesi vardır, babası evi terk etmiştir, Arturo okul çağındadır. Los Angeles Yolu' nda; sadece kız kardeşi ve annesi vardır, babası ölmüştür, Arturo yazar olma hevesi olan bir delikanlıdır. Toza Sor' da; hiçbir kardeşten bahsedilmemiştir, anne ve babası hayattadır ve Arturo artık hikayeleri yayınlanan bir yazardır. Bunker Tepesi Düşleri' ni henüz okumadım. Bu tip farklılıklar olsa da sırasız okunduğunda bir eksiklik/ kopukluk hissedileceğini sanmıyorum, çünkü Arturo Bandini her zaman Arturo Bandini' dir.

Los Angeles Yolu kitabından sonra okuduğum için Arturo' nun öfkesinin ve karakterinin biraz yumuşadığını fark ettim. Los Angeles Yolu' ndaki Arturo daha sertti.

Arturo' yla Hellfrick manyağı arasındaki süt meselesine geldiğimde gülme krizlerine engel olamadığım için kitabı bitirmem bir gün sarktı.

Camilla' ya da acayip içerledim. Camilla +18 bir atasözümüzü anımsatıyor bana. Neyse onu yazmayayım. Ama namussuz Arturo öyle bir anlatıyor ki Camilla' nın her hareketini, ben de aşık olacaktım az daha :)

-- spoiler ---

Her hareketi, boynunun hafifçe dönüşü, önlüğünün altında kabaran iri göğüsleri, yatağın üstündeki zarif elleri, bütün bunlar fena halde rahatsız ediyordu beni. Tatlı ve acı veren bir ağırlık beni uyuşukluğa itiyordu. Ve sesinin tınısı; zaptedilmiş, müstehzi, kanıma ve kemiklerime işleyen sesi.

-- spoiler ---

Genelde Bukowski sayesinde tanışılmış Fante' yle. Fante sayesinde tanışanlardan olayım Bukowski ' yle.

Daha hırçın, daha sert, itlik, serserilik peşinde olan Bandini için Los Angeles Yolu' nu da okumanızı tavsiye ederim.
160 syf.
·3 günde
" Ne yazar, ne âşık, ne balık, ne de kuş..."
Tanrı'ya inancını yitirdiği için Tanrı'dan özür dileyen Arturo Bandini... Vera' nın peşinden gidecek kadar cesur, yaşananlardan sonra kendi gölgesinden bile korkup kaçacak, tövbe isteyecek kadar günahkar Arturo Bandini... Minik Köpek Güldü'nün büyük yazarı, paralar saçan ama açlıktan süt çalan Arturo Bandini... Camilla'ya ondan nefret ettiğini söyleyecek kadar nefret dolu ama 'kıyamete kadar, Tanrı canını alana dek' Camilla'yı bekleyecek olan Arturo Bandini... Küçük öyküler yazan, çok büyük yazar olma düşleri kuran, kendi huzursuzluğunun çıkmazına saplanmış kalmış, portakallarla açlığını bastıran Arturo Bandini...

️Kitap 160 sayfaydı ve ben son 100 sayfasını bir solukta okudum. Charles Bukowski'nin "Cümleler sayfada yuvalanıyordı, kayıyorlardı. Her cümlenin kendine özgü bir enerjisi vardı." tespitine kitabı okuduktan sonra ben de katıldım. Arturo Bandini'nin kendine acıyan hem de kendini acımasızca yargılayan iç sesi hayranlık uyandırıcıydı. Uzun zamandır böyle etkileyici, farklı bir anlatıma sahip, iç içe geçmiş duyguları barındıran bir kitap okumamıştım.

️ Ayrıca kitabı okuduktan sonra kitabın uyarlaması olan başrollerini Colin Farrell ve Salma Hayek 'in paylaştığı 2006 yapımı Ask the Dust (Aşka Sor) filmini izlemenizi de öneririm. Toza Sor John Fante

«Bu yüzden Toza Sor koydum adını kitabın, çünkü Doğu ve Ortabatı'nın tozu var bu sokaklarda, ve hiçbir şeyin yetişmeyeceği bir toz bu, kökleri olmayan bir kültür, asla onlara ait olmayacak topraklara ulaşmaya çalışan umutsuz insanların anlamsız öfkesi. Ve onların mutlu olduklarını sanan, onlar gibi olmaya çalışan bir kız.» (syf. 42)
#büyükaçlık #johnfante
160 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10 puan
Arkadaşlarımın şiddetli tavsiyeleri ile okumaya başladığım ilk Fante kitabı. Eserinde kullandığı dil gerçekten çok akıcı ve sizi içine çekiyor. Sanki en sıkıcı şeyden bile bahsetse sizi sıkmayacakmış gibi duruyor. Tabii Bukowski'nin bu kadar sevdiği bir yazar olması da sizi kendine çekiyor ve biraz etkiliyor.
Yazar olma çabası içinde yoksul bir adam olan Arturo Bandini'nin, bir kıza aşık olması, onunla yaşadıkları ve zamanla yazarlık yolundaki durumunu anlatan bir eser.
160 syf.
·1 günde
Herkese Merhaba

Bir kaç gün önce okuma listeme aldığım ve nedendir bilinmez kitabı okumaya şiddetli bir istek duyarak hemen gidip kütüphaneden aldığım kitaptı Toza Sor. Her ne kadar kitabın akıcı ve sade bir dili olsa da bir türlü ısınamadım kitaba ve kitabı sevemedim.

Kitabın konusuna gelecek olursak; yazar olmak isteyen Bandi'nin Camilla'ya olan aşkı anlatılıyor bu kitapta. Kitabın başlarında yazarın yaşam koşullarının son derece kötü olduğu, maddi yönden büyük sıkıntılar çektiği son derece etkili bir şekilde anlatılmış. Sonrasında gelişen olaylar samimi ve esprili bir dille anlatılmış. Bana kalırsa mutlaka okumanız gereken bir kitap değil.

Herkese keyifli okumalar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tozdan Soruş
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952494006
Orijinal adı:
Ask The Dust
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Zero Nəşriyyatı
Baskılar:
Toza Sor
Tozdan Soruş

Kitabı okuyanlar 2.736 okur

  • Xanım N

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları