Çevirmen:
Ahmet Arpad
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
Ocak 2016
İlk Yayın Tarihi:
1967
Yayınevi:
Everest Yayınları
Orijinal Adı:
Transit
ISBN:
9786051419640
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·320 syf.··
2023 133. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 12:54
Anna Seghers, Yahudi asıllı ve komünist bir Alman vatandaşı olarak Naziler iktidara gelince Almanya’yı terk edip Fransa’ya göçmek zorunda kalmış, ardından İkinci Dünya Savaşı başlayınca da Meksika
TransitAnna Seghers · Everest Yayınları · 201690 okunma
Transit
Puan vermedi
Ülkeyi,işini,insanlarını,dağlarını,şeftalilerini ve üzümlerini iyi tanıdığını sanıyordu.Tanış bir toprak için kanını akıtan biri,arkasında bir şeyler bıraktığını sanır.Kökleri kazınmak istenen ağaçlar ve çalılar gibi.
Kitap Alıntısı
TransitAnna Seghers · Everest Yayınları · 201690 okunma
10/10
·320 syf.··
2018 89. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2018 13:03
Anna SeghersTransit Anna Seghers Mainz’da doğmuş.Tarih,sanat tarihi ve sinoloji öğrenimi görmüş.1928 yılında Komünist partiye üye olmuş.Nazilerin 1933’te iktidara gelişiyle birlikte kitapları
TransitAnna Seghers · Everest Yayınları · 201690 okunma
8/10
·320 syf.··
2019 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2019 00:00
1945’te yazılan Transit, dilimize yine çok geç kazandırılan umutsuzluk zamanlarında umutlarla dolu bir roman. Anna Seghers’ın II. Dünya Savaşı sırasında, Nazi işgalinden kaçıp Marsilya’ya gitme ve oradan da Amerika’ya (aslında gidilmek istenen pek çok yerden bahsediliyor) gitme hayalleri... ⠀ 1937’de Nazi işgalinden kaçan Seidler, Marsilya’da insanların Amerika’ya ulaşmak için transit vizesi aldığı yerdir. Çeşitli tesadüflerle Weidel adlı yarı ünlü bir yazarın tesadüfen kimliğine bürünecektir. Ardından, Yaşar’ın dostları, arkadaşları ve karışı Marie’de olayın içine karışacaktır. Seghers, harika olay örgüsüyle kurguluyor eseri. Göçmenlik ve mülteciliğin aynı kefeye konulması gibi sosyolojik sorunlar üzerinde duruyor. Ne yazık ki, ayak basılan her toprak, hemencecik vatan olmuyor... Andre Breton ve Claude-Levi Strauss’ın karakter olarak karşımıza çıkma ihtimalini beklediysem de olmadı, sağlık olsun. Özellikle finaliyle yürekte bir delik açıyor ve Ahmet Arpad’ın çevirisi inanılmaz! Unutmadan, Heinrich Böll’ün harikulade önsözü yer alıyor. #ölmedenönceokunacak1001kitap seçkisinden! ⠀
TransitAnna Seghers · Everest Yayınları · 201690 okunma
10/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2017 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2017 15:32
Anna Seghers, kendisinin de yaşadığı toplama kampından kaçma, yurdunu bırakma, yabancı bir ülkede kaçak yaşama, kurtuluş yolu olarak uzak bir ülkeden vize almayı denerken karşılaşılan bürokratik zorluklar gibi konuları anlatmakla yetinmez. İnsanın güçlüklerle karşılaştıkça bilenen direnç duygusunun da altını çizer. Transit, yalnız sığınmacılığın değil, faşizme karşı mücadelenin de romanıdır
TransitAnna Seghers · Everest Yayınları · 201690 okunma
Transit
10/10
·256 syf.··
2024 61. kitabı
Transit romanı, insanlığın değişmeyen sorunlarından “sığınmacılığı” işlemiştir.Avrupayı çiğneyen Nazi ordularından kaçan ve sığınacak ülke arayan değişik uluslardan yüzbinlerce insanın serüveninden bir kesiti kapsayan Transit,yansıttığı sorunla güncel,anlatım tekniğle çağdaştır. Yazar Anna Seghers, kendisinin de yaşadığı toplama kampından kaçma,yurdunu bırakma, yabancı bir ülkede kaçak yaşama, kurtuluş yolu olarak uzak bir ülkeden vi ze almayı denerken karşılaştırılan bürokratik zorluklar gibi konuları anlatmakla yetinmez.İnsanın güçlüklerle karşılaştıkça bilinen direnç duygusunun da altını çizer. Transit,yalnız sığınmacılığın değil, faşizme mücadelenin de romanıdır.
Kitap Alıntısı
TransitAnna Seghers · Evrensel Basım Yayın · 090 okunma
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 17:52
İkinci Dünya Savaşı yılları. Sınırların ve ülkeler arasındaki anlaşmaların sürekli değiştiği; milyonların, sadece yaşamaya devam edebilmek için, evlerinden kaçarak bilmedikleri başka diyarlarda
TransitAnna Seghers · Fahir Onger Yayınları · 196790 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 2. kitabı
aynı adla alman yönetmen christian petzold'un uyarladığı bir de film vardır. "bir adam ölmüştü, cehenneme girecekti. büyük bir kapının önünde bekliyordu. yıllarca bekledi. sonunda yanından bir adam geçti. bekleyen adam sordu, belki bana yardımcı olabilirsiniz, cehenneme kayıt olmam gerekiyor. öbür adam ona bakıp şöyle dedi: ama bayım cehennem burası zaten."
Roman
TransitAnna Seghers · Evrensel Basım Yayın · 090 okunma
Bir vize uğruna ya Rab ne güneşler batıyor!
Puan vermedi·335 syf.··
2021 20. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2021 20:18
Kitap, daha önceki incelemelerde de belirtildiği üzere mülteci sorunları, Nazi zulmü, aidiyet ve köksüzleşme gibi sorunları işliyor ve konu olarak özellikle yazar Anne Seghers’in hayatından izler de taşıması yönüyle oldukça gerçekçi bir yöne sahip. Öte yandan anlatımın zaman zaman tekdüzeleşmesi, daha az sayfada da anlatmak istediklerini aynı biçimde ve eş değer bir etkiyle anlatabilecekken gereksiz bir uzatma içinde olması bir süre sonra okuyucunun okuma heyecanını söndürebiliyor. En azından kendi adıma bunu söyleyebilirim. Konsolosluklarda geçen transit vize ve bilet gibi sorunlar gereğinden fazla biçimde tekrarlanmış. Okumak isteyenler için Nazi zulmüne dair soykırım veya kamplarla ilgili olaylar okumaya dair yüksek beklentileri olanlar ya da olay örgüsünün çeşitli olacağını düşünenlerin okumadan önce bir kere daha düşünmesini tavsiye edebileceğim bir eser.
Edebiyat
TransitAnna Seghers · Fahir Onger Yayınları · 196790 okunma

Yazar Hakkında

Anna SeghersYazar · 14 kitap
Anna Seghers (19 Kasım 1900 Mainz - 1 Haziran 1983 Berlin; Asıl adı Netty Radványi, Kızlık soyadı Reiling) Alman yazar. Anna Seghers, Mainzlı Antikacı Isidor Reiling ve eşi Bayan Hedwig'in (evlilik öncesi soyadı Fuld) tek çocuğudur. Aile Musevi cemaatine mensup olmasına rağmen, Reilings aile kütüphanesinde Luther İncili bulunmaktaydı. 1907 yılında önce özel bir okula başladı, sonra da 1910 yılında, bugünkü adı Frauenlob - Gymnasium olan yüksek kız okuluna devam etti. I. Dünya Savaşı'nda yardımcı hizmetlerde çalıştı. 1920 yılında liseyi bitirdi. Köln Üniversitesi'nde ve Heidelberg Ruprecht Karl Üniversitesi'nde tarih, sanat tarihi ve Çin filolojisi okudu. 1924 yılında Rembrandt'ın eserlerinde Yahudi ve yahudilik doktora tezi ile doktor unvanını aldı. 1925 yılında macar sosyolog László Radványi ile evlendi.İki çocuğu oldu. 1926 yılında oğlu Peter'in dünyaya geldiği Berlin'e taşındılar. İlk yayınlanan eserlerinden birisi Grubetsch, 1927 yılında sanatçı ismi Seghers adı ile yayınlandı. Sadece Seghers yazdığı için eleştirmenler yazarı erkek sanmışlardı. Bu takma ad Seghers i, çok değer verdiği Hollandalı oyma sanatçısı ve ressam Hercules Seghers'den almıştır.(bu isim Segers olarak da yazılmaktadır) 1928 yılında kızı Ruth doğdu. Aynı yıl ilk kitabı, St.Barbara Balıkçılarının Ayaklanması Anna Seghers takma adıyla çıktı. Bu ilk kitabı, Hans Henry Jahnn'ın önermesi ile aynı yıl Kleist Ödülünü aldı. Gene 1928 yılında Almanya Komünist Partisi'ne (KPD) üye oldu ve sonraki yıl Proleter Devrimci Yazarlar Birliği kurucu üyesi oldu. 1930 yılında Sovyetler Birliği'ne ilk seyahatini yaptı. Nazilerin başa geçmesinden sonra, Anna Seghers kısa süreliğine Gestapo tarafından gözaltına alındı. Kitapları Almanya'da yasaklandı ve 1933 yılındaki kitap yakma eyleminde yakıldı. Kısa bir süre sonra İsviçre'ye kaçmayı başardı ve oradan da Paris'e geçti. Sürgünde Alman mültecilerinin gazetelerinde çalıştı. Diğer işlerinin yanı sıra Neuen Deutschen Blätter - Yeni Alman Gazetesi yazı işlerinde de görev aldı. 1935 yılında, Paris'te Alman Yazarları Koruma Birliği kurucularından birisi oldu. II. Dünya Savaşı'nın başlaması ve Alman birliklerinin Paris'i işgal etmelerinden sonra Seghers'in eşi Güney Fransa'da tutuklandı ve Le Vernet kampına gönderildi. Anna Seghers çocukları ile birlikte Paris'ten, Henri Philippe Pétain tarafından idare edilen güney Fransa'ya kaçmayı başardı. Marsilya'da kocasının bırakılması ve yurtdışına çıkma olanakları için çaba gösterdi. Bu zamanlar 1944 yılında yayınlanan romanı Transit'in alt yapısını oluşturduğu zamanlardı. 1941 Mart ayında Anna Seghers ailesi ile birlikte Martinik, New York ve Veracruz üstünden Meksika şehrine ulaşmayı başardı. Artık bir Alman ismi olan Johann Lorenz Schmidt adını taşıyan kocası, önce İşçi Üniversitesi'nde daha sonra Ulusal Üniversite'de işe başladı. Anna Seghers antifaşist Heinrich-Heine-Klub kulübünü kurdu ve başkanı oldu. Ludwig Renn ile birlikte "Özgür Almanya Hareketi" kampanyasını başlattı ve aynı isimli gazeteyi çıkardı. 1942 yılında, belki de en ünlü romanı olan Yedinci Haç İngilizce olarak ABD'de ve Almanca olarak da Meksika'da yayınlandı. 1943 yılı haziran ayında Anna Seghers bir trafik kazasında ağır yaralandı ve uzun süre hastanede kaldı. 1944 yılında Yedinci Haç Fred Zinnemann tarafından filme çekildi. Kitap ve filmin başarısı Anna Seghers'i dünya çapında ünlü yaptı. 1947 yılında Seghers Meksika'dan, başlangıçta Batı Almanya'da, Almanya Sosyalist Birlik Partisi üyesi olarak yaşadığı Berlin'e döndü. Aynı yıl Büchner Edebiyat Ödülünü aldı. 1950 yılında Doğu Almanya'ya taşındı. Dünya Barış Konseyi üyeliğine ve Alman Sanat Akademisi kurucu üyeliğine getirildi. 1951 yılında Doğu Almanya (DDR) Ulusal ödülünü aldı ve Çin 'ne bir seyahat yaptı. 1952 yılında Demokratik Alman Cumhuriyeti Yazarlar Birliği başkanı oldu. 1955 yılında Anna Seghers ve eşi, ölümüne kadar oturacağı Berlin Adlershof semtindeki Volkswohlstraße No: 81 e (bugün Anna-Seghers Caddesi) taşındı. Bu evde bugün Anna Seghers Anı Köşesi ve yazarın yaşamı ve yapıtlarını anlatan bir müze bulunmaktadır. Aynı şekilde evin yakınında Anna Seghers Yüksek Okulu ve Berlin Hohenschönhausen'da Anna Seghers Kütüphanesi bulunmaktadır. 1975 yılında Dünya Barış Konseyi Kültür Ödülü'nü aldı ve Berlin'in (doğu) Fahri Hemşerisi seçildi. 1978 yılında Yazarlar Birliği başkanlığından çekildi ve birliğin onur başkanı oldu. Aynı yıl eşi öldü. 1981 yılında doğduğu şehir Mainz'in "onursal hemşerisi" seçildi. 1 Haziran 1983 tarihinde öldü. Sanat Akademisi'nde yapılan bir devlet töreninden sonra Berlin Dorotheenstädtischen mezarlığına defnedildi.