Travma, Bağlanma ve Aile Konstelasyonları (Ruhun Yaralarını Anlamak ve İyileştirmek)

·
Okunma
·
Beğeni
·
516
Gösterim
Adı:
Travma, Bağlanma ve Aile Konstelasyonları
Alt başlık:
Ruhun Yaralarını Anlamak ve İyileştirmek
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
347
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752563452
Kitabın türü:
Çeviri:
Fatma Zengin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Bir şekilde birçoğumuz kendi yaşadığımız ya da aile sisteminde yaşanan travmaya ya da travmalara dolanık yaşıyoruz. Önceki nesiller travmalarını bağlanma süreciyle bize aktarıyorlar, biz de aynı
şekilde sonraki nesillere... Travma yaşamış anne ve babanın, yaşadığı travmayı çocuklarına aktarmama ihtimali neredeyse yok gibi. Konstelasyon çalışmaları, yaşanan travmaların anlaşılabilmesi, gün ışığına
çıkması ve iyileştirilmesi için son derece etkili bir yöntem. Travma kavramını ve etkilerini bağlanma süreciyle beraber ele almadan, iyileştirici ve gerçekten kalıcı etkisi olan bir konstelasyon çalışmasından bahsedemezsiniz. İnsanda ortaya çıkan birçok hastalığın kökeninde yatan şey, duygu ile düşüncelerin birbiriyle uyumlu olmamasıdır. Bazen duygularımız düşüncelerimize, bazen de düşüncelerimiz duygularımıza güvenmiyor ve bu kargaşa birçok hastalık için başlangıç dinamiği teşkil ediyor.Yaşadıkları travma nedeniyle yaşamla, dolayısıyla çocuklarıyla sağlıklı, normal bir ilişki
oluşturamayan anne ve babalar ne kadar iyi niyetli ve sevgi dolu olurlarsa olsunlar, çocuklarını travmatize ediyorlar. İlk koşullanmalar da böylece çok erken yaşlarda başlıyor. Çocuk kendi düşünce ve
duygularına mı güvenmeli yoksa anne ve baba tarafından aktarılan ve sistemde oluşan kargaşa içindeki duygu ve düşüncelere mi güvenmeli. Çocuk kendi yaşamına döndüğünde aile sisteminden aldığı bu
dinamiği ister istemez, kuracağı ilişkilere yansıtıyor. Dolayısıyla bir şekilde yaşadığımız ya da üstlendiğimiz travmalardan ötürü toplum içinde birbirimizi travmatize etmeye devam ediyoruz.
Bu kitap yaşanılan travmaların bağlanma yoluyla nesilden nesile nasıl aktarıldığının ve etkilerinin anlaşılabilmesi için, gerek profesyoneller gerekse ruhundaki yaraları daha iyi anlamak isteyen herkes için, okunması son derece kolay, çok önemli anlatımlar içeriyor.
347 syf.
·21 günde·Puan vermedi
Kitap, kalıtsal aile travmalarını ve kitabın yazarı da olan doktorun konstelasyon çalışmalarıyla çözüm sürecini anlatıyor bizlere. Aslında kişilik bozukluğu, psikoz, depresyon ya da anlamlandıramadığımız birçok hastalığın bize üç kuşak önceki atalarımızdan miras kalabileceği. İlla travmayı bizzat bizim yaşamamız gerekmiyor yani. Çocukla annenin bağı daha farklı şekilde geliştiğinden (hamilelik) annemizden ve onun annesinden bizim hayatımıza yerleşmesi daha muhtemel. Çünkü büyükannemiz annemize hamileyken bizde o anda annemizin yumurtalık rezervinde bulunuyoruz. Aslında bizde oradayız. 🤷‍️
Konstelasyon çalışmalarında yaşanan travmanın anlaşılabilmesi ve iyileştirilebilmesi İçin danışan ebeveynlerini -veya travmasının mirasçısı olduğu kişileri- temsil eden bireyler seçer ve danışanın anlattıklarıyla bu temsilcilerin tepkileri birleşerek travma sebebini gün yüzüne çıkarır. - Ben en basit böyle anlatabildim. -
Eğer bu konular ilginizi çekmiyorsa kitap sizi çok sıkacaktır. Hele son bölümde durmadan konstelasyon kelimesini okumak daha da sıkacaktır.️
347 syf.
·7 günde
Kitabın temeline baktığımızda her ne kadar günümüzde öyle olduğu kabul edilse de, pek çok psikolojik hastalığın esasen gen temelli olmadığı belgelenmeye çalışılıyor. Bu amaçla kitapta çeşitli vaka örneklerine yer verilmiş. Araştırmacı doktor tarafından sorunların açığa çıkarılıp kişinin şifalandırılması noktasında konstelasyon yöntemi kullanılmış. Bu yöntemde kişiyi ve kişinin ebeveynlerini (gerekli görülürse ailedeki farklı kişiler de buna dahil edilebiliyor) canlandıran temsilciler bulunuyor ve kişiler arası ilişkiler sahneleniyor diyebiliriz.
Araştırmacı yazarın dayandığı çalışmalara ve izlenimlerine göre psikolojik rahatsızlıkların çoğunun temelinde ebeveynlerle -özellikle de anne ile- erken çocuklukta bağlanma sistemindeki bozukluk ve travmalar yer alıyor. Görünüşe göre şizofreni, obsesif kompulsif bozukluk, obezite, anoreksi, madde bağımlılığı ve hatta delilik bile bebeklik ve erken çocukluk döneminde yaşanan bağlanma travması ile ilişkili olabilir. Hatta ve hatta üç nesil öncesinde yaşanmış travmatik bir olay bile kişide anlamlandıramadığı hislere, bilinç bulanıklığına, kişilikte bölünmeye sebep olabilir.
Kısacası insanlık nereye doğru gidiyor, bunca canice ve akıl almaz olay nasıl gerçekleşebiliyor, bazı insanlar küçücük bir çocuğa bile nasıl içimizin kaldıramayacağı kötülükleri yaşatabiliyor diye düşünüp zaman zaman beyninin sınırlarını zorlayanlar ve tabii ki psikolojiye ilgi duyanlar için merakla okunabilecek bir kitaptan bahsediyorum. Neden okumayasınız ki?
Bağlanma, bir aidiyet ve kimlik duygusu yaratır; bağlanmadan doğan duygusal deneyimlerimiz olmaksızın, başka insanlarla gerçek bir ilişki kuramayız, insan hemcinslerimize ilgisiz kalırız
İnsanda ortaya çıkan bedensel ve zihinsel birçok hastalığın kökeninde yatan şey, duygu ile düşüncelerin birbiriyle uyumlu olmamasıdır.
Travma yaşamış bir anne, kaçınılmaz olarak, travmatik yaşantısını herhangi bir biçimde çocuğuna aktaracaktır.
Dolayısıyla, travmatik bir deneyim, daima birçok nesil üzerinde etkiye sahip olacaktır. Babalar ve onların taşıma ihtimalleri olan travmaları da nesiller-arası taşıma sürecine dahildir. Onlar da kendi travmalarını çocuklarına anneden biraz daha farklı bir biçimde aktarırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Travma, Bağlanma ve Aile Konstelasyonları
Alt başlık:
Ruhun Yaralarını Anlamak ve İyileştirmek
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
347
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752563452
Kitabın türü:
Çeviri:
Fatma Zengin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Bir şekilde birçoğumuz kendi yaşadığımız ya da aile sisteminde yaşanan travmaya ya da travmalara dolanık yaşıyoruz. Önceki nesiller travmalarını bağlanma süreciyle bize aktarıyorlar, biz de aynı
şekilde sonraki nesillere... Travma yaşamış anne ve babanın, yaşadığı travmayı çocuklarına aktarmama ihtimali neredeyse yok gibi. Konstelasyon çalışmaları, yaşanan travmaların anlaşılabilmesi, gün ışığına
çıkması ve iyileştirilmesi için son derece etkili bir yöntem. Travma kavramını ve etkilerini bağlanma süreciyle beraber ele almadan, iyileştirici ve gerçekten kalıcı etkisi olan bir konstelasyon çalışmasından bahsedemezsiniz. İnsanda ortaya çıkan birçok hastalığın kökeninde yatan şey, duygu ile düşüncelerin birbiriyle uyumlu olmamasıdır. Bazen duygularımız düşüncelerimize, bazen de düşüncelerimiz duygularımıza güvenmiyor ve bu kargaşa birçok hastalık için başlangıç dinamiği teşkil ediyor.Yaşadıkları travma nedeniyle yaşamla, dolayısıyla çocuklarıyla sağlıklı, normal bir ilişki
oluşturamayan anne ve babalar ne kadar iyi niyetli ve sevgi dolu olurlarsa olsunlar, çocuklarını travmatize ediyorlar. İlk koşullanmalar da böylece çok erken yaşlarda başlıyor. Çocuk kendi düşünce ve
duygularına mı güvenmeli yoksa anne ve baba tarafından aktarılan ve sistemde oluşan kargaşa içindeki duygu ve düşüncelere mi güvenmeli. Çocuk kendi yaşamına döndüğünde aile sisteminden aldığı bu
dinamiği ister istemez, kuracağı ilişkilere yansıtıyor. Dolayısıyla bir şekilde yaşadığımız ya da üstlendiğimiz travmalardan ötürü toplum içinde birbirimizi travmatize etmeye devam ediyoruz.
Bu kitap yaşanılan travmaların bağlanma yoluyla nesilden nesile nasıl aktarıldığının ve etkilerinin anlaşılabilmesi için, gerek profesyoneller gerekse ruhundaki yaraları daha iyi anlamak isteyen herkes için, okunması son derece kolay, çok önemli anlatımlar içeriyor.

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Büşra Başaran
  • Fatma Ertürk
  • Gülşah
  • Selnur Okudan
  • Sümeyra karakuş
  • Süleyman KÖSE
  • BSA.
  • Melek Yıldız Türk
  • MaviVapurDumanı
  • Gülperi Celep

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0