Troya'da Ölüm Vardı

·
Okunma
·
Beğeni
·
4499
Gösterim
Adı:
Troya'da Ölüm Vardı
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420907
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Troya
Troya
Troya
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardı'nın da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz.

"...Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk, ele geçiriyorduk, sonra sonra işin can damarına geldik. Durdum. Benden söz açmıştı, beni bulmaktan... Durdum. Sen zaten arıyordun dedim, bir şeyler arıyordun dedim, onları bulmağa hazırdın dedim, o zaman karşına ben çıktım, hazırdın bulmağa, bende buldun o aradığını, bende görmek istediğin, bulduğun şeyleri bulmağa hazırdın... İpi uzatmıştım, elimdeydi, çekişine göre ya düğümü sağlamlaştıracak ya da çözecekti. Bekliyordum. Başını salladı. Bekliyordum..."
– Bilge Karasu
145 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Naif, çocuksu saflık demek. Bu kitabı naif olarak tanımlamak istiyorum. Kıskançlığın, sevginin -memnu ve müphem-, yaşananların ve yaşanmayanların/yaşanamayanların bulanık "kavruk" bir anlatısı. Ölümü kovalayış, ölümün peşine takılış ve nihaî bir çözüm olarak ölüme sarılış. Fakat bu ölüm yok-oluşu barındıran bir ölüm değildir, aksine bir "dönüş" ve "doğuş" olarak ölüm, naif bir ölüm. Cinsiyetsiz aşk, tutkulu dostluk, takıntılı ebeveynlik, ölçüsüz kıskançlık ve bu dramatik konuları en çocuksu, en bakir haliyle işleyebilen bir yazar: Bilge Karasu. Yazılacak çok şey var nihayetinde, ama en güzeli okumak. Yazarın da dediği gibi: "yalnızlığı oyalamak yakışık almaz ama yarını da düşünmeli"
Okudum kitabı ve dedim ki ''kanka ben seni bu listeye niye eklemişim ki'' sanıyorum birileri tavsiye etmiştir hatırlamıyorum doğrusu. Ama kitaptaki konu bence kısırdı ite kalka ilerledi kitap. Ayrıca eşcinsel öğeler falan bi tuhaf işlenmiş. Bilge karasuya amacını sormak istedim bu kitabı yazarken ki.
152 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Aşkı, tutkuyu, bir annenin çocuğunu düşlerinden bile kıskanışını öyle mahir bir kalemle anlatmış ki yazar, duygu tahlillerini öyle mahir yapmış ki hayranlıkla bitirdim kitabı.
Homofobikler okumasın uyarısında bulunmalıyım. Yazarın cinsel tercihi hemcinsleri yönünde bilindiği üzere, bu benim nezdimde değer düşürücü bir özellik değil, saygı duyuyorum. İki erkeğin birbirine sevdasını, bu ustalıkla, karşı cinsler arasında bile kaç yazar kağıda dökebilmiştir bilemem. İçinden yürüyüp geçtiği yangınları yazmış besbelli Karasu.
'Kısmet Büfesi'nden sonra okuduğum iki kitabıyla es vermişim sayıyorum. Tekrar aynı lezzette bir okuma yapma fırsatı sunan Bilge Karasu, iyi ki geçmişsin bu dünyadan.
152 syf.
·Beğendi·10/10
"Eserin derinliklerinden, yakıcı demirin acısı. Karanlık titrerken... Hayvan sarsılıyor. Dakika yürekçe bile değersiz. Ilık ılıklık. Sızıntı, sarı sarı, ter ter, çiğ. Çiğlik hep... Geçişen saatler, iç içe, iç içe. Ölüm. Ölümler dizi dizi; sıra sıra insan ölüleri. Kan, toprak. Ölüm yoklamağa başlıyor, toprak kokuları içinde kanın. Çığlık bir-bir-bir-. Demir derinde. Derin, karanlık, zamansız titreyişte. Demirlerden dirim, kurtulmak isteğinde. Getiren, gelecek kadar habersiz. Yeniden tek her şeye karşı. KADIN." Yine yeniden, kılı kırk yaran felsefeci-edebiyatçı Bilge Karasu"ları-ndan birkaç avuç su ile geldim.🤗 Cesur bir kalem olmasından mütevellit erkekler arası cinsel arzuyu (Yani Sait Faik ve Nahid Sırrı Örik gibi gizliden-sübliminal mesajlar vererek değil) açık-seçik bütün çıplaklığıyla sunduğu eseri "Troya'da Ölüm Vardı" on üç öyküden oluşan bir eser. Fazla okunmadığından mı, özel bir kitlesi olduğundan mı bilinmez, Karasu'nun öykülerinin her biri büyük, (görmezden gelinen) ve herkesin okuması-bilmesi gereken gerçekliklere gebedir aslında... Eserleri de doğum sancılarının bebekleridir diyebilirim. Karasu'yu daha anlaşılır kılmak adına birkaç kelam etmek istiyorum. Şiirimsi yazım tekniğini zekasıyla birleştirip "müthiş metaforlar"la bezeyen , felsefe-edebiyat harmanını hep dengede tutan ve asla eşitliği bozmayan, kendi karasularında âdeta kelime sörfü yapıp " İM'i (simge) metne saçan, dağıtan, güzelce yediren bir başka kalem daha var mıdır? hiç bilmiyorum! İlk öykü kitabı Troya’da Ölüm Vardı’da da sevgisiz insanların korkuya daha yakın olduklarını ayrılık, ölüm ve cinsellik üzerinden anlatmaktadır okura.
Naçizane tavsiyem,
eserlerine ve şahsına ön yargılı olmayıp; anlamak adına, çözmek adına karasularında yüzmeniz.🤗 Keyifli okumalar dilerim. Kitapla ve sevgiyle kalın
#dipçem : Troya da Ölüm Vardı da yer alan on üç öyküyü "garip" ilişki/sizlik/lerin ne olduğu ve bunlarla birlikte Karasu anlatımıyla nasıl garipleştiği üzerine, özellikle ~hegomonik erkeklik ve queer~ kavramları minvalinde ele almış olan Fatma Damak- Toplum ve Bilim makalesi iyi bir kaynak olarak okunabilir. #okudumbitti #minervaokuyor #meltekitabizm #biryerlibiryabanci
196 syf.
·7/10
İlk kitap olması sebebiyle eğer edebiyatla ilgileniyorsanız, okumanız gereken bir yapıt olarak karşınıza çıkıyor.

Ancak Karasu, her ne kadar sarsıcı cümleler kurma ustası olsa da buradaki öyküleri dar bir alanda sıkışmaktan ve boğuk bir anlatımdan öteye gidememiş.
145 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Açıkça söylemek gerekirse kitapta bütünlük sağlayamadım. Kelimeler, cümleler şahane dizilmişti ama kopukluk hissettim. Bir paragrafla diğer paragrafı bağdaştıramadım, Bilge Karasu'nun üslubundan olsa gerek diyeceğim, daha önce denemelerini ve kitaplarını okuma fırsatım olmuştu böyle bir düşüncede değildim, lakin temiz türkçeyle yazılmış olması diğer eserleri gibi bu kitapta da yerini bulmuş




Bilge Karasu Troya'da Ölüm Vardı
''Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, birbirimizi kavrıyorduk, ele geçiriyorduk, sonra sonra işin can damarına geldik. Durdum. Benden söz açmıştı, beni bulmaktan... Durdum. Sen zaten arıyordun dedim, bir şeyler arıyordun dedim, onları bulmaya hazırdın dedim, o zaman karşına ben çıktım, hazırdın bulmaya, ben de buldun aradığını, ben de görmek istediğin, bulduğun şeyleri bulmaya hazırdın... İpi uzatmıştım, elimdeydi, çekişine göre ya düğümü sağlamlaştıracak ya da çözecekti. Bekliyordum. Başını salladı. bekliyordum...''
Hava mum kokuyor. Rüzgâr, dalga dalga getiriyor alev kokusunu. İstese, fitillerin cızırtısını, dua edenlerin mırıltısını bile duyabileceğim buradan.
" şimdi bana gelmek istemiyor, bekliyorum ama, umuyorum, bir gün gelecek, her şeyden usanacak bezecek öyle gelecek bana, bezginlik içinde ama artık hasta olmayacak, Tanrım bağışlayacak onu bana, bezginlik içinde gelecek ama kucağım açık, onu nasıl beklediğimi biliyor biliyor biliyor, "
Gidemez, ben de gidemem,
ama benim gitmem için onun da gitmesi, birlikte gitmemiz, onun ağzından çıkan bir söz
olmadı mı?

Güçlülüğün umudundayız.
yalan da değil, bir insan iyiyse iyi kötüyse kötüdür, bir insanın kalbini kıran adamdan hayır mı gelir, o benim kalbimi çok kırdı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Troya'da Ölüm Vardı
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420907
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Troya
Troya
Troya
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardı'nın da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz.

"...Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk, ele geçiriyorduk, sonra sonra işin can damarına geldik. Durdum. Benden söz açmıştı, beni bulmaktan... Durdum. Sen zaten arıyordun dedim, bir şeyler arıyordun dedim, onları bulmağa hazırdın dedim, o zaman karşına ben çıktım, hazırdın bulmağa, bende buldun o aradığını, bende görmek istediğin, bulduğun şeyleri bulmağa hazırdın... İpi uzatmıştım, elimdeydi, çekişine göre ya düğümü sağlamlaştıracak ya da çözecekti. Bekliyordum. Başını salladı. Bekliyordum..."
– Bilge Karasu

Kitabı okuyanlar 159 okur

  • Sıla Çuhadar
  • Osman Koçer
  • Doğukan Aras
  • pluviofil
  • Eda Gülberk
  • Orochimaru
  • Kübra Gülgel
  • Ebru Yelden
  • Alim Uğur
  • Sevcan topçu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.5
Erkek
%48.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31 (13)
9
%16.7 (7)
8
%19 (8)
7
%14.3 (6)
6
%9.5 (4)
5
%2.4 (1)
4
%0
3
%2.4 (1)
2
%0
1
%0